Donatma İştiraki Nedir? Kuruluş ve Çift Sicil Kaydı
Kısa ve net cevap: Donatma iştiraki, birden fazla kişinin paylı mülkiyetine sahip olduğu gemiyi, aralarındaki sözleşmeye dayanarak hepsi adına ve hesabına, menfaat sağlamak için suda kullanmasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.1064 bu unsurları birlikte arar. Aynı gemiye ortak olmak tek başına yeterli değildir. TTK m.1065 gereğince iştirak, yapılmasını izleyen 15 gün içinde hem ticaret siciline hem gemi siciline tescil edilir. Paydaşlar arasındaki ilişkiler ve temsil bakımından sözleşme önceliklidir; boşluklarda TTK m.1067–1087 hükümleri uygulanır.

TTK 1064’e göre donatma iştiraki hangi şartlarla oluşur?
Kanundaki tanım dört ana unsur üzerine kuruludur: Birden çok malik, gemi üzerinde paylı mülkiyet, ortaklar arasındaki işletme sözleşmesi ve geminin bütün paydaşlar adına ve hesabına menfaat sağlamak amacıyla suda kullanılması. Bu unsurların her biri farklı bir hukuki soruya cevap verir. Geminin kime ait olduğu, onu kimin yönettiği ve gelir ile giderin kimin hesabına doğduğu aynı soru değildir.
Bir geminin iki veya daha fazla kişi tarafından satın alınması, işletmenin mutlaka donatma iştiraki olacağını göstermez. Geminin ortaklarca kullanılmayıp başka bir işletmeciye bırakılması, kullanımın yalnız bir kişinin adına yapılması veya paydaşlar arasında ortak işletme iradesinin bulunmaması tanım bakımından ayrıca değerlendirilir. Sözleşmeye “donatma iştiraki” başlığı atılması da eksik kanuni unsurları tamamlamaz.
İncelemenin ilk aşamasında aracın hukuken gemi niteliği belirlenir. Deniz ticareti hükümlerindeki gemi tanımına ilişkin TTK 931 gemi ve ticaret gemisi ayrımı bu nedenle önemlidir. Ardından mülkiyet kayıtları ve işletme ilişkisinin nasıl kurulduğu incelenir. Kara üzerinde tutulan bir yatırım projesiyle fiilen ortak hesap için işletilen gemi aynı aşamada değerlendirilmez.
TTK m.1064’ün unsurları, sözleşme ve sicil kayıtlarının birlikte okunmasını gerektirir. Ortakların katıldığı toplantı, finansman sağlanması veya bir kişinin yönetici seçilmesi tek başına gemideki mülkiyet paylarını açıklamaz. Mülkiyet ile işletmenin ayrı belgelerde düzenlenmesi mümkündür; fakat bu belgeler aynı gemi, aynı hak sahipleri ve aynı işletme amacı bakımından birbirini doğrulamalıdır.
Gemi üzerindeki pay ile gemi sahibi şirketin payı neden farklıdır?
Donatma iştirakinde TTK m.1064’ün aradığı pay, doğrudan gemi üzerindeki paylı mülkiyet payıdır. Bir anonim veya limited şirketin sermaye payına sahip olmak, şirketin maliki olduğu gemide doğrudan paylı malik olmak anlamına gelmez. Şirket ortaklığı ile gemi ortaklığı karıştırıldığında hem tescil başvurusu hem temsil ve sorumluluk incelemesi yanlış kişi üzerinden yürütülür.
Geminin sicil kaydı tek malik olarak bir şirketi gösteriyorsa, o şirketin çok sayıda ortağının bulunması m.1064 bakımından otomatik donatma iştiraki yaratmaz. Şirketin gemiyi kendi adına ve hesabına kullanması, şirketin kendi malvarlığına ilişkin işletme ilişkisidir. Ortakların şirket içindeki pay oranları, gemi siciline doğrudan mülkiyet payları olarak yazılamaz.
Paylı mülkiyetin kapsamı için sicile kayıtlı ve kayıtsız gemilerde mülkiyet ve ayni haklar ayrıca incelenmelidir. Donatma iştiraki sözleşmesi, gemi mülkiyetinin devrine ilişkin özel şekil ve sicil kurallarının yerine geçmez. İşletme payı kararlaştırılırken gerçekte devredilmemiş bir gemi payı devredilmiş gibi gösterilmemelidir.
Kuruluş dosyasında gemi payları açık oran veya kesirlerle gösterilir. Sermaye katkısı, kredi finansmanı, geminin satın alma bedelini fiilen ödeyen kişi ve sicildeki mülkiyet payı aynı kavram değildir. Bir paydaşın giderlerin daha büyük bölümünü karşılaması, sicildeki mülkiyet oranını kendiliğinden değiştirmez. Aradaki farkın borç, avans veya ayrı bir pay devri olup olmadığı kendi belgesiyle belirlenir.
Geminin bütün paydaşlar adına ve hesabına kullanılması ne anlama gelir?
TTK m.1064’te yalnız birlikte gelir elde edilmesi değil, işletmenin bütün paydaşlar adına ve hesabına yapılması aranır. Dış ilişkide sözleşmenin kimin adına kurulduğu, iç ilişkide kazanç ve giderlerin kime ait olduğu birlikte önem taşır. Bu nedenle yalnız gelir dağıtım tablosu yeterli değildir; navlun, bakım, sigorta ve diğer işletme işlemlerindeki taraf yapısı da incelenir.
Bir kişinin işlemleri yürütmesi, diğer paydaşların mutlaka işletme dışında kaldığı anlamına gelmez. İşlemleri gemi müdürü veya yetkili temsilci yürütebilir. Önemli olan bu kişinin hangi sıfatla ve kimin adına hareket ettiğidir. Temsil ilişkisi açıkça kurulmadan, kişinin kendi adına yaptığı bütün işlemler sonradan ortak işletme hesabına aktarılmış sayılmamalıdır.
Menfaat sağlama amacı da işletme düzeninden anlaşılmalıdır. Gelir beklentisi, işletmenin amacı ve sözleşmelerin niteliği birlikte değerlendirilir. Ortakların yalnız gemiyi korumak için geçici gider yapması ile sürekli ortak işletme organizasyonu kurması farklıdır. Kanuni tanım, belirli bir işlemin adına değil, bütün ilişkinin hukuki ve fiilî yapısına uygulanır.
Geminin denize, yola ve yüke elverişliliği ise ortaklık türünden bağımsız bir işletme gerekliliğidir. TTK 932 elverişlilik yükümlülükleri, iştirak sözleşmesi yapılmış olmasıyla ortadan kalkmaz. Ortaklık kaydının tamamlanması, geminin bütün sefer ve teknik şartları da yerine getirdiği anlamına gelmez. Hukuki kuruluş ile geminin işletilmeye uygunluğu ayrı dosya başlıklarıdır.
Donatma iştiraki hangi durumlarda ticaret şirketiyle karıştırılır?
TTK m.1064/2, geminin maliki veya işletme hakkına sahip ticaret şirketleri ve diğer tüzel kişiler hakkında donatma iştiraki hükümlerinin uygulanmayacağını belirtir. Bu hüküm, tek bir tüzel kişinin gemiyi işletmesiyle paydaş donatanların ortak işletmesini ayırır. Şirketin kendi ortakları arasındaki yönetim düzeni, donatma iştirakinin yönetim hükümleriyle değiştirilmez.
Şirket esas sözleşmesine benzeyen bir metin hazırlanması da yapıyı otomatik olarak anonim veya limited şirkete dönüştürmez. Hangi hukuki türün kurulduğu, mülkiyet ve işletme düzeninden anlaşılmalıdır. Donatma iştiraki için sermaye şirketlerinin bütün kuruluş hükümlerinin hiçbir ayrım yapılmadan uygulanması da doğru değildir. TTK’nın deniz ticaretine özgü hükümleri ayrı bir inceleme alanıdır.
Bununla birlikte TTK m.17, tacire ilişkin hükümlerin donatma iştirakine de aynen uygulanacağını düzenler. Dolayısıyla “ticaret şirketi değil, o hâlde hiçbir ticari kayıt veya özen yükümlülüğü yok” sonucu çıkarılamaz. Tescil, unvan, kayıtların tutulması ve ticari işlem düzeni kendi kanuni temelleriyle ele alınır. Vergisel yükümlülükler ise yalnız donatma iştiraki adı kullanılarak belirlenmez; vergi mevzuatı ayrıca uygulanır.
Bu rehber kuruluş ve tescile odaklanır. Paydaşların üçüncü kişilere karşı borç sorumluluğu TTK m.1080’de, pay devrinin etkileri m.1081’de ayrıca düzenlenmiştir. Kuruluş sırasında sorumluluğun sermaye şirketlerindeki gibi otomatik olarak yalnız yatırılan parayla sınırlı olduğu kabul edilmemelidir. Yatırım yapısı seçilirken mülkiyet, temsil ve dış borç ilişkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Donatma iştiraki neden iki ayrı sicile tescil edilir?
TTK m.1065/1 açık biçimde hem ticaret siciline hem gemi siciline tescil öngörür. Ticaret sicilindeki kaydın yapılması, gemi sicilindeki kayıt yükümlülüğünü kendiliğinden tamamlamaz. Benzer biçimde gemi maliklerinin sicilde gösterilmesi de iştirakin ticaret sicilindeki kaydının yerine geçmez. Başvuru planı iki sicildeki işlemleri ayrı ayrı içermelidir.
Kanundaki süre, iştirakin yapılmasını izleyen on beş gündür. Bu süre için metinde “iş günü” denmemiştir. Başvuru hazırlanırken süreyi yalnız çalışma günleri üzerinden genişleten bir hesap kullanılmamalıdır. İştirakin hangi tarihte yapıldığı sözleşme ve ilgili belgelerden belirlenir; işlemlere daha sonra başlanmış olması kanuni başlangıç tarihini keyfî olarak değiştirmez.
Ticaret Bakanlığının açıklamasına göre ticaret sicili işlemleri MERSİS üzerinden yürütülür ve sicil kayıtları bu sistemde tutulur. Ancak MERSİS’te başvuru taslağı oluşturulmasıyla tescilin tamamlanması aynı aşama değildir. Elektronik başvuru, belge incelemesi ve sonuç kaydı ayrı takip edilir. Gemi sicilindeki işlemin de ayrıca tamamlandığını gösteren kayıt alınmalıdır.
Gemi sicilinin hangi müdürlükte tutulacağı için TTK 955 sicil yeri rehberi incelenebilir. Paydaşlardan birinin veya avukatın bulunduğu şehir, gemi sicilinin yerini kendiliğinden belirlemez. Ticaret sicili merkeziyle gemi sicili bağlantısı aynı işlemde dikkate alınır; iki kaydın farklı kurumlarda bulunması bilgi uyumunu daha önemli hâle getirir.
TTK 1065’e göre hangi bilgiler sicile kaydedilir?
Kanun beş bilgi grubunu sayar: Paydaş donatanların adları, yerleşim yerleri ve vatandaşlıkları; iştirakin unvanı ve merkezi; iştirakin konusu; her paydaşın gemi payının miktarı; temsile yetkili kişilerin ad ve soyadları ile tek başına mı yoksa birlikte mi imza atabilecekleri. Bunlar, işletmenin kimliğini ve kimin hangi sıfatla işlem yapacağını görünür kılar.
| Kayıt grubu | Kontrolün amacı |
|---|---|
| Paydaş kimlikleri | İşletmeye katılan kişilerle gemide pay sahibi olan kişilerin eşleştirilmesi. |
| Unvan ve merkez | Sözleşme ve sicil başvurularında aynı işletmenin tanımlanması. |
| İştirakin konusu | Geminin hangi ortak işletme amacıyla kullanılacağının açıklanması. |
| Gemi payları | Mülkiyet ve paya bağlanan kanuni sonuçların doğru kişiye uygulanması. |
| Temsil ve imza şekli | Kimin tek başına veya birlikte işlem yapabileceğinin belirlenmesi. |
Vatandaşlık bilgisinin kayda alınması, Türk Bayrağı çekme hakkına ilişkin bütün şartların sağlandığını kendiliğinden göstermez. Bayrak ve sicile kaydedilebilirlik kendi hükümlerine tabidir. Kuruluş sözleşmesinde ortak kimliği yazılırken bu şartlar ayrıca incelenir. Temsilci bilgisiyle malik vatandaşlığı birbirinin yerine kullanılan bilgiler değildir.
Payların sicilde farklı, sözleşmede farklı gösterilmesi özellikle gider, oy ve gelir hesaplarında uyuşmazlık yaratır. Uyuşmazlığı sadece muhasebe kaydını değiştirerek çözmek doğru değildir. Önce gerçek mülkiyet durumu ve varsa geçerli devir işlemi belirlenir. Sonra sözleşme ve sicil kayıtlarının hukuken hangi yönde düzeltilmesi gerektiği değerlendirilir.
TTK 1066 uyarınca iştirak sözleşmesi neden merkezî önemdedir?
TTK m.1066, paydaş donatanlar arasındaki hukuki ilişkiler ile iştirakin temsilini öncelikle sözleşme hükümlerine bağlar. Sözleşmede düzenleme yoksa m.1067–1087 hükümleri uygulanır. Bu sistem, her konunun boş bırakılabileceği veya bütün kanuni korumaların kaldırılabileceği anlamına gelmez. Emredici hükümler ve üçüncü kişilerin korunmasına ilişkin sınırlar saklıdır.
Kuruluş metninde işletme amacı, paylar, giderlere katılma, gelir hesabı, karar alma düzeni, temsil yetkisi ve kayıtların paylaşılması açıkça düzenlenmelidir. Bu başlıklar birbirinin yerine geçmez. Gelir dağıtım oranının belirlenmesi tek başına imza yetkisini vermez; bir kişiye yönetim görevi verilmesi de onun gemi payını artırmaz. Sözleşme, farklı hak ve görevleri ayrı maddeler hâlinde göstermelidir.
Gemi payının devri ile ortak işletmeden çıkışın sonuçları da başlangıçta düşünülmelidir. Sonradan yapılacak devir, daha önce üstlenilmiş borçlar ve devam eden işletme işleri bakımından ayrı etkiler doğurur. Bütün ilişkilerin pay devri tarihinde hiçbir iz bırakmadan sona erdiği kabul edilmemelidir. Ancak kuruluş rehberi içinde bütün tasfiye ve sorumluluk hükümlerini tekrar etmek yerine, sözleşmenin bu alanları açık bırakmaması sağlanmalıdır.
TTK m.1083/4, haklı sebeple çıkma ve fesih düzeninin paydaşlar aleyhine değiştirilmesini geçersiz sayar. Bu nedenle “hiçbir koşulda ortaklıktan ayrılamaz” veya “mahkemeye başvuramaz” gibi hükümler sözleşme serbestisi gerekçesiyle sorgulanmadan kabul edilmemelidir. Başlangıçtaki yatırım anlaşması, kanunun koruduğu çıkış imkânını ortadan kaldıracak şekilde tasarlanmamalıdır.
Temsil kaydı, gemi müdürü ve kaptan nasıl ayrılır?
İştiraki temsile yetkili kişinin sicile kaydedilmesi ile geminin sevk ve idaresini yapan kaptanın görevi farklıdır. Gemi müdürü, kaptan ve paydaş donatan sıfatları aynı kişide bulunabilir; fakat bunlar hukuken aynı yetkiyi ifade etmez. Bir kişinin gemide görev yapması, bütün finansman sözleşmelerini ortaklar adına imzalayabileceği anlamına gelmez.
Temsil yetkisinin tek başına veya birlikte kullanılacağı TTK m.1065/2-e kapsamında kaydedilir. İmza düzeniyle çelişen bir sözleşme yapılacaksa yalnız işlemin ekonomik açıdan yararlı olduğu ileri sürülerek yetki eksikliği yok sayılamaz. Güncel sicil kaydı ve temsil belgesi kontrol edilir. Eski görevlinin adıyla hazırlanmış bir yazışma, görev değişikliğinden sonra güncel yetki belgesi yerine kullanılmaz.
Gemi sicilinde değişiklik bildirimi konusunda TTK 964 kapsamındaki bildirim yükümlülükleri de dikkate alınır. Kuruluşta doğru olan kayıt daha sonraki olaylarla güncelliğini kaybedebilir. Bu nedenle sicil uyumu yalnız ilk başvuruda yapılan tek seferlik bir kontrol değildir; temsil ve gemi statüsündeki değişikliklerle birlikte yeniden ele alınır.
Kuruluş dosyası tamamlanmadan önce hangi ayrımlar yapılmalı?
İlk kontrol, mülkiyet ile işletme sözleşmesinin aynı yapıyı göstermesidir. İkinci kontrol, on beş günlük süre içinde iki sicilde yürütülmesi gereken işlemlerin planlanmasıdır. Üçüncü kontrol, temsil ve imza düzeninin açık olmasıdır. Dördüncü kontrol ise sözleşmenin emredici kurallara aykırı sonuçlar doğurmamasıdır. Bunlardan biri tamamlanmış diye diğerleri tamamlanmış sayılmaz.
Sicil müdürlüklerine sunulacak başvuru belgeleri ilgili sicil mevzuatına uygun hazırlanır. Kanunda sayılan tescil bilgileri ile bunları kanıtlayan belgeler farklıdır: Pay oranı bir bilgidir; bu payın hukuki dayanağı ayrı belgedir. Temsilcinin adı bir bilgidir; atanma ve imza yetkisi ayrıca gösterilir. Başvuru dosyası yalnız bu yazıdaki tablo doldurularak eksiksiz hâle gelmiş kabul edilmemelidir.
İşlem sonunda ticaret sicili ve gemi sicili kayıtları birbiriyle karşılaştırılır. Paydaş, unvan, merkez ve temsil düzenindeki farklılıklar ayrı ayrı giderilir. Sicil başvurusunun alındığını gösteren belge ile tescil sonucunu gösteren kayıt dosyada ayrılır. Böylece sonraki navlun, finansman veya sigorta ilişkisinde kimlerin hangi sıfatla sözleşmeye katıldığı açık kalır.
Donatma iştiraki hakkında sık sorulan sorular
Donatma iştiraki nedir?
TTK 1064’e göre paylı mülkiyetindeki gemiyi sözleşmeyle hepsi adına ve hesabına menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan birden çok kişinin oluşturduğu özel işletme ilişkisidir.
Gemiye ortak olmak tek başına donatma iştiraki oluşturur mu?
Hayır. Paylı mülkiyet yanında sözleşmeye dayalı, bütün paydaşlar adına ve hesabına ortak işletme unsurları da bulunmalıdır.
Gemi sahibi şirketin ortakları gemide doğrudan paydaş sayılır mı?
Şirket sermaye payı ile gemi üzerindeki mülkiyet payı farklıdır. Geminin maliki tek bir şirketse şirket ortaklarının sayısı tek başına donatma iştiraki oluşturmaz.
Donatma iştiraki hangi sicillere kaydedilir?
TTK 1065 uyarınca hem ticaret siciline hem gemi siciline tescil edilir. Bir sicildeki kayıt diğer sicildeki yükümlülüğün yerine geçmez.
Tescil süresi kaç gündür?
TTK 1065/1, iştirakin yapılmasını izleyen on beş günlük süre öngörür. Metinde iş günü ifadesi bulunmaz; başlangıç tarihi sözleşme ve kuruluş belgeleriyle belirlenir.
Sicile hangi bilgiler yazılır?
Paydaşların kimlik, yerleşim yeri ve vatandaşlık bilgileri; unvan, merkez ve konu; gemi payları ile temsilciler ve tek veya birlikte imza düzeni TTK 1065/2 kapsamında kaydedilir.
Paydaşlar arasındaki ilişkide önce sözleşme mi uygulanır?
TTK 1066 uyarınca sözleşme önceliklidir. Sözleşmede düzenleme bulunmayan konularda TTK 1067–1087 uygulanır; emredici hükümler ve koruyucu sınırlar saklıdır.
Tacire ilişkin hükümler donatma iştirakine uygulanır mı?
Evet. TTK 17, tacire ilişkin hükümlerin donatma iştirakine de aynen uygulanacağını düzenler. Yapının ticaret şirketi olmaması ticari yükümlülüklerin yokluğu anlamına gelmez.
Gemi müdürü ile kaptan aynı hukuki görev mi?
Hayır. Yönetim ve temsil görevi ile geminin sevk ve idaresi farklıdır. Aynı kişi birden fazla sıfat taşısa da her işlem için ilgili yetkinin kapsamı ayrıca incelenir.
Sözleşmede her koşulda çıkma yasağı konulabilir mi?
TTK 1083/4, haklı sebeple çıkma ve fesih düzeninin paydaşlar aleyhine değiştirilmesini geçersiz sayar. Sözleşme kanunun koruduğu imkânları bu şekilde kaldıramaz.
Resmî kaynaklar
Bu rehberin temel dayanağı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.17 ve m.1064–1066’dır; sözleşme sınırı için m.1083/4 ayrıca dikkate alınmıştır. Sicilin işlevi ve elektronik kayıtlar için Ticaret Bakanlığı ticaret sicili açıklaması ve MERSİS bilgilendirmesi resmî kaynaklardır. Bakanlığın şirketler ve ticaret sicili mevzuat sayfasından ilgili düzenlemelere erişilebilir. Kanun arşiv belgesi kabul tarihindeki metindir; bütün kanunun güncel konsolide sürümü olarak sunulmamaktadır.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki hukuki süreçler Mersin merkezli, ilgili sicil, görev ve yetki kuralları gözetilerek yönetilir. Donatma iştiraki değerlendirmesinde gemi mülkiyeti, işletme sözleşmesi ve temsil kayıtları birlikte incelenir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.