Avustralya’ya Dönen Trafik Kazası Mağduru Türkiye’den Tazminatı Nasıl Alır? KTK 97, 109, OHİM ve Sağlık Belgeleri
Kısa ve Net Cevap
Türkiye’de trafik kazasında yaralanıp tedavisine daha sonra Avustralya’da devam eden kişi, tazminat başvurusunu mutlaka Türkiye’de fizikî olarak bulunarak yürütmek zorunda değildir. Ancak hangi sigorta ve sorumluluk hükümlerinin uygulanacağını doğru belirlemesi gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.85 işletenin sorumluluğunu; m.91 zorunlu mali sorumluluk sigortasını; m.97 dava veya sigorta tahkiminden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılması şartını düzenler. KTK m.97’ye göre şirket on beş gün içinde yazılı cevap vermez veya cevap talebi karşılamazsa dava ya da 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkim yolu açılabilir. KTK m.109 motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat taleplerinin iki ve on yıllık zamanaşımı kurallarını belirler; ceza zamanaşımının daha uzun olduğu durumlarda kanunun özel hükmü uygulanır. 1 Eylül 2026’dan beri trafik ve kasko hasar başvurularında SBM bünyesindeki OHİM/Alo 193 sistemi de kullanılabilir. Bu sistem doğrudan başvuru yollarına ek bir kanaldır. Avustralya’da devam eden tıbbi tedavinin Türkiye’deki kazayla nedensellik bağı ve belgelerin hukuki geçerliliği ayrı incelenir. Sigortadan istenen tazminatın türü ve teminat kapsamı dosyada açıkça belirlenmelidir.

Kısa Özet – Kanuni Süre ve Başvuru Tablosu
| Hukuki işlem | Dayanak | Temel kural |
|---|---|---|
| Zararın sorumluluğu | KTK m.85–86 | İşletenlik, kusur ve sorumluluk |
| Zorunlu sigorta | KTK m.91 | Poliçe yılı ve teminat sınırı |
| Ön yazılı başvuru | KTK m.97 | 15 günlük yazılı cevap |
| Belgelere bağlı sigorta ödemesi | KTK m.99 | 8 iş günü |
| Motorlu araç maddi tazminatı | KTK m.109 | 2/10 yıl; ceza zamanaşımı özel kuralı |
| Yetki | KTK m.110 | Kaza veya sigortacı bağlantılı yerler |
| OHİM başvuru kaydı | SEDDK 2026/22 m.4/2 | SBM veri tabanına giriş tarih ve saati |
Kaza tarihinin ve kusurun ilk belgelerle saptanması
Tazminat çalışması kazanın hangi gün, hangi şehirde ve hangi araçlar arasında meydana geldiğinin belgelenmesiyle başlar. Türkiye’de düzenlenen kaza tespit tutanağı, kolluk kayıtları, varsa fotoğraf ve kamera görüntüsü, tanık bilgileri ve araç plakaları ilk delillerdir. Kusur oranı yalnız sürücülerin kendi sözlü anlatımından çıkarılamaz; trafik işaretleri, yol durumu, hız, manevra ve ilgili kanuni kurallar incelenir. Avustralya’ya dönmüş kazazedenin kaza yerini sonradan görememesi delillerin zamanında toplanmasını daha önemli kılar. Maddi hasarlı kazadaki tutanak ile yaralanmalı kazaya ilişkin kolluk soruşturmasının belgelendirilmesi farklı olabilir. CMK kapsamında suç soruşturması bulunması, hukuki tazminat davasının tüm konularında kendiliğinden kesin sonuç oluşturmayabilir. Trafik poliçesinin ilgili kaza tarihindeki geçerliliği, kimin işleten, kimin sürücü ve hangi tarafın sigortacı olduğu tespit edilir. Diğer araç yurt dışı plakalıysa Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu/Yeşil Kart koşulları ayrıca gündeme gelebilir. Dosyadaki gerçek kişi ve kuruluşlar doğrulanmadan tazminat talebi yanlış muhataba yöneltilmemelidir.
KTK m.85 uyarınca işleten ve sürücü sorumluluğu
KTK m.85, motorlu aracın işletilmesinden doğan belirli zararlar bakımından işletenin ve ilgili koşullarda bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunu düzenler. Bu hukuki statü, aracı o gün fiilen kullanan sürücünün kim olduğu sorusuyla aynı değildir. Kazaya neden olan aracı aileden başka bir kişi kullanmış olabilir; aracın tescilli maliki veya işletme ilişkisi de ayrı araştırılır. KTK m.86 sorumluluktan kurtulma veya tazminatın indirilmesi bakımından özel düzenlemeler içerir. Avustralya’daki kazazedenin kaza anında yolcu, yaya veya başka araç sürücüsü olması tazminatın kapsamı ve kusur değerlendirmesini etkileyebilir. Kimin zarar verdiğini belirlemeden doğrudan bütün tutarı yalnız bir sürücüden istemek bazı dosyalarda yetersiz kalabilir. Öte yandan kaza tutanağında araç malikinin adı görünmesi, bütün işlemlerde sınırsız miktarda şahsi sorumluluğun kesin olduğunu göstermez. Zarar türü, hukuki kusur, işletenlik ve zorunlu sigortanın limitleri ayrı hesaplanmalıdır. Talepler yanlış muhataba yöneltilmeden önce bütün sorumluluk bağlantıları belgelenmelidir.
KTK m.91 zorunlu mali sorumluluk sigortasını neden önemli kılar?
2918 sayılı Kanun m.91 işletenlerin m.85 kapsamındaki sorumluluklarını karşılamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmasını öngörür. Zorunlu trafik sigortası belirli sorumlulukları ve poliçe yılı teminat sınırlarını kapsar; bütün zarar kalemlerinin sınırsız biçimde ve her şartta bu sigortadan ödeneceği söylenemez. Avustralya’ya dönen kazazede önce kazaya karışan aracın kaza tarihinde geçerli zorunlu trafik poliçesini, sigortacı kuruluşunu ve ilgili teminat türünü öğrenmelidir. Bedensel zarar, maddi araç hasarı ve manevi tazminat gibi taleplerin sigorta teminatı yönünden farklı hukuki durumları bulunmaktadır. Poliçe limitleri kaza yılına göre değişebildiğinden 2026 için doğrulanmamış bir rakam bütün geçmiş kazalara uygulanmamalıdır. Sigorta kapsamı dışında kalan veya limiti aşan zarar için işleten veya diğer sorumlulara yöneltilecek taleplerin koşulları ayrıca incelenir. Sigortacıya karşı bir başvuru yapılması, bütün diğer kişilere karşı bütün hakların aynı anda kullanılmış sayılması anlamına gelmez. Her davalı ve zarar kalemi için talep ve ispat düzeni hazırlanmalıdır.
KTK m.97 önce yazılı sigorta başvurusu şartı
KTK m.97’nin açık metnine göre zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gidilmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması gerekir. Sigortacının başvuru tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde yazılı cevap vermemesi veya cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık doğması hâlinde dava yahut 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkim yolu kullanılabilir. Avustralya’da yaşayan kişi bu on beş günlük başvuru sonrası bekleme kuralını KTK m.109’un iki yıllık zamanaşımıyla karıştırmamalıdır. Başvuruya hangi belgelerin eklendiği, sigortacıya hangi tarihte ulaştığı ve eksik belge iddiası olup olmadığı açık biçimde dosyalanır. Sigortacı tarafından yazılı cevap verilmesi, tazminatın kesin olarak tam ödendiği anlamına gelmez; cevapta hangi zarar kalemlerinin kabul edildiği incelenir. Şirketin doğrudan başvuru kanalları ile 2026 OHİM başvurusu seçiminde kayıt tarihinin kanıtlanması önemlidir. E-posta veya telefon görüşmesi, kanunun aradığı yazılı başvurunun usulüne uygun tamamlandığını her dosyada kesin göstermez.
2026 OHİM/Alo 193 başvurusu Avustralya’daki kişiye ne sağlar?
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 2026/22 sayılı Genelgesi, motorlu araç sigortalarında hasar başvurularının Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) aracılığıyla da alınmasını düzenlemiştir. 1 Eylül 2026’da faaliyete geçen sistem, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bünyesinde çalışır. Genelge m.4/2 uyarınca OHİM üzerinden yapılan ve geçerli kabul edilen başvuru, talebin Merkez veri tabanına ulaştığı tarih ve saat itibarıyla ilgili sigortacıya, Güvence Hesabına veya Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna yapılmış sayılır. Bu, Avustralya’daki hak sahibi için başvurunun zamanının kayda alınması yönünden önemlidir. Ancak OHİM bütün trafik tazminatı dosyalarında zorunlu tek kanal değildir; şirketlere doğrudan başvuru yolu korunmuştur. Alo 193 çağrı kanalı, web portalı ve mobil başvuru olanakları resmi sistem açıklamalarında gösterilir. Hak sahibi hangi kanalı kullanırsa kullansın başvurunun kabul edildiğine ilişkin kayıt numarasını ve eklenmiş belgeleri saklamalıdır. Sisteme evrak yüklenmesinin talep tutarını maddi hukuk bakımından otomatik ispatladığı varsayılmaz.
OHİM kayıt tarihi ve sigorta cevap süresinin farkı
2026/22 sayılı Genelge’de geçerli OHİM başvurusunun SBM sistemine ulaştığı tarih-saat, ilgili şirkete yapılmış sayılmasına ilişkin bir kural vardır. Bu teknik kayıt, sigorta şirketinin KTK m.97 uyarınca verdiği yazılı cevabın içeriği ve tazminatın ödenmesi sorularından ayrıdır. Başvuru onay ekranı alınmış olabilir, ancak hasarın değerlendirilmesi için tıbbi rapor, poliçe veya kazaya ilişkin ek belgeler istenebilir. Avustralya’da yaşayan kazazede portal ekranındaki numarayı, başvuru içeriğini, ek dosya listesini ve sigortacının yanıt tarihini bir çizelgede saklamalıdır. Doğrudan sigorta şirketine başvurmuşsa kayıtlı teslim yöntemi ve başvurunun ulaştığı tarih ayrı belgelenir. ‘Telefon açtım, dolayısıyla kanuni on beş gün o anda başladı’ yaklaşımı, yazılı başvuru ve geçerli kayıt koşulları araştırılmadan kullanılmamalıdır. Aynı şekilde OHİM aracılığıyla yapılan geçerli başvurunun şirketin teknik gecikmesi nedeniyle daha geç ulaştığı söylenerek başvuranın hak kaybına uğratılmasına izin veren sınırsız bir kural bulunduğu düşünülmemelidir. Genelgenin kayıt tarihine ilişkin açık metni esas alınmalıdır.
KTK m.99 sekiz iş günü ödeme yükümlülüğü
KTK m.99, sigortacıların hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında belirlenen belgeleri merkez veya kuruluşlardan birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde teminat sınırı içindeki tutarları ödemekle yükümlü olduğunu düzenler. Bu hüküm, KTK m.97’deki on beş günlük yazılı cevap ve başvuru sonrası dava-tahkim yoluyla aynı süreyi ifade etmez. Avustralya’daki kişinin tazminat dosyasında gerekli belgelerin ne zaman ve hangi kapsamda sunulduğu, sigortacının eksiklik bildirip bildirmediği ve dosyadaki zarar türü önemlidir. Sigortacıya sadece ‘kaza geçirdim’ açıklaması gönderilmesi, m.99’daki belgelere bağlı ödeme yükümlülüğünün bütün koşullarının kendiliğinden gerçekleştiği anlamına gelmez. Buna karşılık teslim edilmiş belgelerin göz ardı edilerek başvurunun süresiz sürüncemede bırakıldığı iddiası varsa teslim kayıtları belirleyici delil olabilir. Avustralya’da yürütülen tedavinin belgeleri Türk sigorta dosyasına gönderilmeden önce bunların hukuki ve tıbbi niteliği değerlendirilmelidir. Kanuni ödeme yükümlülüğüyle sigortacının muhtemel savunması somut belgeler üzerinden karşılaştırılır.
Avustralya’da devam eden tedavinin kaza ile bağlantısı
Türkiye’de yaralanan kişinin Avustralya’ya döndükten sonra ortopedi, nöroloji veya fizik tedavi hizmeti alması, tek başına Türkiye’deki trafik kazasından doğan tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak talep edilen tedavi ve zarar kalemiyle kaza arasındaki nedensellik bağı tıbbi belgelerle gösterilmelidir. Kazanın ilk günündeki hastane kaydı, acil servis raporu, görüntüleme ve ameliyat belgeleriyle Avustralya’daki sonraki tedavi kayıtları tarih sırasına konur. Sonraki rapor başka bir hastalığa veya kazadan bağımsız şikâyete ilişkinse bunları aynı bedensel zararın kesin kanıtı olarak sunmak uygun değildir. Tıbbi belgelerin uzman tarafından karşılaştırılması, iyileşme süresinin ve kalıcı fonksiyon kaybının belirlenmesi için önemlidir. Avustralya’daki hekimden alınan raporun hukuki kullanımında belgenin düzenleniş şekli ve resmî nitelik taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenir. Her faturanın poliçe kapsamına otomatik girdiği veya her bedensel zarar kaleminin aynı sigortacı tarafından ödendiği kabul edilmez. Tazminat hesaplamasının maddi ve tıbbi dayanağı ayrı kurulmalıdır.
HMK m.223–224 yabancı sağlık belgelerinde nasıl uygulanır?
6100 sayılı HMK m.223 yabancı dilde düzenlenmiş belgelerin Türkçe tercümeyle mahkemede kullanılmasına, m.224 yabancı resmî belgelerin tasdikine ilişkin hükümleri düzenler. Avustralya’daki hastanenin İngilizce düzenlediği doktor raporu ile bir eyalet kamu kurumunun resmî kararı aynı belge türü değildir. Apostil, 1961 Lahey Sözleşmesi çerçevesinde kapsamdaki kamu belgelerinin menşe doğrulamasına ilişkindir; özel sağlık faturalarının bütün içeriklerinin otomatik hukuken kesin kabulünü sağlamaz. Gerekli tercüme veya tasdik, belgenin niteliği ve kullanılacağı Türk makamı belirlenerek planlanmalıdır. Örneğin Avustralya’da alınmış özel klinik raporu, Türkiye’de bilirkişi değerlendirmesinde tıbbi delil olabilir; fakat yurt dışındaki her klinik raporuna mutlaka DFAT apostili vurulabileceği veya bunun tek başına kalıcı işgücü kaybı oranını belirleyeceği söylenemez. Pasaporttaki isim ile tıbbi rapordaki isimde değişiklik varsa aynı kişiye ait olduğu kimlik kayıtlarıyla gösterilmelidir. Kaza dosyasına yalnız gerekli sağlık verileri alınmalı; raporlar üçüncü kişilere kontrolsüz paylaşılmamalıdır.
Geçici ve sürekli iş göremezlik talebi nasıl ayrılır?
Türk Borçlar Kanunu m.54 bedensel zarar kapsamında tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıpları ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararları sayar. Yaralanan kişinin belirli bir süre çalışamamasıyla kalıcı çalışma gücü kaybı aynı durum değildir. Avustralya’da çalışan kişinin işverenden aldığı ücret bordrosu, iş sözleşmesi, hastalık nedeniyle izin belgesi ve tıbbi raporlar geçici gelir kaybı bakımından önem taşıyabilir. Kalıcı bedensel zarar iddiasında tıbbi değerlendirme ve kanuni hesap yöntemi farklıdır. Avustralya’daki yüksek ücret üzerinden doğrudan ve hiçbir uyarlama yapılmadan Türk sigortacıdan sınırsız ödeme alınacağı söylenemez; gerçek gelir, ekonomik kayıp, kusur, teminat ve hukuki hesap koşulları uzman incelemesi gerektirir. Avustralya kamu veya özel sağlık sistemi tarafından karşılanan kalemler varsa bunların hukuki mahsup ve rücu etkisi ayrıca araştırılır. Hem aynı giderin iki kez tazmini hem de gerçek kaybın hiç belgelendirilmemesi engellenmelidir. Zarar kalemleri ayrı hesaplanmalıdır.
Avustralya maaş bordrosu ve işveren belgeleri
Trafik kazasında kazanç kaybı talebinde Avustralya’da çalışan zarar görenin iş ilişkisine dair kayıtları önemlidir. İşveren tarafından düzenlenen yıllık gelir, maaş bordrosu, çalışma günü, ücretli veya ücretsiz izin kayıtları ve çalışamazlık süresinin kanıtları ayrı ayrı toplanır. Avustralya Taxation Office (ATO) gelir belgeleri bazı verileri doğrulamaya yardımcı olabilir, ancak vergi belgesinin tek başına kaza tarihindeki mesleki çalışma gücü kaybını veya bütün kayıp tutarını kesin belirlediği varsayılmaz. Farklı vergi dönemi veya farklı para birimi üzerinden düzenlenmiş kayıtlar doğrudan rastgele kurla toplanmamalıdır. Gerçek ücretin kaza öncesi dönemdeki niteliği ve kazadan sonraki iş kaybı tarih sırasına konur. Sigortacı veya mahkeme için kullanılan belgenin İngilizce olması tercüme ihtiyacını gündeme getirebilir. Kayıtların eksiksiz ve doğru düzenlenmesi hem gerçek zarar hesabını güçlendirir hem de tıbbi iyileşme süresiyle ekonomik kayıp süresinin karıştırılmasını önler. Mahkemenin belirleyeceği hesap yönteminin konusu teknik bilirkişi incelemesidir.
Manevi tazminat ile trafik sigortasının kapsamı
TBK m.56, bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde olayın özelliklerini dikkate alarak zarar görene uygun miktarda manevi tazminat ödenmesine karar verilebilmesine ilişkin hüküm içerir. Bu talep maddi tedavi gideri veya kazanç kaybından farklı hukuki niteliğe sahiptir. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının manevi zararı aynı şekilde ve kendiliğinden teminat altına aldığı kabul edilmemelidir; poliçenin ve ilgili sigorta mevzuatının kapsamı incelenir. Avustralya’daki kazazede manevi tazminat istiyorsa talebin hangi sorumlu kişiye yöneltileceği ve bedensel zararının somut etkileri açıklanmalıdır. Manevi zarar iddiasını yalnız trafik tutanağındaki kusur oranına eşitlemek doğru değildir. Bedensel yaralanmanın ağırlığı, tedavi süreci, kişisel yaşam etkileri ve olayın özellikleri mahkemenin değerlendirmesine konu olabilir. Kusur ve maddi zarar dosyasıyla manevi tazminat istemi arasında ilgili belgeler ortak olsa da hukuki değerlendirme ayrı yapılır. Bu ayrım yapılmadan sigortacıya her tazminat türü için aynı başvuruyu yapmak dosyanın yanlış sonuçlanmasına neden olabilir.
KTK m.109 iki yıl, on yıl ve ceza zamanaşımı
KTK m.109 motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat taleplerinin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılda, her durumda kaza gününden başlayarak on yılda zamanaşımına uğrayacağını düzenler. Aynı madde, dava konusu fiil suç niteliği taşıyor ve ceza kanunu daha uzun zamanaşımı süresi öngörüyorsa bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağını belirtir. Bu nedenle yaralanmalı trafik kazasında bütün dosyalar için doğrudan ‘iki yıl doldu, hak kalmadı’ denilemez; fiilin suç vasfı ve ceza zamanaşımının koşulları ayrıca değerlendirilir. Öte yandan Avustralya’da bulunulması genel zamanaşımı sürelerini otomatik uzatmaz. Başvuru yapılması veya karşı tarafla görüşme yürütülmesi her durumda zamanaşımının kesildiğini göstermez. Maddenin üçüncü fıkrası sigortacı ile tazminat yükümlüsü arasındaki zamanaşımı kesilmesine ilişkin bağlantıyı düzenler. Sigortacıya yapılan başvuru, dava, icra veya başka işlemin sürelere etkisi kendi hukuki koşullarına göre incelenmelidir. Kaza tarihinden itibaren belge ve süre çizelgesi tutulmalıdır.
Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru koşulları
KTK m.97, sigorta şirketine gerekli yazılı başvuru yapıldıktan sonra kanuni koşullarda 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu çerçevesinde tahkim yoluna gidilebileceğini açıklar. Sigorta Tahkim Komisyonu önünde uyuşmazlığın niteliği, başvurulacak kuruluşun tahkim sistemindeki durumu, ön başvuru belgesi ve talep edilen zarar kalemi gibi şartlar kontrol edilir. Şirketin cevap vermemesi veya cevabın talebi karşılamaması, otomatik olarak istenen bütün tutarın hakem tarafından kabul edilmesi anlamına gelmez. Avustralya’daki hak sahibinin elektronik başvuru yapabilmesi, dosyadaki tıbbi ve maddi delillerin gereksiz olacağı anlamına gelmez. Başvuru ve itiraz/kanun yolu parasal sınırları yıllara ve yürürlükteki düzenlemeye göre değişebileceğinden doğrulanmamış tutarlar bu rehberde sabit rakam olarak verilmez. Tahkimin doğru uyuşmazlık için uygun olup olmadığı değerlendirilmeli, kaza tarihi ve poliçe şartları incelenmelidir. Mahkeme ve tahkim yolları arasında seçim yapılırken aynı istemin mükerrer takibi ve hukuki sonuçları göz önünde bulundurulur. Hakem kararının kanuni denetimi ayrıca usule bağlıdır.
KTK m.110 hangi mahkemeleri yetkili kabul eder?
KTK m.110 motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalarda sigortacının merkezinin, şubesinin veya sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesi ile kazanın meydana geldiği yer mahkemesi yönünden seçimli yetki kuralları düzenler. Avustralya’da yaşayan mağdurun ikamet ettiği ülke, Türkiye’de açılacak bütün tazminat davalarında otomatik olarak yetkili mahkemeyi Avustralya’ya taşımaz. Kazanın Mersin’de meydana gelmesi bir yetki bağlantısı olabilir. Bununla birlikte davanın ticaret, tüketici, asliye hukuk veya başka yargılama türünde görülmesi talebin niteliği ve taraflarına göre değerlendirilir. Yetki ile görev farklı hukuki sorulardır. Sigorta şirketine karşı tazminat ile sürücüye karşı manevi tazminat veya diğer sorumluluk talepleri aynı görev ve dava şartlarına tabi olmayabilir. Dosyayı doğru yönlendirmek için kazanın yeri, sigortacının bilgisi, poliçe ve kimlerin dava edileceği açık yazılmalıdır. Avustralya’daki zarar gören, Türkiye’de temsil için bir avukata vekâlet verebilir; ancak vekâletnamenin düzenlenmesi yetki ve zamanaşımı incelemesinin yerine geçmez.
KTK m.111 uzlaşma ve eksik tazminat anlaşması
KTK m.111, kanunun öngördüğü hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersizliğini, tazminat miktarına ilişkin açıkça yetersiz veya fahiş olan anlaşmalar ya da uzlaşmaların ise yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilmesini düzenler. Avustralya’ya dönen kazazede, sigortacı veya başka sorumlularla yaptığı ödeme/ibraname anlaşmasını imzalamadan önce kapsamını incelemelidir. Bir ödeme belgesi hangi zarar kalemlerinin karşılandığını ve hangi taleplerin saklı tutulduğunu gösterebilir. Belgenin üzerinde ‘tüm haklarımdan feragat ediyorum’ yazması, kanunun emredici hükümlerinden her durumda kaçınmaya elverişli olmayabilir; ancak her anlaşmanın otomatik geçersiz olduğu da ileri sürülemez. Ödemenin tutarı, yapıldığı tarih, o tarihte bilinen zarar ve anlaşmanın içeriği değerlendirilir. İki yıllık özel iptal olanağı ile KTK m.109’daki trafik tazminatı zamanaşımı birbirinden farklıdır. Hukuki iradeyi ve ekonomik karşılığı içeren belgelerin tam nüshası korunmalıdır. Yanlış veya eksik ibraname yorumu gerçek hak kaybına neden olabilir.
Avustralya’dan hukuki temsil ve vekâletname
Türkiye’deki kazanın tazminat dosyası Avustralya’da bulunan hak sahibi tarafından uygun vekâletname ile avukat aracılığıyla takip edilebilir. Türk konsolosluklarının noterlik işlemleri, Türkiye’de kullanılacak vekâletname düzenleme yollarından biridir. Yabancı Avustralya noterliği belgesi tercih edildiğinde ilgili Türk kurumunun kabul ettiği şekil, tasdik ve gerektiğinde tercüme koşulları ayrı denetlenmelidir. Sigortacıya hasar başvurusunda bulunmak, mahkeme veya tahkim takibi yapmak, sulh ve ibra anlaşması imzalamak, parayı tahsil etmek gibi yetkiler aynı kapsamda değildir. Avukatlık ve usul mevzuatında bazı tasarruf işlemleri özel yetki gerektirebilir. Bu nedenle kazazede vekâletnamenin yalnız gerekli işlemleri karşıladığından emin olmalıdır. Avustralya’da hastanede devam eden tedavi nedeniyle belgelerin yavaş temin edilmesi, Türkiye’deki zamanaşımı veya dava sürelerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Belgeler eş zamanlı olarak toplanır. Kişisel sağlık bilgileri yalnız zorunlu kapsamda ve güvenli iletişim yoluyla aktarılmalıdır. Doğru temsil, delil toplama ve ödeme aşamasında hatalı işlemleri azaltır.
Türkiye ve Avustralya belgelerini tek dosyada birleştirme
Başlangıç dosyasına Türkiye’deki kaza tespit tutanağı, kolluk evrakı, hasar ve sigorta poliçesi, ilk hastane kayıtları, kimlik ve varsa tanık bilgileri alınır. Avustralya’ya dönüşten sonra düzenlenen tıbbi raporlar, randevu, görüntüleme, tedavi ve reçete kayıtları tarih sırasıyla eklenir. Kazanç kaybı iddiasında işveren yazıları, gelir dökümleri ve çalışılamayan günlerin kayıtları; tedavi gideri iddiasında faturalar ve gerçek ödeme belgeleri kullanılır. KTK m.97 başvurusu için gönderilen evrak ve ulaşma kaydı, OHİM referans numarası varsa sistem tarihi, sigortacının yanıtı ve varsa ödenen tutar ayrı klasörde tutulur. KTK m.109 zamanaşımı hesabı ve varsa ceza soruşturmasına ilişkin tarihler de kronolojiye yazılır. Tedavinin kaza ile bağlantılı olmadığı ileri sürülürse tıbbi uzman değerlendirmesi gerekir. Avustralya’nın sağlık sistemiyle ilgili belge formatının Türkiye’de otomatik geçerli olduğu düşünülmez; HMK m.223–224 çerçevesinde tercüme ve gereken tasdik belirlenir. Bu dosya düzeni yanlış veya mükerrer tazminat talebini önler.
Kaza tazminatı için uygulama kontrol sırası
Birinci adım, kaza tarihini, kusur durumunu ve geçerli sigortacıyı tespit etmektir. İkinci adımda sigortanın hangi zarar kalemlerini ve hangi yıl limitlerini kapsadığı incelenir. Üçüncü adım, Türkiye ve Avustralya tıbbi belgeleriyle yaralanmanın ve tedavi sürekliliğinin ispatıdır. Dördüncü adım maddi zarar hesabının ayrı kalemlerle hazırlanmasıdır. Beşinci adım KTK m.97 kapsamında sigortaya yazılı başvuru veya 2026 OHİM sistemiyle geçerli başvuru yapılmasıdır. Altıncı adım on beş günlük cevap düzeni ve m.99’daki belgelere bağlı ödeme yükümlülüğünün ayrılmasıdır. Yedinci adım, cevabın içeriğine göre tahkim veya uygun dava yolunun belirlenmesidir. Sekizinci adım, KTK m.109 zamanaşımının ve m.110 yetki kurallarının kontrolüdür. Son olarak ödeme ve olası ibranamenin KTK m.111 bakımından değerlendirilmesi gerekir. Avustralya’da ikamet kişiye daha fazla veya daha az tazminatın otomatik ödenmesini sağlamaz; hak, somut zarar ve kanuni şartlara göre belirlenir.
İlgili site içi hukuk rehberleri
- Türkiye’de trafik sigortasına yazılı başvuru – KTK m.97
- OHİM trafik ve kasko hasar başvurusu 2026
- Yaralanmalı trafik kazasında manevi tazminat
- Trafik kazasında ekonomik geleceğin sarsılması
- Trafik kazasında bakıcı gideri tazminatı
- Avustralya konsolosluk vekâletnamesi rehberi
- Yurt dışındaki müvekkiller için Türkiye’de dava işlemleri
Resmî mevzuat ve kurum bağlantıları
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
- KGM – 2918 sayılı Kanun PDF (arşiv, güncel değişiklikler ayrıca kontrol edilmelidir)
- SEDDK – 2026/22 OHİM Genelgesi dâhil resmî düzenlemeler
- Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi – ALO193 OHİM
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
- Adalet Bakanlığı – Türk Borçlar Kanunu
- T.C. Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşlemleri
Sık Sorulan Sorular
Türkiye’de trafik kazası geçirip Avustralya’ya dönünce tazminat hakkı kaybolur mu?
Hayır. Hakların kullanılması Türk hukukundaki sorumluluk, delil ve zamanaşımı kurallarına bağlıdır; yurt dışında ikamet tek başına engel değildir.
Sigorta şirketine başvuru yapmadan dava açılabilir mi?
Zorunlu trafik sigortası sınırındaki taleplerde KTK m.97 kural olarak önce yazılı sigorta başvurusunu öngörür.
Sigorta kuruluşunun KTK m.97 cevap süresi kaç gündür?
Sigortacı en geç on beş gün içinde cevap vermez veya cevabı talebi karşılamazsa ilgili dava veya tahkim yolu açılabilir.
OHİM/Alo 193 ne zaman çalışmaya başladı?
SBM’nin resmî açıklamasına göre 1 Eylül 2026 itibarıyla faaliyete geçti.
OHİM üzerinden geçerli başvuru ne zaman yapılmış sayılır?
SEDDK 2026/22 Genelge m.4/2, başvurunun Merkez veri tabanına ulaştığı tarih ve saati esas alır.
OHİM sigorta şirketine doğrudan başvuruyu kaldırdı mı?
Hayır. 2026/22 sayılı Genelge OHİM’i doğrudan başvuru kanallarına ek sistem olarak düzenler.
KTK m.99 ödemeyi kaç iş gününe bağlar?
Gerekli belgelerin sigortacıya iletilmesinden itibaren teminat sınırındaki miktarlar için sekiz iş günü öngörülür.
Avustralya’daki sağlık raporları Türkiye’de delil olabilir mi?
Belgelerin niteliği, kaza bağlantısı, gerektiğinde tercüme ve tasdik koşulları incelenerek delil olarak değerlendirilebilir.
Türkiye’deki trafik kazasında zamanaşımı kaç yıldır?
KTK m.109 maddi zarar tazminatı için öğrenmeden itibaren iki ve kazadan itibaren on yıl öngörür; daha uzun ceza zamanaşımı ihtimali ayrıca incelenir.
Türkiye’de kazanın Mersin’de olması mahkeme yetkisini etkiler mi?
Evet. KTK m.110 kazanın olduğu yeri seçimli yetki bağlantılarından biri olarak düzenler.
Trafik sigortası manevi tazminatı otomatik karşılar mı?
Zorunlu sigorta teminatı ve poliçe koşulları ayrı incelenir; TBK m.56 manevi tazminatı maddi zarar kalemlerinden farklı düzenler.
Yetersiz tazminat ibranamesi nasıl incelenir?
KTK m.111 açıkça yetersiz veya fahiş tazminat anlaşmalarının iki yıl içinde iptal edilebilmesini düzenler.
Yazar ve hukukî inceleme
Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Fiziksel ofislerimiz İstanbul ve Mersin’dedir; Türkiye genelindeki hukuki dosyalar İstanbul ve Mersin ofislerinden koordine edilir.
Bu rehber KTK m.85–86, 91, 97, 99, 109–111; TBK m.54 ve 56; HMK m.223–224; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve SEDDK 2026/22 sayılı Genelge m.4/2 esas alınarak hazırlanmıştır. Trafik kazası tazminatı ve uluslararası belge işlemleri için iletişim.
Hukukî kaynak kontrol tarihi: 30 Ekim 2026.
Mersin ofisi – harita
İstanbul ofisi
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
