B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Riskli Yapı Tespiti Engellenirse Kollukla Kapalı Alana Girilebilir mi? 6306 m.3 | 2026

Kısa ve net cevap: Evet. 6306 sayılı Kanun m.3/1 uyarınca riskli yapı tespitinin engellenmesi hâlinde, Başkanlık veya İdarenin talebi üzerine mülki idare amirinin vereceği yazılı izin esas alınarak yeterli kolluk kuvveti marifetiyle kapalı kapı ve alanlar açılabilir veya açtırılabilir ve riskli yapı tespiti resen yapılabilir ya da yaptırılabilir. Uygulama Yönetmeliği m.7/2-c, yapıya veya bağımsız bölüme girilmesine izin verilmemesi, kapının kilitlenmesi veya açılmaması, tespit için gelenlerin tehdit edilmesi ya da cebir ve şiddet kullanılması gibi engelleme hâllerini açıkça bu usule bağlamaktadır. Maliklerden birinin “binaya sokmuyorum” demesi riskli yapı tespitini hukuken durdurmaz; ancak kapalı alana kollukla giriş için Kanunun aradığı yazılı izin prosedürü uygulanır.

Riskli yapı tespiti ve kentsel dönüşüm incelemesi yapılan bina
Photo by Antoine Pouligny on Unsplash

Riskli Yapı Tespitinin Engellenmesinde Kanuni Dayanak Nedir?

Riskli yapı tespiti, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 3. maddesinde düzenlenir. Maddenin birinci fıkrasına göre riskli yapıların tespiti öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, masrafları kendilerine ait olmak üzere Kentsel Dönüşüm Başkanlığınca lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlara yaptırılır. Tespit sonucu Başkanlığa veya yetkili İdareye bildirilir. Bununla birlikte Kanun süreci yalnızca maliklerin gönüllü hareketine bırakmamıştır. Başkanlık veya İdare riskli yapı tespitini resen yapabilir; maliklere veya kanuni temsilcilere tespit yaptırmaları için süre verebilir ve bu süre içinde tespit yaptırılmazsa tespiti kendisi yapabilir veya yaptırabilir.

Asıl önemli hüküm, tespit çalışmasının fiilen engellenmesi hâlidir. 6306 m.3/1, riskli yapı tespiti yapılmasının engellenmesi durumunda Başkanlık veya İdarece talepte bulunulması üzerine mülki idare amirinin yazılı izniyle ve yeterli kolluk kuvveti marifetiyle kapalı kapıların veya alanların açılabileceğini açıkça düzenler. Bu nedenle riskli yapı tespiti için inceleme yapılması gereken yere girişin tek bir malik, kiracı ya da fiilî kullanıcı tarafından engellenmesi tespit sürecine mutlak veto hakkı vermez.

Kanundaki hükmün ayrıntısı 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği m.7/2-c’de yer alır. Yönetmelik, hangi davranışların engelleme oluşturabileceğini örneklendirir ve yazılı izin ile kolluk desteğinin nasıl devreye gireceğini gösterir. Kanun ile Yönetmelik birlikte okunduğunda, mülkiyet hakkının korunması ile yapının deprem ve afet güvenliği bakımından incelenmesine ilişkin kamu yararı arasında usule bağlı bir denge kurulduğu görülür.

Hangi Davranışlar Riskli Yapı Tespitini Engelleme Sayılır?

Uygulama Yönetmeliği m.7/2-c, engelleme hâllerini soyut bırakmamıştır. Yapıya veya inceleme yapılması gereken bağımsız bölüme girilmesine izin verilmemesi, kapıların kilitlenmesi veya açılmaması, tespit için gelen kişilerin tehdit edilmesi, cebir veya şiddet kullanılması açık örnekler arasındadır. Bu sayım, tespit çalışmasını fiilen imkânsız kılan davranışların hukuki sonucunu belirlemek bakımından önemlidir.

Riskli yapı tespitinin gerektirdiği teknik inceleme ortak alanda tamamlanamıyor ve belirli bir bağımsız bölümde taşıyıcı sisteme erişilmesi gerekiyorsa, o bölümün kapısının açılmaması teknik çalışmayı durdurabilir. Yönetmelik bu durumda Başkanlık veya İdarenin mülki idare amirinden yazılı izin ve yeterli kolluk kuvveti istemesine imkân tanır. Burada yetkinin amacı konutu genel olarak aramak veya ilgisiz kişisel eşya üzerinde inceleme yapmak değildir; amaç, riskli yapı tespitinin gerektirdiği teknik incelemenin yapılabilmesidir.

Engelleme ile itiraz birbirinden ayrılmalıdır. Malik riskli yapı tespiti sonucuna hukuken itiraz edebilir. Buna karşılık teknik tespitin hiç yapılmaması için kapıyı açmamak veya incelemeyi fiziksel olarak engellemek, Kanunun düzenlediği itiraz yolunun yerine geçmez. Kanun önce teknik tespitin yapılmasına, ardından ilgililerin mevzuatta belirlenen usulle itiraz edebilmesine imkân tanır.

Kollukla Kapalı Alana Girişin Usulü Nasıldır?

Kollukla giriş otomatik bir işlem değildir. 6306 m.3/1 ve Yönetmelik m.7/2-c uyarınca birbirini izleyen hukuki aşamalar vardır. İlk olarak riskli yapı tespitinin engellendiğinin ortaya çıkması gerekir. İkinci olarak Başkanlık veya İdare, tespitin gerçekleştirilebilmesi için mülki idare amirinden yazılı izin ve yeterli kolluk kuvveti talep eder. Üçüncü olarak mülki idare amirinin yazılı izni alınır. Son olarak, bu izne dayanılarak kolluk kuvveti marifetiyle gerekli kapalı kapı veya alan açılır ya da açtırılır ve tespit resen yapılır veya yaptırılır.

Dolayısıyla yalnızca lisanslı kuruluş çalışanının sözlü talebi, kapalı bir bağımsız bölüme zor kullanılarak girilmesi için yeterli hukuki dayanak değildir. Zorla giriş aşamasında Kanunun açıkça aradığı idari izin mekanizması işletilmelidir. Uygulamada yapılacak işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmek için talebi hangi idarenin yaptığı, mülki idare amirinin yazılı izninin bulunup bulunmadığı, kolluğun hangi kapsamda görevlendirildiği ve işlemin riskli yapı tespitiyle sınırlı tutulup tutulmadığı kontrol edilmelidir.

Aşama Hukuki işlem Dayanak
1 Tespit çalışmasının fiilen engellenmesi Yönetmelik m.7/2-c
2 Başkanlık/İdarenin yazılı izin ve kolluk talebi 6306 m.3/1
3 Mülki idare amirinin yazılı izin vermesi 6306 m.3/1
4 Yeterli kolluk kuvveti ile gerekli kapalı alanın açılması Yönetmelik m.7/2-c
5 Riskli yapı tespitinin resen yapılması/yaptırılması 6306 m.3/1

Malik Riskli Yapı Tespitini Reddedebilir mi?

Malikin riskli yapı tespitine karşı hukuki görüş bildirmesi, raporu eleştirmesi veya mevzuattaki itiraz yolunu kullanması mümkündür; ancak malik, riskli yapı tespitinin yapılmasını mutlak biçimde engelleme yetkisine sahip değildir. 6306 m.3/1 bunun temel nedenini açıkça ortaya koyar: Başkanlık ve İdare tespiti resen yapabilir veya yaptırabilir. Maliklere tespit için süre verilmiş ve bu süre içinde işlem yapılmamışsa da kamu makamı tespiti devralabilir.

Bir binada çok sayıda malik bulunması da sonucu değiştirmez. Riskli yapı tespitinin malik tarafından başlatılması bakımından tüm maliklerin oybirliği aranmadığı gibi, diğer maliklerin teknik tespiti fiziksel olarak engellemesi de Kanunun öngördüğü resen tespit yetkisini ortadan kaldırmaz. Sitemizdeki riskli yapı tespiti için tüm maliklerin onayının gerekip gerekmediğine ilişkin rehberde başvuru aşamasındaki malik yetkisi ayrıca açıklanmıştır.

Burada tespit kararı ile dönüşümün sonraki aşamalarındaki malik kararları da birbirine karıştırılmamalıdır. Risk tespiti teknik bir işlemdir. Yıkım sonrasında veya uygulama sürecinde parselin yeniden değerlendirilmesi, yapının yeniden yaptırılması, pay satışı ve benzeri konular ise 6306 m.6 ve Uygulama Yönetmeliği çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Bu kararların çoğunluk rejimi için kentsel dönüşümde karar yeter sayısı başlıklı yazıya bakılabilir.

Bağımsız Bölümün Kapısı Açılabilir mi?

Evet; ancak bunun şartları vardır. Yönetmelik m.7/2-c bağımsız bölüme girilmesine izin verilmemesini ve kapının kilitlenmesini veya açılmamasını doğrudan örnek verir. Teknik tespit için o bağımsız bölüme girilmesi gerekiyorsa, Başkanlık veya İdarenin talebi, mülki idare amirinin yazılı izni ve kolluk desteğiyle gerekli kapalı alan açılabilir veya açtırılabilir.

Bu yetki sınırsız değildir. İşlemin amacı ve kapsamı riskli yapı tespitidir. Yapının taşıyıcı sistemi, yapı bilgileri ve Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar kapsamında gerekli teknik veriler incelenir. Uygulamanın amacı dışında kişisel alanlara müdahale edilmesi veya yazılı izin prosedürü olmadan kapalı alana zorla girilmesi, 6306 m.3/1’deki özel yetkinin sınırları içinde değerlendirilemez. Bu nedenle işlem tutanağında tespitin neden engellendiği, hangi makamın izin verdiği ve hangi teknik çalışmanın yapılacağı açık biçimde kayıt altına alınmalıdır.

Riskli Yapı Tespit Masrafını Kim Öder?

6306 m.3/1’in temel kuralı, maliklerce yaptırılan riskli yapı tespitinin masrafının maliklere ait olmasıdır. Başkanlık veya İdare tarafından resen yapılan ya da yaptırılan tespitlerde ise masrafların nasıl tahsil edileceği Kanun ve Yönetmelikte ayrıca düzenlenir. Özellikle 6306 m.5/4, Başkanlık veya İdare tarafından yapılan veya yaptırılan riskli yapı tespit, tahliye ve yıktırma masraflarının maliklerden hisseleri oranında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edileceğini hükme bağlar.

Bu nedenle tespiti engellemek, masraf sorumluluğunu ortadan kaldıran bir yöntem değildir. Aksine kamu makamının resen tespit sürecine geçmesi hâlinde yapılan masrafın maliklerden kanuni usulle tahsili gündeme gelebilir. Masrafın muhatabı, tutarı ve paylaştırılması somut idari işlem ve tapudaki pay durumu üzerinden kontrol edilmelidir.

Tespit Yapıldıktan Sonra Hangi Hukuki Yol Kullanılır?

6306 m.3/1, riskli yapı tespitlerine karşı maliklerin veya kanuni temsilcilerinin on beş gün içinde itiraz edebileceğini düzenler. Bu itiraz, tespiti fiziksel olarak engellemekten tamamen farklı bir hukuki yoldur. İtirazlar teknik heyet tarafından incelenir. Bu nedenle risk tespit raporunun teknik verilerinde, hesap yönteminde veya yapının özelliklerinin değerlendirilmesinde hata bulunduğu düşünülüyorsa kullanılacak yol, süresinde ve usulüne uygun itirazdır.

Sitede riskli yapı tespitine itiraz, teknik heyetin inceleme usulü ve eksik veya hatalı raporun düzeltilmesi ayrı rehberlerde açıklanmıştır. Tespit bildirimindeki süre başlangıcı bakımından da e-Devlet, bina ilanı ve muhtarlık ilanına ilişkin tebligat rehberi dikkate alınmalıdır.

Tespit İşlemini Engellemenin Ceza Hukuku Sonucu Olabilir mi?

Uygulama Yönetmeliği, riskli yapıların tespiti, tahliyesi ve yıktırılması işlemlerini engelleyenler hakkında İdare veya Müdürlükçe tutanak tutulacağını ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağını düzenler. Bu hüküm, her uyuşmazlığın otomatik olarak belirli bir suç tipini oluşturduğu anlamına gelmez; hangi TCK hükmünün uygulanacağı somut fiile göre ceza soruşturmasında belirlenir. Buna karşılık mevzuatın açık sonucu şudur: tespit ekibini tehdit, cebir veya şiddetle engelleme yalnızca kentsel dönüşüm prosedürünü değil, ceza hukuku bakımından da işlem yapılmasını gündeme getirebilir.

Aynı düzenleme, riskli yapı tespiti, tahliye ve yıkım işlemlerine ilişkin görevlerinin gereklerini yerine getirmeyen kamu görevlileri yönünden tabi oldukları ceza ve disiplin hükümlerinin uygulanacağını da belirtir. Böylece mevzuat hem özel kişilerin fiilî engellemesine hem de kamu görevlilerinin görev gereklerini yerine getirmemesine ayrı hukuki sonuç bağlamaktadır.

Uygulamada Hangi Belgeler Kontrol Edilmelidir?

Kolluk eşliğinde bir riskli yapı tespiti yapılacaksa hukuki denetimin temel noktaları belgedir. Öncelikle tespit yapan kurum veya kuruluşun Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından lisanslandırılmış olup olmadığı; işlemin hangi yapı ve bağımsız bölüme ilişkin olduğu; tespitin neden engellenmiş sayıldığı; Başkanlık veya İdarenin mülki idare amirinden talepte bulunup bulunmadığı; mülki idare amirinin yazılı izninin varlığı ve kapsamı; kolluk görevlendirmesinin bu izinle uyumu ve işlem sonunda düzenlenen tutanaklar incelenmelidir.

Riskli yapı tespiti tamamlandıktan sonra sürecin ikinci aşaması bildirim ve itirazdır. Tapu ve malik bildirimlerinin kanuni usulde yapılması, on beş günlük itiraz süresinin doğru başlangıç tarihinden hesaplanması ve raporun teknik içeriğinin uzmanlık bakımından denetlenmesi gerekir. Sonraki tahliye ve yıkım aşaması ise 6306 m.5 ile Uygulama Yönetmeliğinin ilgili maddelerine tabidir. Riskli yapının yıkım ruhsatı süreci ayrıca riskli yapı yıkım ruhsatı rehberinde ele alınmıştır.

Sık Sorulan Sorular

1. Bir malik kapıyı açmazsa riskli yapı tespiti tamamen durur mu?

Hayır. 6306 m.3/1, tespitin engellenmesi hâlinde mülki idare amirinin yazılı izni ve yeterli kolluk kuvvetiyle kapalı kapı veya alanların açılarak resen tespit yapılmasına imkân verir.

2. Kolluk görevlisi yazılı izin olmadan sırf tespit firması istedi diye kapıyı açabilir mi?

6306 m.3/1’deki özel usul, Başkanlık veya İdarenin talebi üzerine mülki idare amirinin yazılı iznini arar. Kapalı alana zorla giriş bu usule dayanmalıdır.

3. Apartmandaki bütün maliklerin tespit için onay vermesi gerekir mi?

Hayır. Riskli yapı tespiti için bütün maliklerin oybirliği aranmaz. Kanun ayrıca Başkanlık ve İdareye resen tespit yetkisi verir.

4. Kiracı bağımsız bölümün kapısını açmazsa ne olur?

Teknik inceleme için bölüme giriş zorunluysa ve giriş engelleniyorsa Yönetmelik m.7/2-c’deki yazılı izin ve kolluk usulü uygulanabilir. Kiracının fiilî kullanımı resen tespit yetkisini ortadan kaldırmaz.

5. Riskli yapı tespit ekibini tehdit etmek yalnız idari sorun mudur?

Hayır. Yönetmelik, tespit, tahliye veya yıkımı engelleyenler hakkında tutanak tutulmasını ve TCK’nın ilgili hükümleri yönünden Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını düzenler.

6. Kollukla giriş yapıldığında evde genel arama yapılabilir mi?

6306 m.3/1’deki yetkinin amacı riskli yapı tespitidir. Yetki, risk tespiti için gerekli teknik incelemeye ilişkindir; genel nitelikte arama yetkisi vermez.

7. Riskli yapı tespitine karşı itiraz süresi kaç gündür?

6306 m.3/1 uyarınca malik veya kanuni temsilci, mevzuata uygun bildirimin ardından on beş günlük itiraz yolunu kullanabilir.

8. Tespit raporundaki teknik hata nasıl ileri sürülür?

Raporun teknik içeriğine yönelik iddialar süresinde itiraz yolunda ileri sürülür ve teknik heyet tarafından incelenir. Fiziksel engelleme, teknik itirazın yerine geçmez.

9. Resen yapılan riskli yapı tespitinin masrafı malikten istenebilir mi?

Evet. 6306 m.5/4, Başkanlık veya İdarece yapılan veya yaptırılan tespit, tahliye ve yıktırma masraflarının hisseleri oranında maliklerden 6183 sayılı Kanuna göre tahsilini düzenler.

10. Riskli yapı tespitinden sonra doğrudan yıkım yapılır mı?

Hayır. Tespitin kesinleşmesi, bildirim, itiraz ve tahliye-yıkım için Kanun ile Yönetmelikte öngörülen aşamalar uygulanır. Risk tespiti tek başına bu prosedürlerin atlanması anlamına gelmez.

İlgili İçerikler

Resmî Kaynaklar

Avukat Halil BAKIRCI
Mersin Barosu – Sicil 3638

Bu yazı, 17 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki 6306 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği esas alınarak hazırlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta tebligat, rapor, tapu kaydı ve idari işlem dosyasının birlikte incelenmesi gerekir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp