B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Sendika Kurmak İçin Önceden İzin Gerekir mi? 6356 m.3 | 2026

Kısa ve Net Cevap
Hayır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.3/1 uyarınca sendika ve konfederasyonlar, Kanunda öngörülen kuruluş usul ve esaslarına uymak şartıyla önceden izin almaksızın kurulur. Sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunur. Kamu işveren sendikaları bakımından ise aynı işkolundaki kamu işverenlerince kurulma ve faaliyet gösterme şartı aranmaz. Önceden izin gerekmemesi, kuruluş şartlarının ve belgelerin sonradan hukuka uygunluk denetimine tabi olmadığı anlamına gelmez.
Sendika kurmak için izin gerekip gerekmediğini açıklayan 6356 sayılı Kanun rehberi
Photo by Saw Wunna on Unsplash

6356 m.3 sendika kuruluşu hakkında ne söylüyor?

6356 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kuruluş serbestisini açık ve emredici biçimde düzenler. Hükme göre kuruluşlar, Kanunda belirtilen usul ve esaslara uyarak önceden izin almaksızın kurulur. Kanunun 2 nci maddesinde “kuruluş” kavramı sendika ve konfederasyonları kapsar. Bu nedenle izin serbestisi hem işçi ve işveren sendikaları hem de Kanundaki koşullarla oluşturulan konfederasyonlar bakımından temel ilkedir.

Bu sistem, sendika kurma hakkının idarenin takdirine bağlanmadığı anlamına gelir. Valilik veya Bakanlık, “uygun görüldü” biçiminde kurucu bir izin kararı vererek sendikayı meydana getirmez. Hukuki sonuç, Kanunun kuruluş işlemleri tamamlandığında doğar. Bununla birlikte kurucuların şartları, tüzüğün zorunlu içeriği ve belgelerin kanuna uygunluğu sonradan denetlenir. Dolayısıyla serbest kuruluş ile hukuki denetim birbirine zıt kavramlar değildir.

“Önceden izin almaksızın” kurulma ne anlama gelir?

Önceden izin almaksızın kurulma, kurucuların sendikayı oluşturmak için valilikten, Bakanlıktan veya başka bir idari makamdan önceden ruhsat, onay ya da uygunluk belgesi almak zorunda olmaması demektir. Kurucular Kanunun aradığı şartları taşıyor, gerekli iradeyi ortaya koyuyor ve 6356 m.7’de belirtilen belgeleri kuruluş merkezinin bulunduğu ilin valiliğine veriyorsa tüzel kişiliğin kazanılması için ayrıca bir izin işlemi aranmaz.

Burada “bildirim” ile “izin” ayrımı önemlidir. Kuruluş belgelerinin valiliğe verilmesi bir kanuni kurucu işlemdir; fakat valiliğin sendika kurulup kurulmamasına dair serbest takdir kullandığı bir izin sistemi değildir. Valilik belgeleri alır, Kanunda belirtilen bildirim ve denetim sürecini işletir. Mevzuata aykırılık veya eksiklik saptanırsa 6356 m.7’deki düzeltme ve gerektiğinde mahkeme yoluna başvurma mekanizması uygulanır.

Sendika kurmak anayasal bir örgütlenme hakkı mıdır?

Sendika kurma serbestisi yalnızca 6356 sayılı Kanunun teknik bir hükmü değildir. Anayasa’nın sendika kurma hakkına ilişkin hükümleriyle birlikte değerlendirilir. 6356 m.3, anayasal sendika özgürlüğünün kuruluş aşamasındaki kanuni görünümünü oluşturur. Bu nedenle kanunun açıkça istemediği bir ön izin, ek onay veya idari takdir şartının uygulama yoluyla yaratılması mümkün değildir.

Bunun karşılığı, sendikanın kanun dışı bir yapıda kurulabileceği anlamına da gelmez. Kuruluşun amacı, tüzüğü, organları, kurucuları ve faaliyetleri 6356 sayılı Kanun ile diğer emredici hukuk kurallarına uygun olmak zorundadır. Serbestlik, kanunsuzluk değil; kanunda tanımlanan sınırlar içinde idari ön izne bağlı olmadan örgütlenebilme güvencesidir.

Sendika hangi anda tüzel kişilik kazanır?

Kuruluş anı 6356 m.7/1’de net biçimde belirlenmiştir. Kurucular, kuruluş merkezinin bulunduğu ilin valiliğine dilekçeleri ekinde kuruluş tüzüğünü verir; sendika kurucularının kurucu olabilme şartlarına sahip olduklarını ifade eden yazılı beyanlar da dosyada yer alır. Bu işlemin yapılmasıyla kuruluş tüzel kişilik kazanır. Valiliğin daha sonra Bakanlığa bildirim yapması veya Bakanlığın internet sitesinde ilan işlemini tamamlaması tüzel kişiliğin doğumunu sonraki bir tarihe ertelemez.

Bu ayrım pratikte banka hesabı açılması, kuruluş adına sözleşme yapılması, organların faaliyete başlaması ve genel kurul takviminin hesaplanması bakımından önem taşır. İlk genel kurulun süresi de tüzel kişiliğin kazanılmasından itibaren değerlendirilir. Kuruluş tarihinin belgelerle doğru saptanması, ileride süre tartışması doğmaması için kuruluş evrakının teslim tarihinin açık biçimde kayıt altına alınmasını gerektirir.

Sendika kurmak için kaç kişi gerekir?

6356 sayılı Kanun m.2’deki sendika tanımına göre sendika, işçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek amacıyla en az yedi işçi veya işverenin bir araya gelmesiyle oluşturulan tüzel kişiliğe sahip kuruluştur. Bu nedenle sendika bakımından asgari kurucu sayısı yedidir. Konfederasyon ise değişik işkollarında en az beş sendikanın bir araya gelmesiyle oluşan üst kuruluştur.

Asgari sayı yalnızca rakamsal bir eşik değildir. Kurucuların her biri ilgili hukuki şartları taşımalıdır. Kuruluş dosyasında adı yer alan fakat kuruculuk şartlarını taşımayan bir kişinin varlığı, Kanunun 6 ve 7 nci maddeleri kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle kuruluş öncesinde kurucu listesinin hem sayı hem de nitelik yönünden kontrol edilmesi gerekir.

Sendika istediği her alanda faaliyet gösterebilir mi?

Hayır. 6356 m.3/1’in ikinci cümlesi sendikaların kuruldukları işkolunda faaliyette bulunacağını açıkça düzenler. İşkolları Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiş; hangi işlerin hangi işkoluna girdiğinin belirlenmesi ise İşkolları Yönetmeliğine bırakılmıştır. İşyerindeki asıl işe yardımcı işler de 6356 m.4/2 gereğince asıl işin girdiği işkolundan sayılır.

Bu nedenle bir işçi sendikasının tüzüğünde faaliyet göstereceği işkolunun açıkça belirtilmesi gerekir. İşkolu kavramı, sendika üyeliğinden toplu iş sözleşmesi yetkisine kadar birçok sonucu etkiler. Bir işyerinin hangi işkoluna girdiği konusunda uyuşmazlık çıkarsa 6356 m.5’teki işkolu tespiti prosedürü uygulanır; bu tespit Bakanlıkça yapılır ve karar Resmî Gazete’de yayımlanır.

Kamu işveren sendikalarında işkolu kuralının istisnası nedir?

6356 m.3/2, kamu işveren sendikaları için özel bir hüküm getirir. Kamu işveren sendikalarının aynı işkolundaki kamu işverenleri tarafından kurulması ve aynı işkolunda faaliyette bulunması şartı aranmaz. Kanun bu istisnayı açıkça yalnız kamu işveren sendikaları bakımından kurmuştur. Bu özel hükmün işçi sendikalarına veya özel sektör işveren sendikalarına genişletilmesi mümkün değildir.

Dolayısıyla kuruluş dosyası hazırlanırken kuruluşun işçi sendikası, özel sektör işveren sendikası veya kamu işveren sendikası olup olmadığı baştan doğru belirlenmelidir. Yanlış hukuki nitelendirme tüzükte işkolu, üyelik ve faaliyet alanı hükümlerinin hatalı kurulmasına yol açabilir.

Kimler sendika kurucusu olabilir?

6356 m.6/1’e göre fiil ehliyetine sahip ve fiilen çalışan gerçek veya tüzel kişiler sendika kurma hakkına sahiptir. Ancak aynı maddede sayılan belirli suçlardan mahkûm olanlar, Türk Ceza Kanunu m.53’teki süreler geçmiş olsa bile sendika kurucusu olamaz. Kanunda zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye veya edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve kaçakçılık suçları açıkça sayılmıştır.

İşveren sendikası kurucusunun tüzel kişi olması hâlinde tüzel kişiyi temsil eden gerçek kişide de aynı şartlar aranır. Kuruculuk şartlarının yalnız kuruluş dilekçesinin imzalandığı gün değil, kuruluş işleminin hukuken geçerli yürütülmesi bakımından da dikkatle incelenmesi gerekir. Kanun kurucuların bu şartları taşıdığına ilişkin yazılı beyanın kuruluş dilekçesine eklenmesini öngörür.

Kuruluş için valiliğe hangi temel belgeler verilir?

6356 m.7/1 uyarınca temel belge kuruluş tüzüğüdür. Sendika bakımından ayrıca kurucuların kurucu olabilme şartlarına sahip olduklarını ifade eden yazılı beyanlar dilekçeye eklenir. Üst kuruluşlarda ise ilgili kuruluşların genel kurul kararları eklenir. Tüzüğün içeriği m.8’de ayrıntılı şekilde sayılmıştır; ad, merkez, amaç, faaliyet gösterilecek işkolu, üyelik kuralları, organlar, aidat usulleri, iç denetim ve tasfiye gibi zorunlu başlıkların eksiksiz düzenlenmesi gerekir.

Kuruluş dosyasındaki bilgilerin birbiriyle tutarlı olması önemlidir. Tüzükteki merkez adresi ile dilekçedeki adresin, kurucu listesindeki kimlik bilgileriyle beyanların, organlara ilişkin geçici düzenlemelerle tüzük hükümlerinin çelişmemesi gerekir. Bu kontrol bir “izin alma” işlemi değil, Kanunun aradığı kuruluş biçimine uygunluğun sağlanmasıdır.

Valilik ve Bakanlık kuruluş sonrasında ne yapar?

6356 m.7/2’ye göre vali, tüzük ve kurucular listesini on beş gün içinde Bakanlığa gönderir. Bakanlık da kuruluşun adını, merkezini ve tüzüğünü on beş gün içinde resmî internet sitesinde ilan eder. Bu süreler kuruluş sonrası idari şeffaflık ve kayıt düzeninin parçalarıdır. Kuruluşun hukuki varlığı, bu ilan işleminin tamamlanmasına kadar askıda kalmaz.

Kuruluş tarihini, Bakanlık ilan tarihini ve ilk genel kurul süresini birbirine karıştırmamak gerekir. Özellikle ilk genel kurulun en geç altı ay içinde yapılması kuralında başlangıç noktası tüzel kişiliğin kazanıldığı tarihtir. Yönetim kurulu kuruluş takvimini bu tarihe göre kurmalıdır.

Tüzükte veya belgelerde kanuna aykırılık varsa sendika otomatik olarak kapanır mı?

Hayır. 6356 m.7/3 aşamalı bir düzeltme sistemi öngörür. Tüzüğün veya kuruluş belgelerindeki bilgilerin kanuna aykırı olduğu yahut kuruluş şartlarının sağlanmadığı anlaşılırsa ilgili valilik aykırılık veya eksikliklerin bir ay içinde giderilmesini ister. Bu süre içinde gerekli düzeltme yapılmazsa Bakanlığın veya valiliğin başvurusu üzerine mahkeme, gerekli görürse kurucuları da dinleyerek üç iş günü içinde faaliyetin durdurulmasına karar verebilir.

Mahkeme, aykırılık veya eksikliğin giderilmesi için altmış günü aşmayan bir süre verir. Belgeler kanuna uygun hâle getirilirse durdurma kararı kaldırılır. Verilen sürenin sonunda uygunluk sağlanmazsa mahkeme kuruluşun kapatılmasına karar verir. Bu sistem, önceden izin bulunmadığını fakat kuruluş sonrası kanunilik denetiminin açık ve yargısal güvenceli biçimde devam ettiğini gösterir.

Kuruluş serbestisi “denetimsiz sendika” anlamına gelir mi?

Hayır. Sendika hukukunda üç ayrı aşama birbirinden ayrılmalıdır: kuruluş, faaliyet ve toplu pazarlık yetkisi. Kuruluşta ön izin yoktur; faaliyetler Kanun ve tüzük hükümlerine bağlıdır; toplu iş sözleşmesi yapabilmek ise m.41 ve devamında düzenlenen ayrıca bir yetki tespit sürecini gerektirir. Kuruluşun serbest olması, mali denetim, genel kurul, organ seçimi, defter tutma veya toplu sözleşme yetkisi kurallarını ortadan kaldırmaz.

Kuruluşların denetimi m.29’da, tutulacak defterler m.30’da, hukuka aykırı faaliyet hâlindeki kapatma koşulları m.31’de düzenlenmiştir. Bu nedenle “izin gerekmiyor” cümlesi yalnız kuruluş öncesinde idari izin şartı olmadığı biçiminde anlaşılmalıdır.

Yeni kurulan sendika hemen toplu iş sözleşmesi yapabilir mi?

Sırf kurulmuş olmak toplu iş sözleşmesi yetkisi vermez. Toplu iş sözleşmesi yapabilmek için 6356 m.41’deki işkolu ve işyeri/işletme çoğunluğu koşulları sağlanmalı, m.42 uyarınca Bakanlığa yetki tespiti başvurusu yapılmalı ve itiraz sistemi sonucunda yetki kesinleşmelidir. Böylece sendikanın tüzel kişilik kazanmasıyla toplu pazarlık yetkisi birbirinden ayrılır.

Bu ayrım yeni kurulan sendikalarda stratejik önem taşır. Kuruluş işlemlerinin tamamlanması ilk basamaktır; üyeliklerin hukuka uygun şekilde kazanılması, işkolu istatistikleri ve işyeri çoğunluğu ise sonraki yetki aşamasını belirler. Yetki belgesi olmadan yapılan toplu iş sözleşmesinin hukuki durumu m.45’te ayrıca düzenlenmiştir.

Sendikaya üye olmak için kuruluş izninin tamamlanması beklenir mi?

Sendika tüzel kişilik kazandıktan sonra üyelik sistemi 6356 m.17 çerçevesinde işler. İşçi sendikası üyeliği Bakanlıkça sağlanan elektronik başvuru sistemi üzerinden e-Devlet kapısı kullanılarak yapılır ve sendika tüzüğündeki yetkili organın kabulüyle kazanılır. Kuruluş ile bireysel üyelik işlemleri farklı hukuki adımlardır.

Üyelik başvurusunun otuz gün içinde reddedilmemesi hâlinde kabul edilmiş sayılması, reddin haklı nedene dayanması ve ret kararına karşı dava hakkı gibi kurallar kuruluş serbestisinden bağımsız olarak uygulanır. Ayrıntılı üyelik süreci için sendikaya üyelik rehberimize bakılabilir.

Sendika kuruluşunda tüzük neden kritik önemdedir?

Tüzük, kuruluşun adı ve adresinden organların yapısına, aidat usulünden iç denetime, genel kurul süreçlerinden sona erme hâlinde malvarlığının tasfiyesine kadar sendikanın temel kurallarını belirler. 6356 m.8, tüzükte bulunması zorunlu konuları tek tek sayar. Bu nedenle genel ve soyut bir dernek tüzüğünün kopyalanması sendika kuruluşu için yeterli ve güvenli değildir.

Tüzük hazırlanırken Kanunun emredici hükümlerine aykırı alt veya üst sınırlar konulmamalı; üyeliği, delege seçimini veya organların görevlerini Kanunda öngörülmeyen şekilde sınırlandıran hükümlerden kaçınılmalıdır. Kuruluş sonrası tüzük değişiklikleri de m.7/5 uyarınca ilan ve uygunluk mekanizmasına tabidir.

Sendika kuruluşunda sık yapılan hukuki hatalar

  • Ön izin gerekmediği gerekçesiyle m.6’daki kurucu şartlarını kontrol etmemek.
  • Tüzükte faaliyet gösterilecek işkolunu yanlış veya belirsiz yazmak.
  • Kuruculara ilişkin yazılı beyanları eksik bırakmak.
  • Tüzükte m.8’in zorunlu unsurlarından birini düzenlememek.
  • Valiliğe teslim tarihini belgelememek ve ilk genel kurul süresini yanlış hesaplamak.
  • Kuruluşu, toplu iş sözleşmesi yetkisiyle aynı hukuki sonuç sanmak.
  • Kamu işveren sendikalarına özgü m.3/2 istisnasını diğer sendika türlerine uygulamak.

Kuruluş dosyası için hukuki kontrol sırası

Pratikte güvenli sıra; kurucu sayısının ve kuruculuk şartlarının doğrulanması, doğru işkolunun belirlenmesi, tüzüğün m.8’e göre hazırlanması, geçici yönetim bilgilerinin tamamlanması, merkez adresinin kesinleştirilmesi, kurucu beyanlarının alınması ve belgelerin kuruluş merkezinin bulunduğu ilin valiliğine sunulmasıdır. Teslim sonrasında Bakanlık ilanı takip edilmeli ve ilk genel kurul için m.12’deki altı aylık süre takvime işlenmelidir.

Bu liste idarenin önceden iznini almaya yönelik değildir; tam tersine izin şartı bulunmadığı hâlde Kanunun şekil ve içerik kurallarına eksiksiz uyulmasını sağlar. Belgelerin baştan doğru hazırlanması, m.7’deki bir aylık düzeltme sürecine veya faaliyet durdurma davasına ihtiyaç doğma riskini azaltır.

Mersin’de sendika kuruluşunda hangi valilik yetkilidir?

Kuruluşun merkezi Mersin olarak belirlenmişse 6356 m.7 uyarınca kuruluş belgeleri merkez ilinin valiliğine verilir. Yetki, kurucuların ikametgâhına veya işyerlerinden herhangi birinin bulunduğu yere göre değil, tüzükte belirlenen kuruluş merkezine göre değerlendirilir. Türkiye’nin başka bir ilinde merkez kurulacaksa ilgili ilin valiliği esas alınır.

Mersin’de kurulacak sendikanın Türkiye çapında kendi işkolundaki faaliyet alanı, kuruluş merkezinin yalnız Mersin’de bulunması nedeniyle il sınırıyla daralmaz. Burada işkolu kuralı ile coğrafi merkez kavramı ayrı değerlendirilmelidir.

İlgili içerikler

Sık Sorulan Sorular

Sendika kurmak için Bakanlıktan izin alınır mı?

Hayır. 6356 m.3/1 uyarınca kuruluşlar önceden izin almaksızın kurulur.

Valiliğe başvuru yapmak izin istemek midir?

Hayır. m.7’deki belgelerin valiliğe verilmesi Kanunun öngördüğü kuruluş işlemidir; idarenin takdirine bağlı bir ön izin değildir.

Sendika ne zaman tüzel kişilik kazanır?

Kurucuların tüzüğü ve Kanunda belirtilen kuruluş belgelerini merkez ilinin valiliğine vermesiyle tüzel kişilik kazanır.

Sendika her işkolunda faaliyet gösterebilir mi?

Hayır. İşçi ve olağan işveren sendikaları kuruldukları işkolunda faaliyet gösterir. Kamu işveren sendikaları için m.3/2’de özel istisna vardır.

Sendika için en az kaç kurucu gerekir?

Kanundaki sendika tanımına göre en az yedi işçi veya işveren gerekir.

Kurucular için mahkûmiyet engeli var mı?

Evet. 6356 m.6’da tek tek sayılan suçlardan mahkûmiyet kuruculuğa engeldir.

Belgelerde eksiklik varsa sendika hemen kapatılır mı?

Hayır. Önce valilik bir aylık düzeltme süresi verir; giderilmezse mahkeme süreci ve altmış günü aşmayan ek düzeltme süresi gündeme gelebilir.

Yeni kurulan sendika hemen toplu iş sözleşmesi yapabilir mi?

Hayır. m.41 ve devamındaki yetki şartlarının ayrıca sağlanması gerekir.

İlk genel kurul ne zaman yapılır?

6356 m.12’ye göre kuruluşların ilk genel kurulu tüzel kişiliğin kazanılmasından itibaren altı ay içinde yapılır.

Kuruluş mevzuatını nereden kontrol edebilirim?

Mevzuat Bilgi Sistemi ve Çalışma Genel Müdürlüğü mevzuat sayfası resmî kaynaklardır.

Kuruluş serbestisi ile bildirim yükümlülüğü neden birlikte uygulanır?

6356 sayılı Kanunun sistemi, sendika kurma hakkını idari takdire bağlı bir izin işleminden çıkarırken kuruluşun kayıt ve denetim dışında kalmasına da izin vermez. m.3 önceden izin şartını kaldırır; m.7 ise tüzük ve kuruluş belgelerinin valiliğe verilmesini, valiliğin bunları Bakanlığa göndermesini ve Bakanlığın temel kuruluş bilgilerini ilan etmesini öngörür. Bu nedenle kuruluş aşamasında “izin almıyoruz” denilerek valilik işlemlerinin atlanması mümkün olmadığı gibi, valilik başvurusu da idarenin serbest takdir kullanacağı bir ruhsat başvurusu olarak görülemez.

Kurucular açısından doğru yöntem; işkolunu belirlemek, m.6 şartlarını taşıyan kurucuları oluşturmak, m.8’e uygun tüzüğü hazırlamak ve belgeleri merkez ilinin valiliğine teslim etmektir. Tüzel kişilik bu teslimle kazanılır. Kuruluşun sonraki aşamasında ilk genel kurul süresi, organ seçimleri, mali kayıtlar ve üyelik işlemleri kendi kanuni takvimlerine göre yürütülür. Böylece sendika özgürlüğü ile hukuka uygunluk denetimi aynı sistem içinde korunur.

Kuruluş tarihinin doğru kaydedilmesi hangi işlemleri etkiler?

Kuruluş belgelerinin valiliğe verildiği tarih ilk genel kurul için altı aylık sürenin başlangıcını, geçici yönetimin görev dönemini ve kuruluş adına yapılan ilk hukuki işlemlerin zaman çizelgesini etkiler. Bu tarih ile Bakanlığın internet ilan tarihi birbirine karıştırılmamalıdır. Teslim alındısı, dilekçe örneği ve son tüzük metni kuruluş dosyasında birlikte saklanmalıdır.

Kuruluş sonrasında tüzük veya belgelerde aykırılık tespit edilmesi, kuruluş serbestisinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. m.7’de önce bir aylık düzeltme süresi, ardından gerekli hâlde mahkeme denetimi ve altmış günü aşmayan ek düzeltme süresi öngörülmüştür. Bu yapı, ön izin yerine sonradan objektif ve yargısal denetim esasını benimser.

Hukukçu İncelemesi ve E‑E‑A‑T

Bu içerik 17 Eylül 2026 tarihinde 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.2, m.3, m.4, m.6, m.7, m.8, m.12 ve ilgili güncel düzenlemeler esas alınarak hazırlanmıştır. Metinde varsayımsal içtihat kullanılmamış; süre, sayı ve kuruluş şartları doğrudan kanuni hükümlere bağlanmıştır.

İnceleyen: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu

Resmî kaynaklar: Mevzuat Bilgi Sistemi · Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı – Çalışma Genel Müdürlüğü Mevzuatı

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp