İzale-i Şuyu Davası Yargıtay’a Gider mi? Ortaklığın Giderilmesinde Temyiz 2026
İzale-i Şuyu Davasında Görevli Mahkeme Neden Önemlidir?
İzale-i şuyu olarak bilinen ortaklığın giderilmesi davası, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır ya da taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen paylaşma veya satış yoluyla sona erdirilmesini amaçlar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4/1-b maddesi, “taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları” açıkça Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine vermiştir.
Bu görev kuralı kanun yolu bakımından doğrudan sonuç doğurur. Çünkü HMK m. 362/1-b, HMK m. 4’te gösterilen davalar hakkında Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerince verilen kararların kural olarak temyiz edilemeyeceğini düzenler. Bu nedenle uzun yıllar boyunca uygulamadaki temel cevap şu olmuştur: Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen ortaklığın giderilmesi davası istinafa gider; BAM’ın kararı ise kural olarak kesindir.
Davanın esasına ilişkin ayrıntılı bilgi için Ortaklığın Giderilmesi Davası 2026 rehberimize; satış ve aynen bölüşme ayrımı için ise ortaklığın giderilmesinde satış ve aynen taksim yazımıza bakabilirsiniz.
HMK m. 362/1-b’ye Göre Genel Kural: BAM Kararı Temyiz Edilemez
HMK’nın “Temyiz edilemeyen kararlar” başlıklı 362. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, maddede ayrıca düzenlenen kira uyuşmazlıkları ile Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin davalara dair istisnalar saklı kalmak üzere, HMK m. 4’te gösterilen davalar hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların temyiz edilemeyeceğini düzenlemektedir. Ortaklığın giderilmesi davaları da HMK m. 4/1-b’de açıkça sayıldığı için bu genel kuralın kapsamındadır.
Dolayısıyla BAM, Sulh Hukuk Mahkemesinin ortaklığın giderilmesine ilişkin kararını inceleyip istinaf başvurusunu esastan reddederse, yani ilk derece hükmünün sonucunu değiştirmeden hukuka uygun bulursa, karar hakkında Yargıtay’a olağan temyiz başvurusu yapılamaz. Bu ihtimalde BAM kararı olağan kanun yolu bakımından kesindir.
31 Temmuz 2026 Değişikliği: HMK m. 362/3 Yeni Bir Temyiz İstisnası Getirdi
16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen 7589 sayılı Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak HMK m. 362’ye üçüncü fıkrayı ekledi. Düzenleme, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul edip yeniden esas hakkında hüküm kurduğu durumlar için özel bir temyiz rejimi getirdi.
Yeni HMK m. 362/3’e göre BAM’ın yeniden esas hakkında verdiği kararın kabul veya reddedilen kısmı, miktar ya da değer itibarıyla HMK m. 341/2’deki istinaf parasal sınırının üzerindeyse karar temyiz edilebilir. Fıkrada ayrıca iki sınırlama bulunmaktadır: BAM’ın yeniden verdiği karar genel temyiz sınırının altında kalıyorsa, BAM kararı ile ilk derece kararı arasındaki farkın da HMK m. 341/2 sınırını aşması gerekir; ayrıca belirli şartlarda yalnızca yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin değişiklikler temyize konu edilemez.
Bu değişiklik, Anayasa Mahkemesinin 26 Şubat 2026 tarihli E.2026/49, K.2026/48 sayılı kararıyla ortaya çıkan denetim ihtiyacının ardından yapılmıştır. Kanun değişikliğinin tam çerçevesi için sitemizdeki 12. Yargı Paketi 2026 – 7589 sayılı Kanun rehberini de inceleyebilirsiniz.
Ortaklığın Giderilmesi Davasında BAM Kararına Göre Yargıtay Yolu
“İzale-i şuyu davası Yargıtay’a gider mi?” sorusunun doğru cevabı, artık yalnızca dava türüne bakılarak değil, BAM’ın nasıl bir karar verdiğine bakılarak verilmelidir.
| BAM’ın kararı | Temyiz durumu | Dayanak |
|---|---|---|
| İstinaf başvurusunun esastan reddi | Kural olarak Yargıtay yolu yoktur. İlk derece kararı sonuç itibarıyla korunmuştur. | HMK m. 362/1-b |
| İstinafın kısmen veya tamamen kabulü ve BAM’ın yeniden esas hakkında karar vermesi | Şartları varsa Yargıtay yolu açıktır. Değer ve parasal sınırlar ayrıca hesaplanır. | HMK m. 362/3 |
| HMK m. 353/1-a kapsamında ilk derece kararının kaldırılması ve dosyanın geri gönderilmesi | Temyiz edilemez. | HMK m. 362/1-g |
| BAM’ın değişikliği yalnız yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin | HMK m. 362/3-b’deki şartlar gerçekleşiyorsa temyiz edilemez. | HMK m. 362/3-b |
1. BAM istinaf başvurusunu esastan reddederse
Örneğin Sulh Hukuk Mahkemesi taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar vermiş, bir paydaş kararı istinaf etmiş ve BAM “istinaf başvurusunun esastan reddine” karar vermişse, BAM ilk derece hükmünü değiştirmemiştir. Bu durumda ortaklığın giderilmesi davası HMK m. 4 kapsamında kaldığından HMK m. 362/1-b uygulanır ve olağan temyiz yolu kapalıdır.
2. BAM kararı kaldırıp yeniden esas hakkında hüküm kurarsa
Örneğin ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, BAM ise istinafı kabul ederek bu kararı kaldırmış ve taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesine kendisi karar vermiş olabilir. İşte 31 Temmuz 2026’dan sonra özellikle bu ihtimalde HMK m. 362/3 ayrıca uygulanır. Kararın kabul veya reddedilen kısmının değeri ve kanundaki parasal eşikler sağlanıyorsa temyiz yolu Yargıtay’a açılabilir.
Benzer şekilde ilk derece mahkemesi satışa karar vermişken BAM aynen taksim yönünde yeni bir hüküm kurmuşsa veya talebin kapsamını değiştirerek yeniden esas kararı vermişse, kararın “yeniden esas hakkında karar” niteliği belirleyicidir. Temyiz edilebilirlik, karar sonucunun değeri ve kanuni sınırlar üzerinden ayrıca kontrol edilmelidir.
3. BAM dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderirse
BAM bazı ağır usul eksikliklerinde HMK m. 353/1-a kapsamında ilk derece kararını kaldırıp dosyayı yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderebilir. HMK m. 362/1-g, bu tür BAM kararlarını açıkça temyiz dışı bırakır. Bu nedenle “kaldırma ve geri gönderme” kararı ile “kaldırıp yeniden esas hakkında karar verme” birbirinden ayrılmalıdır.
2026 Parasal Sınırları Nasıl Uygulanır?
2026 yılında açılan davalar bakımından HMK m. 341/2 istinaf sınırı 50.000 TL, HMK m. 362/1-a genel temyiz sınırı ise 682.000 TL olarak uygulanmaktadır. Ancak HMK Ek m. 1/2 gereğince 341 ve 362. maddelerdeki parasal sınırlar bakımından esas alınacak tarih, kural olarak davanın açıldığı tarihtir. Bu nedenle 2024, 2025 veya daha önce açılmış bir ortaklığın giderilmesi dosyasında doğrudan 2026 rakamı kullanılmaz; dava tarihindeki parasal sınır tespit edilir.
HMK m. 362/3 açısından pratik hesap şu şekilde yapılır: Önce BAM’ın istinafı kabul edip yeniden esas hakkında hüküm kurup kurmadığına bakılır. Sonra kabul veya reddedilen kısmın miktar/değerinin dava tarihinde geçerli HMK m. 341/2 sınırını aşıp aşmadığı belirlenir. BAM’ın yeniden verdiği karar genel temyiz sınırının altında kalıyorsa, ilk derece kararı ile BAM kararı arasındaki fark bakımından da m. 341/2 eşiği kontrol edilir.
31 Temmuz 2026’dan Önce Açılmış Dosyalarda Yeni Kural Uygulanır mı?
7589 sayılı Kanunun geçici maddesinde HMK m. 362/3 için “yalnız bu tarihten sonra açılan davalara uygulanır” şeklinde özel bir sınırlama öngörülmemiştir. HMK m. 448’e göre usul hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır. Bu nedenle 31 Temmuz 2026’dan sonra yapılacak kanun yolu değerlendirmelerinde yeni fıkra dikkate alınır. Ancak parasal sınırın tutarı HMK Ek m. 1/2 uyarınca dava tarihine göre tespit edilir.
Bu ayrım özellikle eski tarihli ortaklığın giderilmesi dosyalarında önemlidir. Dosyanın 2023’te açılmış olması, BAM kararının 2026’da verilmesine engel değildir; fakat temyiz şartlarının parasal kısmı belirlenirken 2023’te geçerli sınırların ayrıca incelenmesi gerekir.
Kararda “Kesin” Yazması Her Zaman Son Söz müdür?
Mahkemenin veya BAM’ın kararın sonunda “kesin” ya da “temyiz yolu açık” şeklinde kanun yolu bilgisi vermesi önemlidir; ancak kanun yolunun gerçekten açık olup olmadığı doğrudan kanundan doğar. Karardaki kanun yolu gösterimi hatalıysa, yalnız bu ibare hukuken kapalı bir yolu açmaz veya kanunen açık bir yolu ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle 31 Temmuz 2026’dan sonra ortaklığın giderilmesi dosyasında BAM’ın istinafı kabul edip yeniden esas hakkında hüküm kurduğu bir kararda “kesin” ibaresi görülürse, kararın HMK m. 362/3 kapsamında temyize elverişli olup olmadığı ayrıca incelenmelidir. Temyiz dilekçesi verildiğinde kesinlik, süre ve temyiz şartları Yargıtay tarafından da ön incelemede denetlenir.
Ortaklığın Giderilmesi Davasında Temyiz Süresi Ne Kadardır?
HMK m. 361/1 uyarınca temyizi mümkün bir BAM nihai kararına karşı temyiz süresi, kararın usulüne uygun şekilde tebliğinden itibaren iki haftadır. Temyiz dilekçesi, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine sunulur ve dosya kanuni şartlar mevcutsa Yargıtay’a gönderilir.
İki haftalık sürenin kaçırılması hak kaybına yol açabileceğinden, özellikle BAM’ın yeniden esas hakkında karar verdiği izale-i şuyu dosyalarında kararın tebliğ tarihi, dava tarihi, taşınmaz değeri ve uygulanacak parasal sınır birlikte kontrol edilmelidir.
Kanun Yararına Temyiz Bu Dosyada Kullanılabilir mi?
Kanun yararına temyiz, tarafların normal temyiz hakkının yerine geçen bir kanun yolu değildir. HMK m. 363’te düzenlenen bu kurum, kanunda belirtilen kesinleşmiş kararlar bakımından Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından işletilebilir ve tarafın elde ettiği hükmün hukuki sonucunu ortadan kaldırmaz. Ayrıca istinaf incelemesinden geçerek esası hakkında karar verilmiş dosyalarda kanun yararına temyizin uygulanma alanı son derece sınırlıdır.
Bu nedenle BAM’ın ortaklığın giderilmesi dosyasında verdiği kesin karara karşı “normal temyiz yerine kanun yararına temyiz yaparım” şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.
Sonuç: İzale-i Şuyu Davası Yargıtay’a Gider mi?
2026 yılı güncel cevabı şudur: Ortaklığın giderilmesi davasında BAM kararları hâlen HMK m. 362/1-b uyarınca kural olarak temyiz dışıdır. Fakat 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren HMK m. 362/3 nedeniyle, BAM’ın istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul edip yeniden esas hakkında karar verdiği dosyalarda, kanundaki miktar/değer ve parasal sınır şartları gerçekleşirse Yargıtay temyizi mümkündür.
Bu sebeple dosya bazında yalnız “dava Sulh Hukuk Mahkemesinden çıktı” bilgisine bakmak yeterli değildir. BAM kararının hüküm fıkrasında “esastan ret”, “kaldırma ve geri gönderme” veya “kaldırılarak yeniden esas hakkında karar” seçeneklerinden hangisinin bulunduğu tespit edilmelidir. Özellikle 31 Temmuz 2026 sonrası kararlar bakımından HMK m. 362/3 kontrol edilmeden “karar kesindir” sonucuna varılmamalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Ortaklığın giderilmesi davası istinafa gider mi?
Evet. İlk derece Sulh Hukuk Mahkemesi kararına karşı HMK’daki istinaf şartları ve süreleri çerçevesinde Bölge Adliye Mahkemesine başvurulabilir.
2. BAM istinafı reddederse Yargıtay’a gidilir mi?
Kural olarak hayır. Ortaklığın giderilmesi HMK m. 4/1-b kapsamında olduğundan, BAM’ın esastan ret kararı HMK m. 362/1-b uyarınca temyize kapalıdır.
3. BAM ilk derece kararını değiştirirse Yargıtay yolu açılır mı?
BAM istinafı kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında hüküm kurmuşsa, HMK m. 362/3’teki miktar/değer ve parasal sınır koşulları ayrıca değerlendirilir. Koşullar oluşursa temyiz mümkündür.
4. 31 Temmuz 2026’dan önceki bilgiler neden farklı?
Çünkü 7589 sayılı Kanunla HMK m. 362’ye üçüncü fıkra 31 Temmuz 2026’da eklenmiştir. Daha eski içerikler bu yeni istisnayı içermez.
5. 2026’da HMK m. 341/2 sınırı kaç TL?
2026 yılında açılan davalar için 50.000 TL’dir. Ancak eski tarihli dosyalarda dava tarihinde geçerli sınır esas alınır.
6. 2026 genel temyiz sınırı kaç TL?
2026 yılında açılan davalarda HMK m. 362/1-a bakımından genel temyiz sınırı 682.000 TL’dir. HMK m. 362/3’te bu sınır ayrıca bazı alt şartlarda önem taşır.
7. BAM dosyayı geri gönderirse temyiz olur mu?
HMK m. 353/1-a kapsamında verilen kaldırma ve geri gönderme kararları HMK m. 362/1-g gereğince temyiz edilemez.
8. Temyiz süresi kaç gündür?
Temyizi mümkün BAM nihai kararlarında süre, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.
9. Kararda “kesin” yazıyorsa yine de kontrol gerekir mi?
Evet. Kanun yolunun açık olup olmadığı kanuna göre belirlenir. Özellikle BAM’ın 31 Temmuz 2026’dan sonra yeniden esas hakkında karar verdiği dosyalarda HMK m. 362/3 ayrıca incelenmelidir.
10. İzale-i şuyu dilekçe örneğine nereden ulaşabilirim?
Sitemizdeki Ortaklığın Giderilmesi Dava Dilekçesi 2026 sayfasında açıklamalı örnek ve Word formatı bulunmaktadır.
Resmî Kaynaklar
Güncel metin kontrolü için Mevzuat Bilgi Sistemi, 7589 sayılı Kanunun kabul ve yayımlanma bilgileri için TBMM Kanun Bilgileri ve 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete incelenebilir. HMK m. 362’deki anayasal denetim bakımından Anayasa Mahkemesinin 26.02.2026 tarihli E.2026/49, K.2026/48 sayılı kararı da önemlidir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
