İstanbul Tekerrür ve Mükerrirlere Özgü İnfaz: TCK 58 2026
Önceki mahkûmiyetin yeni hükme etkisi
Eski suç, kesinleşme, infazın bitimi ve yeni suç farklı tarihlerdir
Tekerrür incelemesi, adli sicil belgesindeki kayıt sayısından değil, ilamların zaman sırasından başlar. Önceki suçun işlendiği tarih, o hükmün kesinleşmesi, cezanın infazının tamamlanması ve yeni suçun tarihi farklı koşullara cevap verir. Yeni dosyada hükmün ne zaman verildiği, önceki kesinleşmenin yeni suçtan önce bulunması şartının yerine geçmez.
TCK m.58/1’in aradığı sıralama açıktır: önceki mahkûmiyet kesinleşir, ardından yeni suç işlenir. Önceki dosyanın mahkemede karara bağlanmış fakat kanun yolu incelemesinin henüz bitmemiş olması, kesinleşmeyle aynı değildir. Birden fazla suçun yargılamalarının sonradan peş peşe sonuçlanması, suçların işlendiği sırayı değiştirmez.
Önceki cezanın henüz çekilmemiş olması ise tek başına tekerrürü engellemez. Birinci fıkra, infazın tamamlanmasını şart koşmamıştır. Bu kural ile ikinci fıkrada infazdan sonra işleyen üç veya beş yıllık sınır birlikte okunmalıdır. Birinde tekerrürün başlayabilmesi, diğerinde önceki cezanın hangi süreden sonra artık esas alınamayacağı düzenlenir.
Bu ayrımın belgeleri, önceki hükmün kesinleşme şerhli örneği ve infazın tamamlandığını gösteren kayıttır. Sağlık raporu, yakalama saati veya tanık anlatımı, hükmün hangi tarihte kesinleştiğini gösteren belgenin yerine geçmez. Dayanak: TCK m.58/1–2.
Önceki ceza beş yıl ise hangi süre uygulanır?
| Önceki mahkûmiyet | İnfaz tamamlandıktan sonra geçen süre | Kanuni sonuç |
|---|---|---|
| Beş yıldan fazla hapis | Beş yıl | Bu süre geçtikten sonra işlenen yeni suçta önceki mahkûmiyet tekerrüre esas olmaz |
| Beş yıl veya daha az hapis | Üç yıl | Bu süre geçtikten sonra işlenen yeni suçta önceki mahkûmiyet tekerrüre esas olmaz |
| Adli para cezası | Üç yıl | Aynı sınır uygulanır; ödemenin ve infazın tamamlanma kaydı belirlenir |
Tam beş yıllık önceki hapis cezası ikinci satırdadır. Kanun “beş yıl ve üzeri” değil, ilk bentte “beş yıldan fazla” ayrımı yapar. Ayrıca süre önceki suç tarihinden veya hükmün kesinleşmesinden değil, cezanın infazından itibaren hesaplanır. Tarihlerden birini diğerinin yerine koymak, uygulanacak rejimi değiştirir.
Cezaevinden fiilen ayrılma her zaman infazın tamamlanması değildir. 105/A kapsamında kurumdan ayrılma ve koşullu salıverilme cezayla ilişkinin devam ettiği farklı aşamalardır. Önceki ilamın infaz bitimi, yalnız kişinin “tahliye oldum” açıklamasından çıkarılmaz.
Önceki hükümde birden fazla yaptırım veya infazı etkileyen başka karar bulunduğunda, infaz kaydının hangi ilama ve yaptırıma ait olduğu da belirtilmelidir. Bir dosyanın ödendiğini gösteren makbuz, başka ilamın cezasını tamamlanmış hâle getirmez. Süre hesabında her önceki mahkûmiyet ayrı incelenir.
Çocukluk suçları ve suç türleri bakımından istisnalar
TCK m.58/5, fiil işlenirken on sekiz yaşını doldurmamış kişinin suçları dolayısıyla tekerrür uygulanmasını engeller. Ölçüt, mahkûmiyetin çocukken verilmesi değil, suçun çocukken işlenmesidir. Eski dosyada hüküm kişi yetişkin olduktan sonra verilmiş olsa da suç tarihindeki yaş ayrıca gözetilir.
M.58/4 gereğince kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür uygulanmaz. Sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında da aynı yasak vardır. Bu hüküm, iki taksirli suç arasında her durumda tekerrür bulunamayacağı anlamına gelmez; yasak farklı gruplar arasındaki geçişe ilişkindir. Suçun kusur türü ilamdan belirlenmelidir.
Yabancı ülke mahkemelerinin mahkûmiyetleri de genel olarak esas alınmaz. Ancak m.58/4; kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçlarını istisna olarak sayar. Her yabancı mahkûmiyetin otomatik dışlanması da her yabancı kaydın doğrudan esas alınması da doğru değildir.
Adli sicilden arşive alınma, önceki hükmün ve infaz tarihlerinin incelenmesinin yerine geçmez. Mahkûmiyetin hukuken ortadan kalkması veya fiilin suç olmaktan çıkarılması ise başka bir durumdur; TCK m.7 ve ilgili kararın sonuçları ayrıca değerlendirilir.
Tekerrür cezayı otomatik olarak bir kat artırmaz
TCK m.58, bütün suçlarda hapis süresine belirli bir oran eklenmesini düzenleyen genel artırım maddesi değildir. Üçüncü fıkra, yeni suçun kanuni yaptırımı seçimlik olarak hapis veya adli para cezasıysa hapis cezasına hükmedilmesini öngörür. Altıncı fıkra mükerrirlere özgü infaz rejimini ve infaz sonrasındaki denetimli serbestlik tedbirini düzenler.
Mahkeme, bu infaz rejimi ile infaz sonrası denetimli serbestliğin uygulanacağını m.58/7 gereğince hükümde belirtir. İkinci defa tekerrürün uygulanacağı da 5275 m.108/3 uyarınca hükümde gösterilmelidir. Gerekçede tekerrüre esas alınan ilamın ve tarihlerinin açıklanması, hükmün denetlenebilmesini sağlar.
TCK m.58/9; itiyadî suçlu, suçu meslek edinen ve örgüt mensubu suçlu için de mükerrirlere özgü rejim ve infaz sonrası denetim öngörür. Bu özel sıfatın uygulanması ile m.58/1’e göre önceki kesinleşmiş mahkûmiyet nedeniyle tekerrür bulunması aynı gerekçe değildir. Bir önceki hükümde yalnız özel rejim ifadesi görülerek yeni dosyada ikinci tekerrürün bütün şartlarının var olduğu varsayılamaz.
5275 m.108: İlk tekerrür ile ikinci tekerrürün hesabı
İlk tekerrürde süreli hapsin üçte ikisinin iyi hâlli geçirilmesi esas alınır. Suçun kendisine ilişkin koşullu salıverilme oranı üçte ikiden yüksekse yüksek oran korunur. Ağırlaştırılmış müebbet için 39 yıl, müebbet için 33 yıl; birden fazla süreli hapis için en fazla 32 yıl m.108/1’de düzenlenmiştir. Bunlar hükümde yazan cezanın yeni bir cezaya dönüştürülmesi değil, koşullu salıverilmenin infaz şartlarıdır.
İlk tekerrürde eklenecek sürenin sınırı
M.108/2, tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenecek kısmın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağını belirtir. Sınır, cezanın toplamına değil, tekerrür yüzünden eklenen süreye ilişkindir. Bu nedenle tekerrür var diye bütün dosyalarda yalnız cezanın üçte ikisini almak, ikinci fıkranın karşılaştırmasını atlar.
4 Haziran 2025 değişikliği: İkinci tekerrürde dörtte üç
7550 sayılı Kanun m.14, ikinci defa tekerrürdeki koşullu salıverilme yasağını değiştirmiştir. Yeni m.108/3 birinci fıkradaki süreleri esas alır; süreli hapis cezalarında oran dörtte üçtür. İkinci tekerrürün varlığı artık tek başına cezanın tamamının koşullu salıverilmesiz infazı sonucunu doğurmaz. İyi hâl ve diğer kanuni koşullar yine aranır.
Aynı değişiklikle m.108/2’ye, eklenecek süre sınırının ikinci defa tekerrürde uygulanmayacağı eklenmiştir. İlk tekerrürün lehe süre sınırı ikinci tekerrüre taşınamaz. Eski infaz hesabında önceki yasağa göre belirlenmiş tarihler varsa, yeni hükmün dosyaya etkisi resmî hesap üzerinde değerlendirilir.
Birden fazla mahkûmiyet kaydı bulunması, ikinci defa tekerrürün yeterli açıklaması değildir. Önceki tekerrür uygulaması, o hükmün kesinleşmesi ve sonraki suç tarihi ayrı ayrı belgelenir. Mahkûmiyetlerin kronolojisi kurulmadan yalnız kayıt adedine göre “ikinci mükerrir” yazılmaz.
Koşullu salıverilme, doğrudan açık kuruma giriş değildir
5275 m.14’te doğrudan açık kurumda infaz ile sonradan açık kuruma ayrılma farklı düzenlemelerdir. İkinci defa tekerrür doğrudan açık kurum kuralının istisnaları arasındadır. M.108’de koşullu salıverilme olanağının tanınması, bütün kurum şartlarının veya 105/A koşullarının kendiliğinden kalktığı anlamına gelmez. İlgili işlem kendi hükmüne göre değerlendirilir.
Ceza bittikten sonraki denetim, 105/A denetimiyle karıştırılmamalıdır
M.108/4 uyarınca infaz hâkimi, cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak üzere en az bir yıl denetim süresi belirler. Altıncı fıkra bu sürenin en fazla beş yıla kadar uzatılmasına imkân tanır. Beş yıl her hükümlüye otomatik uygulanacak sabit süre değildir.
Bu dönemde m.108/5’in göndermesiyle koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. İnfazın tamamlanmasından sonra devam eden denetimde, yükümlülük ve yasaklara aykırılık m.108/7 uyarınca infaz hâkimi kararıyla on beş gün–üç ay disiplin hapsi sonucunu doğurur. Bu yaptırım, mahkûmiyetin ilk kez hesaplandığı ana ait hapis süresi veya 105/A’dan açık kuruma dönüşle aynı işlem değildir.
Hükümlüye bildirilen denetim kararı, yükümlülüklerin kapsamı ve tebligat kaydı birlikte incelenir. Yalnız önceki sabıkanın silinmesi talep edilerek yürürlükteki denetim kararının kendiliğinden kalktığı kabul edilemez.
İstanbul dosyasında itirazın konusu önce belirlenir
Hüküm henüz kesinleşmemişse tekerrüre esas ilamın uygunluğu, kesinleşme sırası, yaş veya süre hatası istinaf ve şartları varsa temyiz incelemesine taşınır. Kesinleşmiş hükmün içeriğine ilişkin uyuşmazlık ile infaz makamının ilamı yanlış uygulaması farklı konulardır. İnfaz hesabına başvuru, mahkûmiyet hükmünü serbestçe yeniden yazma yolu değildir.
İnfaz işlemindeki hukuka aykırılıkta 4675 sayılı Kanun’un görev, yetki ve başvuru hükümleri uygulanır. M.5 kapsamındaki şikâyet için öğrenmeden itibaren on beş gün ve işlemden itibaren otuz gün sınırı; infaz hâkimi kararına itiraz için m.6’daki tebliğden itibaren iki haftalık süre gözetilir. Yargılama yerinin İstanbul olması ile infaz başvurusuna yetkili merci aynı kabul edilmez.
Başvuruya önceki ilamların kesinleşme şerhli örnekleri, infaz bitim kayıtları, yeni suç tarihi, güncel hüküm, varsa toplama kararı ve müddetname eklenir. Hata belirli satır üzerinden açıklanır: yanlış alınmış kesinleşme tarihi, beş yıllık cezanın yanlış gruba konulması veya ikinci tekerrürde eski yasağın sürdürülmesi gibi. Soyut “sabıkam var ama tekerrür istemiyorum” açıklaması kanuni koşulların denetimini sağlamaz.
İstanbul hukuk ve adliye rehberi
Bu konudaki görevli ve yetkili merci; uyuşmazlığın türü, taraflar, işlem veya olay yeri ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. İstanbul’daki adliyeler, ilçeler ve resmî başvuru kaynakları için İstanbul avukat ve hukuk rehberini inceleyebilirsiniz.
Şeffaflık: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir; İstanbul’da şube bulunduğu ileri sürülmez. Uygun dosyalar Türkiye geneli temsil ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
