B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İsviçre Schlichtungsbehörde Sulh Tutanağı Türkiye’de İcra Edilir mi? ZPO 208–212 ve MÖHUK 50

Kısa ve net cevap: İsviçre ZPO 208 kapsamında Schlichtungsbehörde önünde imzalanan Vergleich (sulh) tutanağı İsviçre’de kesinleşmiş karar etkisi doğurur. ZPO 209 Klagebewilligung ise uzlaşma olmadığında yalnız dava açma iznidir; para alacağını hükme bağlamaz. Bu belgelerin Türkiye’deki tenfiz veya icra değeri MÖHUK 50–54, İİK 38 ve HMK 223–224 kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Kısa özet

İsviçre sulh tutanağı ve kabulZPO 208
Dava açma izniZPO 209
Karar önerisi, itirazZPO 210–211
CHF 2.000 altı sınırlı kararZPO 212
Yabancı ilam ve tenfiz koşullarıMÖHUK 50–54
İlam niteliğinde belgelerİİK 38
Tercüme ve yabancı resmî belge tasdikiHMK 223–224

İsviçre Schlichtungsbehörde ZPO 208 sulh tutanağı ve ZPO 209 Klagebewilligung dava açma izninin Türkiye'de etkileri

İsviçre uzlaştırma makamından gelen iki belge neden ayrılmalıdır?

İsviçre’de Schlichtungsbehörde, hukuk uyuşmazlığında tarafları anlaşmaya yönlendiren yetkili uzlaştırma makamıdır. Türkiye’de parasını tahsil etmek isteyen alacaklının önüne bu makamdan çıkmış bir Vergleich (sulh) protokolü veya Klagebewilligung (dava açma izni) gelebilir. Bu iki belge aynı usul işlemini göstermez. Birincisi tarafların uzlaşması üzerine düzenlenen ve İsviçre Medenî Usul Kanunu ZPO m.208/2 uyarınca kesinleşmiş karar etkisi taşıyan protokoldür; ikincisi uzlaşma sağlanamadığında dava açılmasına olanak tanıyan belgedir.

İsviçre’deki usul sonucunun Türkiye’deki icra niteliğine doğrudan aktarıldığını kabul etmek doğru değildir. Türk hukukunda yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi için 5718 sayılı MÖHUK m.50 ve devamındaki koşullar, ilam niteliğindeki belgeler içinse İİK m.38 dikkate alınır. Belgede makamın adı aynı olsa bile hukuki işlevi ve Türk makamından istenecek sonuç ayrı değerlendirilmeli; sadece Almanca başlığa bakılarak haciz veya tenfiz yoluna gidilmemelidir.

Schlichtungsbehörde mahkeme midir, arabulucu mudur?

Schlichtungsbehörde İsviçre ZPO düzeninde mahkeme öncesindeki uzlaşma aşamasında görev yapan yetkili bir kurumdur. Graubünden Kantonu yargı makamının resmî açıklamasına göre bu aşamada tarafların beyanları kural olarak gizli tutulur, taraflar uzlaşmaya davet edilir, bazı durumlarda karar önerilir veya sınırlı uyuşmazlıklarda karar verilir. Kurumun işlevi yalnız serbest pazarlık yapan özel bir arabulucuya indirgenemez; ancak yaptığı her işlem de uyuşmazlığın esası hakkında verilmiş yargısal hüküm değildir.

Türkiye açısından önemli olan kurumun etiketinden çok belgenin hangi yetkiyle düzenlendiği, hukuki etkisi ve taraflara yüklediği edimdir. Bir Schweizerische Schlichtungsbehörde tarafından verilmiş karar, tarafların imzaladığı sulh ve sadece dava açma yetkisi birbirinden ayrılır. Yabancı kurumun Türk mahkemesiyle birebir aynı yapıda olduğunun kabul edilmesi de her belgenin sırf yabancı kuruma ait diye değersiz sayılması da doğru değildir.

ZPO 208: Vergleich, Klageanerkennung ve kesin hüküm etkisi

İsviçre ZPO m.208/1’e göre uzlaşma sağlanırsa makam, tarafların sulhünü (Vergleich), davalının kabulünü (Klageanerkennung) veya davacının kayıtsız şartsız geri çekmesini (vorbehaltloser Klagerückzug) tutanağa geçirir ve taraflara imzalatır. Her tarafa protokolün bir nüshası verilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, bu üç usul işleminin İsviçre’de kesinleşmiş karar etkisine sahip olduğunu açıkça düzenler. Bu sonucu sadece anlaşmanın adından değil, kanunda yer alan kesin hüküm etkisinden çıkarmak gerekir.

Bu nedenle imzalı bir ZPO 208 sulh protokolü, İsviçre’de yalnızca müzakere sırasında yazılmış sıradan notla aynı değildir. Ödeme tutarı, vade ve hangi tarafın neyi üstlendiği belirlenmiş olabilir. Bununla birlikte İsviçre’de kesin hüküm etkisi bulunması, Türk İİK 38’de sayılan Türk mahkemesi önündeki sulhle veya Türk hukukundaki icra edilebilirlik belgesiyle kendiliğinden özdeşlik kurmaz. Türkiye’ye yönelik hukuki inceleme bu aşamadan sonra ayrıca yapılır.

Geçerli bir ZPO 208 sulhünde hangi unsur kontrol edilir?

Sulh belgesini değerlendiren hukukçu önce tarafların kimliği, karşılıklı imzalar, düzenleyen makam, protokol tarihi ve uyuşmazlık konusunu inceler. Ardından edimlerin açıkça belirlenip belirlenmediğine bakar: borçlu kimdir, tutar kaç İsviçre frangıdır, ödeme tarihi nedir, taksit öngörülmüş müdür, faiz veya masraf kararlaştırılmış mıdır? ZPO 208’deki resmî protokol, miktarı bilinmeyen genel pazarlık yazışmalarından farklıdır. Ancak icra talebi için edimin muacceliyeti ve ifa edilip edilmediği ayrıca araştırılır.

Özellikle aynı sulhte birden fazla şirket veya gerçek kişi varsa kimin borçlu olduğu karıştırılmamalıdır. İsviçre şirketinin borcunun Türk ortağa kendiliğinden geçtiği söylenemez; taraf ve temsil sıfatı belgeden çıkarılır. Protokolde borcun bir kısmı ödenmişse bugünkü bakiye yeniden hesaplanır. Böylece yabancı belgenin doğurduğu etkiyi olduğundan büyük gösteren bir takip istemi yerine kanıtlanabilir talep hazırlanır.

ZPO 209: Klagebewilligung niçin alacak hükmü değildir?

ZPO m.209/1, anlaşma sağlanmadığında makamın bunu tutanağa geçirmesini ve kural olarak davacıya Klagebewilligung vermesini düzenler. Maddenin ikinci fıkrasında belgenin zorunlu içeriği sayılır: tarafların isim ve adresleri, talepler, uyuşmazlık konusu, başvuru tarihi, masraf kararı, izin tarihi ve makamın imzası. Bu unsurların varlığı, başvurucunun iddia ettiği para alacağının esastan kabul edildiği anlamına gelmez; uyuşmazlığın çözülmediği ve sonraki davaya geçiş olanağı bulunduğu anlamına gelir.

Bu nedenle Türk icra dairesine yalnız Klagebewilligung göstererek İsviçre mahkemesi para alacağını hükme bağlamış gibi ilamlı takip istemek hukuken yanlış nitelendirmedir. Belge, İsviçre’de açılabilecek davanın usul aşamasına ilişkin delil olarak anlam taşır. Alacağın maddi temelini oluşturan sözleşme, fatura, teslim kaydı ve ödeme belgeleri ayrı görülmelidir. İcra ve tenfiz stratejisi usul izin belgesiyle esas hüküm arasındaki bu fark üzerinde kurulmalıdır.

ZPO 209/3 ve 209/4: Üç aylık ve otuz günlük dava süreleri

ZPO m.209/3, Klagebewilligung tebliğ edildikten sonra üç ay boyunca yetkili mahkemeye dava açma imkânı verdiğini düzenler. ZPO m.209/4 ise konut ve işyeri kiraları, kira ve ürün kirası uyuşmazlıkları bakımından otuz günlük özel dava süresi öngörür. Bu süreler İsviçre’de uzlaşma sonrasındaki yargılama aşamasına aittir. Türkiye’deki icra takibinin zamanaşımı veya itiraz süresiyle aynı kabul edilemez.

Belgenin üzerinde izin tarihi varsa sürenin başlangıcı için hükmün gerektirdiği tebliğ bilgisi araştırılır. Örneğin alacaklı üç aylık süre içinde İsviçre’de dava açmamışsa Klagebewilligung, mahkemenin alacak hakkında kesin karar verdiğine ilişkin kanıt hâline gelmez. Öte yandan süre içinde dava açıldıysa sonraki mahkeme kararının mevcut olup olmadığı ayrıca sorgulanır. Türkiye’de kullanılacak dosyada tek sayfalık izin belgesiyle bütün İsviçre yargılama geçmişi açıklanmış sayılmaz.

ZPO 210–211: Urteilsvorschlag ve yirmi günlük itirazın sonucu

ZPO m.210, belirli uyuşmazlıklarda Schlichtungsbehörde tarafından Urteilsvorschlag adlı karar önerisi yapılabilmesine imkân verir. ZPO m.211/1 uyarınca taraflardan hiçbiri öneriyi tebliğden sonraki yirmi gün içinde reddetmezse öneri kabul edilmiş sayılır ve kesinleşmiş karar etkisi doğurur. Bu hüküm, başlığı ‘öneri’ olan belgenin her durumda etkisiz olduğu düşüncesini çürütür; önemli olan ZPO’nun öngördüğü kabul ve ret sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığıdır.

ZPO m.211/2 uyarınca ret hâlinde taraflara dava açma izni verilmesine ilişkin farklı usul yürür. Türkiye’ye yalnız ilk öneri metni gönderildiyse sonradan ret olup olmadığı, süre ve bildirim belgeleri olmadan kesinleşmiş sonuç ileri sürülmemelidir. Karar önerisi, imzalı ZPO 208 sulhü, ZPO 209 dava açma izni ve ZPO 212 kararı arasındaki fark tespit edilmeden tek tip ‘İsviçre sulh kararı’ nitelemesi kullanılmamalıdır.

ZPO 212: CHF 2.000’e kadar karar verilmesinin özel şartı

ZPO m.212/1, malvarlığına ilişkin ve uyuşmazlık değeri 2.000 İsviçre frangını aşmayan işlerde davacının istemi üzerine Schlichtungsbehörde’nin karar verebilmesini düzenler. Graubünden Kantonu yargı makamının açıklaması da bu eşiği ve davacı talebi şartını belirtir. Burada kurum yalnız tarafları uzlaştırmaktan öte bir karar verme işlevi üstlenir. Ancak her uzlaştırma toplantısında veya her 2.000 CHF altı iddiada kendiliğinden karar verildiği söylenemez.

Türkiye’de kullanmak üzere sunulan belge ZPO 212 kapsamında gerçekten verilmiş bir karar ise kararın hüküm kısmı, kesinleşme durumu ve uygulanacak tanıma veya tenfiz koşulları ayrı incelenir. Belgenin isim ve makam benzerliği, Klagebewilligung’u da ZPO 212 kararı yapmaz. Bu ayrım küçük tutarlı ticari ve özel hukuk uyuşmazlıklarında özellikle önemlidir; çünkü başvuru yolunu belirleyen şey alacağın ekonomik büyüklüğünden önce belgenin hukuki niteliğidir.

MÖHUK 50: İsviçre sulh protokolü Türkiye’de otomatik ilam mıdır?

5718 sayılı MÖHUK m.50, yabancı mahkemelerin hukuk davalarında verdikleri ve verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş ilamların Türkiye’de tenfizine ilişkin temel düzenlemeyi içerir. Bir İsviçre sulh protokolünün ZPO 208/2 gereğince İsviçre’de kesin karar etkisine sahip olması, Türk hukukunda hiçbir inceleme olmadan doğrudan ilamlı icraya konulacağı anlamına gelmez. Belgenin doğduğu kurumun niteliği, İsviçre hukukunda bağlayıcılığı ve Türk tenfiz hukukunun aradığı şartlar birlikte araştırılır.

Kesin hüküm etkisiyle yabancı mahkeme ilamı niteliği aynı sorunun iki farklı parçasıdır. İsviçre usulünün iç hukukta tanıdığı etki, Türkiye’de uygulanacak özel milletlerarası usul denetiminin yerini tutmaz. Özellikle Klagebewilligung hiçbir alacak hükmü kurmadığı için bu belgeyle tenfiz talebinin gerekçesi kurulamaz. ZPO 212 kararı veya koşulları tamamlanmış ZPO 208 sulhü bakımından ise belgenin niteliği ayrıntılı hukuki inceleme gerektirir.

MÖHUK 53 ve 54: Tenfiz evrakı ve itiraz sebepleri

MÖHUK m.53, yabancı ilamın tenfizi için usulüne uygun onaylı asıl veya örneği, kesinleşmeyi gösteren belge ve gerekli tercümeler gibi başvuru eklerine ilişkin düzenleme içerir. MÖHUK m.54 ise tenfiz şartlarını belirler. İlgili İsviçre belgesi, yabancı mahkeme ilamı niteliğinde değilse yalnız apostil ve tercüme eklenmesi onu m.50 kapsamında tenfize elverişli yapmaz. Önce hukuki nitelik, sonra belge ve koşul denetimi yapılır.

Mahkeme tarafından esasa ilişkin karar verilmişse kararın tarafları, konusu, kesinliği, kamu düzenine etkisi ve usul güvenceleri ile m.54’teki şartlar ayrı incelenir. İsviçre alacaklısının Türkiye’de borçlunun banka hesabına veya şirket payına yönelmek istemesi, gerekli tenfiz incelemesini ortadan kaldırmaz. Tenfiz hakkında doğru dilekçe hazırlamak, protokolün içeriği kadar onu doğuran usul sürecine ait belgelerin de toplanmasını gerektirir.

İİK 38: Türk mahkemesi huzurundaki sulh ile yabancı protokol farkı

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.38, mahkeme huzurunda yapılan sulh ve kabulleri ve maddede sayılan bazı diğer belgeleri ilamların icrasına ilişkin hükümlere tabi tutar. Ancak İsviçre Schlichtungsbehörde protokolü, sırf sulh kelimesi içerdiği için Türk mahkemesi önünde düzenlenen sulhle otomatik özdeş sayılamaz. Belgenin yabancı hukukta kesin hüküm etkisi taşımasıyla Türk İİK 38 kapsamında doğrudan icra edilebilir olması farklı hukuki denetimlerdir.

Türk icra dairesi önündeki talep hazırlanırken belgenin düzenlendiği makam ve hukuki rejim açık belirtilmelidir. Ayrıca Türkiye’de arabuluculuk anlaşmalarına ilişkin 6325 sayılı Kanun m.18’de öngörülen usul, yabancı uzlaştırma makamının her belgesine otomatik uygulanmaz. İsviçre’de tamamlanan anlaşma için Türk mahkemesine başvuru gerekip gerekmediği, belgenin niteliğine göre belirlenir; ‘sulh yapıldı, icraya koy’ şeklinde tek adımlı yaklaşım doğru değildir.

ZPO 205: Uzlaşma görüşmesindeki beyanlar neden delil değildir?

Graubünden Kantonu mahkemelerinin resmî açıklaması, ZPO m.205 kapsamında uzlaştırma görüşmesindeki taraf beyanlarının gizli olduğunu ve kural olarak sonraki yargılama aşamasında kullanılamayacağını belirtir. İstisnalar kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Bir tarafın görüşme esnasında uzlaşma amacıyla ödeme ihtimalinden söz etmesi, görüşmenin başarısız olduğu her olayda kesin borç kabulü olarak Türk dosyasına taşınabilecek bir mahkeme hükmü değildir.

İsviçre’de görüşmede söylenen sözlerle imzalanarak tutanağa bağlanan ZPO 208 sulhü farklı hukukî düzlemdedir. Taraflar arası pazarlığın içeriği yerine resmî tutanağın hüküm kısmı ve sonradan alınan yargı kararı esas alınır. Hukuka uygun elde edilmemiş gizli görüşme notlarını delil toplama adı altında yayımlamak veya paylaşmak doğru değildir. Türk mahkemesinde sunulacak belge ve beyan, ilgili ispat kuralları ve gizlilik yükümlülükleri yönünden ayrıca incelenmelidir.

HMK 199, 223 ve 224: Yabancı protokol Türk mahkemesine nasıl sunulur?

6100 sayılı HMK m.199, bilgi taşıyan yazılı ve elektronik materyalleri uyuşmazlığa ilişkin olduğu ölçüde belge olarak tanımlar. İsviçre Schlichtungsbehörde sulh protokolü veya Klagebewilligung Türk mahkemesine bu anlamda sunulabilir. HMK m.223, yabancı dildeki belgelerin tercümesiyle sunulmasını; m.224 ise yabancı resmî belgelerin tasdiki konusunu ve uluslararası sözleşme hükümlerini düzenler. Bir belgenin Türk usulünde dosyaya girmesi ile icra edilebilir hüküm sayılması aynı sonuç değildir.

İsviçre makamından alınmış resmî belge bakımından uygun apostil ve tercüme işlemleri değerlendirilmelidir. Ancak apostil, kaynak belgenin imza ve mühür tasdikine ilişkindir; Klagebewilligung’u maddi para hükmüne veya henüz kabul edilmemiş Urteilsvorschlag’ı kesin karara dönüştürmez. Tercümenin yalnız başlık kısmını içermesi yeterli değildir; edimler, tarihler, itiraz süreleri ve resmî makam kaydı eksiksiz çevrilmelidir.

CHF ile sulh bedeli ve Türkiye’de para alacağının kapsamı

İsviçre sulh protokolü bir para alacağı içeriyorsa tutarın CHF cinsinden belirtilmesi, ödeme yeri ve tarihi, faiz, taksit, masraflar ve ifa şartları tek tek incelenmelidir. Türk icra usulü ve yabancı para alacağı bakımından izlenecek yol, alacağın varlığı ve vadesiyle bağlantılıdır. Sulhün bir kısmının ödendiği durumda protokoldeki ilk tutar bugünkü bakiye değildir. Bu nedenle borçlunun ödediği miktar ve kabul edilen mahsuplar tespit edilmelidir.

Bir belgede belirli tutarlı para alacağı ve Türkiye’deki bir taşınmazın devrine ilişkin başka bir edim birlikte yazılmış olabilir. Bu durumda MÖHUK m.21’in taşınmazlar üzerindeki aynî haklara ilişkin bağlama kuralı da ayrıca incelenir. Para ödemesiyle tapu devri aynı icra aracı üzerinden kendiliğinden gerçekleştirilemez. Türk tapu sicilinin resmî işlem kuralları, yabancı sulh tutanağı imzalanmış olması sebebiyle ortadan kalkmaz.

İsviçre şirketiyle Türk şirketi arasındaki sulhte taraf sorunu

İsviçre’deki bir GmbH veya AG ile Türkiye’deki limited ya da anonim şirket arasında sulh yapılması hâlinde protokolün şirket unvanları, temsil yetkisi ve taraf sıfatı dikkatle okunmalıdır. İsviçre şirket yöneticisinin kişisel borcu ile şirketin ticari borcu kendiliğinden birleşmez. Türkiye’de borçlu olarak kimin gösterileceği ve hangi malvarlığına başvurulacağı, protokolün hüküm kısmı ve uygulanabilir hukuk üzerinden belirlenir.

Sulhü imzalayan kişinin şirket adına yetkili olduğu ayrıca belgelenmelidir. Tarafın Ticaret Sicili kaydı, İsviçre Handelsregisterauszug ve ilgili temsil zinciri birbirini doğrulayan belgeler olabilir. Bu bilgiler, protokolün açık edimiyle birleşmeden hukuki takip talebine dönüştürülmemelidir. Belgede şirket adresi İsviçre’de olsa bile Türkiye’deki alacak ve borçlu bağlantısı ile yetki sorusu ayrı araştırılır.

Türk icra dairesi protokolü reddederse hukuki seçenekler

İsviçre Schlichtungsbehörde belgesine dayanılarak doğrudan ilamlı takip talebi reddedildiğinde önce ret gerekçesi yazılı alınmalıdır. Ret sebebi yabancı ilamın tenfiz şartının bulunmaması, belgenin yalnız Klagebewilligung olması, icra talebinde taraf veya miktar hatası bulunması yahut eksik tasdik olabilir. Bu olguların aynı başvuruyla giderileceği söylenemez. Maddi nitelik eksikliği ile tamamlanabilir şekli belge eksikliği birbirinden ayrılır.

Eldeki belge gerçekten yabancı mahkeme ilamı niteliğindeyse tenfiz koşulları incelenir; yalnız özel hukuki anlaşma veya dava izni varsa farklı Türk alacak ve ispat yolları gündeme gelebilir. İcra dairesinin işlemine karşı başvuru düşünülüyorsa ilgili Türk süre ve usul hükümlerine dikkat edilir. Dosya, önce belgenin hukuki işlevi açıklığa kavuşturularak yeniden planlanmalıdır.

İsviçre’den Türkiye’ye sulh dosyası hazırlama aşamaları

İlk aşamada belgenin ZPO 208 sulhü, ZPO 209 Klagebewilligung, ZPO 210–211 önerisi veya ZPO 212 kararı olup olmadığı tespit edilir. İkinci aşamada taraf imzaları, edim, kesinlik veya itiraz belgeleri, varsa sonraki yargı kararı ve ödeme kayıtları alınır. Üçüncü aşamada İsviçre makamından alınan resmî örnek ve tercüme-tasdik işlemleri HMK m.223–224 yönünden tamamlanır. Dördüncü aşamada MÖHUK 50–54 ve İİK 38 bakımından doğru hukuki yol belirlenir.

Beşinci aşamada Türk borçlunun kimliği, malvarlığı, alacağın vadesi, tutarı ve para cinsi kontrol edilir. Altıncı aşamada doğru yargısal başvuru veya icra takibi hazırlanır. Klagebewilligung belgesini doğrudan ilam gibi kullanmak veya geçerli bir ZPO 208 tutanağını hukuki inceleme yapmadan değersiz saymak iki zıt hatadır. Her olayda belgenin kaynağı ve hukuki sonucu esas alınmalıdır.

12 sık sorulan soru

Schlichtungsbehörde sulh tutanağı Türkiye’de doğrudan icra edilir mi?

ZPO 208 sulhü İsviçre’de kesinleşmiş karar etkisine sahip olsa da Türk hukukunda ilamlı icra ve MÖHUK 50 şartları ayrıca değerlendirilir; otomatik doğrudan icra sonucu çıkarılamaz.

ZPO 208 hangi işlemlere kesin karar etkisi verir?

Vergleich, Klageanerkennung ve vorbehaltloser Klagerückzug işlemleri usulüne uygun biçimde tutanağa geçirilirse İsviçre’de kesinleşmiş karar etkisine sahip olur.

Klagebewilligung alacağın kabulü anlamına gelir mi?

Hayır. ZPO 209 kapsamındaki dava açma izni, uzlaşmanın sağlanamadığını ve yetkili mahkemeye dava götürülebileceğini gösterir; esasa ilişkin alacak hükmü değildir.

İsviçre’de Klagebewilligung ile dava açma süresi ne kadar?

ZPO 209/3 uyarınca genel süre tebliğden sonra üç aydır; ZPO 209/4’te belirlenen kira ve ürün kirası uyuşmazlıklarında otuz gündür.

Urteilsvorschlag bir mahkeme kararı mıdır?

ZPO 210–211 kapsamındaki karar önerisi, yirmi gün içinde reddedilmezse kesinleşmiş karar etkisi doğurabilir. Öneri metni ve ret durumu ayrıca incelenir.

Schlichtungsbehörde CHF 2.000 hakkında karar verebilir mi?

ZPO 212 kapsamında, malvarlığı uyuşmazlığının değeri CHF 2.000’i aşmıyorsa ve davacı isterse makam karar verebilir.

İsviçre sulhü İİK 38’deki Türk mahkeme sulhüne eşit mi?

Hayır, doğrudan eşitlik kurulmaz. Yabancı belgenin hukuki türü ve Türkiye’de tanıma-tenfiz veya diğer takip şartları ayrıca incelenir.

Klagebewilligung için apostil alınması onu ilama çevirir mi?

Hayır. Apostil yabancı resmî belgedeki imza, mühür ve yetkili sıfatıyla ilgilidir; dava izninin hukuki niteliğini değiştirmez.

İsviçre sulhünde belirtilen CHF tutarı bugünkü bakiye midir?

Ödeme, taksit, mahsup ve faiz durumu incelenmeden protokoldeki ilk tutar bugünkü alacak bakiyesi sayılmaz.

Schlichtungsbehörde görüşme notları Türk mahkemesine delil olarak sunulur mu?

ZPO 205 kapsamındaki gizlilik ve istisnalar ile Türk usul hukukundaki delil kuralları değerlendirilmelidir; görüşme sözü imzalı sulh tutanağına eşit değildir.

Yabancı sulh tutanağı Türk tapusunu devreder mi?

Türkiye’de taşınmaz aynî hakları MÖHUK 21 uyarınca Türk hukukuna tabidir. Yabancı protokol Türk resmî tapu işlemlerini kendiliğinden tamamlamaz.

İsviçre’de alacaklıyım, Türkiye’de hangi belgeyle başlamalıyım?

Önce Schlichtungsbehörde belgesinin türü, tam protokol, sonraki mahkeme kararları, kesinlik ve ödeme kayıtları alınmalı; sonra Türk hukukunda uygun yol belirlenmelidir.

Resmî hukuki kaynaklar

Site içi ilgili hukuki rehberler

Mersin ofis haritası

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp