B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İstanbul Ceza İnfaz Hesaplama: Koşullu Salıverilme ve Yatar 2026

İlam, müddetname ve tahliye tarihlerinin denetimi

“Tahliye tarihi” tek bir hesap sonucu değildir

Hak ederek tahliye, cezanın tamamının infazına ilişkin bitiş hesabıdır. Koşullu salıverilme, 5275 sayılı Kanun m.107–108’deki süre ve iyi hâl koşulları sağlandığında kalan dönemin kanuni denetim altında geçirilmesidir. 105/A kapsamında denetimli serbestlik ise koşullu salıverilmeden önceki ceza bölümünün kurum dışında infazıdır.

Bu nedenle denetimli serbestliğe ayrılan kişinin cezası aynı gün sona ermiş sayılmaz. Koşullu salıverilmede de denetim yükümlülükleri ve geri alma hükümleri vardır. Adli sicilin arşive aktarılması veya yasaklanmış hakların geri verilmesi için gereken infaz bitimi, kurumdan fiilen çıkılan tarihle karıştırılmamalıdır.

Müddetname mevcut ilamlar ve infaz bilgileri üzerinden bu tarihlerin kontrol edilmesine yarar. Sonradan başka bir ilamın infaza gelmesi, mahsup kaydının düzeltilmesi veya uygulanacak rejimin değişmesi hesabın yenilenmesini gerektirir. Önceki belgenin tarihi ve hangi ilamları içerdiği bilinmeden iki farklı müddetnamenin sonuçları karşılaştırılamaz.

Hesabı başlatan belge, kesinleşmiş mahkûmiyet ilamıdır

5275 m.4 gereğince mahkûmiyet hükmü kesinleşmedikçe infaz olunamaz. M.5, kesinleşen hükmün infazını Cumhuriyet savcısının izlemesini ve denetlemesini düzenler. İstinaf veya temyizi devam eden bir karardaki ceza miktarını, kesinleşmiş infaz ilamıyla aynı kabul etmek doğru değildir. Tutukluluk, kesinleşmiş cezanın infazından ayrı bir hukuki statüdür.

Gerekli veri Hesapta cevapladığı soru Doğrulama kaynağı
Suçun tam madde ve fıkrası Genel oran mı, özel rejim mi uygulanır? Kesinleşmiş gerekçeli hüküm
Suç tarihi ve o tarihteki yaş Geçici madde ve çocuklara özgü hesap var mı? Hükümde kabul edilen fiil tarihi, kimlik kaydı
Ceza türü ve miktarı Süreli hapis, müebbet veya çevrilen para cezası mı? Hüküm fıkrası ve kesinleşme şerhi
Tekerrür ve önceki ilamlar 108. madde, ikinci tekerrür veya ek süre sınırı uygulanır mı? İlgili hükümler, kesinleşme ve infaz kayıtları
Giriş, çıkış ve mahsup dönemleri Hangi günler cezada hesaba katılacaktır? Tutuklama, tahliye, kurum ve infaz kayıtları
Diğer kesinleşmiş cezalar Toplama kararı ve ayrı rejim hesabı gerekir mi? İnfaza gelen ilamlar ve toplama kararı

Suç tarihi, karar tarihi, kesinleşme tarihi ve cezaevine giriş tarihi birbirinin yerine kullanılamaz. Birden fazla fiil veya ilam varsa her birinin bilgileri ayrı tutulur. İnternetteki hesap aracında yanlış suç veya tarih seçilmesiyle elde edilen kesin görünümlü rakam, hukuken doğru hesap hâline gelmez.

Bir yıl her durumda 360 gün kabul edilmez

TCK m.61/6’ya göre bir gün yirmi dört saat, bir ay otuz gündür; yıl resmî takvime göre hesaplanır. Hükümdeki yıl, ay ve günlerin denetlenmesi bu ayrım korunarak yapılır. Yılı on iki adet otuz gün olarak kabul edip otomatik 360 güne çevirmek, kanundaki yıl hesabını değiştirmek olur.

Sonuç cezada bir günden ve adli para cezasında bir Türk lirasından artakalan kısımlar aynı fıkra uyarınca hesaba katılmaz ve infaz edilmez. Bu kural, hesap programının keyfî biçimde yukarı yuvarlama yapmasına izin vermez. Başlangıç ve bitiş tarihleri ile kullanılan takvim birimi sonuçta açıkça gösterilmelidir.

Mahkemenin cezanın belirlenmesindeki artırım ve indirim hesabı ile infazda koşullu salıverilme oranının uygulanması ayrı aşamalardır. Kesinleşmiş sonuç cezada zaten uygulanmış bir indirim, infaz hesabında ikinci kez düşülmez. Öte yandan infaz oranı da suçun kanuni cezasının değiştiği anlamına gelmez.

Mahsup, önceki özgürlük kısıtlamasının hesaba katılmasıdır

TCK m.63, hüküm kesinleşmeden önce şahsi hürriyeti sınırlayan hâller nedeniyle geçirilmiş sürelerin hükmolunan hapis cezasından indirilmesini düzenler. Gözaltı ve tutukluluk başlangıç-bitiş kayıtları ayrı çıkarılır. Aynı günlerin iki farklı kayıt satırında görünmesi, bu günlerin iki kez düşülmesini gerektirmez.

Mahsup edilen gün, kararın süreli hapis miktarı ve koşullu salıverilmeye esas kurum süresi içinde doğru yerde değerlendirilmelidir. Önce geçmiş tutukluluğu toplam cezadan çıkarıp kalan cezaya oran uygulamak ile kanuni kurum süresinden geçirilmiş günleri düşmek aynı işlem değildir. Hesapta hangi sürenin hangi aşamada düşüldüğü görünür olmalıdır.

Her adli kontrol günü tutukluluk günü gibi tam mahsup edilmez. CMK m.109/6’nın genel kuralı ve açık istisnaları uygulanır; yükümlülüğün hangi bentten verildiği karardan belirlenir. Yurt dışına çıkış yasağı, belirli günlerde imza verme ve konuttan ayrılmama aynı tedbir değildir. İlgili ayrımlar adli kontrol rehberinde ayrıca ele alınır.

İnfaz başladıktan sonra hastalık nedeniyle kurumdan hastaneye kaldırılan hükümlünün orada geçirdiği süre, 5275 m.100 kapsamında cezadan indirilir. Cezanın infazını durdurmak için hastalığa kasten neden olma hâli özel istisnadır ve hâkimlik kararı gerekir. Hastanede geçirilen her dönemin hangi hukuki statüye ait olduğu belirlenmeden toplama yapılmaz.

Toplama kararı, bütün suçları aynı infaz rejimine dönüştürmez

5275 m.99’a göre her ceza bağımsızlığını korur. Birden fazla kesinleşmiş hüküm varsa m.107’nin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden toplama kararı istenir. Bu işlem, ilamların suç tarihi veya tekerrür koşullarını birbirine eşitlemez. Suçların farklı oranlara tabi olması toplama içinde korunmalıdır.

Adli para cezasından çevrilen ve kurumda infaz aşamasına gelen hapis cezaları da m.99 gereğince toplama kararına alınır. Ancak m.106/9, çevrilen bu hapislerde koşullu salıverilmeyi uygulamaz; m.105/A/4 de ilgili denetimli infaz usulünü dışlar. Toplamaya dâhil olmak, para cezasından çevrilen kısmın normal hapisle aynı indirime tabi olması değildir.

M.101/2, toplama kararında en fazla cezaya hükmeden mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliğini yetkili kılar. Bu ölçütle birden çok hâkimlik yetkiliyse son hükmü veren mahkemenin yeri esas alınır. Yargıtay veya bölge adliye mahkemesinin ilk derece sıfatıyla ya da duruşmayla verdiği hükümler için aynı fıkranın özel bentleri uygulanır. İstanbul’daki başvuru, yalnız kişinin oturduğu ilçe seçilerek yönlendirilemez.

Oran seçilmeden denetimli serbestlik süresi düşülmez

Genel süreli hapis rejimi m.107/2’de yarıdır. Aynı fıkradaki sayılı suçlar, örgüt veya terör hükümleri, m.108’deki özel suçlar ve tekerrür bu sonucu değiştirir. İlk tekerrürde üçte iki ile ek süre sınırı; ikinci tekerrürde süreli hapiste dörtte üç kuralı kendi koşullarıyla uygulanır. Müebbet ve ağırlaştırılmış müebbetlerde ise oran yerine kanunda belirtilen yıl süreleri esas alınır.

Suçun adı tek başına yeterli değildir: belirli cinsel suç fıkraları ile çocuk failler farklı düzenlenmiştir. Koşullu salıverilme oranları ve tekerrürün kesinleşme ve süre şartları ayrı yazılarda ayrıntılı açıklanmıştır. Bu sayfanın işlevi, o kuralları kişisel ilam verilerine doğru sırayla uygulamaktır.

Hesapta kontrol edilen tarih eşikleri

28 Haziran 2014 öncesi: Geçici m.9/4, belirtilen cinsel suçlar ve uyuşturucu ticaretine verilen süreli hapislerde özel üçte iki kuralı içerir. 30 Mart 2020 ve öncesi: Geçici m.6, istisna dışındaki suçlar bakımından denetimli serbestliğin genel bir yıllık süresini üç yıl olarak uygular. Bu iki tarih aynı indirimi düzenlemez.

31 Temmuz 2023 ve öncesi: Geçici m.10/6’nın 7571 sayılı Kanun’la değişen kapsamı suç tarihine bağlıdır; yalnız o tarihte cezaevinde bulunma şartı esas alınamaz. Açık kuruma ve denetimli serbestliğe erken ayrılmada suç istisnaları ile asgari kurum süreleri ayrıca aranır. Üç yıl erken yararlanma, ilamdaki cezanın üç yılının silinmesi değildir.

4 Haziran 2025: 7550 sayılı Kanun ikinci tekerrürü ve 105/A koşullarını değiştirmiştir. 105/A’da koşullu salıverilmeye kadar kurumda geçirilmesi gereken sürenin onda birini, en az beş gün olacak şekilde kurumda geçirme şartı vardır. Geçici m.11, bu yeni şartı yürürlükten önce işlenen suçlara uygulamaz. Kararın 2026’da kesinleşmesi, suç tarihine bağlı bu istisnayı kaldırmaz.

Hesaplanan tarih, kurumdan ayrılma kararının yerine geçmez

5275 m.14’teki açık kurum şartları, m.89’daki iyi hâl değerlendirmesi ve 105/A’daki talep ile karar usulü ayrı incelenir. Genel denetimli serbestlik süresini toplamdan çıkarınca küçük bir rakam kalması, kişinin hiçbir kurum işlemi yapmadan cezasının sona ereceğini göstermez. Özel sürelerin uygulanması da diğer kanuni şartları kendiliğinden kaldırmaz.

M.110’daki konutta, hafta sonu veya geceleri infaz usulleri cezanın silinmesi değildir. Bunlar belirli ceza türü, süre ve kişisel koşullarda uygulanabilen farklı infaz biçimleridir. Sağlık nedeniyle erteleme veya konutta infazla, genel denetimli serbestlik aynı hesap kalemi olarak birleştirilmez.

Çağrı kâğıdı tebliğ edilmişse m.19/1’deki on günlük müracaat süresi ayrıca izlenir. Hesap hakkında bilgi talebi göndermek, çağrıyı kendiliğinden hükümsüz kılmaz. Bir başvuru nedeniyle infazın durup durmadığı ayrıca verilmiş karar üzerinden kontrol edilir; yalnız dilekçe sunulduğuna güvenilmez.

5275 m.98: Hükmün yorumu ile hesap hatası farklı mercilere gider

M.98/1-a: Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama veya sonradan çıkan kanunun TCK m.7 kapsamında değerlendirilmesi gerekiyorsa hükmü veren mahkemeden karar istenir. M.98/1-b: Çektirilecek cezanın hesabında duraksama ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilemeyeceği iddiasında infaz hâkimliğinden karar istenir. Bütün uyuşmazlıkları tek bir “müddetname itirazı” adı altında aynı makama vermek doğru değildir.

M.98/2 uyarınca başvuru infazı otomatik olarak ertelemez; mahkeme veya hâkimlik olayın özelliğine göre erteleme veya durdurma kararı verir. M.101, ilgili kararların duruşmasız alınmasını, gerektiğinde yazılı görüş istenmesini ve itiraz yolunu düzenler. İnfaz hâkimi kararına itirazda 4675 m.6’daki tebliğden itibaren iki haftalık süre gözetilir. İdari veya savcılık infaz işlemine şikâyet yönünden m.5’teki öğrenmeden itibaren on beş gün ve işlemden itibaren otuz gün sınırı ayrıca değerlendirilir.

Dilekçede hatalı satır gösterilmelidir: yanlış suç tarihi, uygulanmayan mahsup, aynı günün iki kez sayılması, ilamın yanlış oran grubuna alınması veya ikinci tekerrürde eski koşullu salıverilme yasağının sürdürülmesi gibi. Talep edilen doğru hesap, dayanak madde ve belgeleriyle açıklanır. Kesinleşmiş ilamlar, toplama kararı ve son müddetname birlikte incelenmeden kişiye kesin gün vaat edilmez.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp