Uluslararası Satışta Zararı Azaltma Külfeti: CISG 77
Uluslararası satışta sözleşmesi ihlal edilen taraf, zararın gereksiz biçimde büyümesine seyirci kalamaz. CISG m.77, ihlale dayanan tarafın kâr kaybı dahil zararını azaltmak için olayın koşullarında makul olan önlemleri almasını ister. Bu önlemler alınmazsa ihlal eden taraf, azaltılabilecek zarar miktarı kadar tazminattan indirim talep edebilir. Sonuç, bütün tazminat hakkının otomatik kaybı değil, önlenebilir zarar bölümünün hesaplanmasıdır.
Zararı azaltma külfeti, sözleşmeyi ihlal eden tarafı sorumluluktan genel olarak kurtarmaz. Zarar görenin sınırsız masrafa girmesini veya sözleşmeyle ilgisiz ticari risk üstlenmesini de gerektirmez. İnceleme, o tarihte mevcut imkânlar içinde hangi önlemin gerçekten makul ve zararı azaltmaya elverişli olduğuna odaklanır. Bu yazı, ihracat ve ithalat uyuşmazlıklarında tazminat hesabının neden eksilebildiğini ve bu tartışmanın hangi belgelerle yönetileceğini açıklamaktadır.

CISG 77’nin düzenlediği hukuki sonuç
M.77 iki bölümden oluşur. İlk bölüm, ihlale dayanan tarafın zararı azaltmak için makul önlemleri almasını öngörür. İkinci bölüm, bu yapılmazsa ihlal eden tarafa azaltılabilecek tutar kadar tazminat indirimi isteme imkânı verir. Bu nedenle tartışma yalnız kusurun kimde olduğu üzerinden çözülemez. İhlalin varlığı ile zararın ne kadarının tazmin edileceği ayrı sorulardır.
Bir satış sözleşmesinin gerçekten CISG kapsamında olup olmadığı öncelikle belirlenmelidir. M.1’deki bağlantılar, sözleşmenin konusu ve m.6 kapsamındaki taraf düzenlemeleri kontrol edilir. Her dış ticaret işlemi hiçbir ön inceleme olmadan aynı hükme bağlanmamalıdır. Antlaşmanın uygulanması belirlendikten sonra zarar talebi m.74–77 bütünlüğü içinde ele alınır; iç hukuktaki başka bir indirimin kavramları açıklamasız biçimde m.77’nin yerine konulmaz.
Külfet sözcüğü burada kişinin kendi tazminat hesabını koruyabilmesi için makul davranmasını anlatır. M.77’nin açık sonucu indirimdir. Hüküm, ihlal eden kişiye zarar görenin bütün ticari kararlarını yönetme veya şirketin tüm faaliyetlerine müdahale etme yetkisi vermez. İnceleme, somut satış ihlalinden doğan kaybın önlenebilir kısmıyla sınırlıdır.
Hangi zarar azaltılmalıdır?
M.77, sözleşme ihlalinden doğan zararı ve açıkça kâr kaybını kapsar. Fazladan taşıma, bekleme veya depolama gideri ile üretim kesintisinden ileri sürülen kayıp farklı kalemler olarak incelenebilir. Her kalemde önce ihlal ile bağlantı kurulmalıdır. Zaten işletmenin olağan faaliyeti için katlanacağı bir maliyet, sırf aynı tarihte gerçekleştiği için ihlal zararı hâline gelmez.
CISG m.74 kapsamındaki zarar ve kâr kaybı rehberi genel tazminat çerçevesini açıklar. M.77 incelemesi bunun yanında yapılır: gerçek ve ilgili bir zarar bulunsa bile ne kadarının makul önlemle azaltılabileceği değerlendirilir. Zararın baştan kapsam dışında olması ile kapsam içindeki zararın azaltılmaması nedeniyle indirilmesi aynı gerekçe değildir.
Zarar dosyası zaman içinde güncellenmelidir. İlk ihlal anında küçük görünen bir gider, önlem alınmazsa günlük biçimde artabilir. Bu durumda yalnız son faturanın gösterilmesi yeterli açıklama olmayabilir. Maliyet artışının hangi tarihte fark edildiği, hangi seçeneklerin araştırıldığı ve hangi kararın verildiği kaydedilir. Böylece son tutarın oluşum süreci denetlenebilir hâle gelir.
Makul önlem, kusursuz ticari karar anlamına gelmez
M.77’nin ölçütü olayın koşullarında makul önlemdir. Sonradan ortaya çıkan bütün bilgileri geçmişe taşıyarak tarafın o gün hiç bilmediği seçeneği kullanması gerektiğini söylemek doğru değildir. İlgili tarihte mevcut teklif, stok, teknik uyumluluk ve teslim imkânı esas alınmalıdır. Sonuç kötü oldu diye her önlem otomatik olarak makul olmaktan çıkmaz; seçimin yapıldığı koşullar açıklanır.
Bununla birlikte makullük, hiçbir araştırma yapmadan beklemek için genel bir gerekçe değildir. Önlem alınmamasının gerçek nedeni gösterilmelidir. Teknik olarak uygun alternatifin bulunmaması, verilen teklifin ilgili tarihte geçerli olmaması veya seçeneğin daha büyük ve gereksiz bir kayıp doğurması ayrı olgulardır. Soyut olarak başka çare yoktu denilmesi yerine araştırmanın kapsamı belgeyle ortaya konulur.
Tarafın işletme ölçeği, ürün niteliği ve işlem şartlarıyla ilgisi olmayan ideal çözüm talepleri de sorgulanmalıdır. Makul önlem, gerçek hayatta uygulanabilir olmalıdır. Hukuken veya teknik olarak kullanılamayan malın yalnız ucuz olması onu uygun alternatif yapmaz. Sertifikasyon, uyumluluk, teslim tarihi ve sözleşmenin bilinen kullanım amacı maliyetle birlikte değerlendirilir.
Alıcı malı alamıyorsa alternatif tedarik nasıl araştırılır?
Teslim edilmeyen mal nedeniyle zarar gören alıcı, uygun alternatif tedarik imkânını değerlendirebilir. Araştırmada yalnız fiyat değil, miktar, kalite, teslim zamanı ve ilgili teknik şartlar karşılaştırılır. Bir ürünün piyasada herhangi bir yerde bulunması, alıcının onu gerekli zamanda kullanabileceğini göstermez. Elde edilen tekliflerin tarihleri ve geçerlilik koşulları bu nedenle saklanmalıdır.
İkame işlem yapılması ile bu işlemin fiyat farkının hangi hükümle talep edileceği ayrı sorudur. CISG m.75, sözleşmeden dönme sonrasında makul şekilde ve makul süre içinde yapılan ikame alım veya yeniden satışı düzenler. M.77’deki önlem incelemesi, m.75’in diğer koşullarını ortadan kaldırmaz. İkame işlem fiyat farkı hesabı kendi şartlarıyla kurulmalıdır.
Alternatif ürün daha kapsamlı veya daha yüksek özellikteyse maliyet farkı açıklanır. İhlali gidermek için gerekli minimum uygun çözüm ile işletmenin aynı anda yapmak istediği bağımsız yatırım birbirinden ayrılmalıdır. Bütün yeni alım maliyetinin otomatik olarak eski satıcıya yüklenmesi doğru değildir. Hangi harcamanın ihlalin sonucunu azaltmaya yönelik olduğu gösterilmelidir.
Satıcı malı teslim edemiyor veya alıcı teslim almıyorsa
Alıcının ihlali karşısında malı elinde tutan satıcı, bekleme ve değer kaybını artıran koşulları değerlendirmelidir. Depolama koşulları, başka alıcıya satış imkânı, malın özel üretim olması ve yeniden işleme ihtiyacı birbirinden farklıdır. Standart bir ürünle yalnız belirli müşteri için üretilmiş malın aynı şekilde satılabileceği varsayılmamalıdır. Araştırma, malın gerçek niteliği üzerinden yapılmalıdır.
Yeniden satış, sözleşmeden dönme ve koruma amacıyla satış aynı hukuki işlem değildir. M.75 ile m.85–88’in koşulları ayrı incelenir. Satıcının zararı azaltma gerekçesiyle, hâlen yerine getirmesi gereken sözleşmeyi veya malı koruma yükümlülüğünü görmezden gelmesi önerilemez. Önlemin ticari bakımdan yararlı olması kadar hukuken hangi yetkiye dayandığı da belirlenmelidir.
Satıcı daha düşük bedelle satış yapmışsa, satış yönteminin ve fiyatın neden makul olduğu açıklanır. Teklif toplama, ürün durumunu gösterme ve gerçek işlem belgeleri bu değerlendirmede kullanılabilir. Satışın bağlantılı bir işletmeye yapılmış olması hâlinde işlem koşulları özellikle açık tutulmalıdır. Amaç, fiyatın sırf tazminat hesabını büyütmek için seçilmediğini gerçek kayıtlarla göstermektir.
Kâr kaybı hesabında azaltma ve tasarruf edilen giderler
M.77’nin kâr kaybını açıkça kapsaması, işletmenin satış geliri ile kârını ayırmasını gerektirir. Yapılamayan satışın bütün cirosu, hiçbir gider incelemesi yapılmadan kâr kaybı gibi yazılmamalıdır. İhlal nedeniyle yapılmayan üretimin tasarruf ettirdiği maliyetler ve başka işte kullanılabilen kapasite somut hesapla değerlendirilir. Bu, kâr kaybının hiç istenemeyeceği anlamına gelmez; hesaplanan kaybın gerçek ekonomik niteliğini ortaya koyar.
Aynı kapasite başka bir siparişe yönlendirildiyse yeni işin gelir ve maliyetleri ilgili dönemle ilişkilendirilir. Her sonraki ticari kazanç otomatik olarak önceki zararı kapatmış sayılmaz. İki işlem arasında bağlantı kurulmalıdır. İşletmenin zaten ayrı kapasiteyle yapacağı bağımsız satışla, ihlal nedeniyle boşalan kapasitenin yerine geçen işlem aynı değerlendirme değildir.
İç hesap tabloları tek başına iddia edilen miktarı doğrulayan dış belge sayılmamalıdır. Siparişler, üretim kayıtları, maliyet verileri ve muhasebe belgeleri hesapla birlikte gösterilir. Kullanılan varsayımlar varsa hesap tekniği olarak açıkça belirtilir; gerçekleşmiş sipariş veya gelir gibi sunulmaz. Hedef, hangi kaybın gerçekleştiğini ve hangi kısmın makul önlemle azaltıldığını birbirinden ayırmaktır.
Önlem için yapılan masrafın tazmini otomatik midir?
M.77, makul önlemin alınmasını ister; bu amaçla yapılan her harcamanın hiçbir inceleme olmadan karşı tarafa yüklenmesini düzenlemez. Harcamanın tazminat hesabındaki yeri m.74 ve ilgili diğer hükümlerle değerlendirilir. Önlemin ihlalle bağlantısı, gerekli kapsamı, maliyeti ve sağladığı sonuç açıklanmalıdır. İşletmenin genel modernizasyon giderinin tamamını zarar azaltma masrafı olarak sunmak doğru değildir.
Önlem maliyeti ile önlenmesi beklenen zarar birlikte karşılaştırılır. Çok küçük bir kaybı önlemek için ilgisiz ve yüksek bir masrafa girilmesi, makullük tartışması yaratır. Ancak yalnız sonradan önlenen zarar küçük kaldı diye işlem sırasında makul görünen önlem otomatik olarak değersiz sayılmaz. Değerlendirme, karar anında bilinen risk ve gerçek seçenekler üzerinden yapılmalıdır.
Masraf belgelerinde hizmetin kapsamı açık olmalıdır. Acil nakliye, ek test, geçici depolama veya yeniden paketleme aynı hizmet değildir. Faturanın hangi mal, parti ve tarihle ilişkili olduğu gösterilir. Tek faturanın birden fazla olaya ilişkin giderleri topladığı durumlarda dağılımın dayanağı açıklanır. Böylece başka bir ticari işlemin maliyeti yanlışlıkla uyuşmazlık hesabına eklenmez.
İndirim, önlenebilir zarar tutarıyla sınırlıdır
M.77’nin ikinci cümlesi, zararın azaltılması gereken miktar kadar tazminat indirimi talebini düzenler. Bu yüzden indirim hesabında yalnız makul davranılmadığı iddiası yeterli değildir. Hangi önlemin ne miktarda zararı önleyeceği açıklanmalıdır. Önlem alınmayan bir bölüm bulunması, bütün tazminat kalemlerinin otomatik olarak silinmesi anlamına gelmez.
Hesap iki aşamada kurulabilir: önce ilgili hükümler uyarınca talep edilebilecek zarar belirlenir; ardından makul önlem alınmaması nedeniyle önlenebilir kaldığı ileri sürülen bölüm ayrıca incelenir. Aynı gider daha önce zarar hesabından çıkarılmışsa, ikinci kez m.77 indirimi altında düşülmemelidir. Tek bir ekonomik kalemin iki farklı başlıkta mükerrer azaltılması da tıpkı mükerrer talep gibi hesabı bozar.
Taraflar arasında anlaşmazlık varsa indirim isteyen tarafın açıklaması somutlaştırılmalıdır. Hangi tedarikçiden, hangi tarihte, hangi miktarda ve hangi teslim şartıyla alternatif bulunabildiği gösterilebilir. Antlaşma metninde yer almayan evrensel bir yargılama usulü kuralı burada üretilmemelidir; ispat ve usul meseleleri ilgili hukuki çerçevede ayrıca incelenir. Ancak belgesiz bir indirim yüzdesi gerçek zarar hesabının yerine geçmez.
Karşı tarafla yazışmak tek başına bütün önlemleri almak değildir
İhlal eden tarafa düzeltme çağrısı yapmak ve bilgi istemek önemli olabilir. Fakat yalnız art arda aynı e-postayı göndermek, başka makul ve erişilebilir önlem varken zararı azaltma incelemesini tamamlamaz. Tarafın beklemeyi neden seçtiği ve karşı taraftan hangi somut ifa bilgisini aldığı açıklanmalıdır. Açık bir düzeltme planıyla, tarih ve içeriği belli olmayan oyalayıcı cevap aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Bunun tersi de geçerlidir: her durumda hemen başka sözleşme yapmak zorunluymuş gibi bir sonuç kurulamaz. Mevcut sözleşmenin durumu, ilgili hukuki haklar ve alternatifin elverişliliği birlikte incelenir. Özellikle ifanın geçici askıya alınması veya düzeltme görüşmesi sürerken yapılacak işlemin diğer tarafın haklarıyla ilişkisi belirlenmelidir. Zarar azaltma, sözleşme yönetiminden bağımsız ve sınırsız bir acil satın alma yetkisi değildir.
Günlük maliyet artışları nasıl izlenmelidir?
Ardiye, depolama ve belirli hizmet giderleri zamanla artabilir. Dosyada günlük veya dönemsel ücretin kaynağı, başlangıç tarihi ve hangi olayla sona erdiği gösterilir. Yalnız toplam tutarın bildirilmesi, önlenebilir gecikmenin hangi dönemde oluştuğunu anlamayı güçleştirir. Satış ihtilafı, taşıma veya depo sözleşmesindeki ayrı ücret düzeniyle birlikte fakat birbirine karıştırılmadan ele alınmalıdır.
Bir alternatif depo veya teslim düzeni araştırılmışsa mevcut hizmetle kapsam karşılaştırması yapılır. Daha ucuz görünen seçeneğin taşıma, gümrük veya ürün güvenliği bakımından ek koşulları bulunabilir. Bu masraflar hesaptan çıkarılmadan yalnız günlük kira farkına bakmak eksik sonuç verir. Önlem dosyası, toplam makul maliyeti ve uygulanabilirliği birlikte göstermelidir.
Karar alınan gün ile kararın fiilen uygulandığı gün arasındaki gecikme de açıklanır. İç yazışmanın onaylanması, ürünün gerçekten başka yere taşındığı veya ek giderin sona erdiği anlamına gelmez. Talimat, hizmet sağlayıcının yanıtı ve uygulama kaydı birbirini tamamlamalıdır. Bu sayede hukuki olarak seçilen önlemin ticari operasyon içinde gerçekleşip gerçekleşmediği görülür.
Önlem ve zarar hesabı için çalışma tablosu
| İnceleme başlığı | Gerekli açıklama | Başlıca belge |
|---|---|---|
| İhlalin sonucu | Hangi zarar neden büyüyor? | Teslim, ödeme veya kalite kayıtları |
| Uygun seçenek | Hangi önlem ilgili tarihte uygulanabiliyor? | Teklif, stok ve teknik uygunluk bilgisi |
| Önlem maliyeti | Taşıma ve yan giderler dahil gerçek maliyet nedir? | Fiyat ve hizmet kapsamı |
| Karar | Seçenek neden kabul veya reddedildi? | Tarihli değerlendirme ve yanıtlar |
| Uygulama | Önlem hangi tarihte gerçekleştirildi? | Sipariş, teslim ve ödeme belgesi |
| İndirim tartışması | Önlenebilir kalan zarar ne kadardır? | Karşılaştırılabilir hesap ve dayanaklar |
Bu tablo yargı makamına sunulması zorunlu bir resmî form değildir. Tazminat talebinin ve indirim itirazının aynı veri üzerinden karşılaştırılması için önerilen bir çalışma aracıdır. Her satır somut belgeye dayanmalı; sonradan ulaşılan bir piyasa teklifinin olay tarihinde de mevcut olduğu kanıtsız biçimde ileri sürülmemelidir. Cari piyasa fiyatıyla tazminat hesabı da fiyatın yeri ve tarihi bakımından ayrı kurallara tabidir.
Sık sorulan sorular
CISG 77 bütün tazminatı ortadan kaldırır mı?
Hayır. Makul önlem alınmaması hâlinde azaltılabilecek zarar miktarı kadar indirim talebi düzenlenmiştir. Her zarar kalemi ayrı değerlendirilir.
İhlal eden taraf da zararı azaltma kuralına dayanabilir mi?
Evet. M.77, zarar görenin makul önlem almaması nedeniyle önlenebilir kalan miktar için ihlal eden tarafa indirim isteme imkânı verir.
Kâr kaybı da bu kurala tabi mi?
Evet. Madde kâr kaybını açıkça kapsar. Ciro, tasarruf edilen gider ve gerçek kâr kaybı aynı hesap kalemi değildir.
Zarar gören mutlaka en ucuz ürünü almak zorunda mı?
Ölçüt yalnız düşük fiyat değildir. Teknik uygunluk, teslim süresi ve olayın diğer koşulları içinde makul önlem değerlendirilir.
Hiç kullanılabilir alternatif yoksa ne yapılmalıdır?
Araştırılan seçenekler ve elverişsizlik nedenleri belgelenmelidir. M.77 gerçek olmayan veya uygulanamaz bir çözümün kullanılmasını istemez.
Önlem masrafları otomatik olarak karşı taraftan alınır mı?
Hayır. Harcamanın ihlalle bağlantısı ve tazminat hükümlerindeki koşulları ayrıca incelenir. Her ticari yatırım zarar azaltma gideri değildir.
Sadece ihtar göndermek her durumda yeterli midir?
Olayın koşulları belirleyicidir. Başka makul ve erişilebilir önlem bulunuyorsa yalnız aynı talebi tekrarlamak yeterli kabul edilmeyebilir.
İndirim için sabit bir oran var mı?
M.77 sabit oran koymaz. Önlenebilir zarar miktarı gerekçeli ve belgeli biçimde hesaplanmalıdır.
İkame alım yapılınca m.75’in şartları ortadan kalkar mı?
Hayır. M.75 kapsamındaki dönme, makul zaman ve makul yöntem koşulları ayrıca değerlendirilir.
Aynı masraf hem hesap dışında bırakılıp hem tekrar indirilir mi?
Aynı ekonomik kalemin mükerrer düşülmemesi gerekir. Zarar hesabı ile önlenebilir zarar indirimi birbirine bağlı fakat ayrı aşamalar olarak gösterilmelidir.
Resmî kaynak ve hukuki kapsam
Temel dayanak CISG m.77; tazminat ve bağlantılı işlemler bakımından m.1, 6, 74–76 ve 85–88’dir. UNCITRAL Antlaşma sayfası ve resmî arşivde yayımlanan CISG metni karşılaştırılmıştır. İkinci bağlantı Antlaşma metnini gösterir; somut olayda Yeni Zelanda hukukunun uygulanacağı iddiası içermez. Kaynak kontrolü: 29 Eylül 2026. Önerilen hesap ve belge düzeni, somut sözleşmenin ve ilgili yargılama usulünün incelenmesi yerine geçmez.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
