B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Maaş 20 Gün Ödenmezse İşçi Çalışmaktan Kaçınabilir mi? İş Kanunu 34

Kısa ve net cevap: Evet. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesine göre ücreti, ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu hak, ücretin ödeme gününde ödenmemesinden hemen sonra değil, kanundaki yirmi günlük sürenin dolmasıyla doğar. İşçilerin bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak topluca iş görme borcunu yerine getirmemeleri grev sayılmaz. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.

İş Kanunu m.34 ayrıca güçlü bir iş güvencesi getirir: bu hakkı kullanan işçilerin iş sözleşmeleri sırf çalışmadıkları gerekçesiyle feshedilemez; yerlerine yeni işçi alınamaz ve işleri başkalarına yaptırılamaz. Bununla birlikte işçinin hakkını kullanmadan önce ücretin hangi tarihte muaccel olduğunu, yirmi günlük sürenin gerçekten dolduğunu ve gecikmenin mücbir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığını doğru belirlemesi gerekir.

Maaşın yirmi gün ödenmemesi, İş Kanunu 34 ve işçinin çalışmaktan kaçınma hakkı

İş Kanunu 34’ün şartları nelerdir?

İş Kanunu m.34’ün uygulanabilmesi için dört temel unsur birlikte bulunmalıdır. Birincisi, ödenmesi gereken bir ücret borcu bulunmalıdır. İkincisi, bu ücretin ödeme günü gelmiş olmalıdır. Üçüncüsü, ödeme gününden itibaren yirmi günlük süre geçmiş olmalıdır. Dördüncüsü, ödememenin mücbir nedenden kaynaklanmaması gerekir. Bu şartlar gerçekleştiğinde işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir.

Kanun, işverenin ekonomik tercihlerini veya sıradan nakit akışı sorunlarını otomatik olarak mücbir neden saymaz. Mücbir neden kavramı, borcun ifasını tarafın kontrolü dışında olağanüstü biçimde engelleyen olaylara ilişkin genel hukuk ilkeleri çerçevesinde değerlendirilir. İşveren yalnız “ödeyemedim” demekle m.34’teki istisnadan yararlanamaz.

Yirmi günlük süre ne zaman başlar?

Süre, ücretin ödeme gününden itibaren hesaplanır. Önce iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi, işyeri uygulaması ve ücret ödeme düzeni incelenerek maaşın hangi gün ödenmesi gerektiği belirlenmelidir. Örneğin ücretin her ayın 5’inde ödeneceği kararlaştırılmışsa, yirmi günlük süre bu ödeme gününden sonra işlemeye başlar.

İş Kanunu m.32’ye göre ücret en geç ayda bir ödenir; iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleriyle ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir. Bu nedenle işveren ödeme gününü belirsiz bırakıp maaşı istediği tarihte yatırma serbestisine sahip değildir.

20 gün dolmadan işçi çalışmayı bırakabilir mi?

İş Kanunu m.34’e dayanarak çalışmaktan kaçınma hakkı bakımından hayır. Madde açıkça “ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde … ödenmeyen işçi” ifadesini kullanır. Yirmi günlük süre dolmadan m.34’teki özel kaçınma hakkına dayanılması mümkün değildir.

Ancak ücretin ödenmemesi başka hukuki haklar doğurabilir. Özellikle İş Kanunu m.24/II-e, ücretin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmemesi veya ödenmemesini işçi açısından haklı fesih sebebi olarak düzenler. Çalışmaktan kaçınma ile haklı fesih farklı haklardır; şartları ve sonuçları ayrı değerlendirilmelidir.

Yirmi gün nasıl hesaplanır?

Hesaplamada başlangıç noktası sözleşmedeki veya yerleşik ödeme günüdür. Takvim hesabı yapılırken sürenin başlangıcı, son günü ve varsa tatil günlerinin etkisi genel süre kurallarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Uyuşmazlığı önlemek için işçi yalnız zihinsel hesap yapmamalı; ücret ödeme gününü bordro ve banka kayıtlarıyla belgelemelidir.

Örneğin işyerinde maaşın her ayın 1’inde ödenmesi kararlaştırılmış ve ödeme yapılmamışsa, m.34 hakkının kullanımı için yirmi günlük kanuni sürenin dolması beklenir. İşçi hakkını kullanacağı tarihi belirlerken günü gününe hesap yapmalıdır.

Maaşın bir kısmı ödenirse İş Kanunu 34 uygulanır mı?

Kısmi ödeme hâlinde ödenmeyen bakiye ücret bakımından işverenin ücret borcu devam eder. Bununla birlikte m.34’teki çalışmaktan kaçınma hakkının somut olayda kullanılabilmesi için eksik ödemenin miktarı, sürekliliği, ücretin esaslı bölümünü oluşturup oluşturmadığı ve ödeme düzeni birlikte değerlendirilmelidir. İşçi eksik ödeme aldığında bordro ve banka dekontunu saklamalı, hangi tutarın eksik kaldığını yazılı şekilde bildirmelidir.

İşveren ise kısmi ödemeyi “maaş tamamen ödendi” şeklinde kayda geçirmemeli; ücret hesap pusulasında brüt ücret, kesintiler ve net ödeme açıkça gösterilmelidir. ücret hesap pusulası ve İş Kanunu m.37 rehberi bordro içeriğini ayrıntılı açıklar.

Fazla mesai ödenmezse 20 günlük hak kullanılabilir mi?

İş Kanunu m.34 “ücret” kavramına dayanır. Fazla çalışma ücreti de çalışma karşılığı doğan bir işçilik alacağıdır; ancak her uyuşmazlıkta m.34 kapsamı, alacağın kesin ve muaccel olup olmadığı ile birlikte değerlendirilmelidir. Fazla mesai saatleri taraflar arasında ciddi biçimde tartışmalıysa, işçi çalışmaktan kaçınma kararı vermeden önce alacağın niteliğini ve ispat durumunu somutlaştırmalıdır.

İşveren fazla çalışma yaptırdığı hâlde bordroda bunu göstermiyorsa İş Kanunu m.37’deki ücret hesap pusulası yükümlülüğüne de aykırılık doğabilir.

Prim veya ikramiye ödenmezse İş Kanunu 34 uygulanır mı?

Prim ve ikramiyenin ücret niteliğinde olup olmadığı, sözleşme ve işyeri uygulamasındaki şartlarına göre belirlenir. Düzenli, kazanılmış ve muaccel ücret eki niteliğindeki bir ödemenin ödenmemesi ile tamamen ihtiyari bir teşvik ödemesinin ödenmemesi aynı değildir. M.34’e dayanılmadan önce alacağın kesinleşmiş ücret alacağı niteliği taşıyıp taşımadığı tespit edilmelidir.

İşveren prim şartlarını önceden açık belirlemeli; kazanılmış primi sonradan keyfî biçimde kaldırmamalıdır. İşçi de hedef, satış veya performans kayıtlarını saklamalıdır.

Çalışmaktan kaçınan işçi işe gitmek zorunda mı?

İş Kanunu m.34 işçiye “iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma” hakkı tanır. Hakkın kullanımı sırasında işçinin işyerine fiziksel olarak gelip gelmeyeceği, işverene nasıl bildirim yapılacağı ve işyeri düzenine ilişkin pratik hususlar somut koşullara göre planlanmalıdır. En güvenli yöntem, işçinin hakkını hangi ücret dönemi ve hangi kanun maddesine dayanarak kullandığını yazılı biçimde işverene bildirmesidir.

Böylece işveren sonradan durumu izinsiz devamsızlık olarak nitelendirmeye çalışırsa, işçi İş Kanunu m.34 kapsamında hareket ettiğini belgeleyebilir.

İşverene ihtar çekmek zorunlu mu?

İş Kanunu m.34 metni, çalışmaktan kaçınma hakkının doğması için noter ihtarını şekil şartı olarak düzenlemez. Bununla birlikte ücretin ödenmediğinin, yirmi günlük sürenin dolduğunun ve işçinin hakkını bu nedenle kullandığının yazılı olarak bildirilmesi ispat açısından çok önemlidir.

Noter ihtarı, KEP, güvenli elektronik imza, şirket e-postası veya teslim alındı kaydı bulunan dilekçe kullanılabilir. Mesajlaşma uygulamalarındaki kayıtlar da delil olabilir; ancak içeriğin ve gönderim tarihinin güvenilirliği korunmalıdır.

Çalışmaktan kaçınma toplu olursa grev sayılır mı?

Hayır. İş Kanunu m.34 bu konuda açık hüküm içerir. Ücretleri ödenmeyen işçilerin kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez.

Bu hüküm, işçilerin sendikal grev prosedürü işletmeden ücret alacaklarını korumalarına imkân verir. Ancak eylemin gerçek sebebinin ücretin m.34 şartlarında ödenmemesi olması gerekir. Başka taleplerle yapılan örgütlü iş bırakma eylemleri ayrı hukuki rejime tabidir.

İşveren çalışmaktan kaçınan işçiyi işten çıkarabilir mi?

İş Kanunu m.34’ün ikinci fıkrası açıktır: bu işçilerin iş sözleşmeleri, çalışmadıkları için feshedilemez. İşveren m.34 şartları oluşmuş işçinin hakkını kullanmasını izinsiz devamsızlık gibi göstererek sırf bu nedenle fesih yapamaz.

Bununla birlikte işçinin m.34 hakkından bağımsız başka gerçek ve geçerli/haklı bir fesih sebebi bulunuyorsa bunun hukuki değerlendirmesi ayrıdır. Koruma, m.34 kapsamında çalışmama eylemine yöneliktir.

İşveren yerine yeni işçi alabilir mi?

Hayır. İş Kanunu m.34 açıkça, çalışmaktan kaçınan işçilerin yerine yeni işçi alınamayacağını düzenler. Bu yasak, işçilerin m.34 hakkının işveren tarafından etkisizleştirilmesini önler.

İşveren ücretini ödemediği işçinin yerine geçici personel alarak işin aynen sürmesini sağlayamaz; önce ücret borcunu kanuna uygun şekilde yerine getirmelidir.

İşveren işi taşerona verebilir mi?

İş Kanunu m.34 yalnız yeni işçi alınmasını değil, bu işlerin başkalarına yaptırılmasını da yasaklar. Bu nedenle işveren, çalışmaktan kaçınan işçilerin yaptığı işi dışarıdaki başka kişilere veya işletmelere vererek m.34 hakkını dolanamaz.

İşyerinde zaten mevcut ve bağımsız bir hizmet sözleşmesinin bulunması ile m.34 hakkını etkisizleştirmek amacıyla sonradan işin başkasına verilmesi farklıdır; somut ilişki incelenir.

Ödenmeyen maaşa hangi faiz uygulanır?

İş Kanunu m.34, gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanacağını düzenler. Bu özel faiz kuralı ücret alacaklarının zamanında ödenmesini teşvik eden bir korumadır.

Faiz başlangıcı ve hangi dönem faiz oranının uygulanacağı uyuşmazlığın tarihine ve talebin niteliğine göre hesaplanır. Arabuluculuk veya dava talebinde ücret alacağının dönemleri ayrı ayrı gösterilmelidir.

Maaşın geç ödenmesi haklı fesih sebebi midir?

İş Kanunu m.24/II-e, işveren tarafından işçinin ücretinin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmemesi veya ödenmemesini işçi açısından haklı nedenle derhal fesih sebebi sayar. Bu hüküm m.34’teki çalışmaktan kaçınma hakkından farklıdır.

İşçi iş sözleşmesini sona erdirmek istemiyorsa m.34 koşullarında çalışmaktan kaçınmayı seçebilir. İş ilişkisini sona erdirmek istiyorsa haklı fesih şartları ayrıca incelenir. Haklı fesih yapılacaksa gerekçe açık, yazılı ve gerçek ücret dönemleriyle bağlantılı kurulmalıdır.

Haklı fesih ile çalışmaktan kaçınma aynı anda kullanılabilir mi?

Bunlar farklı hukuki kurumlardır. Çalışmaktan kaçınmada iş sözleşmesi devam eder; işçi ücret ödenmediği için geçici olarak iş görme borcunu yerine getirmez. Haklı fesihte ise iş sözleşmesi işçi tarafından sona erdirilir. İşçi hangi hukuki sonucu istediğine göre hareket etmelidir.

İş sözleşmesi haklı fesihle sona erdirilmişse sonradan aynı sözleşmede çalışmaktan kaçınma hakkının devamından söz edilemez. Bu nedenle fesih bildirimi yapılmadan önce hukuki strateji belirlenmelidir.

Çalışılmayan günlerin ücreti otomatik ödenir mi?

İş Kanunu m.34, işçinin çalışmaktan kaçınma hakkını, fesih yasağını, yeni işçi alınmamasını ve işin başkasına yaptırılmamasını açıkça düzenler; çalışılmayan sürenin ücretine ilişkin açık bir ödeme cümlesi içermez. Bu nedenle çalışılmayan günlerin ücretine hak kazanılıp kazanılmadığı, yargısal uygulama ve somut olayın şartları çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. Kanunda açıkça bulunmayan bir ücret hakkı varmış gibi otomatik sonuç kurulması doğru değildir.

Bu ayrım, işçiye yanlış beklenti yaratmamak açısından önemlidir. İşçi ana ücret alacağı ile çalışmaktan kaçındığı dönem bakımından doğabilecek diğer talepleri ayrı hesaplamalıdır.

Mücbir neden nedir?

M.34, ücretin ödenmemesinin mücbir nedenden kaynaklandığı hâli istisna tutar. Mücbir neden; borçlunun faaliyet alanı dışında gerçekleşen, öngörülemeyen ve karşı konulması objektif olarak beklenemeyen olağanüstü olayları ifade eden genel bir hukuk kavramıdır. Her ekonomik sıkıntı, müşteri ödemesinin gecikmesi veya şirketin nakit açığı mücbir neden değildir.

İşveren mücbir neden savunmasına dayanıyorsa olayın ücret ödemesini gerçekten engellediğini belgelemelidir. İşçi de bu savunmayı kabul etmek zorunda değildir; uyuşmazlık yargı denetimine konu olabilir.

İşveren “param yok” derse mücbir neden olur mu?

Kural olarak işletmenin finansman ve nakit akışı riski işverene aittir. Salt ödeme güçlüğü veya müşteriden tahsilat yapılamaması otomatik mücbir neden oluşturmaz. İş Kanunu m.33 ayrıca işverenin konkordato, aciz veya iflas gibi hâllerde son üç aylık ücret alacaklarını korumaya yönelik Ücret Garanti Fonu sistemini düzenler.

Dolayısıyla “şirketin parası yok” açıklaması m.34’teki yirmi günlük korumayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

İşveren konkordato ilan ederse işçi ne yapabilir?

İşverenin konkordato ilanı, aciz vesikası veya iflas gibi ödeme güçlüğü hâllerinde 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ve Ücret Garanti Fonu düzenlemeleri ayrıca incelenmelidir. İş Kanunu m.33’ün tarihsel düzenlemesi de bu koruma sistemine işaret eder.

İşçi ücret alacaklarını konkordato veya iflas dosyasına bildirme, Ücret Garanti Fonu şartlarını araştırma ve iş sözleşmesinden doğan haklarını koruma işlemlerini birlikte yürütmelidir.

Ücret banka hesabına geç yatırılırsa nasıl ispatlanır?

Banka hesap hareketi ödeme tarihini açıkça gösterir. İşçi, iş sözleşmesindeki ödeme gününü, önceki düzenli ödeme tarihlerini ve banka dekontunu saklamalıdır. Ücretin elden ödendiği iddia ediliyorsa işveren ücret hesap pusulası ve imzalı ödeme kayıtlarıyla ödemeyi belgelemelidir.

İş Kanunu m.37’ye göre işveren banka ödemelerinde dahi ücret hesap pusulası vermek zorundadır. Banka ve bordro kayıtlarının birbiriyle uyumlu olması gerekir.

İşçi m.34 hakkını kullanırken hangi belgeleri saklamalı?

  • İş sözleşmesi ve ücret ödeme günü hükmü.
  • Son maaş bordroları ve ücret hesap pusulaları.
  • Banka hesap hareketleri.
  • Ödenmeyen ücret dönemlerini gösteren hesap tablosu.
  • İşverene gönderilen yazılı ödeme talebi.
  • Çalışmaktan kaçınma bildirimine ilişkin noter, KEP, e-posta veya teslim kaydı.
  • İşverenin ödeme gecikmesine ilişkin açıklamaları.
  • SGK hizmet dökümü ve işten çıkış bildirimi varsa ilgili kayıtlar.

İşveren ne yapmalı?

  • Ücret ödeme gününü iş sözleşmesinde açık belirlemeli.
  • Ücretleri en geç ayda bir ve kararlaştırılan günde ödemeli.
  • Gecikme varsa işçiye gerçeğe uygun yazılı bilgi vermeli.
  • Ücret hesap pusulasını İş Kanunu m.37’ye uygun düzenlemeli.
  • M.34 hakkını kullanan işçiyi devamsız gösterip sırf bu nedenle feshetmemeli.
  • Yerine yeni işçi almamalı ve işi başkasına yaptırmamalı.
  • Ödenmeyen ücret ve faiz hesabını dönem bazında kapatmalı.

Arabuluculuk gerekir mi?

İşçi ücret alacağı, fazla çalışma, kıdem veya diğer işçilik alacakları için dava açmadan önce 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk dava şartıdır. Başvuruda ücretin hangi aylarda ödenmediği ve talep edilen alacak kalemleri açıkça belirtilmelidir.

Arabuluculuk anlaşmayla sonuçlanmazsa iş mahkemesinde dava açılabilir. İşçilik alacaklarının zamanaşımı süreleri ayrıca gözetilmelidir.

Örnek 1: Maaş 25 gün gecikiyor

İş sözleşmesine göre maaş her ayın 5’inde ödeniyor ve işveren herhangi bir mücbir neden olmadan o ayın ücretini 25 gün boyunca ödemiyor. İşçi, ödeme gününden itibaren yirmi günlük süre dolduktan sonra İş Kanunu m.34 kapsamında iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. İşveren sırf bu nedenle iş sözleşmesini feshedemez.

Örnek 2: Maaş 10 gün gecikiyor

Maaş ödeme gününden on gün sonra hâlâ ödenmemişse işveren borcunu zamanında ifa etmemiştir; ancak m.34’teki özel çalışmaktan kaçınma hakkının yirmi günlük koşulu henüz gerçekleşmemiştir. İşçinin ücret alacağı ve diğer hakları devam eder.

Örnek 3: İşçiler topluca çalışmıyor

Aynı işyerinde çok sayıda işçinin ücreti yirmi günden fazla süre ödenmemiş ve her işçi bireysel kararına dayanarak m.34 hakkını kullanmışsa, sayısal olarak toplu görünse dahi kanun bu durumu grev saymaz. İşveren bu kişilerin yerine yeni işçi alamaz ve işleri başkalarına yaptıramaz.

Sık sorulan sorular

Maaş kaç gün gecikirse işe gitmeme hakkı doğar?

İş Kanunu m.34 bakımından ücret ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde, mücbir neden dışında ödeme yapılmamış olmalıdır.

20 gün dolmadan çalışmayı bırakırsam ne olur?

M.34’teki özel korumaya dayanamazsınız. Devamsızlık ve fesih riski doğabilir. Diğer ücret hakları ayrıca saklıdır.

İşveren çalışmadığım için beni çıkarabilir mi?

M.34 şartları oluşmuş ve hak bu nedenle kullanılmışsa, işveren sırf çalışmadığınız gerekçesiyle iş sözleşmesini feshedemez.

Yerime başka işçi alınabilir mi?

Hayır. İş Kanunu m.34 bunu açıkça yasaklar.

İşim taşerona verilebilir mi?

M.34 hakkını kullanan işçilerin işleri bu nedenle başkalarına yaptırılamaz.

Ödenmeyen maaşa hangi faiz işler?

İş Kanunu m.34’e göre gününde ödenmeyen ücretlere mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.

Maaş geç ödenirse istifa edip kıdem alabilir miyim?

İş Kanunu m.24/II-e’de ücretin kanun veya sözleşmeye uygun hesaplanmaması veya ödenmemesi haklı fesih sebebi olarak düzenlenmiştir. Somut fesih gerekçesi ve kıdem şartları ayrıca incelenir.

Çalışmadığım 20 günden sonraki dönem ücretini otomatik alır mıyım?

Kanun m.34’te çalışmaktan kaçınma hakkını ve fesih yasağını açıkça düzenler; çalışılmayan günlerin ücretini otomatik olarak öngören açık bir cümle içermez. Bu talep ayrıca hukuki değerlendirme gerektirir.

Maaşımın sadece yarısı yatarsa ne olur?

Ödenmeyen bakiye ücret borcu devam eder. M.34 hakkının kullanımı eksik ödemenin miktarı ve somut koşullarla birlikte değerlendirilmelidir.

İşverene noter ihtarı zorunlu mu?

Kanun noter ihtarını şekil şartı olarak yazmaz; ancak hakkın hangi nedenle kullanıldığını yazılı ve ispatlanabilir şekilde bildirmek güçlü delildir.

Site içi ilgili rehberler

Resmî kaynaklar

Sonuç

İş Kanunu m.34, ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir neden dışında ödenmeyen işçiye iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma hakkı tanır. Bu kullanım toplu görünse dahi grev sayılmaz. Gününde ödenmeyen ücretlere mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. İşveren işçiyi sırf bu nedenle işten çıkaramaz; yerine yeni işçi alamaz ve işi başkasına yaptıramaz. İşçi hakkı kullanmadan önce ücret ödeme gününü, yirmi günlük sürenin dolduğunu ve ödenmeyen tutarı belgeleriyle kesinleştirmelidir.

Hukukçu incelemesi: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik 15 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki dosyalar görev, yetki ve temsil kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp