Demiryolu Taşıma Davasında Zamanaşımı: CIM 48 Bir ve İki Yıllık Süreler
Kısa ve net cevap: CIM m.48/1’e göre taşıma sözleşmesinden doğan davalarda zamanaşımı kural olarak bir yıldır. Taşıyıcının alıcıdan tahsil ettiği teslimde ödeme tutarının veya gerçekleştirdiği satışın gelirinin geri alınması, maddede tanımlanan kasıt ya da bilinçli pervasızlık kaynaklı zarar ve m.28 kapsamındaki yeniden göndermeden önceki sözleşmeye dayanan davalar iki yıllık süreye tabidir. Başlangıç her talepte aynı değildir. M.43’e uygun yazılı talep zamanaşımını durdurur; aynı konuya ilişkin sonraki başvurular yeni bir durma sağlamaz.
Bu rehber, uluslararası demiryolu taşıma alacağının hangi tarihe kadar ileri sürüleceğini belirlemek için hazırlanmıştır. Hasarın görüldüğü gün, taşıma süresinin bittiği gün, kabul, teslim, yazılı başvuru, ret ve belgelerin geri verilmesi ayrı olaylardır. Bunlar tek bir takvim başlangıcına indirgenmemelidir. Ayrıca CIM m.47’deki kabul sonrası hak koruma şartları, m.48 zamanaşımından önce ve ondan bağımsız biçimde kontrol edilmelidir.

Bir yıllık genel kuralın kapsamı
CIM m.48/1’in başlangıcı taşıma sözleşmesinden doğan davalar için bir yıldır. Taşımanın CIM kapsamına girip girmediği öncelikle belirlenir. CIM uygulama alanı rehberi teslim yerleri, devlet bağlantıları ve tek sözleşmeli karma taşıma ayrımını açıklar. Başka taşıma türünün veya satış sözleşmesinin zamanaşımı, sadece olayda tren bulunduğu için bu hükme dönüştürülemez. Talebin gerçek borç ilişkisi esas alınmalıdır.
Bir yıllık kural, bütün olaylarda ilk faturadan bir yıl sayılması anlamına gelmez. Talebin niteliği ve ikinci fıkradaki başlangıç düzeni ayrı belirlenir. Aynı dosyada hasar, ücret iadesi ve başka bir para talebi varsa her biri için uygun başlangıç incelenmelidir. Bir alacak kaleminin süresinde olması, diğerinin de aynı takvime tabi olduğunu göstermez. Hesap, talep bazında hazırlanmalıdır.
Taşıyıcı ile yapılan uzun yazışmaların bulunması da tek başına yeni bir yıl yaratmaz. Hangi yazının kanuni durma sonucu doğurduğu ve önce ne kadar sürenin geçtiği belirlenir. Ticari çözüm arayışı yararlı olabilir; fakat takvim yalnız olumlu cevap beklentisine bağlanmamalıdır. Başlangıç belgeleri ve durma kayıtları ilk başvurudan itibaren ayrı dosyalanmalıdır.
İki yıllık süre: tahsil edilen tutar ve satış geliri
CIM m.48/1-a, taşıyıcının alıcıdan tahsil ettiği teslimde ödeme tutarının geri alınmasına ilişkin davayı iki yıllık süreye bağlar. Bu ifade, tahsil edilmesi kararlaştırılmış fakat fiilen alınmamış her tutarın otomatik olarak aynı bentte bulunduğu anlamına gelmez. Talebin hukuki niteliği ve tahsilatın gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmelidir. Taşıma belgesindeki tahsil şartı, ödeme ve aktarım kayıtları birlikte okunur.
M.48/1-b, taşıyıcının gerçekleştirdiği satışın gelirinin geri alınması davası için de iki yıl öngörür. Malın koruma veya engel nedeniyle satılmasıyla satış bedelinin hak sahibine verilmesi ayrı işlemlerdir. Satışın tarihi, elde edilen gelir, düşülen giderler ve bakiye açıklanmalıdır. Bir mal kaybı tazminatı, sırf para isteniyor diye satış gelirinin geri alınması davası gibi sınıflandırılamaz.
CIM 20–22’de taşıma ve teslim engelleri rehberi satış ve hesap düzenini açıklar. Süre belirlenirken bu olayın hangi aşamasının dava konusu olduğu gösterilir. Satışın hukuka uygunluğu, masraf kesintisi ve bedelin ödenmesi farklı iddialar içerebilir. Hangi talebin hangi süreye dayandığı açıkça gerekçelendirilmelidir.
Ağır davranış ve önceki taşıma sözleşmesi istisnaları
CIM m.48/1-c, zararı meydana getirme kastıyla veya muhtemel sonucu bilerek pervasızca yapılan eylem veya ihmalden doğan zarar davalarında iki yıllık süre düzenler. Her bakım veya organizasyon hatası bu koşulu karşılamaz. Davranış, bilgi unsuru ve zararla bağlantı ispatlanmalıdır. Yalnız ağır kusur ifadesi kullanılarak bir yıllık sürenin kesin olarak iki yıla çıktığı ileri sürülmemelidir.
İki yıllık süreye dayanılan dosyada, olağan süre ve diğer hak koruma adımları yine izlenmelidir. Mahkemenin davranışı farklı nitelendirmesi mümkündür; bu hukuki değerlendirme konusu, gerçekleşmemiş olay üretmek anlamına gelmez. İddia hangi gerçek belgelere dayanıyorsa açıklanır. Tazminat sınırının kaybı, kabul sonrası istisna ve zamanaşımı sonuçlarının her biri kendi maddesiyle değerlendirilmelidir.
M.48/1-d ise m.28’deki yeniden gönderme durumunda önceki taşıma sözleşmelerinden birine dayanan davaları iki yıllık süreye bağlar. Her aktarma veya taşıyıcı değişikliği yeniden gönderme değildir. CIM 28 yeniden gönderme koşulları ve hangi önceki sözleşmenin esas alındığı belirlenir. Son sözleşmeye dayanan her talep, önceki taşıma belgeleri dosyada bulunuyor diye otomatik olarak aynı istisnaya girmez.
Tam kayıpta başlangıç: taşıma süresinden sonraki otuzuncu gün
CIM m.48/2-a, tam kayıp tazminatında zamanaşımını taşıma süresinin bitiminden sonraki otuzuncu günden başlatır. Bu nedenle malların sevk günü veya taşıyıcıya ilk teslim edildiği gün doğrudan başlangıç yapılmaz. Önce m.16’ya göre taşıma süresi belirlenmelidir. Kararlaştırılmış süre, anlaşma yoksa kanuni mesafe düzeni ve ilgili uzama veya durmalar ayrı incelenir.
CIM taşıma süresi hesabı, tam vagon ile diğer yüklerin farklı sürelerini açıklar. Takip sistemindeki tahmini varış tarihi, hukuken hesaplanan süreyle aynı olmayabilir. Gümrükte veya terminalde geçen zamanın neden süreye eklendiği ya da eklenmediği belgelenir. Yanlış taşıma süresi, sonraki otuzuncu günü ve bütün zamanaşımı hesabını yanlışlaştırır.
CIM m.29’daki kayıp karinesi ile m.48/2-a aynı olay takvimine bağlansa da farklı sonuçlar düzenler. Birinde malların başka ispat gerekmeksizin kayıp sayılabilmesi, diğerinde dava süresinin başlangıcı söz konusudur. Malların sonradan bulunması hâlindeki bir yıllık bildirim dönemi de ayrıca m.29’a aittir. Aynı sayısal sürelerin farklı hukuki işlemler için kullanıldığı unutulmamalıdır.
Kısmi kayıp, hasar ve gecikmede teslim günü
CIM m.48/2-b, kısmi kayıp, hasar veya taşıma süresinin aşılmasına ilişkin tazminatta başlangıcı teslimin yapıldığı güne bağlar. Gizli hasarın daha sonra keşfedilmesi, bu fıkranın başlangıcını otomatik olarak keşif tarihine taşımaz. Keşif tarihi m.47’nin tespit şartı bakımından ayrıca önemlidir. İki kuralın farklı tarihleri esas alması, ayrı takvim tutulmasını gerektirir.
Teslimin ne zaman gerçekleştiği gerçek belgelerden belirlenir. İstasyona varış, teslim çağrısı, taşıma belgesinin alınması ve fiilî mal teslimi farklı olaylar olabilir. Varış yerindeki teslim düzeni ve CIM m.17 birlikte incelenir. Bir stok sisteminin giriş saati, hukuki teslimin bütün şartlarını tek başına açıklamayabilir. Belgeler arasında farklılık varsa hangi tarihin neden esas alındığı yazılmalıdır.
Birden fazla bağımsız sevkiyat aynı tazminat yazısında toplanmışsa teslim tarihleri ayrı tutulur. Farklı günlerde teslim edilen mallara tek bir en son tarih uygulanması önceki kalemleri hatalı biçimde süre içinde gösterebilir. Aynı sözleşme içindeki kısmi teslimlerin hukuki etkisi de somut kapsamla belirlenir. Hesabın her satırı ilgili taşıma belgesi ve teslim kaydıyla eşleştirilmelidir.
Diğer davalar ve başlangıç gününün hesaba katılmaması
M.48/2-c, diğer davalar için hakkın kullanılabileceği günü başlangıç kabul eder. Bu düzen, her para alacağında yükün sevk gününün kullanılması gerektiği yönünde genel kural kurulmasını önler. Talebin ne zaman ileri sürülebilir hale geldiği sözleşme ve olayla belirlenir. Ödeme iadesi, tahsil edilmiş tutarın aktarılması veya satış geliri gibi farklı taleplerin koşulları ayrı okunmalıdır.
M.48/2’nin son cümlesi başlangıç için gösterilen günün süreye dahil edilmeyeceğini belirtir. Yıllık süreyi her olayda otomatik 365 gün olarak yazmak yerine ilgili tarih hesabı ve tamamlayıcı hukuk dikkate alınır. Yıl dönümü, artık yıl, son gün ve tatil konuları somut usul çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Maddede açıkça bulunan gün dışlama kuralı ile başka kanundan alınacak hesap yöntemleri karıştırılmamalıdır.
Takvim notunda başlangıcı doğuran olay, bu olayın belge tarihi ve hesabın uygulandığı talep yazılır. Bir belgenin sonradan düzenlenmesi, fiilî olayın da o tarihte meydana geldiğini göstermez. Ödeme emri ile tamamlanmış ödeme, satış sözleşmesi ile tahsil edilen gelir ayrı kayıtlar olabilir. Süre hesabı, işlem başlığından değil gerçek hukuki olaydan hareketle kurulmalıdır.
Yazılı talep zamanaşımını durdurur
CIM m.48/3, m.43’e uygun yazılı taleple zamanaşımının durmasını düzenler. Talep, dava açma hakkı olan kişi tarafından dava açılabilecek taşıyıcıya yöneltilmeli ve ilgili taşıma alacağını göstermelidir. CIM 43 başvuru rehberi belge ve muhatap şartlarını açıklar. Yalnız yükün yerini soran mesajın her durumda aynı durma sonucunu doğurduğu varsayılmamalıdır.
Durma, geçmişte işlemiş zamanın silinip her seferinde yeni bir tam süre başlaması değildir. Başvurudan önceki işleyen dönem korunur; durma kalkınca kalan bölüm hesaplanır. Bu yüzden yalnız ret tarihine bir yıl eklemek doğru yöntem olmayabilir. Dosyada başlangıçtan yazılı talebe kadar geçen zaman ayrı hesaplanmalıdır. Sonra durmanın başlangıcı ve sona ermesi belgelerle gösterilir.
Başvurunun gönderilmesi, alınması ve eklerinin kapsamı kaydedilir. Dilekçenin üzerinde tarih bulunması onun o gün taşıyıcıya ulaştığını tek başına ispatlamaz. Alındı teyidi, iletim kaydı ve cevap birlikte saklanır. Taşıyıcı yanlış alacak veya sevkiyat için yanıt vermişse bu farklılık açıklanır. Durma, hangi talebin konusu için meydana gelmişse o kapsamla değerlendirilmelidir.
Yazılı ret ve belgelerin geri verilmesi
M.48/3, durmanın sona ermesini taşıyıcının talebi yazılı bildirimle reddetmesi ve başvuruyla sunulan belgeleri geri vermesine bağlar. Bu iki unsur birlikte okunmalıdır. Yalnız sözlü ret veya sadece bir hesap sonucu, bütün koşulların gerçekleştiğini her dosyada göstermez. Başvuruyla hangi belgelerin verildiği ve hangilerinin geri döndüğü liste üzerinden kontrol edilir.
İleri sürülen ret, alındı veya belge iadesi olgusuna dayanan taraf bunu ispatlar. Bu nedenle yazışma ve ek listelerinin korunması doğrudan süre hesabıyla ilgilidir. Taşıyıcı yalnız bazı kalemleri değerlendirmiş veya bazı evrakı geri göndermiş olabilir. Gerçek kapsam belirlenmeden bütün dosya için tek bir yeniden başlama tarihi kullanılmamalıdır. Elektronik evrakta da verilen ve geri sunulan kayıtların niteliği açıklanmalıdır.
Taşıyıcının incelemeye devam ettiği yönündeki genel mesaj, yazılı ret ve belge iadesinin etkisini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde dosyanız kapandı ifadesi de hangi talebin reddedildiği anlaşılmadan yeterli kabul edilmemelidir. Cevabın tam metni ve ekleri okunur. Ticari iletişimin adıyla hukuki sonucu farklı olabilir; somut işlem esas alınmalıdır.
Kısmi kabul ve aynı talebin tekrarlanması
M.48/3, talebin bir kısmı kabul edildiğinde hâlen tartışmalı bölüm için sürenin yeniden işlemeye başlayacağını ayrıca düzenler. Kısmi kabulün hangi kaleme ve tutara ilişkin olduğu belirlenmelidir. Bir ödeme yapılmasıyla bütün talebin kabulü aynı değildir. Kabul edilen bölüm, ihtilaflı bakiye ve varsa faiz ayrı gösterilir. Süre çizelgesi, ödeme çizelgesiyle aynı alacak kalemleri üzerinden ilerlemelidir.
Aynı konuya ilişkin sonraki başvurular yeni bir durma yaratmaz. Bu nedenle her ay yeniden ihtar göndererek zamanaşımının sürekli ertelenebileceği yönünde bir yöntem kurulamaz. İlk başvurunun kapsamı ve sonraki yazının gerçekten aynı konuya mı yoksa farklı bir talebe mi ilişkin olduğu incelenir. Yalnız başlığın veya talep tutarının değiştirilmesi, gerçek hukuki konuyu otomatik olarak farklılaştırmaz.
Sonradan sunulan delille yeni başvuru arasındaki ayrım da önemlidir. İlk talebi destekleyen ek rapor, mutlaka bağımsız yeni alacak oluşturmaz. Buna karşılık gerçekten başka bir taşıma sözleşmesi veya zarar kalemi ileri sürülüyorsa onun koşulları ayrı incelenir. Bu inceleme, süresiz beklemeyi sağlayacak biçimsel tekrarlar üretmek için değil, her gerçek hakkın doğru takvimle izlenmesi için yapılmalıdır.
Zamanaşımına uğramış talep karşı dava veya def’i olamaz
CIM m.48/4, zamanaşımına uğramış dava hakkının karşı dava veya def’i yoluyla da ileri sürülemeyeceğini belirtir. Bu nedenle süre geçirilmiş bir alacağın başka bir yargılamada savunma başlığı altında her durumda kullanılabileceği söylenemez. Talebin adını değiştirmek, CIM’in özel sonucunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Somut istemin hangi hakkın kullanılmasına dayandığı belirlenmelidir.
CIM m.45/5’in aynı sözleşmeye ilişkin karşı dava veya def’i için muhatap imkânı tanıması, m.48/4’teki süre engelini kaldırmaz. Muhatap uygunluğu ve zamanaşımı ayrı şartlardır. Aynı şekilde taşıyıcıların iç rücu ilişkisi başka hükümler içerir; hak sahibinin dış talebiyle karıştırılmamalıdır. Her davanın kendi hukuki dayanağı ve başlangıcı açıklanmalıdır.
Ulusal hukuka bırakılan durma ve kesilme konuları
CIM m.48/5, diğer durma ve kesilme meselelerini ulusal hukuka bırakır. Bu hüküm, herhangi bir ülkenin kurallarını dosya bağlantısı kurulmadan seçme serbestisi değildir. Uygulanacak ulusal hukuk ve ilgili işlemin niteliği belirlenmelidir. İkrar, dava, başka başvuru veya usul işlemlerinin etkisi, somut hukuk kontrolü yapılmadan kesinleştirilmemelidir.
Kanuni yazılı talep durmasıyla ulusal hukuktaki kesilme aynı kavram değildir. Birinde kalan süre devam ederken başka bir düzen farklı sonuç getirebilir. Bu sonuçlar genel bir süre yenilendi cümlesiyle birleştirilmemelidir. Hukuki notta hangi olayın hangi maddeye dayandığı ayrı gösterilir. Bu rehber belirli bir dosya için doğrulanmamış ulusal süre uzatma yöntemi önermemektedir.
Kısa hak koruma süreleriyle birlikte kontrol
CIM 47’deki kabul sonrası hak kaybı, m.48’den ayrı incelenir. Gizli hasarda hemen ve en geç yedi gün içinde tespit istemi ile taşıma döneminde oluşma ispatı; gecikmede altmış günlük hak ileri sürme şartı gözden kaçırılmamalıdır. Bir yıllık sürenin dolmamış olması bu eksiklikleri kendiliğinden tamamlamaz.
Dosya için tek takvim yerine üç izleme satırı tutulması yararlıdır: kabul ve tespit; yazılı talep, ret ve belge iadesi; dava süresinin başlangıç ve kalan bölümü. Her satır ilgili belgeyle desteklenir. Bu yöntem yeni bir şekil şartı değil, farklı kuralların aynı dosyada doğru uygulanmasını sağlayan çalışma düzenidir. Kişi ve mahkeme araştırması sürerken de süreler izlenmelidir.
Zamanaşımı kontrol tablosu
| Talep veya olay | CIM düzeni | Kontrol noktası |
|---|---|---|
| Genel taşıma davası | Kural olarak bir yıl. | M.48/1 istisnalarından biri gerçekten var mı? |
| Tahsil edilmiş tutar, satış geliri ve diğer sayılı istisnalar | İki yıl. | Talebin niteliği ve ilgili olgu belgelenmiş mi? |
| Tam kayıp | Taşıma süresinden sonraki otuzuncu gün başlangıcı. | Taşıma süresi doğru hesaplandı mı? |
| Kısmi kayıp, hasar, gecikme | Teslim günü başlangıcı. | Keşif tarihi teslimin yerine kullanılıyor mu? |
| Diğer talepler | Hakkın kullanılabileceği gün. | Muacceliyet ve hukuki istem doğru belirlenmiş mi? |
| Yazılı talep | M.43 koşullarıyla durma. | Önceden geçen süre ve talebin kapsamı kayıtlı mı? |
| Ret ve belge iadesi | Durmanın sona ermesine ilişkin m.48/3. | Her iki işlem ve alınma tarihleri ispatlanabiliyor mu? |
Sık sorulan sorular
CIM taşıma davalarında genel süre kaç yıldır?
Kural bir yıldır. M.48/1’de sayılan özel davalarda iki yıl uygulanır.
Her ağır hata iki yıllık süre yaratır mı?
Hayır. Maddede belirtilen kasıt veya muhtemel sonucu bilerek pervasız davranma ve nedensellik gösterilmelidir.
Tam kayıpta süre sevk günü mü başlar?
M.48/2-a, taşıma süresinin bitiminden sonraki otuzuncu günü esas alır.
Gizli hasarı sonradan öğrenmek zamanaşımını değiştirir mi?
M.48/2-b teslim gününü esas alır. Keşif tarihi, m.47’nin kısa hak koruma koşullarında ayrıca değerlendirilir.
Yazılı taleple yeni bir tam yıl mı başlar?
M.48/3 durma düzenler; önce işleyen süre silinmez. Durma kalkınca kalan bölüm hesaplanır.
Her tekrar ihtarı yeniden durma sağlar mı?
Hayır. Aynı konuya ilişkin sonraki talepler yeni bir durma doğurmaz.
Taşıyıcının sözlü reddi yeterli midir?
M.48/3 yazılı ret bildirimi ve sunulan belgelerin geri verilmesini birlikte düzenler. Somut işlemler incelenir.
Süresi geçen alacak def’i olarak kullanılabilir mi?
M.48/4, zamanaşımına uğramış hakkın karşı dava veya def’i yoluyla kullanılmasını da dışlar.
Resmî kaynak ve kapsam
Dayanak CIM m.48; bağlantılı hükümler m.16, 28–29, 43 ve 47’dir. OTIF CIM metnindeki zamanaşımı hükümleri ile özgün metin ve değişiklikler kontrol edilmiştir. Konsolide metin bilgilendirme amaçlıdır. Kaynak kontrolü: 30 Eylül 2026. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fiziki ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki süreçler Mersin merkezli yürütülür.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
