B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Üründe Model, Parti, Seri Numarası ve İmalatçı Adresi Zorunlu mu? 7223 m.7 | 2026

Kısa ve net cevap: Evet. 7223 sayılı Kanun m.7/1-e uyarınca imalatçı, mevzuatın gerektirdiği hallerde ürünün model, parti ve seri numarası veya ürünün ayırt edilmesini sağlayacak diğer bilgilerin ürün üzerinde; ürünün boyut veya doğasının buna izin vermediği durumlarda ise ambalajında ya da ürüne eşlik eden bir belgede bulunmasını sağlar. m.7/1-f uyarınca ayrıca imalatçının adı veya kayıtlı ticari unvanı ya da markası ile kendisine ulaşılabilecek açık adresi de ürün üzerinde; mümkün değilse ambalaj veya eşlik eden belgede yer alır. Bu bilgiler ürün izlenebilirliğinin temelidir.
7223 m.7 kapsamında imalatçı ürün kimliği model parti seri ve iletişim bilgileri
Photo by Hal Gatewood on Unsplash

7223 m.7/1-e ve f neyi düzenler?

7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu m.7, imalatçının ürünün teknik uygunluğu kadar ürünün piyasada tanımlanabilir ve izlenebilir olmasını da güvence altına alır. Maddenin birinci fıkrasının (e) bendi ürünün kimliğini, (f) bendi ise imalatçının kimliğini ve iletişim adresini düzenler.

M.7/1-e’ye göre imalatçı, mevzuatın gerektirdiği hallerde ürünün üzerinde model, parti ve seri numarası veya ürünün ayırt edilmesini sağlayacak diğer bilgilerin bulunmasını sağlar. Ürünün boyutu veya doğası buna izin vermiyorsa bu bilgiler ambalajda veya ürüne eşlik eden belgede bulunabilir. Hüküm, ürünün piyasada hangi model, seri veya partiye ait olduğunun gerektiğinde hızla tespit edilebilmesini amaçlar.

M.7/1-f ise imalatçının adı veya kayıtlı ticari unvanı ya da markası ile kendisine ulaşılabilecek açık adresinin ürün üzerinde bulunmasını öngörür. Bunun mümkün olmadığı durumlarda bilgiler ambalajda veya eşlik eden belgede yer alır. Böylece ürün üzerinde yalnız teknik kimlik değil, sorumlu imalatçıya erişim bilgisi de sağlanmış olur.

Ürün kimlik bilgileri neden zorunludur?

Ürün güvenliği olayında ilk ihtiyaç, hangi ürünlerin etkilendiğini doğru belirlemektir. Seri numarası veya parti bilgisi bulunmayan bir üründe belirli bir üretim dönemindeki hatanın kapsamını tespit etmek zorlaşır. Bu durum gereksiz yere bütün ürünlerin geri çağrılmasına ya da tam tersine riskli ürünlerin bir bölümünün kullanıcıda kalmasına neden olabilir.

Model, parti ve seri bilgileri; teknik dosya, üretim kayıtları, test sonuçları, şikâyetler ve dağıtım kayıtları arasında bağlantı kurar. 7223 m.7/1-d’deki şikâyet ve geri çağırma kayıtlarının etkin işlemesi de ürünün tanımlanabilir olmasına bağlıdır. Benzer şekilde m.12’deki izlenebilirlik yükümlülüğü tedarik zincirindeki işletmelerin ürün hareketini takip edebilmesini gerektirir.

Ürün kimliği aynı zamanda yetkili kuruluş denetiminde hangi teknik dosyanın veya uygunluk beyanının sunulması gerektiğini belirler. Aynı marka altında farklı teknik özelliklerde onlarca model varsa yalnız marka adı denetim için yeterli olmayabilir.

Model, parti ve seri numarası arasındaki fark

Kanun bu kavramların teknik formatını tek tek tanımlamaz; ürün grubuna özgü teknik düzenlemeler ayrıntı getirebilir. Genel uygulamada model bilgisi ürünün tasarım veya tip ailesini, parti veya lot numarası aynı üretim grubu içinde üretilen ürünleri, seri numarası ise çoğunlukla tek bir ürünü benzersiz biçimde ayırt etmeye yarar.

Hangi kimlik yönteminin zorunlu olduğu ürünün niteliğine göre değişebilir. Seri numarasıyla tek tek takip edilen yüksek değerli bir cihaz ile milyonlarca adet üretilen küçük tüketici ürününde aynı sistem kullanılmayabilir. Kanun bu nedenle model, parti ve seri numarası yanında “ürünün ayırt edilmesini sağlayacak diğer bilgiler” ifadesine de yer verir.

İşletmenin kullandığı numaralandırma sistemi rastgele değil, üretim ve teknik dosya kayıtlarıyla eşleşebilir olmalıdır. Bir etiket üzerindeki kodun şirket içinde hangi üretim tarihine, fabrikaya, tedarikçiye ve dosya revizyonuna karşılık geldiği gerektiğinde belirlenebilmelidir.

“Diğer ayırt edici bilgi” ne olabilir?

7223 m.7/1-e, ürünün model, parti ve seri numarası yanında ürünün ayırt edilmesini sağlayacak “diğer bilgileri” de kabul eder. Bunun amacı teknolojik ve sektörel farklılıklara uyum sağlamaktır. Örneğin barkod, lot kodu, üretim kodu, cihaz kimliği veya ilgili teknik düzenlemenin kabul ettiği başka tanımlayıcı sistemler kullanılabilir.

Ancak kullanılan bilgi gerçekten ürünü ayırt etmeye elverişli olmalıdır. Yalnız “2026 üretimi” gibi çok geniş bir ifade, aynı yıl içinde farklı model ve partiler bulunuyorsa yeterli izlenebilirlik sağlamayabilir. Kodlama sistemi ürünün gerektiğinde belirli üretim grubuna kadar indirgenmesine imkân vermelidir.

Özel teknik düzenleme belirli bir kimlik formatını zorunlu tutuyorsa işletme kendi alternatif kodlama sistemini onun yerine kullanamaz. 7223 sayılı Kanun genel çerçeveyi verir; ürün grubuna özgü zorunlu kimlik kuralları öncelikle uygulanır.

Bilgi mutlaka ürünün üzerinde mi bulunmalı?

Kanunun temel tercihi bilginin ürün üzerinde bulunmasıdır. Hem ürün kimliği hem imalatçı adı/adresi bakımından ürün üzeri ilk seçenektir. Ancak ürünün boyutu veya doğası buna izin vermediğinde ambalaj veya ürüne eşlik eden belge kullanılabilir. Bu istisna keyfi bir tasarım tercihi değildir.

Üründe yeterli alan bulunduğu halde pazarlama tasarımı bozulmasın diye zorunlu bilgiyi yalnız kutuya koymak, “boyut veya doğa izin vermiyor” şartını karşılamayabilir. İstisnanın gerekçesi ürünün fiziksel özellikleriyle bağlantılı olmalıdır. Çok küçük parça, steril bütünlüğü bozulmaması gereken ürün veya teknik olarak işaretlenmesi mümkün olmayan yüzeyler özel değerlendirme gerektirebilir.

Ambalaj veya eşlik eden belgeye taşıma kararı verildiğinde bu belgenin ürünle birlikte nihai kullanıcıya ulaşması sağlanmalıdır. Depoda kalan kutu etiketi, ürün ayrı satıldığında izlenebilirlik işlevini kaybedebilir.

Ambalaj veya eşlik eden belge ne zaman kullanılabilir?

M.7/1-e bakımından ürünün boyut veya doğası kimlik bilgisinin ürün üzerinde bulunmasına izin vermiyorsa, bilgiler ambalaj veya eşlik eden belgede yer alabilir. M.7/1-f bakımından da imalatçı adı ve adresinin ürün üzerinde belirtilmesinin mümkün olmadığı durumlarda aynı alternatifler kullanılır.

Eşlik eden belge; kullanım talimatı, ürün bilgi formu veya mevzuata uygun başka belge olabilir. Ancak belgenin ürünle bağlantısı açık olmalı ve hangi ürüne ait olduğu tereddüt yaratmamalıdır. Birden fazla model için ortak hazırlanmış katalog, ürün kimliğini somut ürüne bağlamıyorsa yeterli olmayabilir.

İşletme neden ürün üzeri yerine ambalaj veya belge kullandığını teknik dosyada veya iç mevzuat değerlendirmesinde açıklayabilmelidir. Bu yaklaşım denetimde istisnanın bilinçli ve mevzuata uygun uygulandığını gösterir.

İmalatçının hangi adı yazılmalıdır?

7223 m.7/1-f, imalatçının adı veya kayıtlı ticari unvanı ya da markasının gösterilebileceğini düzenler. Kanunun “veya” yapısı, her durumda üç bilginin birden yazılmasını zorunlu kılmaz. Ancak ürünün hangi imalatçıya ait olduğunun tereddütsüz anlaşılması ve açık adresle birlikte imalatçıya ulaşılabilmesi gerekir.

İmalatçının yalnız pazarlama markası kullanması halinde bu markanın arkasındaki sorumlu iktisadi işletmecinin denetimde ve kullanıcı iletişiminde belirlenebilir olması önemlidir. Ayrıca özel teknik düzenleme daha ayrıntılı isim veya unvan şartı koyabilir; bu durumda özel hüküm uygulanır.

Ürünü kendi isim veya ticari markası altında piyasaya arz eden ya da ürünü uygunluğu etkileyecek şekilde değiştiren başka bir iktisadi işletmeci, 7223 m.11 uyarınca belirli koşullarda imalatçı yükümlülüklerine tabi hale gelebilir. Bu nedenle markalama modeli yalnız reklam kararı değildir; hukuki sıfatı da etkileyebilir.

Açık adres nasıl olmalıdır?

M.7/1-f “kendisine ulaşılabilecek açık adres” ister. Amaç, yetkili kuruluşun, dağıtıcının veya kullanıcının imalatçıya ulaşabilmesidir. Sadece ülke adı veya genel web sitesi adresi bu işlevi her durumda karşılamaz. Adresin imalatçının iletişim kurulabilir fiziksel adresini açıkça göstermesi gerekir.

Adres değiştiğinde ürün etiketi ve yeni üretim için kullanılan ambalajların güncellenmesi önemlidir. Eski adresle piyasaya çıkmış ürünlerin izlenebilirliği için şirketin devir veya taşınma kayıtları korunmalıdır. Ürünün uzun hizmet ömrü varsa eski ürünlerden gelen güvenlik bildiriminin yeni adrese yönlendirilebilmesi gerekir.

Özel teknik düzenleme elektronik iletişim veya ek irtibat bilgileri gerektiriyorsa bunlar da ayrıca eklenir. 7223 m.7/1-f genel asgari çerçevedir.

Marka kullanmak şirket unvanını tamamen kaldırır mı?

Kanun, imalatçının adı, kayıtlı ticari unvanı veya markasından birinin kullanılmasına izin verir; ancak ürün güvenliği sorumluluğunu anonimleştirmeye izin vermez. Markanın hangi sorumlu işletmeye ait olduğu ve açık adres bilgisi üzerinden imalatçıya ulaşılması mümkün olmalıdır.

Özellikle private-label veya özel marka üretiminde ürün üzerindeki marka sahibi işletmenin m.11 kapsamında imalatçı sayılıp sayılmayacağı ayrıca incelenmelidir. Bir işletme ürünü kendi adı veya ticari markası altında piyasaya arz ediyorsa yalnız gerçek üreticiyi arka planda bırakıp imalatçı yükümlülüklerinden kaçınamaz.

Bu nedenle fason üretim ve private-label sözleşmelerinde ürün üzerinde hangi tarafın adı veya markasının kullanılacağı, teknik dosyanın kimde olacağı, geri çağırmayı kimin yöneteceği ve m.11 kapsamındaki hukuki sıfat açıkça değerlendirilmelidir.

İthal üründe yabancı imalatçı bilgisi nasıl gösterilir?

İthal ürünlerde m.7 kapsamındaki imalatçı kimliği yanında 7223 m.9’un ithalatçıya yüklediği kimlik ve iletişim bilgisi yükümlülüğü de önem taşır. İthalatçı, mevzuatın gerektirdiği hallerde kendi adı veya kayıtlı ticari unvanı ya da markası ile ulaşılabilecek açık adresinin ürün üzerinde; mümkün değilse ambalaj veya eşlik eden belgede bulunmasını sağlar.

Bu nedenle yabancı imalatçının bilgisi ile Türkiye’deki ithalatçının bilgisi birbirinin yerine geçen tek bir kayıt olarak görülmemelidir. Ürün grubuna özgü teknik düzenleme, her iki iktisadi işletmecinin bilgilerinin nasıl gösterileceğini ayrıca düzenleyebilir.

İthalatçı ürün etiketini hazırlarken yabancı imalatçı bilgilerini silmemeli veya gerçeğe aykırı değiştirmemelidir. Tedarik zincirindeki rollerin doğru gösterilmesi, olası bir denetim veya geri çağırmada hangi işletmenin hangi yükümlülükten sorumlu olduğunun tespitini kolaylaştırır.

İzlenebilirlik ve geri çağırmada bu bilgiler nasıl kullanılır?

Bir ürün riskli çıktığında imalatçı önce hangi model, seri veya partilerin etkilendiğini belirler. Ürün kimlik bilgileri teknik dosya ve üretim kayıtlarıyla eşleştirilerek hatanın belirli partiyle sınırlı olup olmadığı tespit edilir. Sonra m.12 kapsamındaki tedarik zinciri bilgileri kullanılarak ürünlerin hangi ithalatçı ve dağıtıcılar üzerinden piyasaya yayıldığı belirlenir.

Nihai kullanıcıdaki ürünün geri çağrılması gerekiyorsa kullanıcı, ürün üzerindeki model veya seri bilgisini geri çağırma duyurusuyla karşılaştırabilir. Bu nedenle geri çağırma ilanlarında “ürünümüz geri çağrılmıştır” şeklindeki genel ifade yerine etkilenen model, parti veya seri aralığı açıkça belirtilmelidir.

İmalatçı adı ve adresi de kullanıcının güvenlik olayı bildirebilmesini ve yetkili kuruluşun sorumlu işletmeye ulaşabilmesini sağlar. İzlenebilirlik bilgileri yalnız üretim lojistiği değil, ürün güvenliğinin hukuki altyapısıdır.

İşletmeler için ürün kimlik etiketi kontrol listesi

Öncelikle ürün grubuna özgü teknik düzenleme kontrol edilmeli ve zorunlu kimlik formatı belirlenmelidir. Model, parti, seri veya diğer ayırt edici bilgi ürün üzerinde yer alabiliyorsa doğrudan ürüne uygulanmalıdır. Ürünün boyut veya doğası buna izin vermiyorsa ambalaj veya eşlik eden belge seçeneğinin gerekçesi kayda alınmalıdır.

İmalatçının adı/kayıtlı ticari unvanı veya markası ile açık adres bilgisi doğru ve güncel tutulmalıdır. Adres veya marka değişikliğinde yeni üretim etiketleri güncellenmeli; eski ürünlere ait kayıtların izlenebilirliği korunmalıdır. İthal üründe ithalatçı bilgileri de ilgili mevzuata göre ayrıca kontrol edilmelidir.

Kullanılan kodlama sistemi teknik dosya, kalite kayıtları ve dağıtım kayıtlarıyla eşleşmelidir. Bir seri numarasının hangi üretim tarihine, hangi dosya revizyonuna ve hangi satış kanalına ait olduğu gerektiğinde kısa sürede bulunabilmelidir.

Sonuç olarak 7223 m.7/1-e ve f, ürünün “kim olduğunu” ve imalatçının “kim olduğunu” piyasada görünür kılan iki temel izlenebilirlik hükmüdür. Model/parti/seri veya eşdeğer ayırt edici bilgi ile imalatçı adı veya markası ve ulaşılabilir açık adres, ürün güvenliği krizinde hızlı ve hedefli müdahalenin temel verileridir.

İlgili içerikler

Resmî kaynaklar

Hukuki değerlendirme: Ürün kimlik ve imalatçı bilgileri, özel teknik düzenleme ile 7223 m.7 birlikte incelenerek ürün, ambalaj veya eşlik eden belgede doğru şekilde gösterilmelidir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Üründe seri numarası zorunlu mu?

Mevzuatın gerektirdiği hallerde m.7/1-e uyarınca model, parti, seri numarası veya ürünü ayırt eden diğer bilgi bulunmalıdır.

Seri numarası ürünün üzerinde olmak zorunda mı?

Esas olarak ürün üzerinde bulunur; ürünün boyut veya doğası buna izin vermiyorsa ambalaj veya eşlik eden belgede yer alabilir.

İmalatçı adresi zorunlu mu?

Evet. M.7/1-f imalatçıya ulaşılabilecek açık adresin ürün üzerinde, mümkün değilse ambalaj veya eşlik eden belgede bulunmasını öngörür.

Marka adı imalatçı unvanının yerine kullanılabilir mi?

Kanun imalatçının adı, kayıtlı ticari unvanı veya markasını sayar; ancak sorumlu imalatçı ve açık adres belirlenebilir olmalıdır.

Çok küçük üründe bilgiler nereye yazılır?

Ürünün boyut veya doğası ürün üzerine yazmaya izin vermiyorsa ambalaj veya ürüne eşlik eden belgede gösterilebilir.

İthal üründe ithalatçı adresi de gerekir mi?

7223 m.9 kapsamında ithalatçıya da ilgili mevzuata göre kendi kimlik ve açık adres bilgisini gösterme yükümlülüğü düşebilir.

Parti numarası geri çağırmada neden önemlidir?

Riskin hangi üretim grubunda bulunduğunu belirlemeye ve geri çağırmayı yalnız etkilenen ürünlere yöneltmeye yardımcı olur.

Etiket bilgileri sonradan değiştirilebilir mi?

Gerçeğe uygunluk ve teknik düzenleme şartları korunarak gerekli güncellemeler yapılabilir; geçmiş ürünlerin izlenebilirlik kayıtları kaybedilmemelidir.

Yazar ve hukuki inceleme: Avukat Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik, 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu m.7/1-e ve f ile bağlantılı izlenebilirlik hükümleri esas alınarak 17 Eylül 2026 tarihinde hazırlanmıştır.

Mersin’de Ürün Güvenliği ve Ticaret Hukuku

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin. Türkiye genelindeki ürün güvenliği ve ticari-idari uyuşmazlıklar Mersin’den takip edilebilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri
Telefon WhatsApp