Komisyoncunun Bildirme ve Sigortalama Borcu Nedir? | TBK 533 | 2026
Kısa ve net cevap: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.533 uyarınca komisyoncu, yaptığı iş hakkında vekâlet vereni bilgilendirmek ve özellikle verilen talimatın yerine getirildiğini hemen bildirmek zorundadır. Buna karşılık komisyoncu, vekâlet veren açıkça talimat vermedikçe sözleşmenin konusunu oluşturan şeyleri sigorta ettirmekle yükümlü değildir. Bu iki kural birlikte uygulanır: komisyoncu işlem sürecini şeffaf biçimde bildirmeli, fakat sigorta konusunda kendiliğinden zorunlu bir poliçe yaptırma borcu varmış gibi hareket edilmemelidir.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor

TBK m.533 Ne Düzenler?
TBK m.533, alım veya satım komisyonculuğunda komisyoncunun iki ayrı borcunu düzenler. Birincisi, yaptığı iş hakkında vekâlet vereni bilgilendirme ve talimatın yerine getirildiğini gecikmeden haber verme borcudur. İkincisi ise sigorta konusudur. Kanun, vekâlet verenin talimatı bulunmadıkça komisyoncunun sözleşme konusu şeyi sigorta ettirme zorunluluğu olmadığını açıkça belirtir.
Madde, komisyon ilişkisinin temel yapısıyla uyumludur. Komisyoncu üçüncü kişiyle kendi adına işlem yapar; ancak ekonomik sonuç vekâlet veren hesabına doğar. Bu nedenle vekâlet verenin işlemin hangi aşamada bulunduğunu, talimatın yerine getirilip getirilmediğini, satış veya alışın yapılıp yapılmadığını ve malın korunması bakımından hangi işlemlerin gerçekleştirildiğini bilmesi gerekir.
Bildirme borcu yalnız işlem bittikten sonra tek satırlık sonuç mesajı göndermekten ibaret değildir. İşin niteliği gereği vekâlet verenin karar vermesini gerektiren gelişmeler, talimatın uygulanmasını etkileyen durumlar ve özellikle tamamlanan işlemin sonucu açık ve denetlenebilir biçimde bildirilmelidir.
Komisyoncunun Bildirme Borcunun Kapsamı Nedir?
TBK m.533’teki bildirme borcunun asgari çekirdeği, yapılan iş hakkında vekâlet verene bilgi verilmesi ve talimatın yerine getirildiğinin hemen bildirilmesidir. Bu nedenle komisyoncu hangi malı hangi şartlarla sattığını veya aldığını, işlemin tarihini, fiyatını ve talimatın sonucunu saklayamaz.
Bilginin işlevi yalnız merak gidermek değildir. Vekâlet veren, yaptığı işin ekonomik sonucunu hesaplayabilmek, yeni talimat verip vermeyeceğine karar verebilmek, mal veya bedel üzerinde haklarını takip edebilmek ve komisyoncunun hesap vermesini denetleyebilmek için zamanında bilgiye ihtiyaç duyar.
Özellikle fiyat, teslim, vade ve karşı tarafla yapılan işlem bakımından komisyoncunun kayıtları ile vekâlet verene bildirdiği bilgiler birbiriyle uyumlu olmalıdır. Gerçekleşen bedelin farklı bildirilmesi yalnız m.533’teki bilgilendirme sorununu doğurmaz; TBK m.540 kapsamında komisyon ücretinin kaybedilmesine kadar uzanan ayrıca sonuçlar yaratabilir.
Komisyoncu, talimata uygun işlemi tamamladığında sonuç bildirimini geciktirmemelidir. İşlem kurulmuş olmasına rağmen günler veya haftalar sonra haber verilmesi, vekâlet verenin mal, bedel veya üçüncü kişiyle ilgili haklarını zamanında kullanmasını engelleyebilir.
Kanundaki “Hemen Bildirme” Kuralı Ne Anlama Gelir?
TBK m.533 belirli bir saat veya gün sayısı yazmak yerine talimatın yerine getirildiğinin “hemen” bildirilmesini emreder. Bu ifade, komisyoncunun işlem tamamlandığı hâlde makul bir ticari gerekçe olmadan bildirimi ertelememesi gerektiğini gösterir. Bildirim, işlem sonuçlandığında kullanılabilir iletişim kanalı üzerinden gecikmeksizin yapılmalıdır.
Sözleşmede bildirim kanalının önceden belirlenmesi bu kuralın uygulanmasını kolaylaştırır. Kurumsal e-posta, KEP, tarafların kullandığı ticari yazılım veya yazılı işlem raporu gibi doğrulanabilir yöntemler tercih edilmelidir. Telefon görüşmesi tek başına içeriğin sonradan ispatını zorlaştırabileceğinden, önemli talimat ve sonuçların yazılı kayda dönüştürülmesi gerekir.
Bildirimde yalnız “işlem yapıldı” denilmesi yeterli bir kayıt oluşturmaz. Alım veya satışın konusu, miktarı, gerçekleşen bedel, işlem tarihi, varsa vade, teslim durumu ve hesabın ne zaman kapatılacağı gibi temel bilgiler aynı kayıt içinde yer almalıdır.
Vekâlet verenin ayrıca onay vermesi gereken bir husus ortaya çıkarsa komisyoncu, bildirim borcunu talimat dışına çıkma yetkisi gibi kullanamaz. Kanunun özel olarak farklı sonuç bağladığı acil veya özel durumlar dışında, yeni talimat gerektiren konuda açık karar alınması gerekir.
Komisyoncu Malı Sigorta Ettirmek Zorunda mı?
Talimat yoksa hayır. TBK m.533 ikinci fıkra, vekâlet verenin talimatı olmadıkça komisyoncunun sözleşmenin konusunu oluşturan şeyleri sigorta ettirmekle yükümlü olmadığını açıkça düzenler. Bu nedenle sırf mal komisyoncunun zilyetliğine geçti diye otomatik sigorta borcu doğmaz.
Bu kural, komisyoncunun malı özensiz bırakabileceği anlamına gelmez. Sigorta yaptırma borcu ile malı koruma ve gereken özeni gösterme borcu farklıdır. TBK m.534 kapsamındaki özen borcu, açık ayıplı veya hızla bozulabilecek mal bakımından komisyoncuya ayrıca görevler yükler.
Vekâlet veren açıkça sigorta talimatı verdiğinde ise komisyoncu talimatın kapsamına uygun hareket etmelidir. Hangi risklerin teminat altına alınacağı, sigorta bedeli, poliçe süresi, muafiyet ve lehtar bilgisi talimatta belirlenmelidir. Belirsiz bir “gerekirse sigorta yapılır” cümlesi yerine somut kapsam yazılması gerekir.
Sigorta talimatı verildikten sonra poliçenin yapılması, primin ödenmesi ve poliçe bilgilerinin vekâlet verene iletilmesi kayıt altına alınmalıdır. Komisyoncu sigorta yapıldığını bildiriyorsa poliçe numarası ve sigortacı bilgisiyle bunu doğrulayabilmelidir.
Sigorta Talimatı Nasıl Düzenlenmeli?
Sigorta talimatında ilk olarak hangi mal veya işlem için teminat istendiği belirlenmelidir. Birden çok parti hâlinde gönderilen mallarda her sevkiyatın otomatik olarak aynı talimata tabi olup olmadığı açık yazılmalıdır. Tek seferlik talimat ile sürekli talimat birbirinden ayrılmalıdır.
İkinci olarak teminat türü belirlenmelidir. Taşıma sırasında oluşabilecek risk, depolama riski, yangın, hırsızlık veya başka ticari risklerin tümünün tek poliçede kendiliğinden bulunduğu varsayılmamalıdır. Vekâlet veren hangi riskleri sigorta ettirmek istediğini belirtmeli; komisyoncu da poliçenin bu kapsamı içerip içermediğini kontrol etmelidir.
Üçüncü olarak sigorta bedeli ve primin kimin hesabına yazılacağı belirlenmelidir. Komisyoncu vekâlet verenin yararı için talimata uygun biçimde yaptığı giderleri TBK m.538 çerçevesinde talep edebileceğinden, primin belgeye bağlanması ve hesap ekstresinde ayrı gösterilmesi gerekir.
Dördüncü olarak hasar hâlinde bildirim ve belge toplama süreci yazılmalıdır. Komisyoncu mal üzerinde fiili hâkimiyet kurmuşsa, meydana gelen hasarın fotoğraflanması, tutanak altına alınması, sigortacıya süresinde bildirilmesi ve vekâlet verene dosya bilgilerinin aktarılması sözleşmede görev dağılımıyla belirlenmelidir.
Bildirme Borcu ile Özen Borcu Aynı Şey mi?
Hayır. TBK m.533 bildirme ve sigortalama borcunu; m.534 ise belirli durumlarda komisyoncunun özen borcunu düzenler. İki madde aynı olayda birlikte uygulanabilir fakat hukuki içerikleri farklıdır.
Satılmak üzere gönderilen eşya açıkça ayıplıysa komisyoncunun taşıyıcıya karşı hakların korunması için gereken işlemleri yapması, zararı tespit ettirmesi, olabildiğince eşyayı koruma altına alması ve vekâlet vereni hemen bilgilendirmesi TBK m.534 kapsamındadır. Burada bildirim, özen borcunun içindeki somut yükümlülüklerden biri hâline gelir.
Hızla bozulabilecek malda da m.534 özel sonuç doğurur. Buna karşılık normal şartlarda malın sigortalanması için m.533 uyarınca vekâlet veren talimatı aranır. Dolayısıyla “sigorta talimatı yoktu” savunması, m.534 kapsamındaki koruma ve bildirme görevlerini ortadan kaldırmaz.
Sigorta Primi ve Diğer Giderler Kimin Hesabına Yazılır?
Komisyoncu, vekâlet verenin yararı için yaptığı bütün giderleri ve ödediği paraları TBK m.538 uyarınca faiziyle birlikte isteyebilir. Sigorta, vekâlet verenin talimatıyla ve onun yararına yaptırılmışsa poliçe primi bu hesap ilişkisinin parçası hâline gelir.
Giderin talep edilebilmesi bakımından belgelendirme önemlidir. Poliçe, prim tahsilatı, banka dekontu veya sigortacı makbuzu saklanmalıdır. Komisyoncunun sözlü olarak “sigorta masrafı yaptım” demesi yerine hangi poliçeye hangi tutarın ödendiği gösterilmelidir.
Sigorta dışındaki ardiye ve taşıma giderleri de komisyon ilişkisinde ayrı kalemlerdir. TBK m.538 rehberinde giderlerin hangi kapsamda vekâlet veren hesabına geçirilebileceği ayrıca açıklanmıştır.
Hangi Kayıtlar Saklanmalı?
Komisyoncu ile vekâlet veren arasında en azından ana sözleşme, işlem talimatı, fiyat sınırı, sigorta talimatı, üçüncü kişiyle kurulan sözleşme veya sipariş belgesi, teslim belgesi, fatura, tahsilat kaydı ve komisyon hesabı birlikte saklanmalıdır.
Bildirim borcunun yerine getirildiğinin ispatı için gönderim zamanı görülebilen e-posta, KEP veya ticari yazılım kaydı kullanılmalıdır. Bildirimin içeriği de saklanmalı; yalnız iletinin gönderildiğine ilişkin ekran görüntüsüyle yetinilmemelidir.
Sigorta yaptırılmışsa poliçe ve prim belgesi; yaptırılmamışsa talimat bulunmadığını gösteren sözleşme ve yazışma zinciri önemlidir. Vekâlet veren sonradan sigorta talimatı vermişse değişikliğin tarihi açıkça kayıt altına alınmalıdır.
Sözleşmede Bildirme ve Sigorta Hükümleri Nasıl Yazılmalı?
Sözleşmede komisyoncunun hangi olayları bildireceği ayrı ayrı sayılabilir: talimatın yerine getirilmesi, üçüncü kişiyle sözleşmenin kurulması, malın teslim alınması veya teslim edilmesi, fiyat değişikliği ihtiyacı, açık ayıp, taşıma zararı, hızlı bozulma riski, tahsilat ve ödeme gecikmesi.
Bildirim kanalı ve yetkili kişiler açıkça gösterilmelidir. Kurumsal e-posta adresi veya KEP adresi belirlemek, personelin kişisel mesaj hesabına gönderilen bildirimin şirkete ulaşıp ulaşmadığı tartışmasını azaltır. Yetkili değişirse bunun yazılı olarak bildirileceği de sözleşmede yer almalıdır.
Sigorta maddesinde otomatik sigorta varsayımı yaratılmamalıdır. Kanuni kural talimata bağlılık olduğundan, taraflar sigorta zorunluluğu istiyorsa hangi hallerde poliçe yapılacağını açıkça düzenlemelidir. Talimatın verilmesi için kullanılacak yöntem ve primin hesap ilişkisine nasıl aktarılacağı da aynı bölümde gösterilmelidir.
Bu kayıtlar yalnız komisyoncuyu korumaz; vekâlet verenin de hangi talimatı ne zaman verdiğini ve işlem sonucunun ne zaman kendisine bildirildiğini göstermesini sağlar. Açık sözleşme, TBK m.533’ün uygulanmasını somutlaştırır ve sonraki hesap uyuşmazlıklarını azaltır.
Bildirme veya Sigorta Talimatına Aykırılıkta Hukuki Sonuç Nasıl Kurulur?
TBK m.533 bir davranış standardını açık biçimde belirlediği için uyuşmazlıkta önce hangi borcun ihlal edildiği ayrıştırılmalıdır. Talimat yerine getirildiği hâlde sonucunun vekâlet verene bildirilmemesi, işlem hakkında eksik veya yanlış bilgi verilmesi, açık sigorta talimatının uygulanmaması ve talimat olmadığı hâlde sigorta yapılmaması aynı hukuki olay değildir. Her iddia kendi sözleşme kaydı, talimat tarihi ve gerçekleşen zarar bakımından ayrı incelenmelidir.
Bildirim yapılmadığı iddiasında, komisyoncunun yalnızca mesaj gönderdiğini söylemesi yeterli bir hesap sistemi oluşturmaz. İşlem raporu ile üçüncü kişi sözleşmesi, fatura, teslim belgesi ve banka kaydı arasında bağlantı kurulmalıdır. Bildirim tarihinin bilinmesi özellikle vekâlet verenin sonraki talimatını, bedel tahsilini, malın yönlendirilmesini veya sözleşmeyi sona erdirme kararını etkileyebilir. Bu nedenle düzenli çalışan bir komisyon ilişkisinde her işlem için sıra numarası kullanılması ve tüm belgelerin aynı numara altında saklanması işlevseldir.
Sigorta talimatına aykırılık iddiasında ise talimatın gerçekten verilip verilmediği, kapsamı, hangi tarihten itibaren geçerli olduğu ve komisyoncunun talimata uygun poliçeyi yaptırıp yaptırmadığı belirlenir. Talimatta yalnız “malı sigortala” yazması, poliçe kapsamındaki tüm risklerin kendiliğinden belirlendiği anlamına gelmez. Risk türü, sigorta değeri ve süre açık yazılmadıysa tarafların sonraki yazışmaları ve ticari işlem belgeleri önem kazanır. Bu nedenle sigorta talimatı teknik ayrıntıları içeren ayrı bir ek belgeyle verilmelidir.
Komisyoncu talimat olmadan sigorta yaptırmışsa, TBK m.533 açısından bunun zorunlu bir kanuni borcun ifası olduğu söylenemez. Böyle bir giderin vekâlet veren hesabına geçirilebilmesi ayrıca sözleşme, sonradan verilen onay veya vekâlet ilişkisinin gider hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Bu sebeple sigorta yapılmasının ticari olarak yararlı görülmesi ile vekâlet verenin o giderden hukuken sorumlu olması aynı mesele değildir. Masraf aktarımı için açık belge ve hukuki dayanak gerekir.
Komisyoncu sigorta yaptırmamış fakat malı özenle korumuşsa, yalnız sigorta bulunmaması nedeniyle m.533 ihlali ancak sigorta talimatı mevcutsa gündeme gelir. Buna karşılık mal açıkça ayıplı olduğu hâlde taşıyıcıya karşı hakların korunmaması veya hızlı bozulan mal hakkında gerekli işlemlerin yapılmaması m.534 kapsamında ayrıca incelenir. Bu iki maddenin farklı borçlar kurduğunun sözleşmede ve dava dilekçesinde açık tutulması gerekir.
Zarar talebinde sebep-sonuç bağı da gösterilmelidir. Bildirimin gecikmesiyle hangi ekonomik kaybın oluştuğu, sigorta talimatına uyulsaydı hangi zararın teminat kapsamında kalacağı ve talimatın uygulanmamasının zararla bağlantısı somut belgeyle ortaya konulmalıdır. Sadece sözleşmeye aykırılığın varlığı ile talep edilen her zarar kaleminin otomatik olarak doğduğu kabul edilemez; talep edilen tutarın ihlal edilen borçla bağlantısı kurulmalıdır.
Bu nedenle profesyonel komisyon sözleşmesinde bildirim yükümlülüğünün yanında bir olay yönetim prosedürü bulunması yararlıdır. İşlem tamamlandığında aynı gün rapor, açık ayıpta derhal tutanak, sigorta talimatında poliçe teyidi, hasarda sigortacı bildirimi ve hesap dönemi sonunda toplu ekstre gibi ayrı kayıtlar oluşturulmalıdır. Bu yöntem TBK m.533’ün soyut bir sözleşme cümlesi olarak kalmasını önler ve tarafların hangi borcun ne zaman yerine getirildiğini sonradan doğrudan kontrol etmesini sağlar.
Site İçinde İlgili Rehberler
- Alım satım komisyonculuğu nedir? – TBK 532
- Komisyoncunun özen borcu – TBK 534
- Komisyoncunun giderleri isteme hakkı – TBK 538
Bildirim ve sigorta kayıtlarının düzenli tutulması, komisyon ilişkisinin hesap verilebilirliğini sağlar. Tarafların işlem numarası, talimat tarihi, bildirim zamanı, poliçe bilgisi ve gider belgesini aynı dosyada saklaması; TBK m.533 kapsamındaki borcun hangi tarihte ve nasıl yerine getirildiğinin doğrudan denetlenmesine imkân verir. Bu kayıt sistemi, özellikle birden fazla mal partisi veya çok sayıda günlük işlem bulunan ticari ilişkilerde farklı talimatların birbirine karışmasını önler.
Resmî Kaynaklar
Sık Sorulan Sorular
1. Komisyoncu yaptığı işi vekâlet verene bildirmek zorunda mı?
Evet. TBK m.533 komisyoncunun yaptığı iş hakkında vekâlet vereni bilgilendirmesini emreder.
2. Talimat yerine getirildiğinde ne zaman haber verilmelidir?
TBK m.533 talimatın yerine getirildiğinin hemen bildirilmesini öngörür.
3. Komisyoncu her malı sigorta ettirmek zorunda mı?
Hayır. Vekâlet verenin talimatı olmadıkça TBK m.533 gereğince genel bir sigorta ettirme borcu yoktur.
4. Sigorta talimatı verilirse komisyoncu buna uymalı mı?
Evet. Talimat verilen kapsamda sigorta işlemi yerine getirilmeli ve sonucu vekâlet verene bildirilmelidir.
5. Sigorta yapılmaması özen borcunu da kaldırır mı?
Hayır. Sigorta borcu ile TBK m.534 kapsamındaki malı koruma ve gerekli işlemleri yapma borcu farklıdır.
6. Telefonla bildirim yeterli mi?
Kanun belirli bir iletişim aracı yazmaz; ancak uyuşmazlıkta içerik ve zamanı ispatlamak için yazılı veya elektronik kayıt tercih edilmelidir.
7. Sigorta primini kim öder?
Vekâlet verenin yararı için talimata uygun yapılan prim ödemesi, TBK m.538 kapsamındaki gider hesabında değerlendirilir.
8. Komisyoncu satış bedelini de bildirmeli mi?
Evet. İşlem sonucunun ve hesabın denetlenebilmesi için gerçekleşen bedel bildirim ve hesap kayıtlarında açıkça yer almalıdır.
9. Hızla bozulan malda yalnız bildirim yeterli mi?
Hayır. TBK m.534, vekâlet vereni hemen bilgilendirme koşuluyla komisyoncunun bu malı satma yükümlülüğünü ayrıca düzenler.
10. Sözleşmede sigorta maddesi hiç yoksa ne olur?
TBK m.533’ün kanuni kuralı uygulanır: vekâlet veren talimat vermedikçe komisyoncunun sigorta ettirme yükümlülüğü doğmaz.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
