İsviçre Betreibungsregisterauszug Türkiye’de Borç ve İcra Delili mi? SchKG 8a, HMK 199 ve MÖHUK 50
Kısa Özet
| Belge / işlem | Hukuki anlamı |
|---|---|
| Betreibungsregisterauszug | Belirli dairenin icra sicili dökümü; SchKG m. 8a |
| Verlustschein | Ayrı aciz belgesi; aynı evrak değildir |
| Mahkeme kararı | MÖHUK m. 50 ve devamında ayrı tenfiz incelemesi |
| Türk mahkemesinde belge | HMK m. 199; resmî belge tasdiki m. 224 |
| Türk icra takibi | İİK m. 58 ve devamı |

1. Betreibungsregisterauszug hangi İsviçre belgesidir?
İsviçre’de Betreibungsregisterauszug, belirli bir kişi veya şirket hakkında belirli bir icra dairesinin kayıtlarından verilen icra sicili dökümüdür. Türkçede “icra kaydı özeti” veya “İsviçre borç takip sicili belgesi” olarak açıklanabilir; ancak Türk icra dairesinin düzenlediği bir haciz kararıyla aynı belge değildir. Bankalar, kiraya verenler ve ticari karşı taraflar bu kaydı borç ödeme geçmişi hakkında bilgi edinmek amacıyla isteyebilir.
İsviçre’nin SchKG olarak kısaltılan Borç Takibi ve İflas Kanunu m. 8a, sicil bilgilerinin hangi koşullarda görülebileceğini düzenler. İsviçre Federal Veri Koruma ve Şeffaflık Görevlisinin resmî açıklaması, bir kişinin makul menfaatini ortaya koyması halinde icra sicili kaydı isteyebileceğini belirtmektedir. Bilgi alma hakkı sınırsız ve herkes için koşulsuz değildir.
Türkiye’deki bir davada bu belgeyle karşılaşıldığında ilk soru kaydın neyi anlattığıdır. Belge belirli dönemde belirli icra dairesinde başlatılmış takipleri gösterebilir. Borçlunun hangi sözleşmeyi ihlal ettiği, alacağın kesinleştiği veya aynı kişinin Türkiye’de haczedilebilir malvarlığı bulunduğu sonucunu tek başına vermez. Önce kayıt belgesi ile mahkeme ilamı arasındaki ayrım yapılmalıdır.
2. SchKG m. 8a ve bilgi alma şartı
SchKG m. 8a, takip ve iflas dairelerinin sicillerine erişim ile bilgi verilmesi konusunu düzenler. İsviçre’de kişinin kendisi hakkında bilgi istemesi ile bir üçüncü kişinin başka birinin borç sicilini araştırması aynı başvuru değildir. Üçüncü kişinin sicil bilgisine erişebilmesi için ilgili menfaatini belgelendirmesi gerekebilir. Bu menfaat sözleşme ilişkisi, borç iddiası veya kredi değerlendirmesi gibi somut bir nedenle açıklanabilir.
Zürih Belediyesi’nin resmî Betreibungsregisterauszug sayfası, belge isteme yöntemlerini ve başka kişi veya şirket hakkında belge alınabilmesi için menfaatin belgelendirilmesini anlatmaktadır. Başvurulacak daire, ilgilinin adresine göre belirlenir. Bu nedenle alacaklı elindeki faturayı veya sözleşmeyi ibraz etse bile hangi icra dairesine başvurulacağı ayrıca tespit edilir.
Türkiye’deki avukatın İsviçre şirketi hakkında bilgi edinmesi ihtiyacında da İsviçre’deki bilgi erişim kuralları göz ardı edilmemelidir. Müvekkilin kendi iş ilişkisine ait sözleşme, alacak belgesi ve temsil yetkisi hazırlanır. Kişisel verinin hukuka aykırı elde edilmesi veya erişim şartlarının dolanılması belge üretme yöntemi değildir.
3. Belge İsviçre’nin tamamındaki borçları gösterir mi?
Betreibungsregisterauszug merkezî ve bütün İsviçre’yi eksiksiz kapsayan tek bir ülke sicili çıktısı gibi değerlendirilmemelidir. Zürih’in resmî açıklamasına göre bir kişinin kayıtları adresin bağlı olduğu belirli icra dairesi üzerinden sorgulanır. Şehir veya kanton değişikliği gerçekleşmişse önceki adresin bağlı bulunduğu dairede ayrı kayıt bulunması mümkündür.
Sicilin belirli daire ve dönemle sınırlı olması, “belgede hiçbir kayıt yok, kişinin İsviçre’de hiç borcu bulunmadı” sonucunu geçersiz kılar. Özellikle şirket ticaret merkezi değiştirdiyse, kişi Zürih’ten Bern’e taşındıysa veya borç başka ülkede doğduysa tek belgeyle bütün ödeme geçmişi açıklanamaz. Kayıt yokluğu ile borç yokluğu aynı olgu değildir.
Bir dosyada sicil belgesinin tarihini ve düzenleyen makamı görünür biçimde kaydetmek gerekir. Önceki ve sonraki tarihlerde düzenlenmiş iki çıktının farklı sonuç göstermesi, birinin mutlaka sahte olduğu anlamına gelmez. Kayıtların güncellenmesi, başvuru tarihi ve kayıt alanının farklılaşması bu sonuca yol açabilir. Dosyada tarihsel farkın kaynağı incelenmelidir.
4. Beş yıllık bilgi dönemi ne anlama gelir?
Zürih’in resmî sicil açıklaması, belirli icra dairesinde son beş yıllık dönemde başlatılmış takip bilgilerinin dökümde yer alabileceğini belirtir. Bununla birlikte üçüncü kişilere bilgi verme hakkının sona ermesi, eski kaydın tamamen yok olduğu veya borcun hukuken ortadan kalktığı anlamına gelmez. Sicilde kaydın görünmesi, eski kayıtların çıkarılması ve belirli istisnaların uygulanması farklı işlemlerdir.
İsviçre hukukunda m. 8a kapsamında üçüncü kişilere açıklanmayan kayıtlar bulunabilir. İlgili kişinin başvurusu üzerine haksız veya işlemden kaldırılmış takiplerin görünürlüğüne ilişkin ayrı usuller uygulanabilir. 2026 itibarıyla bu alandaki uygulama ve düzenlemelerin güncel metni denetlenmelidir; bütün kayıtlara aynı tarihte tek sonuç bağlanmamalıdır.
Belgede görünen tutar tarihsel bir takip tutarıdır. Belgenin hazırlandığı gün itibarıyla hâlâ aynı miktarın borçlu tarafından ödenmesi gerektiği, yalnızca eski bir takip satırından çıkarılamaz. Borç ödenmiş, yeniden yapılandırılmış veya takip başka usulle sona ermiş olabilir. İcra sicilinin kapsamı mahkeme kararının kesin hükmüyle karıştırılmamalıdır.
5. Kayıt bir alacağın varlığını kesin olarak kanıtlar mı?
İsviçre’de takip belirli alacaklı talebiyle başlatılabilir; icra dairesinde işlemin kayıt altına alınması her durumda alacağın esası hakkında yargısal kabul anlamına gelmez. Dolayısıyla Betreibungsregisterauszug içinde bir tutarın ve alacaklının adının görünmesi, alacaklı lehine kesin hüküm doğurmaz. Borçlunun takipte itirazı bulunabilir veya borcun varlığı henüz dava konusu olabilir.
Türk hukukunda da bir icra takibinin açılması, alacağın mahkeme kararıyla kesin biçimde ispatlandığını göstermez. Bu benzerlik dikkatle ele alınmalıdır; Türk ve İsviçre takip usulleri birbirinin aynı değildir. İsviçre ödeme emrinin veya itirazının Türk icra dosyasındaki sonuçlarını otomatik olarak belirlediği varsayılmamalıdır.
İsviçre sicil belgesini Türkiye’de alacak davası için sunan kişi, alacağının hangi sözleşmeden veya hukuki olaydan doğduğunu, tutarını, vadesini ve borçlunun sorumluluğunu ayrıca ortaya koymalıdır. Borç sicili kaydı en fazla olayın belirli aşamasına ilişkin tamamlayıcı bir delil olabilir. İspat yükü ve delil kuralları başka belgelerle birlikte değerlendirilir.
6. HMK m. 199: İsviçre sicil dökümü Türk mahkemesinde belge olabilir mi?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 199, bilgi taşıyan metin, kayıt ve elektronik verileri belge kavramına dâhil eder. İsviçre sicilinden alınan resmî belge, Türk mahkemesinde uyuşmazlığın konusu bakımından sunulabilir. Ancak m. 199 kapsamında belge olarak nitelendirilmesi, içeriğinin tartışmasız biçimde doğru veya iddia edilen borcu kesin biçimde ispatlanmış kabul edilmesi demek değildir.
Önce dosyada hangi maddi olgunun ispatlanacağı belirlenir: İsviçre’de bir takip başlatılmış olması mı, takipte belirli tutarın talep edilmesi mi, borçlunun ödeme gücü hakkında belirli tarihte kamu sicilinde ne görüldüğü mü? Bu sorular birbirinden farklıdır. Belgenin ispat değeri, mahkemenin araştırdığı vakıa ile bağlantılı olarak ele alınır.
HMK m. 199 yanında m. 200–203 kapsamında senetle ispat ve delil başlangıcı kuralları da gündeme gelebilir. Sicil kaydı borçlu tarafından imzalanmış ödünç sözleşmesi veya borç ikrarı yerine konulmaz. Tarafın ileri sürdüğü alacağa ilişkin asli sözleşme ve hesap belgeleri ayrı dosyada bulunmalıdır.
7. HMK m. 224 ve yabancı resmî belgenin tasdiki
HMK m. 224/1, yabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmî belgelerin Türkiye’de bu sıfatı taşımasının, belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlı olduğunu düzenler. İkinci fıkra ise Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin yabancı resmî belgelerin tasdikine ilişkin hükümlerini saklı tutar.
İsviçre icra dairesinden gelen belgenin resmî niteliğini ileri süren kişinin gerekli usul belgelerini ve doğrulanabilir belge örneğini hazırlaması gerekir. Apostil veya konsolosluk tasdiki gereksinimi somut belge türüne ve uygulanabilir anlaşmalara göre değerlendirilir. Sıradan e-posta veya üçüncü kişinin hazırladığı Excel tablosu resmî makamdan verilen belgeyle aynı değildir.
Türk mahkemesinde kullanılacak yabancı dildeki sicil çıktısının güvenilir Türkçe tercümesi ayrıca düşünülmelidir. Tercüme belgeyi doğrudan icra edilebilir hüküm haline getirmez; yalnızca içeriğinin doğru anlaşılmasına yardımcı olur. Resmî sıfat, maddi ispat gücü ve icra edilebilirlik birbirinden ayrı hukuki kategorilerdir.
8. SchKG 8a belgesi Türkiye’de doğrudan haciz sağlar mı?
Hayır. İsviçre’deki icra sicili dökümü, Türkiye’de doğrudan haciz emri veya kesinleşmiş mahkeme ilamı olarak kullanılmaz. Türk icra dairesinin haciz işlemine geçebilmesi için İcra ve İflas Kanunu’ndaki takip ve kesinleşme usullerinin gerekleri karşılanmalıdır. İsviçre’deki sicil çıktısı, Türk ödeme emrinin veya ilamlı icra takibinin yerine geçen bir belge değildir.
Türk icra takibi için alacaklının takip talebi, borcun sebebi, tutar ve gerekiyorsa yabancı para karşılığı gibi bilgiler gerekir. Genel haciz yolunda borçluya ödeme emri tebliği ve itiraz imkânı bulunur. Borçlu itiraz etmişse alacaklı, elindeki belgenin türüne göre dava veya ilgili icra hukuku yollarına başvurur. Sicil dökümünün bulunması, bu usulün kendiliğinden aşılmasını sağlamaz.
Belge “İsviçre’de daha önce takip açıldığı” yönünden anlam taşısa bile Türk icra dosyasındaki mevcut alacak, muacceliyet, yetki ve usul soruları ayrıca cevaplanır. Bu nedenle yabancı belgenin ilk incelenmesinde doğrudan icra yoluyla sonuç alınacağını vaat etmek yerine belgenin gerçek hukuki niteliği belirlenmelidir.
9. MÖHUK m. 50: Tenfiz neden her İsviçre belgesine uygulanmaz?
5718 sayılı MÖHUK m. 50, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve ilgili devlet hukukuna göre kesinleşmiş ilamların Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfiz kararını düzenler. İsviçre Betreibungsregisterauszug ise sicil kaydıdır; kendiliğinden yabancı hukuk mahkemesi tarafından verilmiş kesinleşmiş ilam değildir.
Bu nedenle sicil çıktısının Türk mahkemesinden doğrudan tenfizini istemek, belgenin türüne ilişkin temel bir hata olabilir. Dosyada ayrıca bir İsviçre mahkemesi kararı varsa o kararın mahkeme ilamı olma şartları ve kesinleşme belgeleri ayrıca incelenir. Bir ilamın içeriği ile onun icrasına ilişkin sicil kaydı birbirinin yerine geçmez.
İsviçre ticari mahkeme kararlarının Türkiye’deki hukuki durumu için İsviçre mahkeme ilamları ve Türkiye’de tenfiz yazısı bulunmaktadır. Sicil çıktısı ile mahkeme kararı ayrımı açıkça yapılmadıkça yanlış dava türü veya yanlış evrakla başvuru riski ortaya çıkar.
10. Verlustschein ile Betreibungsregisterauszug aynı şey değildir
İsviçre’de Verlustschein, belirli icra ve alacaklı prosedürlerinde tahsil edilemeyen alacağa ilişkin düzenlenebilen belgedir. Betreibungsregisterauszug ise sicildeki takip kayıtları hakkında bilgi sunan dökümdür. İki belgenin hukuki fonksiyonları, düzenlenme nedenleri ve Türkiye’de ileri sürülecek delil niteliği aynı değildir.
Bir sicil belgesinde Verlustschein bulunduğuna ilişkin bilgi yer alması, onun asıl belgesinin içeriğini ve hangi alacak için düzenlendiğini tamamen göstermeyebilir. Başvurularda ilgili belge türünün aslı veya uygun onaylı örneği ayrıca temin edilir. Sicil kaydını bir aciz belgesinin yerine koymak veya aciz belgesini yabancı mahkeme ilamı gibi değerlendirmek de doğru değildir.
İsviçre’deki bu iki belge arasındaki ayrımı daha geniş şekilde Verlustschein’in Türkiye’de icrası ve SchKG 149–149a rehberi açıklamaktadır. İncelenen dosyada hangi belge bulunduğunu doğru adlandırmak, Türk tarafının ilk hukuki talebinin doğru kurulmasını kolaylaştırır.
11. Rechtsvorschlag yani itiraz varsa kayıt nasıl okunur?
İsviçre icra sürecinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi, sicilde belirli işlem durumlarıyla gösterilebilir. Almanca Rechtsvorschlag kavramı bu bağlamda önemlidir. İtiraz bulunması alacağın mahkemece yok sayıldığı anlamına gelmez; ancak alacaklının takipte izleyebileceği sonraki usulü etkiler.
Türkiye’deki bir mahkeme dosyasına yalnızca takip numarası ve miktarı çevrilmişse “itiraz edilmiş”, “itiraz kaldırılmış”, “ödenmiş” veya “takip durmuş” gibi işlem statüleri gözden kaçabilir. Belgenin doğru tercümesi bu nedenle önemlidir. İşlem türü ve aşamasını göstermeyen özetler delilin ispat bakımından eksik değerlendirilmesine yol açabilir.
Borçlu bir takip için itiraz etmiş, başka bir takip ödenmiş ve üçüncüsü devam ediyor olabilir. Belgedeki toplam miktarın tamamını bugün ödenmesi gereken kesin borç olarak toplamak doğru değildir. Alacak bazında işlem geçmişi ayrıştırılmalıdır.
12. Takipten vazgeçme ve sicilde görünmeme ne anlama gelir?
İsviçre hukukunda belirli takiplerin geri çekilmesi, mahkeme kararı veya ilgili sicil erişim hükümleri nedeniyle üçüncü kişilere verilen dökümde görünürlüğü değişebilir. Zürih’in resmî kaynakları, borç sicili görünürlüğünün alacaklı tarafından geri çekme veya kanuni koşullarla sonlandırılmasına ilişkin süreçleri açıklamaktadır.
Bir kaydın yeni çıktıda görünmemesi, onun hiç var olmadığı veya alacağın taraflar arasında tamamen sona erdiği konusunda tek başına yeterli delil değildir. Borç ödenmiş, takip geri çekilmiş veya üçüncü kişiye açıklanmama kararı verilmiş olabilir. Somut işlem nedeni, ilgili daireden gelen açıklama ve diğer belgelerle belirlenir.
Eski kayıt ve yeni kayıt karşılaştırılırken hangi tarihte, hangi makamdan ve kimin hakkında düzenlendikleri kontrol edilir. Farklı icra bölgesine ait iki belgeyi karşılaştırıp tutarsızlık çıkarmak teknik bir hatadır. Sicil belgesinin okunması salt rakam toplamak değil, işlem statülerinin anlamını tespit etmektir.
13. İtirazdan sonra Türkiye’de ne tür alacak davası gündeme gelir?
İsviçre’de bir takip bulunması, Türkiye’de açılacak alacak davasının konusu ve uygulanacak hukuku kendiliğinden belirlemez. Önce taraflar arasındaki sözleşme, borcun vadesi ve alacak hakkının hangi hukukî sebebe dayandığı incelenir. Yabancılık unsurlu sözleşmelerde MÖHUK m. 24 kapsamında uygulanacak hukuk seçimi ve ilgili bağlantılar önem taşıyabilir.
Alacağın Türk hukukuna tabi olması halinde Türk Borçlar Kanunu hükümleri, belge ve delil yönünden HMK hükümleri, takip yönünden İİK usulü birlikte değerlendirilir. Borç İsviçre hukuku kapsamında doğmuşsa Türk mahkemesinde maddi hukuk incelemesi farklılaşabilir. Yalnızca taraflardan birinin Türkiye’de bulunması borç ilişkisinin otomatik olarak Türk maddi hukukuna tabi olmasını sağlamaz.
Uygulanacak hukukun değerlendirilmesini MÖHUK m. 24 ve uluslararası sözleşmeler yazısı ayrıca açıklamaktadır. Sicil kaydının varlığından yola çıkarak doğrudan bir dava dilekçesi şablonu üretmek yerine alacak olayı ve sözleşme belgeleri ayrı sınıflandırılmalıdır.
14. İsviçre’den alınan belgedeki CHF tutarı nasıl yorumlanır?
İsviçre sicil dökümünde alacak tutarları İsviçre frangı cinsinden veya çeşitli para cinslerinde görülebilir. Bu tutar ilgili takip başvurusundaki istemi yansıtır; talebin doğru miktar olduğunu tek başına ispatlamaz. Faiz, gider ve kısmi ödemeler ayrı hesaplanır.
Türk icra hukukunda yabancı para alacağı takip talebine konu olduğunda İİK m. 58/3’te Türk lirası karşılığının ve talep edilen kur tarihinin belirtilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Bu usul kuralı, İsviçre sicilindeki eski takip tutarının aynen Türkiye’ye aktarılmasını haklı kılmaz. Asıl alacak ve hangi para biriminde geri ödeme yükümlülüğü bulunduğu ayrıca incelenir.
Transfer dekontları, sözleşme, mahkeme kararı ve sicil kaydı arasında tutarsızlık varsa izah edilmelidir. İsviçre sicil belgesi üzerinden tek başına faiz başlangıcı veya güncel borç bakiye hesabı yapılması risklidir. Hesap cetveli her tahsilat ve ödeme tarihini gösterecek şekilde hazırlanmalıdır.
15. Türk şirketi hakkında İsviçre sicil kaydı varsa ne yapılır?
Türk şirketinin İsviçre’de şubesi, işyeri veya ayrı ticari bağlantısı bulunması durumunda sicil dökümündeki borçlu kimliği dikkatle okunmalıdır. İsviçre’de kayıtlı şirket, Türkiye’deki ana şirket ve aynı grubun farklı tüzel kişileri birbirinden ayrılmalıdır. Ticaret unvanlarının benzemesi ayrı şirketlerin borçlarının birbirine geçmesini sağlamaz.
Şirketin İsviçre şubesi adına düzenlenmiş kayıtta borçlu sıfatının hangi tüzel kişiliğe ait olduğu araştırılır. Türkiye’de icra veya dava işlemi yürütülürken tarafların hukuki kimliği ve temsilcileri net olmalıdır. Bir şirket ortağının şahsi malvarlığı, şirket borcuna ilişkin genel bir sicil kaydıyla otomatik olarak haczedilemez.
Şirket iflası gündeme geliyorsa Türkiye’deki iflas masasına alacak kaydı ve ilgili süreler ayrıca değerlendirilir. Yurt dışındaki alacaklının Türkiye’deki iflas masasına başvurması rehberimiz bu işlemin Türk hukukundaki usulüne ilişkindir.
16. Belgelerin gerçekliği, apostil ve tercüme düzeni
Belge dosyasında ilk olarak İsviçre icra dairesinin adı, düzenlenme tarihi, sicil aralığı, ilgili kişinin veya şirketin kimliği ve belgenin doğrulama yöntemleri bulunmalıdır. E-posta üzerinden iletilen resim, doğrulanabilir resmî belge veya onaylı elektronik belgeyle aynı niteliğe kendiliğinden sahip değildir.
HMK m. 224 ve uluslararası resmî belge tasdiki hükümleri değerlendirilerek Türkiye’de belgenin resmî sıfatla sunulması için hangi işlem gerekiyorsa planlanır. Apostil belgenin içeriğindeki borcun doğru olduğunu değil, belirli resmî imza veya sıfatın doğruluğunu güvence altına alma işlevi görür. Bu ayrım mahkemede önemli olabilir.
İsviçre’nin Almanca, Fransızca ve İtalyanca kullanan kantonlarından gelen belgelerin çevirisi konusunda kaynak metin eksiksiz korunmalıdır. Zürih belediyesinin kendi sicil dökümü sayfası yalnızca Almanca çıktı düzenlediğini bildirir; diğer kantonlar hakkında bu bilgi genellenmemelidir. Tercümeyle birlikte sicil statü kodlarının anlamını açıklayan sözlük de dosyaya eklenebilir.
17. Türkiye’de mahkemeye başvurmadan önce alacaklı kontrolü
Öncelikle sicil dökümünün hangi hukuki iddia için kullanılacağı belirlenir. Alacağın varlığı için esas sözleşme ve teslim/ödeme kayıtları; daha önce İsviçre’de takip açıldığını göstermek için sicil belgesi; yabancı mahkeme hükmü için ayrı mahkeme kararı gerekir. Aynı dosyada bu üç belge türünün işlevleri birbirinden farklıdır.
İkinci aşamada borçlunun Türkiye’deki doğru kimliği, adresi, varsa şirket kaydı ve alacağa konu işlemin hangi ülkede gerçekleştiği doğrulanır. Üçüncü aşamada uygulanacak hukuk ve Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisi değerlendirilir. Dördüncü aşamada belge tasdiki, Türkçe tercüme ve ödeme hesap cetveli tamamlanır.
Son aşamada davanın veya takibin doğru usulle başlatılması planlanır. İspat gücü sınırlı bir sicil çıktısına mahkeme ilamı muamelesi yapmak yerine gerçek sözleşme ve icra belgeleri arasındaki bağlantı gösterilir. Böylece belgenin sağlayabileceği fayda korunur, taşımadığı hukuki anlam ona yüklenmez.
18. İsviçre–Türkiye ticari uyuşmazlığında örnek dosya incelemesi
Basel’deki bir tedarikçinin Türkiye’deki alıcısından 80.000 CHF alacaklı olduğunu ileri sürdüğünü düşünelim. Tedarikçi İsviçre’deki icra dairesinden Betreibungsregisterauszug almış olsun. Bu belge üzerinde alıcının belirli bir takiple ilişkilendirildiği görülse dahi öncelikle satış sözleşmesi, faturalar, teslim belgeleri, iade ve ödeme kayıtları incelenir.
Daha sonra sicildeki takip numarası, işlem tarihi, tutar ve itiraz statüsü belirlenir. Yalnızca kayıt görünmesine dayanarak Türkiye’de ilamlı icra veya tenfiz başvurusu yapılmaz. İsviçre’de ayrıca mahkeme kararı bulunuyorsa ayrı dosyalanır. Belge İsviçre makamından doğrulanır ve Türk yargılamasında HMK m. 199 ile m. 224 kapsamında hangi hukuki olguyu göstereceği açıklanır.
Türkiye’de davanın veya icranın yerinin seçilmesi, uygulanacak hukuk, CHF ve Türk lirası hesabı, borçlu kimliği ve gerçek alacak belgeleri üzerine kurulur. Yurt dışındaki müvekkiller için Türkiye’de hukuki temsil başlığı, bu tür dosyaların Mersin’den Türkiye genelinde takip edilmesine ilişkin bilgiler içerir.
Sık Sorulan Sorular
Betreibungsregisterauszug Türkiye’de doğrudan icra edilir mi?
Hayır. İsviçre icra sicili dökümü, Türk hukukunda kendiliğinden icra edilebilir mahkeme kararı değildir.
SchKG m. 8a neyi düzenler?
İsviçre’de icra ve iflas sicillerine erişim, bilgi verilmesi ve ilgili koşulları düzenler.
İsviçre borç sicili bütün ülkeyi kapsar mı?
Belge belirli icra dairesi ve kayıt dönemiyle ilişkilidir; başka yerdeki takipleri otomatik ve eksiksiz göstermez.
Kaydın bulunması borcun kesinleştiğini ispatlar mı?
Hayır. Sicil kaydı takip işlemini gösterebilir; alacağın esası ayrıca ispatlanmalıdır.
İsviçre icra sicili belgesinin Türk mahkemesinde değeri nedir?
HMK m. 199 çerçevesinde belge olarak sunulabilir; değeri hangi vakıayı ispatlamak için kullanıldığına bağlıdır.
HMK m. 224 neyi gerektirir?
Yabancı resmî belgelerin Türkiye’de resmî sıfatının kabulünde tasdik koşullarını düzenler; uluslararası sözleşme hükümleri saklıdır.
Betreibungsregisterauszug ile Verlustschein aynı mıdır?
Hayır. Biri icra sicili dökümü, diğeri farklı icra prosedürleri kapsamında düzenlenebilen bir aciz belgesidir.
SchKG belgesi ile MÖHUK m. 50’den tenfiz istenir mi?
Yabancı sicil dökümü mahkeme ilamı olmadığından tek başına m. 50 kapsamındaki mahkeme ilamı tenfizine konu edilemez.
İsviçre sicilindeki CHF tutarı Türk icrasına aynen geçirilir mi?
Hayır. Alacağın gerçek hukuki sebebi, tutarı ve ödemeleri belirlenir; yabancı para takiplerinde İİK m. 58/3 hükümleri değerlendirilir.
Sicilde takip görünmemesi borç olmadığı anlamına gelir mi?
Hayır. Belgenin yer ve zaman sınırı ile görünürlüğe ilişkin istisnalar vardır.
İsviçre sicil belgesi tercüme edilmeli mi?
Türk mahkemesinde kullanılacak yabancı dildeki belgenin anlaşılabilir ve gerektiğinde usulüne uygun tercümesi sunulmalıdır.
İsviçre’de bir ticari mahkeme kararı da varsa ne yapılır?
O kararın yabancı mahkeme ilamı niteliği, kesinleşmesi ve MÖHUK m. 50 ve devamı kapsamındaki tenfiz şartları ayrıca incelenir.
Resmî mevzuat ve kaynaklar
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
