İsviçre’de Yaşayan Eş Türkiye’deki Yazlığa Aile Konutu Şerhi Koydurabilir mi? TMK 194 ve MÖHUK 13 (2026)
Kısa özet
| İncelenecek konu | Hukukî yaklaşım |
|---|---|
| Aile konutu niteliği | Fiilî ortak yaşam merkezi; TMK m.194 |
| Türkiye’deki yazlık | Yalnız dönemsel kullanım kural olarak yeterli değil |
| Eşin açık rızası | Gerçek aile konutunda devir/ipotek için önemlidir |
| Yabancılık unsuru | MÖHUK m.4, 13, 15 ve 21 ayrımı |
| Başvuru | Tapu, evlilik ve aile yaşam merkezi delilleri |
| Uyuşmazlık | İlgili aile mahkemesi, gerekirse HMK m.389 tedbir |

1. İsviçre’de yaşayan eşin Türkiye’de aile konutu şerhi istemesi
İsviçre’de oturan evli bir kişinin Türkiye’de eşine ait daireye aile konutu şerhi koydurmak istemesi, önce taşınmazın gerçekte hangi amaçla kullanıldığı sorusunu doğurur. Türk Medeni Kanunu m.194, aile konutu üzerindeki tasarrufları diğer eşin açık rızasına bağlar ve malik olmayan eşin tapu kütüğüne şerh istemesine imkân tanır. Ancak her eşe ait konut, sırf evlilik sürdüğü için aile konutu sayılmaz. Ailenin ortak hayatının merkezi ile tatillerde uğranan ikinci konut arasında hukukî fark vardır.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Bu nedenle Zürih’te sürekli oturan, çocukları orada okuyan ve Türkiye’ye yılda birkaç hafta gelen ailenin Mersin’deki yazlığı için şerh başvurusu otomatik kabul edilmez. Tersine İsviçre’de geçici görevde bulunan ve ortak yaşam merkezini Türkiye’deki evde sürdüren eşlerin olayında başka değerlendirme yapılabilir. Değerlendirmede vatandaşlık, evlilik durumu, fiilî oturma, konutun özgülenmesi ve yabancılık unsuru birlikte incelenmelidir. Bu makalenin arama niyeti, İsviçre’de yaşayan kişinin Türkiye’deki yazlığı ile gerçek aile konutu arasındaki sınırı ve ret halinde izlenecek yolu açıklamaktır.
2. Aile konutunun kanunî dayanağı: TMK m.194
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 194. maddesine göre eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya üzerindeki hakları sınırlayamaz. Aynı madde, rıza sağlanamıyorsa veya haklı sebep olmaksızın rıza verilmiyorsa hâkime başvurulmasını ve malik olmayan eşin tapu kütüğüne gerekli şerhin verilmesini isteme hakkını düzenler. Bu hükümler doğrudan mülkiyetin yarısını diğer eşe geçiren hükümler değildir.
Şerh, aile konutuna ilişkin tasarruf sınırlamasının tapu sicilinde görünür kılınmasıdır. Şerhin amacı bütün evlilik mallarını dondurmak veya boşanma öncesi geçici mal rejimi paylaşımı yapmak değildir. İleride açılabilecek mal rejimi davasındaki katılma alacağı ile TMK m.194 koruması aynı talep olarak sunulmamalıdır. Türkiye’deki evin evlilik sırasında alınmış olması, ödemenin CHF olarak yapılması, tapunun tek eş adına kayıtlı bulunması bu ayrımı ortadan kaldırmaz. Davanın doğru kurulması için hak talebinin aile konutu, mülkiyet veya tasfiye alacağı olup olmadığı en başta belirlenir.
3. İsviçre’deki daimi konut ile Türkiye’deki yazlık ayrımı
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün aile konutu uygulama açıklamaları, eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdikleri ve düzenli yerleşim amacıyla kullandıkları mekâna odaklanır. Haftasonu veya dönemsel tatil konutları bu niteliği sırf ailece kullanılıyor diye kazanmaz. İsviçre’deki belediye ikamet kaydı, kira kontratı, iş sözleşmesi ve çocukların okul belgeleri aile yaşam merkezinin neresi olduğunun araştırılmasında önem taşır.
Örneğin aile yılın on bir ayını Basel’de geçiriyor, Türkiye’ye yalnız yaz tatilinde geliyorsa davaya konu Mersin dairesi genel görünümde ikinci konuttur. Bu veri tek başına her ihtimali çözdüğü için değil, aile konutunun fiilî nitelik taşıması nedeniyle önemlidir. Türkiye’de kalış süresinin az olmasının nedenleri, eşlerin ayrı yaşamaya başlaması, hastalık veya geçici görevlendirme gibi olgular da incelenmelidir. Tapuda konut yazması, belediyede elektrik aboneliğinin bulunması veya emlak vergisi ödenmesi kendi başlarına düzenli ortak yaşamı kanıtlamaz.
4. İsviçre’de geçici görev varsa sonuç değişebilir mi?
Bir Türk çiftin normal yaşam merkezi Mersin’de iken eşlerden birinin Cenevre’de sınırlı süreli göreve gitmesi, ailenin Türkiye’deki konutunun niteliğini kendiliğinden sona erdirmeyebilir. Bu durumda ayrılığın geçici olup olmadığı, ailenin kalan üyelerinin nerede oturduğu ve iki eşin ortak yaşam merkezine ilişkin iradesi somut delillerle anlaşılır. Buna karşılık tüm aile uzun yıllardır İsviçre’ye yerleşmişse Türkiye’deki eski evin geçmişte aile konutu olarak kullanılmış olması, bugün de aynı korumaya kesin hak kazandırmaz.
Hak iddia eden eşin İsviçre oturum iznini saklaması veya Türkiye’deki adres kaydını gerçeğe aykırı göstermesi doğru bir yöntem değildir. Mahkeme, resmî adresler ile fiilî hayatın birlikte değerlendirilmesini yapabilir. Türkiye’deki evde kimlerin sürekli kaldığı, eşlerden birinin dönüş planı ve konutun eşya ile düzeni önemlidir. Eski ikamet kaydı tarihçe delilidir; bugünkü aile yaşamını her durumda ispatlayan kesin veri değildir. Özellikle evlilik sürerken fiilen ayrı yaşama dönemleri olay kronolojisine yazılmalıdır.
5. MÖHUK m.13: Evliliğin genel hükümlerinde hangi hukuk uygulanır?
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 13/3. maddesi evliliğin genel hükümlerini eşlerin müşterek millî hukukuna bağlar. Taraflar farklı vatandaşlığa sahipse müşterek mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır. Türkiye’de taşınmaz bulunması aile hukuku bakımından yabancılık unsurunu görmezden gelmeye izin vermez. Her iki eş Türk vatandaşıysa müşterek millî hukuk analizi öne çıkar; biri İsviçre vatandaşıysa farklı bağlama kuralı önem kazanır.
Bu ayrım aile konutu iddiasının ilk hukukî eşiğidir. İsviçre’deki oturum izninin varlığı tek başına vatandaşlığı değiştirmez; çift vatandaşlıkta MÖHUK m.4’teki vatandaşlık kurallarının da değerlendirilmesi gerekebilir. Başvuru evrakında iki eşin vatandaşlığı, evliliğin kayıtlandığı ülke ve Türkiye ile İsviçre’de oturma süreleri belirtilmelidir. Evlilik sözleşmesinin bulunması, TMK m.194 kapsamındaki aile konutu iddiasıyla otomatik aynı sonuçları doğurmaz. Sırf İsviçre hukukundan bir kavram Türk tapu siciline birebir taşınamaz.
6. MÖHUK m.15 ile TMK m.194 farklı sorunları çözer
MÖHUK m.15, evlilik mallarına uygulanacak hukuk seçimini ve şartları düzenler. Maddenin ikinci fıkrasında taşınmazların tasfiyesi için taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna işaret edilir. Buna rağmen aile konutuna şerh istemi ile boşanma sonrasında taşınmazın katılma alacağı hesabı aynı şey değildir. Birlikte ele alınsalar da doğru hukukî nitelendirme yapılmadan yalnız MÖHUK m.15 gösterilip aile konutuna şerh konulacağı söylenemez.
İsviçre’de noterde düzenlenen Ehevertrag yani evlilik mal rejimi sözleşmesi, Türkiye’deki taşınmaza ilişkin eşler arası malvarlığı değerlendirmesinde gündeme gelebilir. Fakat mal paylaşımına ilişkin anlaşmanın varlığı Türkiye’deki her konutun ailenin fiilî merkezine dönüştüğü anlamına gelmez. Aile konutunun özgülenmesi, tapu üzerindeki aynî haklar ve tasfiye istemleri ayrı başlıklarla ele alınmalıdır. Çakışmayı önlemek için İsviçre Ehevertrag ve Türkiye’deki ev konusunun ayrıntılarını ayrı rehberde işledik.
7. Şerh isteme hakkı yalnız tapuda adı olan eşe mi aittir?
TMK m.194, taşınmazın maliki olmayan eşe tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini isteme hakkını tanır. Eşlerden birinin adına tapu bulunması diğerinin aile konutu korumasından bütünüyle dışlandığı anlamına gelmez. Ancak malik olmayan eş bakımından talebin temelinde gerçekten aile konutu olarak kullanılan bir taşınmazın bulunduğu ispatlanmalıdır. Türkiye’de yazlık alımına katılmış olmak veya konutun tadilatını ödemiş bulunmak, aile konutu niteliğinin bağımsız ispatı yerine geçmez.
İsviçre’de evlilik dışında birlikte yaşayan bir kişinin durumu farklıdır. Türk hukukundaki TMK m.194 koruması evli eşe özgüdür; salt birlikte yaşamaya dayalı konkubinat ilişkisi eş sıfatı oluşturmaz. Bu kişiler için tapu payı, borçlar hukuku, katkı iddiası veya sözleşme gibi başkaca yollar incelenir. İsviçre’de konkubinat ve Türkiye tapusu yazısı bu ayrımı derinleştirir. Aile konutu şerhi talebinde evliliğin resmî varlığı güncel nüfus kayıtlarıyla desteklenmelidir.
8. Şerh için tapu müdürlüğü hangi belgeleri ister?
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün aile konutu işlemlerine ilişkin resmî açıklamalarında kimlik, evliliğin devamını gösteren nüfus kayıt örneği veya evlilik belgesi, konutun aile konutu olarak kullanıldığını gösteren yerleşim yeri belgesi ve gerektiğinde adres uyumuna ilişkin ek kanıtlar bulunur. Taşınmazın ada-parsel bilgileri ile gösterilen adres çakışmıyorsa belediye, apartman yönetimi veya kadastro biriminden açıklayıcı belge istenebilir. Sadece İsviçre kimlik kartı ya da konsolosluktan alınmış tek bir yazı her uyuşmazlıkta yeterli sayılmaz.
İsviçre’de ikamet eden çiftin Türkiye’deki resmî adresi eskiyse önce fiilî durumu yansıtan belgeler hazırlanmalıdır. Tapu müdürlüğü verileriyle çelişen belgeleri gizlemek yerine çelişkinin nedenini tarih sırasıyla açıklamak gerekir. Evlilik İsviçre’de yapılmışsa Türkiye nüfus kayıtlarının durumu ayrıca kontrol edilir. Talep kabul edilmediğinde ret sebebinin açıkça yazılması istenmeli, eksiklik tamamlanabilecekse usulüne göre yeni başvuru yapılmalıdır. Genel kontrol listesi, her dosyada kesin olarak yeterli olacağı garanti edilen evrak listesi değildir.
9. İsviçre’den vekâletname verilerek şerh başvurusu yapılır mı?
Yurt dışında yaşayan eş Türkiye’deki tapu işlerine ilişkin temsil yetkisini hukuken geçerli vekâletname ile kullandırmak isteyebilir. Ancak temsil belgesinin kapsamı, işlemin niteliği ve tapu müdürlüğünün aradığı özel şartlar birlikte değerlendirilir. İsviçre noteri önünde düzenlenen bir belge ile Türk dış temsilciliğinde yapılan noterlik işlemi aynı şekil rejimine tabi olmayabilir. Apostilin varlığını her durumda yeterli ve işlem yetkisini kesin kuran belge saymak yanlıştır.
Vekâletnamede aile konutu şerhi başvurusuna, ilgili taşınmazın belirlenmesine ve gerekirse dava açılmasına ilişkin açık yetkilerin bulunması pratik önem taşır. Temsil eden kişinin kimliği, tercüme ve doğrulama koşulları tapu müdürlüğünce incelenebilir. İsviçre’deki kişinin gereksiz seyahat yapmaması için belge düzenlenmeden önce ilgili tapu müdürlüğünden aranan özelliklerin yazılı teyidi istenmelidir. Vekâletname sahibi kişinin eş olmaması, rıza hakkını kendiliğinden ona devretmez; rıza ve temsil işlemleri karıştırılmamalıdır. Kimliğin ve evlilik kaydının uyumu da kontrol edilmelidir.
10. Türkiye’de aile konutu olduğunun ispatında İsviçre belgeleri
İsviçre’deki Wohnsitzbestätigung ikamet teyidi, belediye adres kaydı, oturum izni, kira sözleşmesi, çocukların okul kayıtları ve işyeri belgeleri ailenin fiilî merkezinin tespitinde kullanılabilecek delillerdir. Bu belgeler yalnız Türkiye’deki şerhi destekleyen evraklar değildir: bazen de Türkiye’deki yazlığın ikinci konut olduğunu ortaya koyar. Hukukî stratejinin amacı gerçeğe aykırı bir adres üretmek değil, somut yaşam düzenini doğru anlatmaktır.
Yabancı dildeki belgelerde gerekiyorsa onaylı tercüme, belgenin düzenleyicisi ve doğrulama yolu belirlenmelidir. HMK m.199, belge kavramını geniş tanımlar; HMK m.219–220 tarafların ellerindeki belgeleri ibraz yükümlülüğüne dair usul düzenler. Yabancı resmî belgenin ispat gücü tartışmasında HMK m.224 uyarınca tasdik ihtiyacı gündeme gelebilir. Apostil gereken belge türü ayrıca incelenmelidir. Kâğıt veya elektronik nüsha sunulurken belgenin tarihini ve kaynağını kesmeyin. Mahkemenin ihtiyacı yalnız bir ikamet belgesi değil, ailenin belirli tarihlerdeki yaşam düzenine ilişkin tutarlı delil zinciridir.
11. Türkiye’deki evin aile konutu olduğu nasıl somutlaştırılır?
Aile konutu iddiasını desteklemek için Türkiye’deki dairenin fiilen kimlerce kullanıldığı, eşlerin birlikte ne kadar süre oturduğu, evin eşya ve kişisel yaşam düzeniyle bağları, çocukların okulu, sağlık ve iş merkezleri araştırılır. Elektrik, su ve internet abonelikleri bu zincirin bir parçasıdır; hiçbiri tek başına kesin belirleyici değildir. Belediye veya apartman yönetimi yazısı, tapu adresiyle MERNİS adresinin uyuşmadığı dosyalarda önem kazanır.
Türkiye’ye dönük taşınma planı ile fiilen gerçekleşmiş taşınma arasında fark vardır. Eşler yalnız bir sonraki yaz tatilinde Türkiye’de kalacaklarını söylemişse bu niyet tek başına mevcut konutu aile konutu yapmaz. Buna karşılık İsviçre’deki konut boşaltılmış, çocukların eğitim ve ailenin sağlık kayıtları Türkiye’ye taşınmışsa somut tablo yeniden değerlendirilir. İspat yükü ve karşı tarafın inkâr ettiği olgular dava dilekçesinde ayrıştırılır. Aile konutu niteliğinin zamana bağlı olduğu unutulmamalı; satış veya ipotek tarihindeki kullanıma özel önem verilmelidir.
12. Eş Türkiye’deki yazlığı satmak isterse rıza her durumda gerekir mi?
TMK m.194’teki açık rıza sınırlaması ancak somut taşınmaz aile konutu niteliğindeyse bu hüküm kapsamında uygulanır. İsviçre’de yıllardır ortak yaşamını sürdüren çiftin Türkiye’deki tatil evinin satılması, sırf diğer eşin hoşuna gitmediği için otomatik olarak TMK m.194’e aykırı sayılmaz. Bu sonucun evi satın alırken kimin para verdiği veya mal rejimi alacağına kimin sahip olabileceğiyle karıştırılmaması gerekir.
Gerçekten aile konutu niteliği varsa şerhin tapuda bulunup bulunmaması tek başına belirleyici değildir. Resmî UYAP karar arşivinde görülebilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15 Mayıs 2015 tarihli 2013/2-2306 E., 2015/1356 K. sayılı kararı, aile konutuna özgü korumanın sadece şerhin varlığına bağlı olmadığı yönünden önemli bir kaynaktır. Buna rağmen bir uyuşmazlığın sonucunu yalnız karar başlığından çıkaramayız; somut evin aile konutu niteliği önce saptanmalıdır. Satış başvurusu, tapu sicilindeki kayıtlar ve varsa açık rıza belgesi birlikte incelenir.
13. İsviçre’de yaşayan eşin rızası olmadan ipotek verilmişse
Gerçek aile konutu üzerine eşin açık rızası alınmadan ipotek kurulması TMK m.194 kapsamında uyuşmazlık doğurabilir. İsviçre’den başvuran eşin öncelikle ipoteğin tesis tarihini, hangi krediye teminat sağladığını, taşınmazın o tarihteki kullanımını ve resmî rıza belgesi olup olmadığını öğrenmesi gerekir. İpotek bankanın lehine kurulmuş olsa bile dava yalnız eşler arasındaki mali ilişki olarak görülmemelidir; ipotek alacaklısının hukuki konumu ayrıca önem taşır.
Ancak ailenin İsviçre’de daimi ikamet ettiği ve Türkiye’deki evin yazlık olduğu durumda ipotek sadece evlilik içi taşınmazın sınırlanmasıyla TMK m.194 kapsamına girmez. Evlilikten doğan alacak ve mülkiyet uyuşmazlığı ayrı kanun hükümlerine dayanabilir. Aile konutu ispatlanıyorsa ipoteğin kaldırılması ve tapu sicilinin düzeltilmesi istemlerinin kapsamı somut işlem türüne göre kurulmalıdır. Resmî belgelere erişim sağlanmadan banka veya eş hakkında otomatik hukuka aykırılık hükmü verilmemelidir. Zamana ilişkin deliller sıralı şekilde saklanmalıdır.
14. Tapu satılmışsa iptal ve tescil davasının sınırları
TMK m.194 kapsamında ileri sürülen rızasız devir iddiası, taşınmazın devredildiği tarihte aile konutu olup olmadığı ve gereken açık rızanın alınıp alınmadığı gibi iki temel olguya dayanır. 15 Haziran 2026 tarihli Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/3964 E., 2026/6555 K. sayılı kararın resmî UYAP metninde, aile konutu niteliği ile rıza unsuru incelenmeden istemin sırf tapu payına yönelik yorumlanması nedeniyle verilen kararın bozulduğu görülmektedir.
Bu karar her tapu işleminde otomatik iptal sonucu sağlamaz. Davacının istediği tescilin hukuki biçimi önem taşır; rızasız devir varsa eski kayıt malikine döndürme istemi ile mal rejimine dayalı eş adına pay tescili ayrı sorundur. İsviçre’de yaşayan eş, Türkiye’deki evin hangi tarihte ailenin yaşam merkezi olduğuna ilişkin delilleri eksiksiz toplamalı ve dava edilen devir için tapu tarihçesini istemelidir. Satıcı eş, alıcı, ipotek alacaklısı gibi tarafların davadaki konumu somut işlemle belirlenir. Yargıtay kararının içeriği yanlış dilekçe talebini telafi eden sihirli bir formül değildir.
15. Hangi mahkeme görevlidir ve dava nerede açılır?
Aile konutuna ilişkin şerh ve TMK m.194’ten kaynaklanan işlemlerde aile mahkemesi görevi gündeme gelir. Mülkiyet devrinin iptali, aile konutu niteliği ve geçici koruma istenmesi hukuken birlikte değerlendirilse bile mahkemeye sunulan taleplerin dayanakları açık yazılmalıdır. Taşınmazın Türkiye’de bulunması, uyuşmazlığın tüm yönlerinin hiçbir yabancılık unsuru analizi yapılmadan çözülmesi anlamına gelmez.
Örneğin ev Mersin’de, eşler İsviçre’de ve yabancı banka bir ipotek ilişkisinde yer alıyorsa görev-yetki, taraf teşkili, tebligat ve uygulanacak hukuk tek tek ele alınmalıdır. Yabancı ülkede fiilen yaşayan davalıya tebligat usulü ile Türkiye’de kayıtlı ancak kullanılmayan eski adrese gönderilecek tebligat aynı değildir. Davayı açmadan önce taşınmazın tapu kayıtları, tarafların açık adresleri ve vatandaşlıkları belirlenmelidir. Mahkeme yolunun başlatılması başlı başına şerhin kendiliğinden işlendiği anlamına gelmez; geçici koruma talepleri ve tapu müdürlüğü işlemleri ayrıca takip edilir.
16. İhtiyati tedbir ne zaman ve nasıl değerlendirilir?
Türkiye’deki evin devredilmesi veya ipotek edilmesi riski varsa davaya bağlı geçici hukuki koruma ihtiyacı doğabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389 ve devamı maddeleri ihtiyati tedbirin koşulları ve usulüne ilişkindir. Başvuru yalnız genel satış korkusu anlatısıyla değil, hakkın korunması açısından gerekli olgular ve belgelerle temellendirilmelidir. Mevcut satış ilanı, tapu işlemi, noter bildirimi veya kredi görüşmesi gibi belgeler riskin açıklanmasında kullanılabilir.
Fakat ihtiyati tedbir aile konutu şerhiyle birebir aynı işlem değildir. Birinde aile yaşam alanına özgü sicil koruması, diğerinde yargılama süresince hak kaybını önlemeye yönelik geçici yargısal önlem söz konusudur. Şerh talebi aile konutu şartlarını sağlamıyorsa sırf tedbir istenmiş olması esas hakkı yaratmaz. Ayrıca tedbirde yaklaşık ispat, teminat ve karara itiraz gibi hususlar HMK hükümleri çerçevesinde incelenir. İsviçre’den yapılan telefon görüşmesi veya noter yazışmasının mahkemece otomatik satış yasağı sayılacağı düşünülmemelidir.
17. İsviçre Eheschutz kararı Türkiye’de aile konutu şerhi yerine geçer mi?
İsviçre’de mahkemeden alınmış Eheschutz kararı, eşlerin ayrı yaşaması, oturma düzeni veya bakım sorumlulukları hakkında bilgiler içerebilir. Bununla birlikte yabancı mahkeme kararının varlığı, Türkiye’deki taşınmazın tapu kütüğüne kendiliğinden aile konutu şerhi işlendiğini göstermez. Türk tapu siciline yönelik sonuç için kararın niteliği, tanıma ve tenfiz gerekliliği ile Türkiye’deki talepler ayrı değerlendirilmelidir.
Eheschutz kararı Türkiye’deki yazlığın aile konutu olduğunu kanıtlamaya tek başına yeterli olmayabilir. Aksine İsviçre’deki ortak yaşam merkezinin hangi konut olduğuna ilişkin dosya bilgisi sağlayabilir. Türk nüfus kaydındaki evlilik ve boşanma durumlarıyla yabancı kararın etkisi karıştırılmamalıdır. İsviçre Eheschutz kararının Türkiye’deki etkileri rehberinde ayrılık kararının boşanma sayılmaması sorununu ayrıca inceledik. Türkiye’de şerh isteniyorsa burada anlatılan fiilî kullanım ve uluslararası özel hukuk analizi yapılmalıdır.
18. Eşlerin Türkiye’deki resmî adresi ile İsviçre ikameti çelişiyorsa
Birçok gurbetçinin Türkiye nüfus sisteminde aile apartmanının adresi kayıtlı kalırken fiilî yaşamı İsviçre’de sürer. Bu durum tek başına sahte kayıt anlamına gelmez; ancak aile konutu başvurusunda gerçek yerleşimle resmî kaydın neden farklı olduğunun açıklanmasını gerektirir. Türkiye’deki adresin kayıtlarda görünmesi konutun hukuken kesin aile konutu olduğunu ispatlamaz. İsviçre belediye ikamet belgesi ve çocukların okulu gibi karşı kanıtlar dikkate alınmalıdır.
Eşlerin fiilen hangi konutu ortak yaşam merkezi olarak seçtiği esas sorudur. Türkiye’de elektrik aboneliği hâlâ kişinin adına kayıtlı olsa bile o evden düzenli olarak yararlanılmıyor olabilir. Adreslerin düzeltilebileceği idari kanallar araştırılmalı, ancak gerçeğe uymayan yeni belge düzenletilmeye çalışılmamalıdır. Tapu müdürlüğü aile konutu şerhini bu çelişki nedeniyle reddederse yazılı ret gerekçesi ve eksik görülen belgeler istenmelidir. Belgeler arasındaki farkı tanık beyanı, resmi giriş-çıkış ve sözleşmelerin zaman çizelgesiyle açıklamak mümkündür; sonucu mahkeme belirler.
19. Boşanma açılması veya kesinleşmesi şerhi nasıl etkiler?
Aile konutu koruması evlilik birliğine ve konutun bu niteliği sürdürmesine bağlıdır. Boşanma davası açılması tek başına evliliğin kesin biçimde sona erdiği anlamına gelmez. Ancak boşanmanın kesinleşmesi ve taşınmazın artık aile konutu niteliği taşımaması, TMK m.194’ün devam eden korumasını etkileyebilir. İsviçre mahkemesinde görülmekte olan boşanma davası da Türk nüfusuna işlenmiş kesin boşanma sonucu ile aynı değildir.
Bu nedenle şerh konulması istenen tarihte tarafların medenî hâli, varsa İsviçre boşanma kararı, tanıma-tescil durumu ve Türkiye’deki konutun fiilî kullanımı birlikte incelenir. 1 Haziran 2026 tarihli Yargıtay karar arşivinde boşanmayla aile konutu korumasının sona ermesi meselesi somut olarak ele alınmıştır. Mal rejimine ilişkin alacaklar ile aile konutu şerhinin sona ermesi farklı hak ve davalardır. Türkiye’deki taşınmazın satışından doğan zarar iddiası varsa dayandığı mevzuat ve zamana ilişkin koşullar ayrıca araştırılmalıdır.
20. Tapudaki aile konutu şerhi nasıl kaldırılır?
Tapu siciline aile konutu şerhi daha önce konulmuşsa bu kaydın her durumda süresiz kalacağı söylenemez. Aile konutu niteliğinin sona ermesi, evliliğin sona ermesi veya yetkili makam kararının bulunması gibi durumlarda terkin başvurusu gündeme gelebilir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün e-Terkin bilgilendirmesi, aile konutu şerhinin boşanma veya rızayla kaldırılması örneklerine değinir; fakat tek sayfayı bütün uyuşmazlıklar için genel otomatik silme izni olarak yorumlamamak gerekir.
Şerh kaldırılmadan yapılan satış veya ipotek işlemlerinde yeni uyuşmazlıklar doğabileceğinden kaydın hukuki sebebi ve kaldırma belgesi kontrol edilmelidir. Eşin İsviçre’de olması terkinin daima konsolosluk yoluyla yapılacağı anlamına gelmez. Başvurunun türüne göre vekâletname, evlilik durumunu gösteren kayıt veya mahkeme kararı istenebilir. Anlaşmazlık varsa terkinin yargısal usulü ve yetkili mahkeme ayrı belirlenir. Boşanma kararının yabancı ülkede verilmiş olması, Türkiye’deki tapu siciline etkisini ayrıca değerlendirmeyi gerektirir.
21. Banka, eş ve tapu kayıtlarından hangi deliller toplanmalı?
Şerh talebi ya da rızasız satış iddiası için işe taşınmazın açık tapu bilgilerini ve işlem tarihçesini almakla başlanır. Malik, edinme tarihi, üzerindeki ipotek veya şerh, satış varsa alıcı ve yevmiye kayıtları belirlenir. Evlilik belgesi, nüfus kayıtları, Türkiye ve İsviçre ikamet kayıtları, ortak yaşamı gösteren abonelik, eğitim ve iş belgeleri ile gerçek kullanım arasındaki ilişki kronolojik olarak kurulur.
Rıza ile ilgili belgenin bulunup bulunmadığı tapu işlem dosyasından araştırılır. Banka kredi belgelerine erişim kişisel veri ve sır saklama kuralları nedeniyle sınırlı olabileceğinden mahkemeden usulüne uygun celp istenmesi gerekebilir. Eşlerin e-postaları ve mesajları HMK m.199 anlamında belge olarak tartışılabilir, fakat bağlamlarından koparılmamalıdır. İsviçre’de düzenlenen resmî evrakın gerektiğinde onaylı tercümesi ve doğrulaması yapılmalıdır. Gerçeği değiştiren belge üretimi, usulsüz kişisel veri temini veya doğrulanmamış yargı kararı numarası kullanmak hak arama sürecine zarar verir.
22. Mersin veya İstanbul’daki ev için başvuru sırası
Başvuru sahibi önce mülkiyet ve mevcut şerh durumunu doğrular, sonra konutun aile yaşam merkezi olduğunu ileri sürebileceği somut tarih aralığını belirler. Çiftin İsviçre’deki yerleşim bilgileri ile Türkiye’deki oturma kanıtları karşılaştırılır. Taşınmazın gerçekten yazlık olduğu ortaya çıkarsa TMK m.194 yolunda ısrar etmek yerine varsa eşler arası mal rejimi veya alacak haklarının ayrı değerlendirilmesi gerekir. Aile konutu niteliği kuvvetli belgelerle destekleniyorsa tapu müdürlüğünden gerekli belgeler öğrenilerek başvuru yapılır.
Ret varsa yazılı gerekçe alınır. İşlem sırasında satış veya ipotek riski bulunuyorsa aile mahkemesinde uygun dava ve geçici koruma ihtiyacı ayrı değerlendirilir. Uyuşmazlık sonuçlandığında tapu sicilindeki yevmiye ve şerh kaydı tekrar kontrol edilir. İsviçre’de yaşayan malikin kentsel dönüşüm süreci taşınmaz yönetimine dair başka bir uyuşmazlık türüdür ve burada açıklanan aile konutu şartlarıyla aynı değildir. Bakırcı & Keskin, Mersin ve İstanbul Maslak Ahi Evran Caddesi Polaris Plaza No:21 Kat:9 Sarıyer ofislerinde somut belgeye dayalı hukuki değerlendirme yapar.
Resmî kanun ve uygulama kaynakları
- TMK m.193–194: Aile konutunun korunması (Resmî Mevzuat Bilgi Sistemi)
- MÖHUK m.4, 13, 15 ve 21 (Resmî Mevzuat Bilgi Sistemi)
- TKGM — Aile konutu şerhine ilişkin sık sorulan sorular
- TKGM — Tapu İşlemleri Rehberi, aile konutu şerhi belgeleri
- UYAP — HGK 15.05.2015, 2013/2-2306 E., 2015/1356 K.
- UYAP — Yargıtay 2. HD 15.06.2026, 2026/3964 E., 2026/6555 K.
- TKGM — E-Terkin ve aile konutu şerhinin kaldırılması
Konuyla ilgili diğer rehberler
İsviçre Grundbuchauszug ve Türk mal rejimi davasında deliller; İsviçre Säule 3a birikimi ile Türkiye’de boşanma ve mal rejimi.
Sık sorulan sorular
İsviçre’de yaşayan eş Türkiye’deki yazlığa aile konutu şerhi koydurabilir mi?
Yalnız evli olmak yeterli değildir. Türkiye’deki evin eşlerin gerçek ortak yaşam merkezi olduğunu destekleyen olgular ve uygulanacak hukuk incelenir; sırf dönemsel yazlık kullanımı genellikle yeterli olmaz.
TMK 194 hangi işlemlere sınır koyar?
Gerçek aile konutu söz konusuysa eşin açık rızası olmadan aile konutu kira sözleşmesinin feshi, devir ve hakların sınırlandırılması bakımından hüküm uygulanır.
İsviçre oturum izni aile konutu şerhini engeller mi?
Oturum izni tek başına engel veya hak doğuran belge değildir. Ailenin fiilî yaşam merkezi ve vatandaşlık statüsü birlikte değerlendirilir.
Türkiye’de tapunun eşimin adına olması şerh istememe engel mi?
Hayır. TMK m.194 malik olmayan eşe başvuru imkânı tanır, ancak aile konutu niteliği aranır.
Aile konutu şerhi tapuda otomatik yarı mülkiyet verir mi?
Hayır. Şerh mülkiyet payını kendiliğinden değiştirmez; mal rejimi tasfiyesine ilişkin haklardan ayrıdır.
İsviçre’de nikâh yaptık, nüfus kaydı olmadan başvurabilir miyim?
Evliliğin varlığı ve Türkiye’de tanınabilir resmî belgeyle doğrulanması gerekir. Nüfus ve yabancı belge usulleri kontrol edilmelidir.
MÖHUK 13 ile MÖHUK 15 arasındaki fark nedir?
MÖHUK m.13 evliliğin genel hükümlerine, m.15 evlilik mallarına ve tasfiyeye uygulanacak hukuku düzenler. Hak talebinin türü önemlidir.
İsviçre’den avukata vekâlet vererek işlem yapılabilir mi?
Uygun temsil belgesiyle başvuru veya dava yürütülebilir. Yetki kapsamı, şekil ve tercüme/tasdik koşulları önceden doğrulanmalıdır.
İsviçre Eheschutz kararı Türkiye’de tapuya otomatik şerh koyar mı?
Hayır. Yabancı kararın Türkiye’deki hukuki etkisi ile yerli tapu sicili işlemi ayrı değerlendirilir.
Eşim Türkiye’deki evi habersiz sattıysa tapu iptal olur mu?
Otomatik olmaz. Satış anında konutun aile konutu niteliği ve açık rızanın bulunup bulunmadığı başta olmak üzere somut şartlar araştırılır.
Şerh istemi reddedilirse ilk adım nedir?
Tapu müdürlüğünden yazılı ret veya eksiklik gerekçesi alınır; olgu ve belge durumuna göre yeni başvuru ya da yargı yolu incelenir.
İsviçre’de boşandıktan sonra aile konutu şerhi devam eder mi?
Evlilik ve aile konutu niteliğinin sona ermesi korumayı etkileyebilir. Boşanmanın kesinleşmesi ve yabancı kararın Türkiye’deki etkisi değerlendirilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
BAKIRCI & KESKİN HUKUK BÜROSU sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
