Duruşma Yönetimi Tedbirinin Mahkemece Karara Bağlanması Dilekçesi | CMK 192/2 Word
Kısa cevap: Ceza duruşmasında mahkeme başkanının duruşmayı yönetmek için emrettiği belirli bir tedbirin hukuken kabul edilemeyeceği ileri sürülürse, CMK m.192/2 mahkemenin bu konuda karar vermesini öngörür. Bu yol; başkana karşı kişisel şikâyet, hâkimin reddi veya CMK m.267 anlamında başlı başına bir kanun yolu değildir. İtiraz edilen tedbirin tam cümlesi, zamanı, muhatabı, somut etkisi ve aykırı olduğu ileri sürülen kural duruşmada açıklanmalı; heyetten açık ve gerekçeli karar ile başvuru ve kararın tutanağa geçirilmesi istenmelidir. Fıkra sabit bir gün veya hafta süresi koymaz. Ancak tedbir duruşmada uygulanırken etkili sonuç alınabilmesi ve kaydın korunması için beyan gecikmeden yapılmalıdır.

Güncelleme: 5 Ekim 2026 · Temel dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.33, 34, 192, 201, 203-204 ve 219-222. Somut tedbir bir delil, soru, salondan çıkarma, söz sırası veya başka bir işlemle ilgiliyse o işleme özgü hüküm ayrıca incelenir.
CMK 192/2 tam olarak hangi durumu düzenler?
CMK m.192’nin başlığı “Başkan veya hâkimin görevi”dir. Birinci fıkra, mahkeme başkanı veya hâkimin duruşmayı yöneteceğini, sanığı sorguya çekeceğini ve delillerin ikame edilmesini sağlayacağını belirtir. İkinci fıkranın lafzı daha dardır: duruşmada ilgili olanlardan biri, duruşmanın yönetimine ilişkin olarak mahkeme başkanı tarafından emrolunan bir tedbirin hukuken kabul edilemeyeceğini ileri sürerse mahkeme bu hususta karar verir. Bu nedenle örnek başvuruda “başkanın emrettiği tedbir” ve “mahkemenin kararı” unsurları ayrı ayrı gösterilmiştir.
Bu ayrım özellikle heyet hâlinde çalışan ağır ceza mahkemesinde önemlidir. Başkan duruşmanın akışını yönetir; fakat ilgili kişinin belirli yönetim tedbirine yönelik hukuki karşı çıkışı üzerine konu yalnız başkanın sözü olarak bırakılmaz, mahkemenin kararına bağlanır. Dilekçenin amacı duruşma başkanının bütün yönetim yetkisini tartışmaya açmak değil, belirli emir hakkında heyet kararı oluşturulmasını sağlamaktır. Tedbirin ne olduğu belirsiz bırakılırsa mahkemenin hangi konuda karar vermesinin istendiği de anlaşılamaz.
Asliye ceza mahkemesi gibi tek hâkimli yapıda m.192/2’nin “mahkeme başkanı” ve “mahkeme” biçimindeki açık lafzı göz ardı edilmemelidir. Tek hâkimin yönetim işlemi hakkında aynı fıkranın heyet denetimi varmış gibi kesin sonuç kurulmaz. Buna rağmen ilgili kişi belirli işleme ilişkin hukuki itirazını, CMK m.33-34’teki karar ve gerekçe kuralları ile m.221’deki tutanak kaydı çerçevesinde açıkça ileri sürebilir. Hangi usulün uygulanacağı mahkemenin yapısı, tedbirin niteliği ve bağlantılı özel hüküm değerlendirilerek belirlenir.
“Duruşmanın yönetimine ilişkin tedbir” nasıl belirlenir?
Duruşma yönetimi tedbiri, yargılamanın salonda düzenli ve anlaşılır biçimde ilerlemesi için başkanın kurduğu somut işlem düzenidir. Söz sırasının belirlenmesi, bir açıklamanın konuyla sınırlandırılması, bir sorunun yeniden kurulmasının istenmesi, belgenin hangi aşamada ele alınacağı, kişinin duruşma düzenine uygun davranmasına ilişkin emir veya delil ikamesinin sırasına dair düzenleme bu alana girebilir. Fakat yalnız “bize söz verilmedi” ya da “başkan sert davrandı” demek yeterli değildir. Hangi sözün, hangi anda, hangi gerekçeyle sınırlandığı veya hangi emrin hangi işlemi engellediği nesnel biçimde yazılmalıdır.
Her ara karar yönetim tedbiri değildir. Tanığın çağrılması, bilirkişi incelemesi, delilin reddi, tutukluluğun devamı, görevsizlik veya hükmün açıklanması gibi kararların kendi maddeleri ve kanun yolu rejimleri vardır. Bu kararların esasını sırf m.192/2 etiketi kullanarak değiştirmek mümkün değildir. Öte yandan bir delil isteminin hangi sırada açıklanacağı veya müdafiin sorusunun duruşma disiplinine uygun biçimde kurulup kurulmadığı, yönetim işlemi ile esas kararın kesiştiği alanlar oluşturabilir. Böyle bir durumda dilekçe, yönetim tedbirine ilişkin şikâyet ile delil veya soru hakkındaki esas talebi ayrı başlıklarda göstermelidir.
Örneğin müdafiin tanığa doğrudan soru yöneltme yetkisi CMK m.201’de düzenlenir. Sorunun yöneltilmesine itiraz edilirse gerekip gerekmediğine mahkeme başkanı karar verir. Bu somut düzenleme varken, yalnız m.192/2 yazmak sorunun içeriğini ve m.201 bağlantısını görünmez kılar. Benzer biçimde salon düzeni ve kişinin çıkarılması CMK m.203, sanığın çıkarılması m.204 kapsamında ayrıca incelenir. Yönetim yetkisi savunma hakkını engellememe koşuluyla kullanılmalıdır.
Kim ileri sürebilir ve hangi makam karar verir?
Fıkra “duruşmada ilgili olanlardan biri” ifadesini kullanır. Cumhuriyet savcısı, sanık, müdafi, katılan, vekil veya somut tedbirden etkilenen diğer ilgili bakımından sıfat ve etkilenme bağlantısı açıkça gösterilmelidir. Başvurucu yalnız duruşmada bulunmuş olmasına dayanmak yerine, tedbirin kendi usul konumunu veya yerine getirdiği görevi nasıl etkilediğini anlatmalıdır. Tanık ya da bilirkişiye ilişkin bir düzenleme söz konusuysa, tarafların hangi soruyu veya açıklamayı neden gerekli gördüğü ayrıca yazılır.
Heyetli mahkemede karar mercii mahkemedir. Talep başkana karşı kişisel bir suçlama biçiminde kurulmaz; başkanın belirli yönetim emrinin heyetçe hukuken değerlendirilmesi istenir. Cumhuriyet savcısı ve hazır bulunan ilgili kişiler dinlendikten sonra karar verilmesi, CMK m.33’teki duruşmada karar verme usulüyle uyumludur. Karar sonucu kadar gerekçesi de önemlidir. CMK m.34, hâkim ve mahkeme kararlarının gerekçeli yazılmasını emreder; uygulanabilen kanun yolu varsa kararın yolu, süresi, mercii ve şeklinin gösterilmesi gerekir.
Başvuru doğrudan bölge adliye mahkemesine, Yargıtaya veya başka bir ceza mahkemesine yapılmaz. Öncelikle tedbirin emredildiği ve kamu davasını görmekte olan mahkemenin esas dosyasında ileri sürülür. Dilekçe duruşmadan önce hazırlanmış olsa bile, tedbir ortaya çıktığında sözlü olarak somutlaştırılması ve mahkemenin önüne getirilmesi gerekir. Sonradan verilecek yazılı dilekçe, duruşmada hiç ileri sürülmemiş bir başvuruyu geçmişte yapılmış gibi gösteremez.
Sözlü itiraz ile yazılı dilekçe birlikte nasıl kullanılır?
Yönetim tedbiri çoğu zaman duruşma sırasında doğar. Bu nedenle ilk adım, tedbir emredildiği anda veya etkisi anlaşılır anlaşılmaz söz istemek; tedbirin hukuken kabul edilemeyeceğini açıkça söylemek ve m.192/2 uyarınca mahkemece karar verilmesini istemektir. Sözlü beyan mümkün olduğunca kısa, ölçülü ve kayıt kurulmasına elverişli olmalıdır: “Başkanlığın [tam emir] tedbirinin [açık hüküm ve somut etki] nedeniyle hukuken kabul edilemeyeceğini ileri sürüyor; CMK m.192/2 uyarınca heyetçe karar verilmesini ve beyanımızın tutanağa geçirilmesini talep ediyoruz.”
Yazılı dilekçe, bu sözlü başvurunun ayrıntılarını düzenler. Celse tarihi, tedbirin verildiği işlem sırası, emrin mümkünse tutanaktaki tam cümlesi, muhatap, ilgili hak veya usul işlemi, bağlantılı madde, daha dar alternatif ve sonuç istemi yazılır. Duruşmada hazır edilmiş kısa dilekçe başkana sunulabilir; UYAP üzerinden gönderilmişse evrak numarası belirtilir. Yazılı metnin duruşmada okunup sunulduğu veya sözlü olarak tekrarlandığı gerçek kayda dayanmalıdır.
Bir sonraki celseye bırakılan yazılı başvuruda önceki celse tutanağı tam okunmalıdır. Tutanak tedbiri, itirazı veya kararı eksik gösteriyorsa bu durum ayrıca açıklanır. Ancak eski imzalı tutanak sessizce değiştirilmek istenmez. ceza duruşma tutanağında ret gerekçesi eksikliği dilekçesi, duruşmada açıklanmış gerekçenin kayda geçmemesi ile hiç gerekçe açıklanmaması arasındaki farkı ayrıntılı biçimde ele alır.
Hukuken kabul edilemezlik nasıl somutlaştırılır?
“Tedbir hukuka aykırıdır” cümlesi tek başına yeterli bir inceleme çerçevesi kurmaz. Önce tedbirin meşru yönetim amacı belirlenir: duruşma disiplinini korumak, tekrarları önlemek, ilgisiz açıklamayı sınırlamak, güvenliği sağlamak veya delil ikamesini düzenlemek. Sonra tedbirin bu amaç için uygun ve gerekli olup olmadığı, daha dar bir yöntemle aynı amaca ulaşılıp ulaşılamayacağı açıklanır. Örneğin sorunun tümden yasaklanması yerine yeniden kurulması, uzun açıklamanın kesilmesi yerine belirli süre verilmesi ya da belgenin hiç ele alınmaması yerine ilgili bölümünün okunması mümkün olabilir.
Somut etki de gösterilmelidir. Tedbir hangi sorunun sorulmasını, hangi delilin tartışılmasını, hangi beyanın tamamlanmasını veya hangi kişinin duruşmada bulunmasını engellemiştir? Etki yalnız rahatsızlık veya memnuniyetsizlik düzeyinde mi kalmıştır, yoksa savunma ya da iddianın belirli bir noktasının kayda geçmesini mi önlemiştir? Başvuru, gerçekleşmemiş sonucu kesin olay gibi yazmamalı; tedbirin fiilen doğurduğu veya doğurmak üzere olduğu etkiyi mevcut tutanak ve işlem üzerinden anlatmalıdır.
Bağlantılı hüküm seçimi hatasız olmalıdır. Soru yöneltme için m.201; düzeni bozan kişinin çıkarılması için m.203; sanığın çıkarılması için m.204; delilin ortaya konulması ve reddi için m.206; tarafların delil ve mütalaa hakkında açıklaması için m.215-216 incelenebilir. Duruşmada tartışılmayan delilin hükme esas alınması ayrı bir sorundur; bu konuda CMK 217 duruşmada tartışılmayan delil dilekçesi farklı bir başvuru ihtiyacını karşılar.
Hangi kayıtlar ve ekler hazırlanmalıdır?
En önemli belge ilgili celsenin tam ve imzalı tutanağıdır. Yalnız ekran görüntüsü veya ara karar sayfası yeterli olmayabilir. Başvurunun yapıldığı bölüm, başkanın emri, tarafların beyanları ve celse sonu kararları birlikte okunmalıdır. UYAP evrak numarası, celse tarihi, sayfa veya paragraf yeri yazılır. Aynı celsede sunulan yazılı dilekçe varsa havale ya da gönderim bilgisi eklenir. Duruşma teknik araçla kaydedilmişse gerçek sistem kaydı ve yazılı tutanağa dönüştürme işlemi mahkemenin denetimindedir; kayıt yoksa varmış gibi talep kurulmaz.
Tedbir belirli bir belge veya delille ilgiliyse belgenin kimliği açıkça gösterilir. “Dosyadaki kayıt” yerine düzenleyen kurum, tarih, sayı ve dosyadaki yeri yazılır. Tedbir bir soruyla ilgiliyse sorunun tam metni veya yeniden kurulmuş ölçülü biçimi sunulur. Tedbir bir kişiye yönelikse kişinin sıfatı, salonda bulunma nedeni ve çıkarılmanın ya da sözünün sınırlandırılmasının somut etkisi açıklanır. Hassas kişisel veriler gereksiz yere çoğaltılmaz.
Duruşmanın başlangıcındaki kimlik ve ekonomik durum kaydı başka bir konudur. Bu alanda eksiklik varsa CMK 191/3-a sanığın kimlik ve ekonomik durum kaydının tamamlanması dilekçesi kullanılabilir. Bilirkişinin duruşmada açıklama yapması ve sorulara cevap vermesi isteniyorsa CMK 68/1 bilirkişinin duruşmada dinlenmesi dilekçesi doğrudan o ihtiyaca yöneliktir.
Başvuru ve karar duruşma tutanağına nasıl geçirilir?
CMK m.219 uyarınca duruşma için tutanak tutulur ve tutanak mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır. CMK m.221/1-b, duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ve yargılama usulünün temel kurallarına uyulduğunu gösteren unsurları; aynı fıkranın (g) bendi istemleri ve reddi hâlinde gerekçeyi; (h) bendi verilen kararları tutanak içeriği arasında sayar. Bu nedenle üç kayıt birbirinden ayrılmalıdır: başkanın emrettiği tedbir, ilgili kişinin m.192/2 beyanı ve mahkemenin kararı.
Tedbirin yalnız sonuç etiketiyle yazılması yeterli olmayabilir. “Müdafiin itirazının reddine” ifadesi, hangi yönetim tedbirine hangi hukuki nedenle karşı çıkıldığını göstermiyorsa sonraki denetimi güçleştirir. Tutanakta bütün tartışmanın kelimesi kelimesine yazılması zorunlu olduğu ileri sürülmez; fakat tedbirin kimliği, itirazın özü, karar sonucu ve ret varsa gerekçe anlaşılabilir olmalıdır. İmzalı tutanakta imza sorunu varsa CMK 219 imza eksikliği dilekçesi ayrı inceleme sunar.
CMK m.222, duruşmanın nasıl yapıldığının ve usule uygun yürütülüp yürütülmediğinin ancak tutanakla ispatlanabileceğini; tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebileceğini düzenler. Bu güçlü ispat kuralı nedeniyle, eksiklik fark edildiğinde gecikmeden kayıt talep edilmelidir. Her eksiklik sahtecilik değildir. Duruşmada söylenmiş bir cümlenin sehven yazılmaması ile gerçekte söylenmemiş bir gerekçenin sonradan eski celseye eklenmesi aynı olay değildir.
Bu başvuru hangi hukuki yollarla karıştırılmamalıdır?
Hâkimin reddi değildir
Hâkimin davaya bakamayacağı hâller, tarafsızlığını şüpheye düşüren sebepler, süre, usul ve karar mercii CMK m.22-31’de ayrıca düzenlenmiştir. Belirli bir yönetim tedbirine karşı çıkmak, tek başına başkan veya üye hâkimin tarafsız olmadığını göstermez. Ret sebebi varsa bütün şartlarıyla ayrı ileri sürülür; m.192/2 dilekçesine kişisel itham eklenmez.
CMK 267 anlamında otomatik kanun yolu değildir
CMK m.192/2, duruşma içindeki hukuki karşı çıkışı mahkeme kararına dönüştüren bir mekanizmadır. Verilen her kararın derhâl ve ayrı itiraza tabi olduğu sonucu bu fıkradan çıkmaz. Kanun yolu, kararın türü ve özel düzenleme üzerinden belirlenir. Hükümle birlikte ileri sürülebilecek usul hatası ile ayrı itiraza tabi ara karar birbirinden ayrılır. Dilekçe verilmesi herhangi bir istinaf, temyiz veya itiraz süresini kendiliğinden durdurmaz.
Duruşma düzeni yaptırımıyla aynı değildir
CMK m.203, duruşma düzenini başkan veya hâkimin sağlamasını, düzeni bozan kişinin savunma hakkını engellememek koşuluyla çıkarılmasını ve belirli şartlarda disiplin hapsini düzenler. CMK m.204 sanığın çıkarılmasını ayrıca ele alır. Anayasa Mahkemesinin duruşma düzeni hükümlerini değerlendirdiği resmî açıklamalar da savunma hakkı ile düzen amacı arasındaki sınırın önemini gösterir. Ancak m.192/2 başvurusunda yaptırım koşulları varsayılmaz; gerçekten emredilen tedbir ve somut etki yazılır.
Başvuru süresi ve işlem takibi
CMK m.192/2, “üç gün”, “yedi gün” veya “iki hafta” gibi özel bir süre içermez. Bununla birlikte yönetim tedbiri duruşma sırasında sonuç doğurduğu için hukuki karşı çıkışın tedbir uygulanırken yapılması esastır. Beklemek, mahkemenin tedbiri o anda yeniden değerlendirme ve daha dar bir yöntem seçme imkânını ortadan kaldırabilir. Başvuru sözlü yapıldıktan sonra kısa yazılı metin aynı celsede sunulabilir.
Karar verildiyse sonuç ve gerekçe tutanaktan kontrol edilir. Karar verilmediyse bir sonraki celse beklenmeden, önceki sözlü beyan ve tutanak yeri gösterilerek karar talebi yazılı olarak yenilenebilir. Tedbir uygulanmış ve geri alınması artık mümkün değilse, kaydın tamamlanması ile usul hatasının hükme etkisi ayrı ayrı değerlendirilir. Başvuru başka bir kanun yolu süresiyle çakışıyorsa ilgili süre bağımsız izlenir.
Karar başvuruyu kabul ederse hangi tedbirin sona erdiği veya nasıl değiştirildiği tutanağa yazılmalıdır. Ret hâlinde somut gerekçe istenir. “Duruşmanın yönetimi kapsamında reddine” gibi tedbirle hukuki itiraz arasındaki bağı kurmayan ifade, m.34 ve m.221 çerçevesinde ayrıca kayıt sorunu doğurabilir. Mahkemenin kararını mutlaka başvurucu lehine kuracağı garanti edilemez; kanun mahkemenin karar vermesini sağlar, belirli bir sonucu önceden emretmez.
CMK 192/2 duruşma yönetimi tedbiri dilekçe örneği
[İLGİLİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA]
ESAS NO: [Gerçek esas numarası]
BAŞVURAN: [Sanık / müdafi / katılan / vekil; ad-soyad ve güvenli adres]
KONU: [Tarih] tarihli duruşmada mahkeme başkanı tarafından emredilen [tedbirin tam ve nesnel ifadesi] tedbirinin hukuken kabul edilemeyeceğine ilişkin CMK m.192/2 beyanımız hakkında mahkeme heyetince açık, gerekçeli ve tutanağa geçirilmiş karar verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. Mahkemenizin yukarıda numarası yazılı dosyasının [tarih] tarihli oturumunda mahkeme başkanı, duruşmanın yönetimi kapsamında “[emrin tam ifadesi]” yönünde tedbir emretmiştir. Tedbirin zamanı [saat/işlem sırası], muhatabı [kişi/sıfat] ve uygulama biçimi [somut işlem]dir.
2. Tedbir [uygulanabilir açık hüküm] ile bağdaşmamaktadır; çünkü [savunma veya dinlenilme hakkına somut etki / işlemin amacı aşan bölüm / daha dar yöntemin yeterli olması]. Etki, [tutanak, soru, belge veya gerçek işlem] üzerinden görülebilir.
3. CMK m.192/2, duruşmada ilgili olanlardan biri mahkeme başkanınca emredilen yönetim tedbirinin hukuken kabul edilemeyeceğini ileri sürdüğünde mahkemenin karar vermesini öngörür. Başvurumuz başkanın genel yönetim yetkisine değil, yukarıda tanımlanan belirli tedbire ilişkindir.
4. Aynı amaca daha dar biçimde [sorunun yeniden kurulması / kısa süre verilmesi / belgenin ilgili bölümünün okunması / somut alternatif] ile ulaşılabilir. Bu seçenek, duruşma düzenini korurken [etkilenen işlem veya hak] üzerindeki sınırlamayı azaltır.
5. Başvuru hâkimin reddi veya CMK m.267 kapsamında bağımsız kanun yolu istemi değildir. Tedbir hakkında mahkeme kararının oluşturulması, gerekçenin açıklanması ve bütün işlemin tutanağa geçirilmesi istenmektedir.
HUKUKİ NEDENLER: CMK m.33, 34, 192, 219-222; somut olaya göre m.201, 203-204, 206 ve ilgili diğer hükümler.
DELİLLER: [İlgili celse tutanağı ve UYAP evrak numarası], [aynı celsede sunulan yazılı beyan], [varsa gerçek teknik kayıt] ve yalnız mevcut diğer dosya kayıtları.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; (1) belirtilen tedbirin CMK m.192/2 kapsamında mahkeme heyetince görüşülmesine, (2) hukuken kabul edilebilir olup olmadığı hakkında taraflar dinlendikten sonra açık ve gerekçeli karar verilmesine, (3) başvurumuzun, görüşlerin, kararın ve gerekçesinin CMK m.221’e uygun biçimde tutanağa geçirilmesine, (4) tedbir hukuken kabul edilemez bulunursa uygulanmasının sona erdirilmesine veya gösterilen daha dar yöntemle değiştirilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederim. [Tarih]
Başvuran / müdafi / vekil
[Ad-soyad ve imza]
Sık yapılan somut hatalar
- Tedbirin tam cümlesini, tarihini ve muhatabını yazmadan genel biçimde “duruşma yönetimine itiraz” demek.
- CMK m.192/2’nin açıkça mahkeme başkanının emrettiği tedbirden söz eden lafzını “her hâkim işlemi” diye genişletmek.
- Hâkim reddi, delil istemi, ara karara kanun yolu ve tutanak eksikliğini tek dilekçede birbirine karıştırmak.
- Somut hukuk kuralı ve etkiyi göstermeden kişisel üslup veya taraflılık iddiası kullanmak.
- Daha dar yöntem mümkün olduğu hâlde tedbirin bütün sonuçlarının kaldırılmasını istemek.
- Duruşmada hiç söylenmemiş itirazı veya gerekçeyi sonradan eski celsede söylenmiş gibi anlatmak.
- Kararın her durumda bağımsız itiraza tabi olduğunu veya başvurunun kanun yolu süresini durdurduğunu varsaymak.
- Mahkemenin karar vermesini istemek yerine yalnız başkandan kendi emrini geri almasını talep etmek.
- Başvuru, görüş, karar ve gerekçenin ayrı ayrı tutanağa geçirilmesini istememek.
Düzenlenebilir Word dilekçesi
Word belgesi; iki sayfalı, düzenlenebilir ve Times New Roman yazı tipiyle hazırlanmıştır. İlk sayfada ayrıntılı başvuru ve sonuç istemi; ikinci sayfada tedbir, muhatap, somut etki, hukuki dayanak, daha dar seçenek, sözlü beyan, mahkeme kararı ve tutanak kontrolü için çizelge ile sunum öncesi kontrol listesi bulunur. Köşeli alanlar gerçek dosyaya göre doldurulmalı, uygulanmayan seçenekler silinmelidir.
CMK 192/2 duruşma yönetimi tedbirinin mahkemece karara bağlanması dilekçesi (.docx) indir
Resmî kaynaklar
- Adalet Bakanlığı: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu güncel PDF metni
- UYAP Mevzuat: Ceza Muhakemesi Kanunu
Sık sorulan sorular
1. CMK 192/2 başvurusu başkana karşı itiraz mıdır?
Başkanın kişiliğine karşı bir başvuru değildir. Başkanın emrettiği belirli duruşma yönetimi tedbirinin hukuken kabul edilemeyeceği ileri sürülür ve mahkemenin bu konuda karar vermesi istenir.
2. Başvuruyu yalnız sanık müdafii mi yapabilir?
Hayır. Fıkra “duruşmada ilgili olanlardan biri” der. Başvuran sıfatını ve tedbirden nasıl etkilendiğini somutlaştırmalıdır.
3. Tedbir dilekçe verilince kendiliğinden durur mu?
Kanunda böyle bir otomatik durma sonucu yazılı değildir. Tedbirin uygulanmasının bekletilmesi veya daha dar yöntem seçilmesi ayrıca ve açıkça istenir; mahkeme değerlendirir.
4. CMK 192/2 için kaç günlük süre vardır?
Fıkra gün veya hafta cinsinden özel süre koymaz. Yönetim tedbiri duruşmada sonuç doğurduğundan etkili başvuru için gecikmeden sözlü beyan ve karar talebi önemlidir.
5. Her ara karar CMK 192/2 kapsamında mıdır?
Hayır. Tedbirin duruşmanın yönetimine ilişkin olması gerekir. Delil, tutuklama, görevsizlik veya başka ara kararlar kendi özel hükümleriyle incelenir.
6. Hâkimin reddi de aynı dilekçeyle istenebilir mi?
Hâkimin reddi CMK m.24-31’de ayrı sebeplere, süreye, usule ve karar merciine bağlanmıştır. Belirli yönetim tedbirine karşı çıkış tek başına ret istemi değildir.
7. Tek hâkimli mahkemede CMK 192/2 nasıl uygulanır?
Fıkranın açık metni mahkeme başkanınca emredilen tedbir ve mahkemenin kararı şeklindedir. Tek hâkimli yapıda aynı heyet denetimi varmış gibi kesin sonuç kurulmaz; işlem özel hüküm, karar-gerekçe ve tutanak kurallarıyla birlikte değerlendirilir.
8. Mahkeme karar vermezse ne yapılabilir?
Sözlü başvurunun ve tutanaktaki yerinin gösterildiği yazılı dilekçeyle karar talebi yenilenebilir. Usul hatasının hükme ve kanun yoluna etkisi somut dosyada ayrıca incelenir.
9. Ret gerekçesi tutanakta bulunmak zorunda mıdır?
CMK m.221/1-g istemleri ve reddi hâlinde gerekçeyi, (h) bendi kararları tutanak içeriğinde sayar. Tedbir, başvuru, karar ve gerekçe denetlenebilir biçimde kaydedilmelidir.
10. Word örneği aynen mahkemeye verilebilir mi?
Hayır. Mahkeme, esas numarası, celse, tedbir, muhatap, somut etki, bağlantılı hüküm, kayıtlar ve daha dar seçenek gerçek dosyaya göre doldurulmalı; uygun olmayan köşeli alanlar silinmelidir.
Yazar ve kapsam
Bu içerik Avukat Halil Bakırcı, Mersin Barosu sicil 3472 tarafından hazırlanmıştır. Fizikî ofis İhsaniye Mahallesi 4903 Sokak Profit İş Merkezi 3/14 Akdeniz/Mersin adresindedir. Türkiye genelindeki dosyalar görev, yetki ve dosyanın somut koşullarına göre Mersin merkezli yürütülür. Örnek metin hukuki bilgi ve düzenleme desteği sağlar; görülmemiş dosya kaydı, mahkeme sonucu veya kanun yolu başarısı varsaymaz.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.