İşitme veya Konuşma Engelli Taraf İçin İşaret Dili Bilirkişisi Dilekçesi | HMK 234 Word
İşitme veya konuşma engelli taraf için işaret dili bilirkişisi talep dilekçesi, okuma ve yazma bilmeyen kişinin taraf yemininin yakını veya refakatçisi üzerinden yürütülmesi yerine HMK m. 234/2’deki işaretlerinden anlayan bilirkişi güvencesiyle icra edilmesini istemek için hazırlanmıştır.

- Kısa cevap: HMK 234 uyarınca yemin nasıl yaptırılır?
- Örnek olay: Yakın akrabanın tercümesiyle yemin işlemi yapılması
- Kanundaki terim ile güncel anlatım nasıl ayrılır?
- Okuma ve yazma bilen kişi ile bilmeyen kişi bakımından fark nedir?
- Okuma yazma durumu nasıl somut olarak belirlenir?
- İşaretlerinden anlayan bilirkişi neden zorunludur?
- Aile üyesi veya refakatçi bilirkişi yerine kullanılabilir mi?
- Bilirkişi seçimi ve tarafsızlık denetimi nasıl yapılır?
- HMK 233 hükümleri HMK 234 ile birlikte nasıl uygulanır?
- Yemin soruları bilirkişiye ne zaman ve nasıl verilmelidir?
- HMK 238 uyarınca tutanak nasıl düzenlenmelidir?
- Usulsüz yapılmış yemin işlemi için ne talep edilir?
- Dilekçeye hangi belgeler eklenmelidir?
- Sonuç ve istem bölümü nasıl kurulmalıdır?
- HMK 234 dilekçesinde yapılan hatalar
- Word dilekçe nasıl doldurulur?
- İlgili site içi yazılar
- Sık sorulan sorular
Kısa cevap: HMK 234 uyarınca yemin nasıl yaptırılır?
HMK m. 234, işitme veya konuşma engelli bir tarafın taraf yeminini okuma ve yazma durumuna göre iki ayrı usule bağlar. Kanun metnindeki ifadeyle okuma ve yazma bilen “sağır veya dilsiz” kişi, yemin hakkındaki beyanını yazıp imzalayarak yemin eder. Okuma ve yazma bilmeyen kişi ise işaretlerinden anlayan bir bilirkişi aracılığıyla yemin eder. Mahkeme bu iki usulden dosyadaki kişiye uygun olanı önceden belirlemeli, gerekli erişilebilirliği sağlamalı ve işlemi denetlenebilir biçimde tutanağa geçirmelidir.
Kişinin yalnız imza atabilmesi, okuma ve yazma bildiğini kanıtlamaz. Aynı şekilde bir yakınının günlük iletişimde yardımcı olması, HMK m. 234/2’deki bilirkişi güvencesinin yerine geçmez. İndirilebilir Word dilekçe; kişinin okuma-yazma durumunun belirlenmesi, işaretlerinden anlayan tarafsız bilirkişinin görevlendirilmesi, yemin sorularının bilirkişiye önceden verilmesi, HMK m. 233’teki uyarı ve kanuni soru-cevabın erişilebilir biçimde aktarılması ve HMK m. 238 tutanağının eksiksiz kurulması için hazırlanmıştır.
Örnek olay: Yakın akrabanın tercümesiyle yemin işlemi yapılması
Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesindeki eser sözleşmesinden doğan alacak davasında davacı, 12 Mayıs 2025 tarihinde davalıdan 310.000 TL elden ödeme almadığını ileri sürmüş; davalı ise ödemeyi yaptığını savunmuştur. İspat yükü kendisinde bulunan davalı, ödeme vakıası hakkında davacı asile kesin yemin teklif etmiştir. Davacı doğuştan ileri derecede işitme ve konuşma engellidir; örgün eğitim almamış, okuma ve yazma öğrenmemiş ve Türk İşaret Dili ile iletişim kurmaktadır.
8 Eylül 2026 tarihli celsede mahkeme, işaretlerinden anlayan bilirkişi görevlendirmeden davacının kardeşinden soruları aktarmasını istemiştir. Kardeş, kanuni yemin sorusunu özetleyerek aktarmış; davacı bir işaret yaptıktan sonra tutanağa yalnız “Davacı yemini kabul ederek eda etti” yazılmıştır. Davacının kardeşi tarafsız uzman değildir; yemin konusu, HMK m. 233/2 uyarısı, kanuni soru-cevap ve HMK m. 238’deki okuma ile ısrar aşaması dosyadan denetlenememektedir.
Kanundaki terim ile güncel anlatım nasıl ayrılır?
HMK m. 234’ün madde başlığı “Sağır ve dilsizlerin yemini”dir; fıkralar “sağır veya dilsizler” ifadesini kullanır. Hukuki dayanak açıklanırken maddenin resmî metni değiştirilmeden gösterilmelidir. Bununla birlikte yazının açıklama dilinde “işitme engelli”, “konuşma engelli”, “işitme veya konuşma engelli kişi” ve kişinin tercih ettiği iletişim biçimi kullanılır. Bu tercih, kanun metnini yeniden yazmak değil; kişiye saygılı ve erişilebilir iletişim kurmaktır.
Dilekçede kişinin engeli hakkında tıbbi tahmin yapılmaz. Engellilik raporu, eğitim kaydı, okuryazarlık bilgisi ve kullandığı iletişim yöntemi dosyadaki belge ve beyanlardan yazılır. “Hiç iletişim kuramaz” veya “beyan veremez” gibi genellemeler kurulmaz. HMK m. 234 tam tersine, kişinin yemin beyanını bizzat açıklayabilmesi için uygun yöntemi emreder.
Okuma ve yazma bilen kişi ile bilmeyen kişi bakımından fark nedir?
HMK m. 234/1, okuma ve yazma bilen kişinin yemin hakkındaki beyanını yazıp imzalamasını öngörür. Burada iki unsur birlikte aranır: beyan kişinin kendisi tarafından yazılır ve imzalanır. Önceden hazırlanmış bir metnin kişiye yalnız imzalatılması, kanundaki “beyanlarını yazıp imzalayarak” şartını göstermez. Mahkeme yemin konusunu erişilebilir biçimde açıklamalı; kişi kanuni içeriği kendi yazısıyla kayda geçirmelidir.
HMK m. 234/2 ise okuma ve yazma bilmeyen kişi için işaretlerinden anlayan bilirkişi aracılığını zorunlu kılar. Bu durumda yazılı metin yöntemi kullanılamaz. Bilirkişi hâkimin açıklama, uyarı ve sorularını kişiye; kişinin cevabını da mahkemeye doğru ve tarafsız biçimde aktarır. Seçim, mahkemenin kolaylığına göre değil kişinin gerçek okuma-yazma durumuna göre yapılır.
Okuma yazma durumu nasıl somut olarak belirlenir?
Mahkeme, kişinin adı soyadı yazabilmesi veya bir belgeye imza atabilmesiyle yetinmemelidir. Yemin metnini anlayarak okuyabilme, kendi iradesini yazıyla kurabilme ve yazdığı metni imzalayabilme birlikte değerlendirilir. Kişinin mezuniyet veya eğitim kaydı, engellilik raporundaki iletişim bilgileri, önceki duruşma tutanakları ve bizzat vereceği açıklama dosyaya alınır.
Dilekçede “davacı okuma yazma bilmemektedir” cümlesi belgesiz bırakılmaz. Örnekte halk eğitim merkezi cevabı, okul kaydı bulunmadığına ilişkin belge, kişinin önceki celsede işaret dili kullandığını gösteren tutanak ve engellilik raporu delil olarak belirtilmiştir. Mahkeme hâlen tereddüt ediyorsa, yemin gününden önce kısa bir ara işlemle okuryazarlık ve iletişim yöntemini belirlemelidir.
İşaretlerinden anlayan bilirkişi neden zorunludur?
HMK m. 234/2, aracının niteliğini “işaretlerinden anlayan bir bilirkişi” olarak belirler. Bu kişi yalnız günlük iletişim kurabilen bir yakından ibaret değildir. Bilirkişi tarafsızlık, uzmanlık ve görev sorumluluğu altında mahkemenin kurduğu yemin işlemini doğru aktarır. Yemin, uyuşmazlığı kesin delille etkileyebildiği için tek bir işaretin yanlış yorumlanması dahi davanın sonucunu değiştirebilir.
Görevlendirme kararında bilirkişinin adı, uzmanlık alanı, taraflarla ilişkisi bulunup bulunmadığı, görevin kapsamı, duruşma tarihi ve iletilecek sorular açıkça yazılmalıdır. Bilirkişiden hukuki değerlendirme yapması istenmez. Görev, hâkimin açıklama ve sorularını kişiye, kişinin beyanını da hâkime tam ve tarafsız biçimde aktarmaktır.
Aile üyesi veya refakatçi bilirkişi yerine kullanılabilir mi?
Hayır. HMK m. 234/2, okuma ve yazma bilmeyen kişi bakımından işaretlerinden anlayan bilirkişi aracılığını emreder. Eş, kardeş, çocuk, bakım veren veya refakatçinin kişiyi iyi tanıması bu kanuni niteliği sağlamaz. Yakın, uyuşmazlığın sonucu hakkında doğrudan veya dolaylı menfaat taşıyabilir; ayrıca hukuki yemin kavramlarını kişinin günlük işaretlerine doğru biçimde aktarma uzmanlığı dosyada kanıtlanmış değildir.
Aile üyesi kişinin tercih ettiği iletişim biçimini açıklayabilir ve erişilebilirlik ihtiyacını mahkemeye bildirebilir; fakat yemin sorusunu çeviren ve cevabı mahkemeye aktaran kişi olmamalıdır. Dilekçede yakının kötü niyetli olduğu ileri sürülmez. İtirazın dayanağı, HMK m. 234/2’de açıkça bilirkişi öngörülmesi ve kesin delil işleminin tarafsız uzmanla yürütülmesidir.
Bilirkişi seçimi ve tarafsızlık denetimi nasıl yapılır?
Mahkeme, kişinin kullandığı işaret sistemini bilen ve yemin oturumunda bulunabilecek uzmanı görevlendirir. Kişi Türk İşaret Dili kullanıyorsa bu alandaki yeterlik belgesi; yerel veya kişiye özgü işaretler kullanıyorsa bu işaretleri güvenilir biçimde anlayabildiğini gösteren uzmanlık bilgisi değerlendirilir. Bilirkişinin taraflardan biriyle yakınlığı veya uyuşmazlıkla bağlantısı bulunmamalıdır.
Taraflara bilirkişinin kimliği ve uzmanlığı hakkında açıklama yapma imkânı verilir. Somut bir tarafsızlık veya yeterlik itirazı varsa duruşmadan önce karara bağlanır. Dilekçe, mahkemeden belirli bir kişi adına zorunlu atama istemek yerine kanuni ölçütleri karşılayan bir uzman seçmesini talep eder; çünkü bilirkişi seçimi mahkemenin yargısal işlemidir.
HMK 233 hükümleri HMK 234 ile birlikte nasıl uygulanır?
HMK m. 234 özel iletişim yöntemini düzenler; HMK m. 233’teki yemin merasimini ortadan kaldırmaz. Hâkim önce yemin konusunu açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin hâlinde ceza yaptırımına dikkat çeker. Yemin konusu yeterince açık bulunmazsa HMK m. 233/3 uyarınca itiraz alınır ve karşı taraf dinlendikten sonra derhâl karar verilir.
Ardından HMK m. 233/4’teki kanuni soru ve cevap uygulanır. Okuma-yazma bilmeyen kişi bakımından bu içerik bilirkişi aracılığıyla aktarılır; kişinin cevabı yine bilirkişi aracılığıyla mahkemeye bildirilir. Yemin sırasında HMK m. 233/5 uyarınca hâkim dâhil hazır bulunan herkes ayağa kalkar. Bilirkişi kanuni metni kısaltamaz, hukuki anlamı değiştiremez veya kişinin cevabına ek yapamaz.
Yemin soruları bilirkişiye ne zaman ve nasıl verilmelidir?
Yemin konusunu belirleyen ara karar ve açık sorular, oturumdan önce bilirkişiye gönderilmelidir. Bilirkişi, dosyanın tamamı hakkında görüş vermek için değil, belirlenmiş soruları doğru aktarmak için hazırlık yapar. Tutar, tarih, kişi ve fiil bakımından belirsiz bir soru işaret diliyle daha açık hâle getirilmiş sayılmaz; önce mahkeme hukuki ve maddi kapsamı netleştirir.
Örnekte soru, “12.05.2025 tarihinde Adana’da davalıdan 310.000 TL nakit ödeme almadığınız doğru mudur?” biçiminde somutlaştırılmıştır. “Borcunuz olmadığına yemin ediyor musunuz?” şeklindeki hukuki sonuç sorusu kullanılmaz. Bilirkişi, mahkemenin belirlediği maddi vakıayı aktarır; kendi sorusunu üretmez ve tarafların beyanlarını tartışmaz.
HMK 238 uyarınca tutanak nasıl düzenlenmelidir?
HMK m. 238, yemin eden kişinin beyanının dinlenip tutanağa geçirilmesini, yazılanların yüksek sesle huzurunda okunmasını, beyanında ısrar edip etmediğinin sorulmasını ve cevabın kaydedilmesini emreder. HMK m. 234/2 uygulamasında bu işlemler bilirkişi aracılığıyla erişilebilir hâle getirilir. Tutanakta bilirkişinin kimliği, uzmanlığı, görev kabulü ve aktarımın hangi yöntemle yapıldığı da gösterilir.
Kişinin cevabı yalnız “olumlu işaret yaptı” biçiminde özetlenmez. Bilirkişinin aktardığı anlam tam olarak yazılır; tutanak içeriği kişiye işaret diliyle açıklanır; beyanında ısrar edip etmediği sorulur ve cevabı kaydedilir. Böylece hangi soruya hangi beyanın verildiği, aktarımın kim tarafından yapıldığı ve kişinin son kaydı onaylayıp onaylamadığı denetlenebilir.
Usulsüz yapılmış yemin işlemi için ne talep edilir?
Yakın akraba aracılığıyla veya yanlış yöntemle yapılan işlem HMK m. 234’teki şekli karşılamıyorsa, dilekçede önce bu işleme kesin delil sonucu bağlanmaması istenir. Ardından kişinin okuma-yazma durumu ve iletişim yöntemi belirlenerek uygun usulle yeni bir yemin günü verilmesi talep edilir. Amaç kişinin yemin hakkını kaldırmak değil, kanunun öngördüğü güvenceyle kullanmasını sağlamaktır.
Yenileme talebi işlem adımlarını ayrı ayrı sayar: bilirkişi görevlendirme, uzmanlık ve tarafsızlık denetimi, soru ve ara kararın önceden gönderilmesi, HMK m. 233 uyarıları, kanuni soru-cevap, ayağa kalkma, HMK m. 238 tutanak ve ısrar işlemi. Genel “usulüne uygun yemin yaptırılsın” cümlesi yerine uygulanabilir ara karar talepleri kurulur.
Dilekçeye hangi belgeler eklenmelidir?
Engellilik sağlık kurulu raporu, kişinin kullandığı iletişim yöntemini gösteren uzman veya kurum yazısı, okuma-yazma durumunu ortaya koyan eğitim kayıtları, önceki duruşma tutanakları, yemin teklif dilekçesi, yemin sorularını belirleyen ara karar, davetiye ve usulsüz işlemin bulunduğu duruşma tutanağı temel eklerdir. Belgenin bulunmadığı konu kesin olmuş gibi yazılmaz; ilgili kurumdan getirilmesi istenir.
Bilirkişi görevlendirilmişse görevlendirme kararı, özgeçmiş veya uzmanlık belgesi ve tarafsızlık beyanı dosyada bulunmalıdır. Kişinin özel sağlık verileri yalnız uyuşmazlık ve erişilebilirlik ihtiyacıyla sınırlı ölçüde sunulur. Tıbbi rapor, kişinin beyan ehliyetini ortadan kaldıran bir belge gibi yorumlanmaz; yalnız doğru iletişim yöntemini belirlemek için kullanılır.
Sonuç ve istem bölümü nasıl kurulmalıdır?
Birinci istem, 08.09.2026 tarihli oturumda davacının kardeşi aracılığıyla yürütülen işlemin HMK m. 234/2’deki bilirkişi aracılığı şartını karşılamadığının tespitidir. İkinci istem, bu eksik işleme ödeme vakıası bakımından kesin delil sonucu bağlanmamasıdır. Üçüncü istem, davacının okuma-yazma durumu ile kullandığı iletişim yönteminin dosya belgeleri üzerinden belirlenmesidir.
Dördüncü istem, işaretlerinden anlayan tarafsız ve yeterli bilirkişinin görevlendirilmesidir. Beşinci istem, yeni günde HMK m. 233’teki açıklama, uyarı, itiraz, kanuni soru-cevap ve ayağa kalkma işlemlerinin bilirkişi aracılığıyla uygulanmasıdır. Son istem, HMK m. 238 uyarınca beyanın tam kaydı, erişilebilir biçimde okunması, ısrar sorusu ve cevabın tutanağa geçirilmesidir.
HMK 234 dilekçesinde yapılan hatalar
En ciddi hata, kişinin yalnız imzasına bakarak okuma-yazma bildiğini kabul etmektir. Diğer hatalar; aile üyesini bilirkişi yerine kullanmak, bilirkişiye hukuki değerlendirme yaptırmak, yemin sorularını belirsiz bırakmak, HMK m. 233 merasimini atlamak, HMK m. 238 tutanak ve ısrar aşamasını uygulamamak ve kişiyi bizzat beyan sahibi olmaktan çıkaran bir dil kullanmaktır.
“Tercüman” ve “bilirkişi” kavramları da kanun metnine göre ayrılmalıdır. HMK m. 234/2 özel olarak işaretlerinden anlayan bilirkişi der. Dilekçede kanunun aradığı sıfat doğru yazılır. Bunun yanında engellilik raporuna dayanarak kişinin yemin ehliyeti bulunmadığı sonucu kurulmaz; HMK m. 232’deki muhatap ve HMK m. 234’teki yöntem koşulları ayrı ayrı incelenir.
Word dilekçe nasıl doldurulur?
Mahkeme, esas numarası, taraflar, yemin teklifi ve ara karar tarihleri, yemin günü, sorular, okuma-yazma durumu, kullanılan iletişim biçimi ve mevcut tutanak kaydı gerçek dosyadan yazılır. 310.000 TL, 12.05.2025 ve 08.09.2026 yalnız örnek verilerdir. Kişinin tercih ettiği iletişim yöntemi ve belgeli uzmanlık ihtiyacı somutlaştırılmadan örnek metin sunulmaz.
Köşeli alanlar doldurulur, gerçekleşmeyen eksiklikler çıkarılır ve ek listesi dosyaya göre düzenlenir. Kişi okuma-yazma biliyorsa HMK m. 234/2 bilirkişi talebi değil, m. 234/1 uyarınca beyanını kendi yazıp imzalaması istenir. Word dosyasındaki doldurma kontrolü ve kullanılmayan seçenekler mahkemeye sunulacak nüshadan silinir.
İlgili site içi yazılar
Yeminin kanuni soru-cevap ve uyarı aşamaları için HMK 233 yemin işleminin yenilenmesi dilekçesi, çağrı belgesi için HMK 228 eksik yemin davetiyesi dilekçesi ve genel başlangıç için yemin teklif dilekçesi örneği incelenebilir.
Tutanağın kurulması için HMK 238 yemin tutanağı rehberi, soruların açıklığa kavuşturulması için HMK 237 yemin soruları rehberi, genel çerçeve için hukuk davasında yemin delili ve temsil ayrımı için HMK 232 şirket adına yemin yetkilisi kullanılabilir.
Resmî mevzuat bağlantıları
- UYAP Mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- Resmî Gazete: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- TBMM: 6100 sayılı Kanunun kabul edilen metni
- Adalet Bakanlığı: Hukuk Muhakemeleri Kanunu PDF
HMK 234 işaret dili bilirkişisi dilekçesi Word indir
İşitme veya konuşma engelli taraf için işaret dili bilirkişisi talep dilekçesi Word (.docx) indir
Sık sorulan sorular
İşitme engelli kişi yazılı olarak yemin edebilir mi?
Okuma ve yazma biliyorsa evet. HMK m. 234/1 uyarınca yemin hakkındaki beyanını kendisi yazıp imzalar.
Okuma yazma bilmeyen kişi nasıl yemin eder?
HMK m. 234/2 uyarınca işaretlerinden anlayan bir bilirkişi aracılığıyla yemin eder.
Aile üyesi işaret dili bilirkişisi yerine geçer mi?
Hayır. Kanun bilirkişi aracılığını zorunlu kılar; yakının günlük iletişim kurabilmesi bu niteliğin yerine geçmez.
Yalnız imza atabilmek okuma yazma bildiğini gösterir mi?
Hayır. Kişinin yemin beyanını anlayarak okuyabilmesi, kendi iradesiyle yazabilmesi ve imzalayabilmesi birlikte belirlenmelidir.
Bilirkişi yemin sorularını değiştirebilir mi?
Hayır. Bilirkişi mahkemenin belirlediği açıklama ve soruları doğru aktarır; yeni soru veya hukuki yorum üretemez.
HMK 233 uyarıları yine yapılır mı?
Evet. HMK m. 234 yalnız iletişim yöntemini düzenler; m. 233’teki konu, önem, ceza uyarısı ve kanuni soru-cevap uygulanır.
Yemin sırasında herkes ayağa kalkar mı?
Evet. HMK m. 233/5 uyarınca hâkim dâhil hazır bulunan herkes ayağa kalkar.
Beyan tutanağa nasıl geçirilir?
HMK m. 238 uyarınca beyan tam kaydedilir, kişiye erişilebilir biçimde okunur, ısrar edip etmediği sorulur ve cevabı yazılır.
Yanlış usulle yapılan yemin yenilenebilir mi?
Kanuni yöntemi karşılamayan işleme kesin delil sonucu bağlanmaması ve uygun uzmanla işlemin yeniden yapılması talep edilir.
Word örneğindeki tutar ve tarihler aynen kullanılabilir mi?
Hayır. Tüm olay, tarih, tutar, soru, iletişim yöntemi ve belgeler gerçek dosyaya göre değiştirilmelidir.
Yazar ve kapsam
Avukat Halil Bakırcı tarafından HMK m. 27, 232–234 ve 238 çerçevesinde hazırlanmıştır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki dava ve hukuki süreçler Mersin merkezli yönetilir. Metin bilgilendirme amaçlıdır. Word örneği, okuma ve yazma bilmeyen, Türk İşaret Dili kullanan bir tarafın yemin işleminin bilirkişi yerine kardeşi aracılığıyla yürütüldüğü somut örnek için hazırlanmıştır; kişinin gerçek iletişim yöntemi, okuryazarlık durumu ve dosya belgeleri esas alınmadan kullanılmamalıdır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
