Yurt Dışından Delil Nasıl Toplanır? 1970 Lahey Delil Sözleşmesi m.1 Kapsamı | 2026

1970 Lahey Delil Sözleşmesi nedir?
1970 tarihli Lahey Sözleşmesi, medeni ve ticari uyuşmazlıklarda bir ülkedeki mahkemenin başka bir ülkede bulunan delile erişmesini kolaylaştıran uluslararası adli yardımlaşma mekanizmasıdır. Sözleşme özellikle tanığın başka ülkede bulunması, belgenin yabancı şirkette veya kurumda olması, inceleme yapılacak malın yurt dışında bulunması ya da yabancı ülkede belirli bir adlî işlemin yapılmasına ihtiyaç duyulması hâllerinde önem kazanır.
Sistem iki ana bölümden oluşur. Birinci bölüm, yargı makamının başka devletin merkezî makamı üzerinden gönderdiği Letter of Request sistemidir. İkinci bölüm ise belirli şartlarda diplomatik/konsüler görevliler veya özel olarak atanmış komiserler aracılığıyla delil alınmasını düzenler. Türkiye bakımından bu ikinci bölümde bazı izin ve beyan şartları bulunduğundan her yöntem doğrudan kullanılamaz.
Sözleşmenin resmî tam metni HCCH 1970 Evidence Convention sayfasında, ülke beyanları ve model talep formu ise HCCH Evidence Section içinde yayımlanmaktadır. Sınır ötesi delil talebi hazırlanırken genel internet açıklamaları yerine bu güncel resmî kayıtlar esas alınmalıdır.
Lahey Delil Sözleşmesi m.1’in dört temel şartı
Madde 1’in uygulanması için ilk şart, konunun medeni veya ticari nitelikte olmasıdır. Kavram yalnız tarafların gerçek kişi ya da şirket olmasına göre değil, uyuşmazlığın gerçek hukukî niteliğine göre değerlendirilir. Sözleşme, ticari alacak, sözleşme, tazminat, aile, miras, şirket, iş ve benzeri özel hukuk uyuşmazlıklarında gündeme gelebilir. Ceza soruşturması veya klasik idari yaptırım için aynı sözleşme kullanılmaz.
İkinci şart, talebin bir âkit devletin yargı makamından çıkmasıdır. M.1, her özel kişinin veya avukatın kendi başına başka devletin mahkemesine doğrudan Sözleşme talebi göndermesini öngörmez. Talep, kaynak devlet hukukuna göre yetkili yargı makamı tarafından yapılır.
Üçüncü şart, delilin veya başka adlî işlemin başka bir âkit devletin yetkili makamı tarafından elde edilmesinin istenmesidir. Delil kaynak devlette zaten erişilebilir durumdaysa, yabancı adli yardımlaşmaya gerek olmayabilir. Delilin gerçekten yurt dışında bulunması veya yabancı makamın işleminin gerekli olması somutlaştırılmalıdır.
Dördüncü şart, elde edilecek delilin başlamış veya açılması öngörülen bir yargılamada kullanılacak olmasıdır. Sözleşme genel bilgi toplama, rakibin dosyalarını araştırma ya da ileride belki kullanılabilecek belgeleri sınırsız biçimde toplama aracı değildir. Madde 23, common law sistemlerindeki pre-trial discovery of documents konusunda devletlere ayrıca ret beyanı hakkı tanır; Türkiye bu imkânı kullanmıştır.
Hangi deliller yurt dışından toplanabilir?
Madde 1 “evidence” kavramını geniş bırakır. Tanık veya taraf beyanı alınması, belirli belgelerin sunulması, fiziki veya dijital kayıtların incelenmesi, belirli bir mal üzerinde keşif veya uzman incelemesine elverişli materyalin elde edilmesi somut olaya göre talep konusu olabilir. Hangi delilin gerçekten elde edilebileceği, varış devletinin usul hukuku ve Sözleşmenin diğer hükümleriyle birlikte belirlenir.
Örneğin Türkiye’de görülen ticari davada Almanya’daki eski çalışan tanık olarak dinlenecekse, Fransa’daki şirketin belirli sözleşme defteri incelenecekse veya Hollanda’daki bir yükleme işlemine ilişkin belirli kayıtlar istenecekse Sözleşme gündeme gelebilir. Ancak talep “davalının elindeki tüm belgeleri gönderin” gibi sınırsız ve belirsiz kurulursa özellikle m.23 ve varış devletinin iç hukuku bakımından sorun doğabilir.
Delil talebi mümkün olduğunca belirli olmalıdır. Dinlenecek kişinin adı ve adresi, sorulacak sorular veya inceleme konusu, istenen belgenin türü, tarihi, tarafı ve uyuşmazlıkla bağlantısı açıklanmalıdır. Madde 3 zaten talep mektubunda delilin ne olduğunun ve gerekli ayrıntıların belirtilmesini zorunlu kılar.
Sitemizde yurt dışındaki tanığın Türk davasında dinlenmesine ilişkin iç hukuk çerçevesini HMK m.240-246 ve uluslararası istinabe rehberinde ayrıca açıklıyoruz. Bu içerik ise daha geniş biçimde Lahey Sözleşmesinin m.1 kapsamını, yani hangi delil taleplerinin uluslararası Sözleşme kanalına gireceğini ele alır.
“Başlamış veya öngörülen yargılama” şartı ne anlama gelir?
Madde 1, talep mektubunun “judicial proceedings, commenced or contemplated” kapsamında kullanılacak delil için düzenlenebileceğini belirtir. Dava açılmışsa şart genellikle daha kolay gösterilir: mahkeme adı, esas numarası, taraflar, talep ve uyuşmazlık konusu mevcuttur. Dava henüz açılmamış ancak gerçekten açılması öngörülüyorsa talebin hangi yargılamaya hizmet edeceği somut biçimde ortaya konulmalıdır.
Bu ifade, özel hukuk kişilerine dava öncesinde sınırsız keşif yetkisi vermez. Yargılama ihtimali gerçek ve belirlenebilir olmalı; istenen delille öngörülen uyuşmazlık arasında bağlantı kurulmalıdır. Türkiye’nin m.23 beyanı da common law ülkelerindeki dava öncesi belge keşfine yönelik talepler bakımından ek ve açık bir sınırlama getirir.
Dava öncesi ihtiyati tedbir için delil araştırılması ile Sözleşme kapsamında öngörülen yargılama için delil elde edilmesi birbirine karıştırılmamalıdır. Geçici veya koruyucu tedbir kararlarının verilmesi m.1’de “other judicial act” kapsamı dışında bırakılmıştır. Buna karşılık tedbir davasında kullanılacak belirli delilin uluslararası yoldan elde edilmesi gibi karma durumlar somut olayın niteliğine göre ayrı değerlendirilmelidir.
“Başka adlî işlem” neyi kapsar?
Madde 1 yalnız klasik delil elde etmeyi değil, “some other judicial act” ifadesiyle başka bazı adlî işlemleri de kapsar. Ancak Sözleşme bu kavramın sınırını hemen aynı maddede çizerek tebligatı, kararların/emirlerin icrasını ve geçici/koruyucu tedbir kararlarını açıkça dışarıda bırakır.
Başka adlî işlem kavramına örneğin yargılamanın ispat faaliyetinin parçası olan ve varış devletinde bir yargı makamınca yapılması gereken inceleme türleri girebilir. Hangi işlemin kapsama girdiği için talebin delil toplama işleviyle bağlantısı ve varış devletinin uygulaması dikkate alınır. Yabancı makamdan doğrudan icra işlemi veya malvarlığına el koyma istenemez.
Bu ayrım önemlidir çünkü yanlış Sözleşme kanalı dosyanın aylarca beklemesine neden olabilir. Mahkeme evrakını yabancı davalıya ulaştırmak isteniyorsa 1965 Lahey Tebligat Sözleşmesi; yabancı ülkedeki delili mahkemeye kazandırmak isteniyorsa 1970 Lahey Delil Sözleşmesi gündeme gelir.
Tebligat, icra ve geçici tedbir neden kapsam dışıdır?
Madde 1’in son cümlesi kapsam dışında kalan üç alanı açıkça sayar. Birincisi adlî belgelerin tebliğidir. Bunun için 1965 Lahey Tebligat Sözleşmesi ve ilgili iç hukuk kuralları uygulanır. İkinci alan, mahkeme kararlarının veya emirlerinin icrası için gereken işlemlerdir. Yabancı ilamın icrası, tanıma-tenfiz ve icra hukuku kendi rejimine tâbidir.
Üçüncü alan, geçici veya koruyucu tedbir kararlarıdır. Yabancı ülkede malvarlığının dondurulması, ihtiyati haciz veya benzeri doğrudan koruma tedbiri talebi 1970 Delil Sözleşmesi kapsamında bir “delil toplama” işi değildir. Bunun için uygulanabilir ikili anlaşma, yerel tedbir hukuku veya başka uluslararası mekanizma araştırılır.
Yabancı kişiye mahkeme belgesinin gönderilmesi konusunda 1965 Lahey Tebligat Sözleşmesi merkezî makam rehberi ayrıdır. Yabancı kararın Türkiye’de icrası için ise tanıma ve tenfiz rehberi temel çerçeveyi sunar.
Türkiye bağlantılı dosyalarda Lahey Delil Sözleşmesi nasıl uygulanır?
Türkiye Sözleşmeye taraftır ve HCCH kayıtlarında Türkiye için merkezî makam ve uygulama bilgileri yayımlanmıştır. Türkiye’de icra edilecek Bölüm I talep mektupları bakımından Türkiye, m.4/2’yi kabul etmemiş; talep mektubunun Türkçe olmasını veya Türkçe tercümeyle sunulmasını şart koşmuştur. Ayrıca m.23 uyarınca common law ülkelerinde bilinen pre-trial discovery of documents amaçlı talepleri yerine getirmeyeceğini bildirmiştir.
Türkiye’de yabancı mahkemenin talebi icra edilirken Türk usul hukukundaki yöntem ve zorlayıcı tedbirler m.9 ve m.10 çerçevesinde önem kazanır. Tanığın dinlenmesi, belge ibrazı veya başka delil işlemi Türk mahkemesinin usul kurallarıyla Sözleşmenin özel hükümleri birlikte uygulanarak yürütülür.
Türkiye’den yurt dışına talep gönderilirken ise varış devletinin m.4 dil beyanı, m.23 discovery beyanı, merkezî makam bilgisi, özel yöntem ve masraf düzeni kontrol edilmelidir. Türkiye’de geçerli olan tercüme şartı diğer devletler için otomatik uygulanmaz.
HMK ile Lahey Delil Sözleşmesi arasındaki ilişki
Türk mahkemesindeki ispat faaliyeti 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tâbidir. Tarafların delillerini bildirmesi, tanık listesi, belge ibrazı, keşif ve bilirkişi HMK’da düzenlenir. Delilin yurt dışında bulunması bu iç hukuk şartlarını ortadan kaldırmaz; uluslararası Sözleşme yalnız sınır ötesi elde etme mekanizmasını sağlar.
Örneğin HMK’ya göre süresinde bildirilmeyen bir delilin yurt dışında bulunması, otomatik olarak süresiz biçimde ileri sürülebileceği anlamına gelmez. Önce Türk davasında delilin usulen kabul edilebilir ve gerekli olması gerekir; ardından yabancı devletten elde edilmesi için Lahey kanalı kullanılır.
Resmî HMK metni için 6100 sayılı HMK esas alınmalıdır. Milletlerarası anlaşmalar bakımından Anayasa m.90 da uygulama çerçevesinin parçasıdır.
Yurt dışı delil talebi hazırlanırken dosyada ne bulunmalıdır?
Talep hazırlığına delilin “ne olduğu” ile başlanmalıdır. Tanıksa adı, adresi, hangi vakıayı bildiği ve sorular; belgeyse belgenin adı, tarihi, sahibi, hangi kurumda bulunduğu ve uyuşmazlıkla ilgisi; incelemeyse inceleme konusu nesne veya yer açıkça tanımlanmalıdır.
Ardından esas dava bilgileri, taraf ve vekil adresleri, davanın niteliği, talebin amacı ve delilin neden gerekli olduğu yazılır. Talep edilen özel usul varsa m.9 kapsamında bu usul ayrıca açıklanır. Yemin, video bağlantısı, taraf vekillerinin hazır bulunması veya belirli soru sırası gibi talepler varış devletinin hukukuna uygunluğu yönünden kontrol edilir.
Tercüme işlemine başlamadan önce varış devletinin güncel HCCH ülke profili kontrol edilmelidir. Yanlış dile yapılan uzun bir dosya tercümesi hem masrafı hem süreyi artırır. Talep gönderildikten sonra merkezî makam yazışmaları, icra tarihi ve iade edilen tutanaklar ayrı dosyada saklanmalıdır.
2026 uygulama kontrol listesi
- Uyuşmazlığın medeni veya ticari nitelikte olduğunu belirleyin.
- Kaynak ve varış devletleri arasında 1970 Lahey Delil Sözleşmesinin yürürlükte olduğunu kontrol edin.
- İstenen işlemin gerçekten delil elde etmeye veya m.1 kapsamındaki başka adlî işleme ilişkin olduğunu teyit edin.
- Tebligat, karar icrası veya geçici tedbir talebini Delil Sözleşmesine taşımayın.
- Delilin başlamış veya öngörülen belirli bir yargılamada kullanılacağını açıklayın.
- Tanık, belge veya inceleme konusunu mümkün olduğunca belirli tanımlayın.
- Varış devletinin merkezî makam ve m.4 dil şartlarını HCCH’den kontrol edin.
- m.23 pre-trial discovery beyanını ayrıca inceleyin.
- Türk mahkemesindeki HMK delil bildirme ve süre şartlarını yerine getirin.
- Talebin sonucu ve icra belgelerini esas dava dosyasına sunun.
Sık Sorulan Sorular
Yurt dışındaki tanık Lahey Delil Sözleşmesiyle dinlenebilir mi?
Evet. Şartları varsa talep mektubu yoluyla yabancı devletin yetkili makamından tanığın dinlenmesi istenebilir.
Yabancı şirketteki belge istenebilir mi?
Belge belirli ve dava için gerekli ise talep konusu olabilir; varış devletinin belge ibrazı ve m.23 discovery beyanları ayrıca uygulanır.
Dava açılmadan önce delil toplanabilir mi?
Madde 1, başlamış veya öngörülen yargılamada kullanılacak delili kapsar; ancak bu ifade sınırsız dava öncesi belge keşfi yetkisi vermez.
Mahkeme tebligatı için 1970 Sözleşmesi kullanılabilir mi?
Hayır. Madde 1 tebligatı açıkça “başka adlî işlem” kapsamı dışında bırakır; 1965 Tebligat Sözleşmesi ayrıca değerlendirilir.
Yabancı ülkedeki malvarlığına ihtiyati haciz bu Sözleşmeyle konulur mu?
Hayır. Geçici veya koruyucu tedbir kararları m.1 kapsamında değildir.
Yabancı ilamın icrası için delil sözleşmesi kullanılır mı?
Hayır. Kararların veya emirlerin icrasına yönelik işlemler m.1’de kapsam dışındadır.
Türkiye’ye gelen talep İngilizce olabilir mi?
Türkiye m.4/2 bakımından rezerv koymuş; Bölüm I taleplerinin Türkçe veya Türkçe tercümeli olmasını şart koşmuştur.
Türkiye pre-trial discovery talebini yerine getirir mi?
Türkiye m.23 uyarınca common law ülkelerindeki belge keşfi niteliğindeki talepleri yerine getirmeyeceğini bildirmiştir.
Avukat doğrudan yabancı mahkemeye Lahey talebi gönderebilir mi?
M.1 ve m.2-3 sistemi yargı makamı ile merkezî makam kanalını esas alır; kaynak devletin yetkili makam düzeni uygulanır.
Video konferansla tanık dinlenebilir mi?
Sözleşmenin teknoloji-nötr uygulanması, varış devletinin iç hukuku ve özel yöntem talepleri çerçevesinde video bağlantısı mümkün olabilir; ülke profili ve mahkeme kararı ayrıca kontrol edilir.
Yurt dışındaki delile ulaşmak için önce “hangi delil, hangi ülkede, hangi yargılamada ve hangi amaçla?” soruları net cevaplanmalıdır. 1970 Lahey Delil Sözleşmesi güçlü bir adli yardımlaşma aracı olmakla birlikte tebligat, icra veya tedbir sözleşmesi değildir. Türkiye geneli ve uluslararası bağlantılı dosyalar Mersin’den yönetilmektedir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
