B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Kanuni Grevde Maaş Ödenir mi? İş Sözleşmesinin Askısı, Kıdem ve Başka İşte Çalışma

Kanuni grev nedeniyle iş sözleşmesi askıda kalan işçiye, askı dönemi için işveren ücret ve sosyal yardım ödeyemez; bu süre kıdem tazminatı hesabına katılmaz. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.67/3 bu sonucu açıkça düzenler. Buna karşılık grev başlamadan önce işlemiş ücretler ve ekleri kaybolmaz; olağan ödeme gününde ödenir. Grevden önce kazanılmış alacak ile grevde çalışılmayan döneme ilişkin ödeme ayrı değerlendirilmelidir.

Kanuni greve katılmak iş sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez. Sözleşme askıda kaldığından işçi ile işveren arasındaki hukuki bağ sürer. Bu bağ, başka işveren yanında çalışma yasağına, yerine işçi alınmasının sınırlarına ve işveren tarafından sağlanan konutun korunmasına da yansır. Aşağıdaki kurallar kanuni grev ve ilgili hükümler yönünden kanuni lokavt içindir; kanun dışı grev veya lokavtın sonuçları m.70’te farklı düzenlenmiştir.

Kanuni grevde önceki ücret alacağının ödenmesini, askı döneminin ücret ve kıdem tazminatı sonuçlarını ve fiilen çalışan kişinin ayrı durumunu karşılaştıran şema
Kanuni grev/lokavt içindir; kanun dışı hâller 6356 m. 70'e tabidir.

İş sözleşmesinin askıya alınması işten çıkış mıdır?

6356 sayılı Kanun m.67/1, kanuni greve katılan işçilerin iş sözleşmelerinin grev süresince askıda kalacağını düzenler. Askı, sözleşmenin sona ermesi değildir. İşçi, sadece kanuni greve katıldığı için işyerinden ayrılmış veya istifa etmiş sayılmaz. Grev boyunca iş görme ve buna karşılık ücret ödeme borcunun işleyişi kanunun özel hükümlerine tabidir.

Kanun m.66/2, kanuni grev kararına katılma, grevi teşvik etme, greve katılma veya başkalarını katılmaya teşvik etme nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilemeyeceğini ayrıca belirtir. Bu güvence, kanuni grev faaliyeti ile başka bir bağımsız hukuki nedenin birbirinden ayrılmasını gerektirir. Greve katılma davranışına farklı bir ad verilmesi, gerçek fesih nedeninin incelenmesini ortadan kaldırmaz.

Askı kaydında grevin kanuni dayanağı, işçinin durumu ve fiilen çalışmadığı dönem gösterilir. İşçinin greve katılma tarihiyle işyerindeki grevin başlangıç tarihi her kayıt bakımından özdeş kabul edilmemelidir. Kanun, greve katılmayan fakat grev nedeniyle çalıştırılamayan çalışanları da ayrıca kapsar.

Grev sona erdiğinde sözleşmenin baştan kurulması gerektiği yönünde genel bir kural yoktur. Askı boyunca hukuki ilişki devam eder. Bu nedenle personel dosyasında geçici çalışmama durumuyla fesih belgesini aynı işlem olarak düzenlemek, kanunun koruduğu sürekliliği yanlış yansıtır.

Greve katılmayan işçinin sözleşmesi de askıda kalır mı?

m.67/1 yalnız aktif olarak greve katılanları saymaz. Greve katılmayan veya katılmaktan vazgeçip grev nedeniyle çalıştırılamayan işçilerin sözleşmeleri de askıda kalır. Kanuni lokavta maruz kalan çalışanlar aynı fıkranın kapsamındadır. Bu nedenle işçinin sendika üyeliği veya greve ilişkin kişisel görüşü, askı değerlendirmesini tek başına belirlemez.

m.64/1, işçilerin greve katılıp katılmamakta serbest olduğunu; katılmayanların veya vazgeçenlerin çalışmasının engellenemeyeceğini düzenler. Aynı fıkra işvereni bu işçileri çalıştırıp çalıştırmamakta serbest bırakır. Greve katılmayan kişinin işyerinde fiilen çalışması ile grev nedeniyle çalıştırılamaması, ücret yönünden farklı durumlardır. İşçi bazında hangi olgunun gerçekleştiği belirlenmelidir.

Grev sırasında kendi işinde çalışmaya devam eden çalışan, sırf işyerinde grev bulunduğu için m.67/3’teki askı dönemi ücret yasağının kapsamında gösterilemez. Bu yasak, iş sözleşmesi askıda kalan işçinin ilgili dönemi içindir. Fiilî çalışma ve zorunlu çalışma kayıtları bu nedenle toplu bir personel listesinde aynı kod altında açıklanamaz.

İşverenin çalıştırmama işleminin grev nedeniyle olup olmadığı da önemlidir. Her türlü iş vermeme durumu m.67’ye bağlanamaz. Kanuni grev, çalışan statüsü ve çalıştırılmama nedeni arasındaki bağlantı kurulmadan ücret borcunun kalktığı sonucuna varılması, özel hükmün kapsamını genişletir.

Grev süresinin maaşı ve sosyal yardımları neden ödenmez?

m.67/3, iş sözleşmesi askıda kalan işçilere grev ve lokavt dönemi için işverence ücret ve sosyal yardım ödenemeyeceğini düzenler. Hüküm, işverenin isterse ödeyebileceği basit bir tercih alanı bırakmaz. Aynı fıkraya göre toplu iş sözleşmesine veya bireysel iş sözleşmesine bunun tersini öngören hüküm konulamaz.

Ödemenin başlığı tek başına belirleyici değildir. Grevde çalışılmayan dönem için yapılan ücret niteliğindeki ödeme, farklı ad kullanılması nedeniyle m.67’nin dışına çıkmaz. Bunun yanında önceki çalışmayla kazanılmış bir alacağı, ödeme günü greve rastladığı için grev dönemi ücreti saymak da yanlış olur. Dönem ve hak kazanma nedeni birlikte incelenir.

Sosyal yardım başlığı bakımından da aynı ayrım yapılır. Hangi sözleşme maddesinin hangi döneme ilişkin hak doğurduğu tespit edilmeden bütün yardımların geçmişten itibaren silindiği söylenemez. m.67/3’ün düzenlediği yasak, askı dönemine ait işveren ödemesidir. Grev öncesi işlemiş ücret eklerinin olağan gününde ödenmesi ise m.67/2’nin açık yükümlülüğüdür.

Bu özel rejim, olağan ücret gecikmesiyle karıştırılmamalıdır. Ücretin ödenmemesi üzerine çalışmaktan kaçınma 4857 sayılı İş Kanunu m.34’ün konusudur. Kanuni grev nedeniyle askıdaki dönem ise 6356 sayılı Kanun’un ayrı hükümleriyle değerlendirilir.

Grevden önce kazanılan ücretler ne zaman ödenir?

m.67/2’ye göre işveren, grev veya lokavt başlamadan önce işlemiş ücretleri ve eklerini olağan ödeme gününde ödemek zorundadır. Grev başlaması, önceki çalışma karşılığında doğmuş borcu ortadan kaldırmaz ve ödeme gününü grevin sonuna ertelemez. Borcun hangi dönemde doğduğu ile bankaya hangi gün yatırılacağı birbirinden ayrılır.

Ay içinde grev başlamışsa bordro dönemi bütünüyle tek durum altında değerlendirilemez. Grev öncesi fiilen çalışılan ve ücret hakkı doğuran bölüm, askıda geçen bölümden ayrılır. Çalışma kayıtları, ücret eki koşulları ve ödeme takvimi üzerinden alacağın kaynağı belirlenir. Tek bir aylık bordro düzenlenmesi, ayın bütün günlerinin aynı hukuki niteliğe sahip olduğunu göstermez.

Kanun ödemeyi yapacak personelin de bu amaçla çalışmasını öngörür. Bu personelin çalışmaması hâlinde m.65/5’teki düzen uygulanır. Dolayısıyla ücret işlemlerini yürüten birimin grevde olması, önceki ücretlerin hiç ödenmemesi için kanuni gerekçe değildir. İşveren gerekli ödeme organizasyonunu ilgili hükümler çerçevesinde kurmakla yükümlüdür.

Denetim sırasında ücret tahakkuku ile fiilî ödeme birlikte incelenir. Bordroda borcun görünmesi, banka kaydında ödenmiş olduğunu kendiliğinden göstermez. Aynı şekilde banka transferinin yapılması da ödemenin hangi çalışma dönemine ve hangi ücret ekine mahsup edildiği açıklanmadan bütün alacağın karşılandığını ortaya koymaz.

Grevde geçen günler kıdem tazminatına eklenir mi?

m.67/3, iş sözleşmesinin askıda kaldığı grev ve lokavt süresinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmayacağını açıkça düzenler. Burada kanun belirli bir hesap kalemini, kıdem tazminatını ifade etmektedir. Bu sonucu bütün sosyal güvenlik sürelerine veya her türlü mesleki kıdeme ilişkin genel bir hüküm gibi genişletmek doğru değildir.

Hesapta dışarıda bırakılacak dönem, sözleşmenin grev veya lokavt nedeniyle askıda kaldığı süredir. İşyerinde grev bulunmasına rağmen fiilen çalışan kişinin bütün günlerini bu kapsamda çıkarmak, m.67/1’deki çalışan statüsü ayrımını göz ardı eder. Çalışanın hangi tarihte greve katıldığı, hangi dönemde çalıştırılmadığı ve askının ne zaman sona erdiği belirlenmelidir.

Aynı fıkra, bu sürenin kıdem tazminatına dahil edilmesini öngören toplu veya bireysel sözleşme hükmüne de izin vermez. Bu özel kanuni sınır, işçi lehine olduğu gerekçesiyle herhangi bir sözleşme maddesinin kendiliğinden geçerli sayılmasını engeller. Sözleşmenin ücret ve kıdem düzeni, emredici kanun hükmüyle birlikte okunur.

Grev süresi dışarıda bırakılırken çalışanın grevden önceki hizmetinin tamamı silinmez. Askı, geçmiş hizmeti ortadan kaldıran fesih değildir. Hesap, toplam hizmet ilişkisinin içinden kanunun dışladığı belirli dönemi ayırarak yapılır; bütün kıdemin yeniden başlatılması sonucu çıkarılmaz.

İşveren grevdeki işçinin yerine geçici personel alabilir mi?

m.68/1, kanuni grev veya lokavt boyunca sözleşmesi m.67 nedeniyle askıda kalan işçilerin yerine sürekli veya geçici başka işçi alınmasını ve başkalarının çalıştırılmasını yasaklar. Yasağın kapsamı yalnız yeni, belirsiz süreli iş sözleşmesi yapılmasıyla sınırlı değildir. Geçici nitelik verilmesi veya farklı bir organizasyon adı kullanılması, yerine çalıştırma olgusunun incelenmesini ortadan kaldırmaz.

Bu hükmün amacıyla uygulama alanı somut iş üzerinden belirlenir. Hangi işçinin sözleşmesinin askıda olduğu, onun yürüttüğü işin kim tarafından yerine getirildiği ve görevlendirmenin ne zaman başladığı karşılaştırılır. İşyerinde bulunan herkesin otomatik olarak grevdeki işçinin yerine alındığı söylenemeyeceği gibi, unvan değişikliği de gerçek çalışma biçimini gizleyen yeterli açıklama değildir.

Kanun, greve katılamayacak veya lokavta maruz bırakılamayacak işçilerden ölen, kendi isteğiyle ayrılan veya sözleşmesi haklı nedenle feshedilenlerin yerine yeni işçi alınmasına ayrıca izin verir. m.65/5 de zorunlu personelden çalışmayanların yerine görevli makamın yazılı izniyle işçi alınmasını düzenler. Bu dar istisnalar genel üretim kadrosunu yenileme yetkisi değildir.

İşverenin yasağa aykırı davranışı, taraf sendikanın yazılı başvurusu üzerine görevli makam tarafından denetlenir. Başvuruya somut görev, kişi ve zaman bilgilerinin eklenmesi, yerine çalıştırma iddiasının fiilî iş organizasyonu üzerinden incelenmesini sağlar.

Greve katılmayan çalışanlara hangi işler yaptırılabilir?

m.68/2’ye göre greve katılmayan veya katılmaktan vazgeçen işçiler ancak kendi işlerinde çalıştırılabilir. Greve katılan işçilerin işleri bu kişilere yaptırılamaz. İşverenin m.64/1 kapsamında onları çalıştırma serbestisi, m.68/2’deki iş sınırını ortadan kaldırmaz. İki hüküm birlikte uygulanır.

Çalışanın kendi işinin belirlenmesinde yalnız o gün verilen talimat esas alınamaz. Grev öncesindeki fiilî görevler, iş sözleşmesi, görev tanımı ve iş organizasyonu dikkate alınır. Grev başlayınca yapılan geniş kapsamlı bir görev değişikliğiyle başka çalışanların işlerinin aynı kişiye yüklenmesi, yerine çalıştırma yasağı bakımından ayrıca değerlendirilir.

m.64/3–4, grevden önce üretilmiş ürünlerin ve greve katılmayıp çalışanların ürettiği ürünlerin satılmasının veya işyeri dışına çıkarılmasının engellenemeyeceğini düzenler. Ancak dördüncü fıkra açıkça m.68 hükümlerini saklı tutar. Ürün çıkışına izin verilmesi, üretimi grevdeki personelin yerine başka çalışanlarla sürdürme konusunda sınırsız bir hak tanımaz.

Bu ayrım, depo, sevkiyat ve üretim kayıtlarında önem kazanır. Hangi ürünün grevden önce üretildiği ve hangi faaliyetin greve katılmayan çalışanın kendi işi olduğu somutlaştırılır. Satışın serbest olmasıyla işçi ikamesinin yasak olması aynı anda uygulanabilen kurallardır; biri diğerini hükümsüz kılmaz.

Grevdeki işçi başka işverenin yanında çalışabilir mi?

m.68/3 uyarınca kanuni grev veya lokavt nedeniyle iş sözleşmesi askıda kalan işçiler, bu süre içinde başka bir işverenin yanında çalışamaz. İşveren bu yasağa aykırılık hâlinde iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. Ücretin grev süresince ödenmemesi, kanunda yer alan başka işte çalışma yasağını kendiliğinden kaldırmaz.

Hüküm, başka işverenin yanında çalışmayı esas alır. İşçinin başka işyerinde hangi sıfatla bulunduğu, gerçekten iş görüp görmediği ve çalışma tarihlerinin askı dönemine denk gelip gelmediği belirlenir. Yalnız bir fotoğraf, isim benzerliği veya başka bir firmayla sosyal ilişki, çalışma ilişkisinin bütün unsurlarını açıklayan kayıt olarak kabul edilmemelidir.

Fesih sonucu kanunda mümkün kılınmış olsa da iş sözleşmesi ihlal iddiasıyla otomatik olarak yok olmaz. İşverenin fesih işlemi, ileri sürdüğü olay ve buna dayanan kayıtlar incelenir. Grevle ilgisiz bir dönemdeki çalışmanın, grev sırasında yapılmış gibi gösterilmesi m.68/3’ün doğru uygulanması değildir.

İşçinin gelir ihtiyacı ile hükmün kapsamı ayrı konulardır. Maddede açıkça düzenlenen kısmi süreli çalışma istisnası dışında, tam süreli çalışan için genel bir ek iş izni öngörülmemiştir. Bu nedenle başka iş kabul edilmeden önce mevcut sözleşmenin türü ve yapılacak işin süreleri birlikte değerlendirilmelidir.

Kısmi süreli çalışan için başka işte çalışma istisnası nedir?

m.68/3’ün son cümlesi, kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar için istisna getirir. Bu kişiler, kanuni haftalık çalışma süresini tamamlayacak süreyi aşmamak üzere başka işverenin işyerinde çalışabilir. İstisna, kısmi süreli çalışanı tamamen sınırsız bir çalışma düzenine geçiren hüküm değildir; süre sınırı içerir.

Önce mevcut ilişkinin gerçekten kısmi süreli olup olmadığı belirlenir. Sözleşmeye yalnız bu adın yazılması yeterli açıklama oluşturmaz; çalışma düzeni ve uygulanacak kanuni süre dikkate alınır. Sonra başka işyerindeki çalışmanın, kanunun izin verdiği tamamlama sınırını aşıp aşmadığı incelenir. Farklı işlerin saatleri ayrı ayrı değerlendirilip toplam sınır görünmez bırakılamaz.

Kanun metni izin verilen süreyi kanuni haftalık çalışma süresine bağladığından, işçinin tabi olduğu çalışma rejimi belirlenmeden herkes için aynı ek çalışma saati ilan edilmemelidir. Sözleşme türü, mevcut süre ve diğer işin programı bir arada gösterilir. Böylece istisnanın neden uygulandığı veya uygulanmadığı denetlenebilir.

İstisnanın bulunması, işverenin grevdeki işçinin yerine başka çalışan almasına ilişkin yasağı da değiştirmez. Bir hüküm işçinin başka işte çalışmasını, diğeri işverenin askıdaki işçinin işini başkasına yaptırmasını düzenler. Tarafların yükümlülükleri aynı başlık altında birbirine mahsup edilemez.

İşveren konutundan çıkarma ve hizmetleri kesme mümkün müdür?

m.69/1, işverenin kanuni grev veya lokavt boyunca greve katılan veya lokavta uğrayan işçinin kendisi tarafından sağlanmış konuttan çıkmasını isteyemeyeceğini düzenler. Kanuni grev, işçiyi barındığı konuttan uzaklaştırmak için başlı başına gerekçe yapılamaz. Bu koruma, işveren tarafından sağlanan konut ve maddede belirtilen çalışan statüsüyle bağlantılıdır.

Koruma konutun her giderinin ücretsiz olacağı anlamına gelmez. m.69/2, onarım, su, gaz, aydınlatma ve ısıtma giderleri ile rayiç kiranın istenmesine izin verir. İstenen tutarın niteliği gösterilmelidir. Konuttan çıkarma yasağı ile gider ve kira talep etme imkânı, kanunun ayrı fıkralarında birlikte düzenlenmiştir.

m.69/3 uyarınca işveren bu hizmetleri kanuni grev veya lokavt süresince kısıntıya uğratamaz. Bunun istisnası, hizmetlerin kanuni grev veya lokavt yüzünden zaten kısıntıya uğramış olmasıdır; bu hizmetlerin devamı işçilerce istenemez. İşverenin yaptırım amacıyla yaptığı kesinti ile grevin fiilî etkisinden kaynaklanan aksama aynı değerlendirme değildir.

Sigorta yardımları bakımından m.66/3, 5510 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine gönderme yapar. Ücretin askıda olması, bütün sigorta yardımlarının tek cümleyle sona erdiği veya koşulsuz sürdüğü sonucunu vermez. Yardım türü ve 5510 kapsamındaki hak sahipliği ayrıca incelenir; işveren ücret borcu ile sosyal sigorta yardımı birbirinin yerine kullanılmaz.

Grev sonunda yapılan TİS’ten kimler yararlanır?

m.39/8, grev sonunda yapılan toplu iş sözleşmesi bakımından özel bir yararlanma kuralı getirir. m.65’e göre zorunlu çalışanlar dışında, grev sırasında işyerinde çalışmış olanlar, sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça grev sonunda yapılan sözleşmeden yararlanamaz. Bu kural, grev oylamasında kullanılan oya veya kişinin sözlü tutumuna değil, grev sırasında çalışma olgusuna bağlıdır.

Bu nedenle katılım ve puantaj kayıtları sadece grev ayının ücretini hesaplamak için tutulmaz. Sonradan imzalanan toplu iş sözleşmesinin kişisel kapsamı bakımından da önem taşır. Zorunlu çalışma statüsündeki kişinin hangi kararla görevlendirildiği ve sözleşmede aksi yararlanma hükmü bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.

m.39’un sendika üyeliği ve dayanışma aidatına ilişkin diğer hükümleri de uygulanmaya devam eder. Greve katılmış olmak tek başına bütün yararlanma şartlarının yerine geçtiği anlamına gelmez. Toplu iş sözleşmesinin kişisel ve işyeri kapsamı belirlenirken bu özel grev kuralı genel yararlanma hükümleriyle birlikte değerlendirilir.

Grevin sonunda imzalanan metin, grev döneminde ücret ödenmesine ilişkin m.67/3 yasağını da yok sayamaz. Yararlanma kapsamı, geçmiş ücret farkı ve askı döneminin ücret yasağı ayrı sorulardır. Sözleşmenin geriye yürürlük tarihinin bulunması, kanunun emredici sınırını otomatik olarak kaldırmaz.

Kanun dışı grev veya lokavtta neden aynı sonuç uygulanmaz?

m.70, kanun dışı grev ve lokavt için farklı sonuçlar düzenler. Kanun dışı greve karar verilmesine katılan, teşvik eden veya katılan işçiler bakımından işverenin haklı nedenle fesih yetkisi öngörülmüştür. Grev nedeniyle uğranılan zararların karşılanması da aynı maddede ayrıca düzenlenir. Bu sonuçlar, kanuni grevdeki m.66 fesih güvencesiyle karıştırılamaz.

Kanun dışı lokavtta ise m.70/3 işçiye haklı fesih hakkı tanır. İşveren, lokavt süresine ilişkin iş sözleşmesinden doğan hakları çalışma karşılığı aramadan ödemek ve zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Dolayısıyla kanuni lokavttaki askı ve ücret ödenmemesi kuralı, hukuka aykırı lokavta doğrudan taşınamaz.

m.71, grevin veya lokavtın kanun dışı olup olmadığının tespiti için mahkemeye başvurulmasını düzenler. İşverenin eyleme kanun dışı adını vermesi veya sendikanın kanuni olduğunu açıklaması, mahkemenin hukuki değerlendirmesinin yerine geçmez. Kanunilik, karar, bildirim, kapsam ve uygulama şartlarıyla birlikte incelenir.

Ücret veya fesih uyuşmazlığı hazırlanırken ilk soru bu hukuki niteliktir. Sonra işçinin fiilî çalışma durumu, askı tarihleri, grev öncesi alacakları, başka iş ilişkisi ve konut kayıtları ayrılır. Böylece aynı dosyada korunmuş alacak ile kanunun ödeme yasağı getirdiği dönem birbirine karıştırılmadan talep oluşturulur.

Sık sorulan sorular

Kanuni grevde işçi işten çıkmış sayılır mı?

Hayır. 6356 sayılı Kanun m.67/1 gereğince sözleşme askıda kalır; kendiliğinden sona ermez. m.66/2, kanuni greve katılma veya katılmayı teşvik etme nedeniyle feshi yasaklar. Askı dönemi personel kayıtlarında fesih veya istifayla aynı hukuki işlem olarak gösterilemez.

İşveren isterse grev günlerinin ücretini ödeyebilir mi?

m.67/3, sözleşmesi askıda kalan işçilere bu dönem için işverence ücret ve sosyal yardım ödenemeyeceğini düzenler. Toplu veya bireysel sözleşmeyle tersine hüküm konulamaz. Grev öncesi kazanılmış alacağın ödeme gününün greve rastlaması ise farklıdır; bu alacak m.67/2 gereğince ödenir.

Grevden önceki maaş grev bitene kadar bekletilebilir mi?

Hayır. m.67/2’ye göre grev veya lokavt başlamadan önce işlemiş ücret ve ekleri olağan ödeme gününde ödenir. Grev, geçmiş çalışma karşılığı borcu ortadan kaldırmaz. Ödemeyi yapacak personelin de bu iş için çalışması öngörülmüştür; ödeme organizasyonundaki aksama alacağı kendiliğinden ertelemez.

Greve katılmayan herkes maaş almaya devam eder mi?

Her çalışan için fiilî durum belirlenir. Kendi işinde çalışmaya devam eden kişiyle greve katılmadığı hâlde grev nedeniyle çalıştırılamayan kişi aynı durumda değildir. İkinci kişinin sözleşmesi m.67/1 kapsamında askıda kalır. Ücret değerlendirmesi yalnız sendika üyeliğine veya greve ilişkin kişisel görüşe bağlanamaz.

Grevdeki süre kıdem tazminatından çıkarılır mı?

m.67/3, grev veya lokavt nedeniyle askıda geçen sürenin kıdem tazminatı hesabına katılmayacağını düzenler. Bu, çalışanın önceki hizmetlerinin silinmesi anlamına gelmez. Askı tarihleri belirlenir ve yalnız kanunun dışladığı dönem ayrılır. Aksine toplu veya bireysel sözleşme hükmü konulamaz.

Greve katılan işçi başka yerde tam süreli çalışabilir mi?

m.68/3, kanuni grev veya lokavt nedeniyle sözleşmesi askıda kalan işçinin başka işveren yanında çalışmasını yasaklar. Aykırılık haklı fesih nedeni olarak düzenlenmiştir. Ücret ödenmemesi bu yasağı kaldırmaz. Maddede kısmi süreli çalışan için belirtilen sınırlı istisna ayrıca değerlendirilir.

Kısmi süreli çalışan grevde ek iş yapabilir mi?

m.68/3’ün son cümlesi buna sınır koyarak izin verir: başka işyerindeki çalışma, kanuni haftalık çalışma süresini tamamlayacak süreyi aşamaz. Mevcut sözleşmenin gerçekten kısmi süreli olması ve diğer işin süresi birlikte incelenir. İstisna, sınırsız veya bütün süreleri aşan çalışma yetkisi değildir.

İşveren grevdeki personelin işini diğer çalışanlara verebilir mi?

m.68/2’ye göre greve katılmayan veya katılmaktan vazgeçen çalışanlar sadece kendi işlerinde çalıştırılır; grevdeki işçilerin işleri onlara yaptırılamaz. m.68/1 ayrıca askıdaki işçilerin yerine sürekli veya geçici personel alınmasını yasaklar. Zorunlu personel için kanunda sayılan dar istisnalar ayrıdır.

Grev nedeniyle işveren lojmanından çıkarılabilir miyim?

m.69/1, kanuni grev veya lokavt sırasında işverenin sağladığı konuttan çıkmanızı istemesini yasaklar. Bununla birlikte m.69/2, rayiç kira ve sayılan konut giderlerinin talebine izin verir. Konutta kalma koruması, bütün giderlerin kanunen ücretsiz olması anlamına gelmez; hizmetlerin kesilmesi ayrıca sınırlanmıştır.

Grevde çalışanın yeni TİS’ten yararlanması mümkün müdür?

m.39/8’e göre m.65 kapsamında zorunlu çalışanlar dışında grev sırasında işyerinde çalışmış olanlar, sözleşmede aksine hüküm yoksa grev sonunda yapılan TİS’ten yararlanamaz. Çalışma kaydı, zorunlu personel statüsü ve sözleşmedeki aksi düzenleme birlikte incelenir. Bu sonuç grev oylamasındaki tercihe bağlanmaz.

Başvuru ve dosya hazırlığı

Grev dönemine ilişkin ücret ve fesih dosyalarında, işçinin çalıştığı günler ile askı günleri ayrılarak bordro, banka ödemesi, görev tanımı ve grev belgeleri karşılaştırılır. Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetiminde işletmenin farklı şubelerindeki personel kayıtları aynı hukuki statü denetimine alınır. İstanbul ve Mersin ofislerimizle iletişim kurarak geçmiş ücret, kıdem hesabı veya başka işte çalışma iddiasına ilişkin belgelerinizi paylaşabilirsiniz.

Resmî kaynaklar ve mevzuat

Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.

İlgili hukuk rehberleri

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp