B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Sipariş Edilmeyen Ürün Geldi: Ödeme, İade ve Tüketici Hakları

Sipariş edilmeyen ürün gönderilmesi veya hizmet sunulması, tüketiciyi kendiliğinden borçlu yapmaz. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.7, siparişsiz gönderide tüketiciye karşı hak ileri sürülmesini yasaklar. Tüketicinin sessiz kalması veya gerçek anlamda siparişsiz gönderilen ürünü kullanması sözleşmeyi kabul ettiği anlamına gelmez. Aynı hüküm, tüketicinin malı geri gönderme veya muhafaza etme yükümlülüğünün bulunmadığını da açıkça düzenler.

Ancak bu koruma, başka kişiye ait kargonun yanlış adrese bırakılmasıyla aynı olay değildir. Kişinin gerçekten verdiği siparişin farklı ürünle karşılanması, aynı siparişin yanlışlıkla iki kez gönderilmesi ve satış amacıyla hiç istenmemiş ürün yollanması ayrı ayrı değerlendirilir. Bu yazı, hangi durumda siparişsiz ürün kuralının uygulanacağını ve ödeme talebine karşı hangi belgelerle hareket edileceğini açıklar.

Sipariş edilmeyen ürün tüketiciyi neden borçlu yapmaz?

6502 sayılı Kanun m.7’nin amacı, kişinin istemediği ürünün gönderilip ardından ödeme baskısı kurulmasını önlemektir. Satıcı önce kendi iradesiyle ürünü yollayıp sonra tüketicinin hareketsizliğini satış sözleşmesine dönüştüremez. Borcun dayanağı, yalnız gönderinin yapılması değil, geçerli sipariş ve sözleşme ilişkisidir. Bu nedenle paketin tüketicinin adına hazırlanmış olması, adresinin doğru yazılması veya üzerinde fiyat bulunması tek başına ödeme yükümlülüğü oluşturmaz.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.7 de ısmarlanmamış bir şeyin gönderilmesinin öneri sayılmayacağını; alan kişinin geri gönderme ve saklama yükümlülüğü bulunmadığını düzenler. Tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Kanun’un özel koruması ayrıca uygulanır. Böylece işletme, tüketiciyi istemediği bir satış için işlem yapmaya zorlayarak kendi pazarlama maliyetini ve takibini tüketiciye yükleyemez.

Bu hükmün uygulanabilmesi için olayın gerçekten siparişsiz gönderi olması gerekir. Gerçekleşmiş siparişin sonradan unutulması, aile bireyinin kendi adına verdiği sipariş veya daha önce açıkça kurulmuş bir abonelikte kararlaştırılan dönemsel gönderi otomatik olarak bu kapsamda değildir. İnceleme, kişinin hatırlayıp hatırlamadığına değil, sipariş iradesinin ve sözleşmenin belgelerle ortaya konulmasına dayanır.

Ürünün sipariş edildiğini kim ispatlamak zorundadır?

6502 sayılı Kanun m.7/2, mal veya hizmetin sipariş edildiğini iddia eden kişiye ispat yükü yükler. Dolayısıyla tüketiciden var olmayan bütün telefon görüşmelerini veya internet işlemlerini tek tek çürüterek hiç sipariş vermediğini kanıtlaması beklenmez. Satıcı, hangi ürünün hangi şartlarla, hangi kişi tarafından ve hangi işlemle sipariş edildiğini ortaya koymalıdır. Genel müşteri kaydı ile belirli siparişin varlığı aynı değildir.

İnternet alışverişinde sipariş zamanı, ürün, fiyat, teslim bilgisi ve kullanıcının işlemi tamamlayan iradesi birlikte değerlendirilir. Bir internet sitesine üye olmak, reklam bağlantısına tıklamak veya iletişim formuna telefon numarası yazmak her ürünü satın alma iradesi oluşturmaz. Satıcı yalnız hesabın mevcut olduğunu gösterip tartışmalı siparişe ilişkin kayıtları açıklamadan ispat yükünü yerine getirmiş sayılmaz.

Telefonla sipariş ileri sürülüyorsa konuşmanın içeriği ve hangi işlemin kabul edildiği belirlenmelidir. Yalnız arama kaydı, görüşmenin yapıldığını gösterir; konuşulan bütün sözleşme şartlarını tek başına ispatlamaz. Bir doğrulama kodunun kullanılması da kodun hangi işleme ilişkin olduğu açıklanmadan anlamlandırılamaz. Giriş doğrulaması, iletişim izni ve ücretli sipariş onayı farklı işlemlerdir.

Delillerin birlikte okunması gerekir. Sipariş e-postası, ödeme kaydı ve teslim bilgisi birbiriyle uyumluysa bunlar değerlendirilir; tüketicinin yalnız sözlü inkârı bütün kayıtları yok saydırmaz. Buna karşılık satıcının tek taraflı hazırladığı belge, her durumda tüketicinin iradesini tartışmasız kanıtlamaz. Elektronik belgelerin ispat niteliği, kayıtların hangi olguyu gösterdiğinin ayrıştırılmasını gerektirir.

Paketi açmak, sessiz kalmak veya ürünü kullanmak kabul sayılır mı?

Gerçek anlamda sipariş edilmeden gönderilen mal bakımından 6502 sayılı Kanun m.7 açık bir cevap verir: tüketicinin sessiz kalması ya da malı kullanması sözleşmenin kurulmasına yönelik kabul açıklaması değildir. İşletmenin pakete “Yedi gün içinde iade etmezseniz satın almış sayılırsınız” notu koyması, kanundaki kuralı tersine çeviremez. Tüketiciye kanunda bulunmayan bir cevap veya ret süresi yüklenemez.

Aynı hükümde geri gönderme ve muhafaza yükümlülüğünün bulunmadığı düzenlenmiştir. Satıcı, siparişsiz pazarlama yöntemini tercih ettiği için tüketiciden paketleme, kargoya götürme veya depolama hizmeti isteme hakkı kazanmaz. Ürünün geri alınması konusunda tarafların gönüllü olarak anlaşması farklıdır; tüketicinin kolaylık sağlaması, başlangıçta sipariş vermiş olduğunun kanıtı haline getirilmemelidir.

Bununla birlikte paketin kime ait olduğu ve neden geldiği kontrol edilmeden her ürüne bu hüküm uygulanmamalıdır. Başka alıcının adı bulunan kargoda veya gerçek bir siparişin yanlışlıkla tekrarlanmasında olayın hukuki niteliği farklıdır. Koruyucu düzenlemeyi, bilinen bir teslim hatasını bilerek sahiplenme gerekçesine dönüştürmek doğru değildir. Önce gerçek olay belirlenir, sonra uygulanacak hüküm seçilir.

Yanlış adrese bırakılan kargo ile sipariş edilmeyen ürün arasındaki fark nedir?

Başka kişinin adına düzenlenmiş kargonun komşuya veya yanlış daireye bırakılması, satıcının size satış yapmak amacıyla siparişsiz ürün göndermesi değildir. Burada teslim hatası vardır. Alıcı adı, gönderici, takip numarası ve teslim adresi karşılaştırılır. Başkasına ait olduğu açık bir gönderi için “sipariş etmedim, artık benim” sonucu çıkarılmaz. Kargo şirketine yanlış teslim bilgisi verilerek kayıt altına alınması gerekir.

Gerçek siparişte yanlış model, renk veya ürün gönderilmesi de ayrı bir uyuşmazlıktır. Bu durumda ortada kurulmuş satış sözleşmesi vardır; satıcı kararlaştırılan malı teslim etmemiştir. Ayıplı üründe seçimlik haklar ve sözleşmeye uygun ifa hükümleri incelenir. Satıcının hatası, tüketicinin başlangıçtaki siparişini hiç yokmuş gibi göstermeyi haklılaştırmaz.

Tek sipariş için iki paket gönderilmesi halinde ise mükerrer gönderimin kaynağı belirlenir. İki ayrı sipariş mi vardır, tek sipariş yanlışlıkla iki kez mi hazırlanmıştır, yoksa ikinci paket gerçekten siparişsiz yeni satış yöntemi midir? Etiket, sipariş numarası ve satıcı cevabı bu ayrımı aydınlatır. Olayı görmeden bütün ikinci paketleri ücretsiz hediye veya bütün siparişsiz ürünleri zorunlu iade konusu saymak yanlıştır.

Kapıda ödeme istenirse veya teslim belgesi imzalanmışsa ne olur?

Kapıda ödeme yöntemi, sipariş bulunmadığı halde yeni bir borç doğurmaz. Kurye bedel talep ettiğinde tüketici göndericiyi ve sipariş kaydını kontrol etmelidir. Sipariş verilmemişse ödeme yapılmaması ve gönderinin kabul edilmemesi, gereksiz tahsilat uyuşmazlığını önler. Bununla birlikte teslim alınmış gerçek siparişsiz ürün bakımından kanuni koruma sırf kapıdan içeri girdiği için ortadan kalkmaz.

Teslim imzası, kural olarak paketin belirli kişiye bırakıldığını gösteren kayıt olarak değerlendirilir. Her teslim imzası, paket içindeki bilinmeyen fiyat ve satış koşullarının ayrıca kabul edildiğini kanıtlamaz. Belgenin başlığı ve içeriği okunmalıdır. Tüketicinin gerçekten ayrı bir satış sözleşmesi imzalaması ile yalnız kurye teslim ekranına imza atması aynı işlem değildir.

İşletmenin tahsil ettiği tutarın kime aktarıldığı da önemlidir. Kargo şirketi yalnız tahsilata aracılık etmişse esas satıcı ve ödeme alıcısı belirlenir. Başvuruda sadece kuryenin adı yazılarak satıcının sorumluluğu belirsiz bırakılmaz. Ödeme makbuzu, kapıda ödeme fişi, takip kaydı ve paket üzerindeki gönderici bilgisi birlikte saklanmalıdır.

Sipariş edilmeyen dijital hizmet, ücretli üyelik veya ek paket için de aynı kural geçerli mi?

6502 sayılı Kanun m.7 yalnız fiziksel ürünleri değil, sipariş edilmeyen hizmetleri de kapsar. Kullanıcının talebi bulunmadan ücretli ek paket açılması, mevcut hesabına yeni hizmet tanımlanması veya istemediği hizmet karşılığında fatura düzenlenmesi bu hüküm bakımından incelenir. İşletme, hizmeti kendi sisteminde aktif göstermesinden hareketle tüketicinin sipariş verdiğini varsayamaz.

Önceden kurulmuş aboneliğin kapsamı ile sonradan eklenen hizmet ayrılır. Başlangıçta açıkça satın alınan ve dönemsel ücretlendirilen hizmet, her ay yeniden fiziksel imza alınmadığı gerekçesiyle siparişsiz hale gelmez. Buna karşılık ana aboneliğin varlığı, her yeni ücretli özelliğin otomatik kabul edildiği anlamına gelmez. Hangi paket için hangi tarihte onay verildiği ve ücretin ne olduğu açıklanmalıdır.

Ücretsiz deneme olarak tanıtılan hizmetin ücretliye dönüşmesi iddiasında başlangıç bilgilendirmesi ve tüketicinin kabulü incelenir. Burada her olay için tek cevap verilmez: açıkça kabul edilen koşullar ile hiç açıklanmadan çıkarılan ücret farklıdır. Mesafeli sözleşmelerde ön bilgilendirme, hangi hizmetin hangi bedelle üstlenildiğini ortaya koyan temel belgeleri açıklar.

Siparişsiz ürün kuralı ile on dört günlük cayma hakkı neden farklıdır?

Cayma hakkı, kurulmuş bir sözleşmeden kanunun öngördüğü koşullarla dönmeye ilişkindir. Sipariş edilmeyen ürün durumunda ise öncelikle sözleşmenin ve siparişin varlığı tartışılır. Bu nedenle hiç sipariş vermeyen kişiye otomatik olarak “cayma süren geçti, artık borçlusun” denilemez. Kanun m.7’de bulunmayan süre, başka bir kurumun süresi kullanılarak tüketiciye yüklenemez.

Gerçekten internetten sipariş verilmişse mesafeli sözleşme hükümleri ve ilgili cayma istisnaları kendi koşullarıyla uygulanır. Ürünün yanlış gönderilmesi veya ayıplı çıkması halinde seçimlik haklar da ayrıca gündeme gelir. Başvuru metninde “hiç sipariş vermedim” ile “verdiğim siparişten caydım” ifadeleri, olay açıklanmadan birbirinin yerine kullanılmamalıdır. Her biri farklı belge ve hukuki değerlendirme gerektirir.

Tüketici, satıcının hazır iade formunu doldururken gerçek talebini açıklamalıdır. Formda yalnız cayma seçeneği bulunması, siparişsiz gönderi iddiasını değiştirmeyi zorunlu kılmaz. Ek açıklamada siparişin bulunmadığı ve 6502 sayılı Kanun m.7’ye dayanıldığı belirtilir. İşletmenin kendi işlem kategorileri, kanundan doğan hakkın kapsamını daraltamaz.

Fatura, mesaj veya “icraya vereceğiz” açıklaması borcu kanıtlar mı?

Fatura düzenlenmesi, çekişmeli siparişin tüketici tarafından verildiğini tek başına tartışmasız hale getirmez. Sipariş, sözleşme ve fatura arasındaki bağlantı gösterilmelidir. Tüketiciye bir tutar yazılması, olmayan sözleşmeyi kendiliğinden kurmaz. Özellikle daha önce alışveriş yapılan işletmenin müşteri bilgilerini kullanarak yeni fatura düzenlemesi halinde, eski alışveriş ile yeni iddia ayrı değerlendirilir.

Özel tahsilat mesajı ile icra dairesinden tebliğ edilen ödeme emri aynı belge değildir. Satıcıya sipariş kaydının sorulması ve borcun kabul edilmediğinin bildirilmesi, icra dosyasına itiraz yerine geçmez. Gönderinin gerçekten siparişsiz olması, resmî tebligatın dikkate alınmaması için gerekçe oluşturmaz.

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte, İcra ve İflas Kanunu m.62 gereğince itiraz ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine dilekçeyle veya sözlü olarak bildirilir. Sözlü başvuru, icra dairesindeki usulüne uygun itirazdır; satıcıya veya çağrı merkezine telefon etmek değildir. Bu süre ve merci, her takip türüne otomatik uygulanmaz. Önce ödeme emrindeki takip türü ve tebliğ tarihi belirlenir. İİK m.62 madde metni itirazın süresini ve şeklini düzenler.

Olmayan borca karşı hangi talebin ileri sürüleceği, tahsilatın aşamasına göre belirlenir. Takip başlamış veya ödeme gerçekleşmişse borçlu olunmadığının tespiti ve ilgili geri alma yolları ayrıca incelenir. Hakem heyetine başvuru, bankaya harcama itirazı veya satıcıyla yazışma, icra dosyasındaki itiraz işleminin yerine geçmez. Resmî ödeme emrinde satıcının cevabı beklenerek süre geçirilmez.

Siparişsiz ürün için ödeme yapılmışsa bedel nasıl geri istenir?

Önce ödemenin neden ve kime yapıldığı açıklanır. Kapıda baskıyla, sipariş başka aile bireyine ait sanılarak veya karttan habersiz tahsilatla yapılan ödeme aynı olayı oluşturmaz. Sipariş bulunmadığı iddiası ve bedelin iadesi açıkça bildirilir. 6502 sayılı Kanun m.7, siparişsiz gönderiye dayanılarak tüketiciye karşı hak ileri sürülmesini engeller; iade talebi somut ödeme kayıtlarıyla desteklenmelidir.

Kanun m.7, bütün bu başvurular için kendine özgü sabit bir on dört günlük iade süresi düzenlemez. Bu nedenle başka sözleşme türlerindeki iade süresi her siparişsiz tahsilata otomatik taşınmaz. Talep edilen ana para, ödeme tarihi ve varsa diğer kalemler ayrı yazılır. İşletmenin yaptığı kısmi ödeme varsa toplam talepten düşülür; aynı bedel birden fazla başvuruda iki kez tahsil edilmez.

Kart işlemi söz konusuysa bankaya yapılan işlem itirazı ile satıcıya karşı tüketici talebi ayrı yollardır. Bankanın incelemesi, her olayda kesin geri ödeme garantisi değildir. Başvurunun gerçek nedeni anlatılır; gerçekte verilen sipariş “yetkisiz işlem” gibi gösterilmez. Siparişe ilişkin tartışma, kart sahibinin onayı ve satıcının teslim belgeleri birlikte değerlendirilir.

Başvuru dosyasında hangi belgeler bulunmalıdır?

Paket etiketi, takip numarası, gönderici bilgisi, içerik listesi, fatura ve ödeme belgesi ilk grubu oluşturur. Satıcıyla yapılan görüşmeler, sipariş kaydı talebi ve verilen cevap ikinci gruptur. Dijital hizmette hesap hareketi, fatura kalemi, aktivasyon bildirimi ve onay iddiasına ilişkin kayıtlar saklanır. Belgeler, sadece ekran görüntüsü yığını halinde değil, olay sırasıyla düzenlenmelidir.

İlk açıklama kısa ve somut kurulmalıdır: hangi ürün veya hizmetin ne zaman geldiği, sipariş bulunmadığı, bedel istenip istenmediği ve ödeme yapılıp yapılmadığı yazılır. Satıcının ileri sürdüğü sipariş tarihinin tüketicinin kendi kayıtlarıyla neden uyuşmadığı açıklanır. Başkasına ait kişisel bilgiler içeren belgeler gereksiz yere paylaşılmaz; başvuruyla ilgili kısım yetkili makamın incelemesine sunulur.

Delilleri korumak, kanunun siparişsiz ürün için kaldırdığı saklama yükümlülüğünü yeniden yaratmaz. Paket etiketinin fotoğrafını almak ve yazışmayı saklamak, uyuşmazlık çıktığında olayın açıklanmasını kolaylaştıran ispat tedbiridir. Bu pratik yarar ile zorunlu ürün depolama borcu birbirine karıştırılmamalıdır. Tüketiciden kanunda bulunmayan masraf ve iş yükü beklenmez.

Yazılı bildirim örneği: “Tarafıma [tarih] tarihinde [takip veya işlem numarası] ile gönderilen [ürün veya hizmet] için sipariş vermedim. İleri sürdüğünüz siparişin tarihini, kapsamını, fiyatını ve benim tarafımdan verildiğini gösteren kaydı tarafıma iletmenizi istiyorum. 6502 sayılı Kanun m.7 uyarınca siparişsiz gönderiye dayanarak ödeme yükümlülüğü kabul etmiyorum. [Ödeme yapıldıysa: tarih ve dekont bilgisi] ile tahsil edilen [tutar] TL’nin iadesini talep ediyorum. Başvurumun alındığına ve verdiğiniz cevaba ilişkin kaydın yazılı olarak paylaşılmasını istiyorum.”

Bu örnekteki köşeli parantezler gerçek belge bilgileriyle doldurulur; ödeme yapılmadıysa ödeme ve iade cümlesi çıkarılır. Önceden verilmiş siparişin sonradan unutulması, başka kişiye ait kargonun yanlış teslimi veya gerçekte satın alınmış ürünün beğenilmemesi bu beyanla siparişsiz gönderiye dönüştürülmez. Gönderilen metnin aynısı, alıcı adresi ve gönderim kaydı saklanır. Tüketicinin siparişin varlığına itirazı ile ödenmiş bedelin iadesi talebi ayrı ve anlaşılır biçimde yazılır. Bildirimin sonunda yalnız uyuşmazlık için gerekli iletişim bilgileri kullanılır; kimlik belgesinin tamamı veya ilgisiz banka hareketleri gelişigüzel gönderilmez. Resmî ödeme emri tebliğ edilmişse bu yazışmaya cevap beklemek yerine icra dosyasındaki süre ayrıca izlenir.

2026 yılında hangi başvuru yolu izlenir?

Siparişsiz gönderi nedeniyle satıcı tarafından tahsil edilen bedelin geri alınmasında uyuşmazlığın değeri esas alınır. Ticaret Bakanlığının 2026 yılı duyurusuna göre 186.000 TL’nin altındaki tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Tam 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklar hakem heyetinin görev alanı dışındadır. Sınırın tam kendisi, sınırın altı gibi değerlendirilmez.

Bu yazıdaki satıcıdan bedel iadesi taleplerinde değer 186.000 TL veya üzerindeyse, 6502 sayılı Kanun m.73/A uyarınca dava açmadan önce arabulucuya başvurulur. Anlaşma sağlanamazsa tüketici mahkemesinde; tüketici mahkemesi bulunmayan yerde tüketici mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde dava açılır. Hakem heyeti kararına itiraz ise bu bedel iadesi davasıyla aynı usul değildir; kanundaki arabuluculuk istisnaları ayrıca uygulanır.

Hakem heyeti başvurusu, tüketicinin yerleşim yerinde veya işlemin yapıldığı yerdeki yetkili heyete yöneltilir. Şahsen ya da avukat aracılığıyla elden, posta yoluyla veya e-Devlet üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) kullanılarak yazılı başvuru yapılır. Satıcının unvanı, uyuşmazlık konusu, talep edilen tutar ve belgeler başvuruya eklenir. İşlem adımları için tüketici hakem heyeti başvurusu rehberine; görev ve yetki ayrıntıları için Ticaret Bakanlığının bilgilendirmesine bakılır.

Ticaret idaresine mevzuata aykırı uygulama şikâyeti, tahsil edilmiş paranın geri istenmesi ve resmî ödeme emrine itiraz farklı işlemlerdir. İdari para cezası tüketiciye yapılan geri ödeme değildir. Hakem heyetine başvuru da icra dosyasındaki itirazın yerine geçmez. Ödeme emri tebliğ edilmişse satıcının cevabı veya hakem heyeti kararı beklenmeden takip türüne uygun başvuru süresi korunur.

Üç örnek olay neden farklı değerlendirilir?

İlk varsayımsal olayda işletme hiç sipariş almadan bir kişiye kozmetik ürün gönderir ve paket açıldığı için bedel ister. Burada 6502 sayılı Kanun m.7’nin siparişsiz gönderi koruması ön plandadır. İkinci olayda kurye, başka kişinin adına düzenlenen bilgisayar paketini yanlış daireye bırakır. Bu olay teslim hatasıdır; siparişsiz satış yöntemiyle aynı kabul edilmez.

Üçüncü olayda tüketici bir telefon sipariş etmiş, satıcı farklı model göndermiştir. Kurulmuş sözleşme bulunduğu için kararlaştırılan ürünün teslimi ve ayıplı mal hakları incelenir. Bu örneklerde ortak nokta tüketicinin istemediği bir paketle karşılaşmasıdır; hukuki fark ise geçerli siparişin bulunup bulunmadığı ve gönderinin hangi amaçla yapıldığıdır. Doğru başvuru bu farkı açıkça gösterir.

Sipariş edilmeyen ürün hakkında sıkça sorulan sorular

Sipariş edilmeyen ürün için ödeme yapmak zorunda mıyım?

6502 sayılı Kanun m.7 kapsamındaki gerçek siparişsiz gönderi ödeme borcu doğurmaz. Sipariş verildiğini iddia eden kişi bunu ispatlamalıdır. Önceden kurulmuş abonelik veya gerçek siparişin teslimi bu durumdan ayrılır.

Paketi açmak veya ürünü kullanmak satın almayı kabul sayılır mı?

Gerçek siparişsiz gönderide sessiz kalma ve ürünü kullanma sözleşmenin kurulmasına yönelik kabul beyanı değildir. Başkasına ait kargonun yanlış teslimi ve mevcut siparişteki hata ise ayrı değerlendirilir.

Satıcı yedi gün içinde ürünü geri göndermemi zorunlu tutar mı?

Kanun m.7, gerçek siparişsiz gönderide tüketiciye geri gönderme ve muhafaza yükümlülüğü yüklemez. Pakete yazılan yedi günlük süre bu hükmü değiştirmez. Gönüllü geri teslim, başlangıçta sipariş verildiğinin tek başına kanıtı değildir.

Başkasının kargosu yanlışlıkla bana gelirse ürün benim olur mu?

Hayır. Başka alıcıya ait yanlış teslimat, size yönelik siparişsiz satışla aynı değildir. Alıcı adı, adres ve takip bilgileri kontrol edilerek kargo şirketine teslim hatası bildirilir. Başkasına ait olduğu bilinen gönderi sahiplenilmez.

Fatura düzenlenmesi sipariş verdiğimi kesin olarak gösterir mi?

Fatura ile tüketicinin sipariş iradesi arasındaki bağlantı gösterilmelidir. Fatura düzenlenmesi tek başına olmayan sözleşmeyi kurmaz. Sipariş, ödeme, teslim ve diğer kayıtlar birlikte incelenir.

İstemediğim ücretli dijital paket de bu korumaya girer mi?

6502 m.7 sipariş edilmeyen hizmetleri de kapsar. Önceden kabul edilen abonelik kapsamındaki ücret ile sonradan onaysız eklenen paket ayrılır. İşletmenin hizmeti kendi sisteminde etkinleştirmesi tek başına tüketici siparişini ispatlamaz.

Hakem heyeti başvurusu ödeme emrine itirazın yerine geçer mi?

Hayır. Gerçek icra takibindeki başvuru mercii ve süresi takip türüne göre ayrıca belirlenir. Tüketici hakem heyetine başvuru veya satıcıya mesaj gönderme, icra dosyasına yapılması gereken itirazın yerine geçmez.

Siparişsiz gönderide özel bir on dört günlük iade süresi var mı?

Siparişsiz gönderiyi düzenleyen m.7 böyle genel bir süre koymaz. Kurulmuş mesafeli sözleşmedeki cayma ve iade süreleri, siparişin hiç bulunmadığı duruma otomatik uygulanmaz. Ödeme yapıldıysa iade talebi ve ödeme belgesi ayrıca sunulur.

Kapıda ödeme yapmam istenirse nasıl hareket etmeliyim?

Önce gönderici ve sipariş kaydı kontrol edilir. Sipariş verilmemişse ödeme yapılmaması ve gönderinin kabul edilmemesi gereksiz tahsilat uyuşmazlığını önler. Ödeme yapılmışsa makbuz ve gönderici bilgileri korunarak gerçek olay açıklamasıyla iade istenir.

Sipariş ettiğimden farklı ürün gelmesi de siparişsiz gönderi midir?

Gerçek bir siparişe karşı yanlış ürün gönderilmesinde kurulmuş satış sözleşmesi vardır. Sözleşmeye uygun teslim ve ayıplı mal hükümleri uygulanır. Sipariş kaydı, gelen ürün ve satıcıyla yazışmalar birlikte saklanır; olay hiç sipariş verilmemiş gibi anlatılmaz.

Türkiye geneli dosya takibi

Sipariş edilmeyen ürün ve hizmetlere ilişkin 6502 sayılı Kanun m.7 Türkiye genelinde uygulanır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunda Türkiye geneli dosya takibi Mersin’den yönetilir. Satıcının başka ilde bulunması, sipariş ve tahsilat belgelerinin birlikte incelenmesini veya kanunen yetkili başvuru yolunun kullanılmasını engellemez.

Mersin uygulaması

Mersin’deki başvuruda satıcının ticari unvanı, tüketicinin yerleşim yeri, işlemin yapıldığı yer ve talep edilen tutar belirlenir. Sipariş kaydı, gönderi etiketi, ödeme belgesi ve satıcıyla yazışmalar dosyaya eklenir. Hakem heyetine başvuru ile varsa icra ödeme emrine itiraz ayrı usul işlemleridir. Yetkili merci ve süre, her işlemin kendi hükümlerine göre seçilir; Mersin’de bulunmak farklı bir cayma veya itiraz süresi yaratmaz.

Resmî kaynaklar ve ilgili hükümler

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun: özellikle m.7, ayrıca m.3, 68 ve 73/A. Siparişsiz gönderiye ilişkin m.7 hükmü Ticaret Bakanlığının yayımladığı kanun metninden ve Didim Kaymakamlığının kanun sayfasından da okunur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: m.7. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.199.

2026 parasal sınırı için Ticaret Bakanlığının 29 Aralık 2025 tarihli duyurusu; başvuru yöntemi, görev ve yetki için tüketici hakem heyetleri bilgilendirmesi esas alınmıştır. İcra ödeme emrine itirazın süresi ve şekli, yukarıda bağlantısı verilen İcra ve İflas Kanunu m.62 metniyle karşılaştırılmıştır.

13 Eylül 2026 tarihli bölüm kontrolü: 6502 m.7, 2026 tüketici hakem heyeti parasal sınırı ve başvuru yolu ile İİK m.62 itiraz süresi. Yıllık parasal sınır, kanun metninin ilk yayımlanma tarihiyle karıştırılmamalıdır.

Yazar

— Mersin Barosu, sicil 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Bu metin genel hukuki bilgilendirmedir. Sipariş, teslim, ödeme ve tebligat kayıtları incelenmeden belirli bir uyuşmazlığın sonucu garanti edilmez.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri
Telefon WhatsApp